Farkında mısınız ekseriyetle,
Kötüye “sen dur” demek yerine,
İyi olana “sen idare et”denilir.
Çünkü kötünün tepkisinden çekinilir, iyinin anlayışı garanti görülür.
Sonunda huzuru bozan korunur, huzuru koruyan yorulur.
İyilik, başkalarının hoyratlığını sürekli taşımak zorunda kalmamalı.
Bir şey fark ettim, erkekler karşıdaki kadını içten içe üstün görünce sürekli onu küçümsemeye çalışıyor, değersiz ve beceriksiz hissettirmek için baya enerji harcıyorlar
Bir öğretmenin paylaşımı
Kocaeli’de birbirinden çok farklı iki okulda çalıştım: Meslek lisesi ve fen lisesi…
“Eğitimde fırsat eşitliği” diyoruz ya; öğrencilerimden birinin anne ve babası akademisyenken, bir diğeri babasını hiç görmeden büyümüştü.
Biri, bir kurstan diğerine koşup her türlü imkâna ulaşırken; diğeri babasından bir kez bile harçlık alamamış, baba sevgisinin ne olduğunu dahi öğrenememişti.
Sonra bu çocukları aynı sınava sokup aynı ölçütlerle değerlendiriyor, birine “başarılı”, diğerine “başarısız” diyoruz.
Oysa bazı çocukların asıl başarısı, bütün imkânsızlıklara rağmen hayata tutunabilmesidir.
Çünkü her çocuk sınava aynı salonda girse de hayata aynı şartlarda başlamıyor.
Emine B.
Yıllardır satışını yaptığı yüksek kârlılıklı margarin, abur cubur ve glikoz şurubu dolu ürünleriyle Türkiye’nin en zengin işadamı unvanını kimseye kaptırmayan Murat Ülker, bir yandan arka planda iftiralarla dolu suç duyurularıyla Gıda Dedektifi’ni susturmaya çalışırken, diğer yandan gazeteci görünümlü yandaşlarını beslemeye devam ediyor. Sadece sağlığını düşünenler değil, aynı zamanda vicdani olarak boykot hassasiyeti olan milyonlar tarafından tepki görmesine rağmen duruşundan taviz vermeyen Ülker, tüm tuşlara basmaya devam ediyor.
Bastırdığı paralarla sözde influencerları istediği gibi evirip çeviren firma, bir süredir bir takım gazeteciler üzerinden algılarını sürdürüyor. Uzun yıllardır kontrolüne aldığı Ertuğrul Özkök ve İsmail Saymaz gibi muhalif görünümlü gazetecilerin yanında, Adem Metan ve Taha Hüseyin Karagöz gibi gazetecileri de tarafına çeken Ülker, kimine kazak giydirip şovu yapıyor, kimine de incelikler göstererek reklam ibaresi bile koymadan reklam yaptırıyor. Diğer yandan gerçekleri yazan ve milyonları bu firmanın algılarına ve ürün içeriklerine karşı uyaran Gıda Dedektifi 50’ye yakın dava ve suç duyurusuyla bu para babasına tek başına dimdik duruyor, bu duruş ise “şahsi bir kavga” algısıyla kirletilmeye çalışılıyor.
Takdiri kamuoyuna bırakıyoruz ve bu firmanın algılarına kapılanlara bir kez daha hatırlatıyoruz: Siz, anı yaşarken, bu firmanın 7 Ekim sonrasında algılarını, Starbucks merkezine kadar gittiklerini, raflarında boykotlu ürünler sattıklarını, masum siviller eli kanlı teröristler tarafından katledilirken, İsrail hesabından yaptığı şaraplı paylaşımlarla destek mesajlarını sindirebiliyorsanız, sizlere afiyet olsun! Ama bilin ki, bir an gelir, bu algılar inceldiği yerden kopar.
Bu fotoğrafa çok iyi bakın!!
Sözde öğretmen çocuklarla beraber önde yürürken, aile arkaya atılmış.
Bu, aileye kendisini yetersiz hissettirmektir.
Çocuklarla aynı kıyafeti giyerek, anne kız kombini yapılmış. Çocuklar derhal bu öğretmenden kurtarılmalı.
34 yıl boyunca evlat sahibi olmak için bekle, hadsizin biri gelsin seni arka plana atıp (sırf sarışın mavi gözlü oldukları için) senin çocukların üzerinden pirim kassın..
Sizce de aşırı rahatsız edici değil mi?
Siirt’li Esnaftan Güne Kur’an-ı Kerim’le Başlangıç: “Sabahın Bereketi”
Siirt’te bir esnafın iş yerini açtıktan sonra güne Kur’an-ı Kerim okuyarak başlaması, çevrede güzel bir görüntü oluşturdu.
Bir baba, oğlunun Kur’an-ı Kerim’i ezberlemesi için 4 yıl boyunca her şartta ona rehber oldu.
Bazen bir çay ocağında, bazen havuz kenarında, bazen tarlada, bazen de bir ağacın altında…
Çocuk ise azimle, gayretle ve sabırla Allah’ın kitabını ezberlemek için çalıştı.
Ve o uzun yolculuğun sonunda hafız oldu. Son ezberini verirken gözlerinden süzülen tatlı gözyaşları ise yılların emeğini ve tarifsiz mutluluğu anlatıyordu.
Bir baba rehber oldu, bir evlat gayret etti; sonunda Kur’an gönülde yerini buldu.
"Kiminle oturup kalkarsan, onun sıfatı sana sirâyet eder ve senin bundan asla haberin olmaz." diyor Gazzali. Tesir kudreti böyledir.
Sadece insanlar değil. İnsanın çokça maruz kaldığı her şey; hâline, bakışına, sözüne, algısına sirayet eder. Takip ettiği hesaplar, sosyal medya içerikleri bile. Şuursuzca, habersizce, sessizce ve sinsice...
