KHK zulmü ve bu dönem terör yargılamalarında insanlığa karşı çok suç işlendi.
15 Temmuzda henüz 2 yaşında olan bu güzel çocuk babası hapsedildiği, ihraç edildiği için Kahramanmaraş katliamında vefat eden diğer arkadaşlarından ayrı bir muameleye tabi tutuldu. Koca koca adamlar (?!) tarafından.
Çocuğa bunu yapan diğerlerine ne yapmıştır tahayyül eder misiniz!
Sen cennetinde o adamları ve bu yapılana onay verenleri bekle güzel çocuk onlar da yanına gelecek ve dünyadaki tüm rütbelerinin, sıfatlarının ellerinde olmadığı halleri ile karşına dizilecekler.
#YUSUFTARIKGÜL
Ramazan’da ihtiyaç sahiplerine yardım edenlere yönelik operasyona tepkiler büyüyor.
Birçok eve sabah saatlerinde kapı zili dahi çalınmadan koçbaşı ile girildi. Operasyon sırasında yaşananlar, müdahalenin boyutunu gözler önüne serdi:
•Kadınların başörtüsünü takmasına arama boyunca izin verilmedi
•Kişisel eşyalar, bilezikler adeta “suç unsuru” sayılarak