Hâli çirkinleşmeye başlayan; baktığı şeyleri değiştirmeli bu yüzden.
Geçmişte 5 milyon liraya Kur'an satması ile tanınan kardeşimizin cezaevinde muhteşem değişimi...
Sübhanekeyi okuyamazken tüm süreleri ezberledi ve namaz kılmayı öğrendi, elhamdülillah.
"Olur ki, hoşunuza gitmeyen bir şeyde sizin için hayır, yine olur ki hoşunuza giden bir şeyde de sizin için şer vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz."
𝗕𝗮𝗸𝗮𝗿𝗮/𝟮𝟭𝟲
🔴 Zülfü Livaneli:
Abdülhamid kitabını yazdığımda ona çok hücum etmemi istediler. Oysa II. Abdülhamid, 34 yıllık imparatorluk döneminde sadece 11 idam kararı imzalamış; onların da biri hariç hepsi adi suçlardan.
Aynı dönemde Belçika Kralı Leopold, kauçuk işçisi çocukların kollarını kestirip saraya getiriyor ki tatmin olsun diye. Bir milyondan fazla insanın kolu kesiliyor.
Ama biri ‘Kızıl Sultan’, diğeri ise gelişmiş, uygar bir Batılı…
Batılı tarihçileri okudukça hayal kırıklığına uğruyorum. Tarihi nasıl çarpıttıklarını gördükçe şaşırıyorum. ‘Avrupa değerleri’ dedikleri şeyler… İnsan hakları, evrensel bildirgeler falan. Avrupa’nın bunlarla uzaktan yakından ilgisi yok. Gazze’de yaptıklarını görmüyor musunuz? Tarihleri baştan sona soykırımlarla dolu.
Ben Batı’yı okudukça ve anladıkça Batı’dan hoşlanmamaya başladım.
Sevda Türküsev:
◻️Ben mütevazı bir semtteki sitede oturuyorum. Havuz var. Havuza gitmiyorum önünden bile geçmiyorum.
◻️Bu yüzden havuzun kenarında kim mayo, bikini, tanga giymiş görmüyorum, umrumda da değil. Çünkü o alan bana uygun olmadığı için gitmiyorum.
◻️Asansöre bindim. Yanında 4-5 yaşında bir çocuk ve yaşlı annesi olan hanımefendi tanga giymiş.
◻️Şimdi biri diyecek ki bakmayın. Bir buçuk metrekarelik alanda gözümün içine kadının özel bölgeleri sokuluyor nasıl görmeyeyim.
◻️Eminin o hanımefendi, birçok tanga giyen kadın da çocuklarına küçükken özel bölge eğitimi veriyordur ama aynı çocuk annesinin özel bölgelerini görüyor.
◻️Annesi de özel bölgelerini herkese gösteriyor. Erkek yapınca sapık kadın yapınca bakma. Biz bir sitede oturuyoruz. Tatil beldesinde oturmuyoruz. Çoluk çocuğun oturduğu bir site.
◻️Bu çocuklar büyüyünce kendini nasıl koruyacak. Sahnede, sosyal medyada, ünlülerde çıplaklık normalleşe normalleşe normal insanların oturduğu sitelerin, mahallelerin, asansörün içine kadar geldi.
@sevdaturkusev
Şehir hastanesinin önünden geçip “acaba burası nasıl bir yer, çok merak ediyorum” diyen kız, engelli kaldıktan sonra şehir hastanesini tamamen gezdiğini söyledi.
“Ağzınızdan çıkanlara dikkat edin, kaderiniz olur”
🔵 Vefatının üzerinden henüz birkaç gün geçen MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın şampiyonluk görselini hurdalığa atılmış vaziyette gören bir vatandaş:
"Arkadaşlar, burası hurdacı. Hepinize ders olsun diye anlatıyorum, tesadüfen gördüm. İşte hayatınız, bütün mülkleriniz, markanız bu şekilde aşağıya iniyor maalesef. O yüzden hiçbir şey için çok fazla kasmaya gerek yok. Dünya bir gün o da bugün."
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i gülümseten soru:
➕Öğrenci:
"Roblox'u kapattınız, 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyorsunuz. Bizden ne istiyorsunuz?"
➖ Bakan Yusuf Tekin:
"Bizim çocuğumuz olun istiyoruz. Oyun planlayan kişilerin çocukları değil."
Başörtüsü mücadelesini kazandık ama tesettürü kaybettik!
Bu, İslâm’ın protestanlaştırılması projesidir.
Adaletin, hukukun, kul hakkı duyarlılığının, ahlâkın ve ahlâkın ve ahlâkın olmadığı yerde İslâm olmaz!
Bizim yeniden Müslümanlaşmamız lazım!
Bir adam, Çanakkale’de bir dağın başında Çanakkale şehidimize ait kabri ziyaret ettiğinde Türk bayrağının aniden dalgalandığını fark ederek, bunun hep yaşandığını “şehit ziyaretine geldiğimizde selam verir” sözleriyle anlattı.
Şanlıurfa'da Pijan aşiretine mensup Kayan ailesi, düzenlediği sünnet düğününde takılan tüm takıları şehit aileleri, gaziler ve güvenlik korucularının üniversite eğitimi gören çocuklarına bağışlama kararı aldı.
İsmail Haniye'nin öldürülmeden önce El Cezire'ye verdiği röportaj:
• ''Bizim ailemiz Türk kökenlidir.''
• ''Yavuz Sultan Selim tarafından Filistin topraklarına, Hac yolunun korunması için, Yozgat yöresinden getirilmiş Türk bir ailenin torunuyum.
• "Türk kökenli olmakla iftihar ediyorum."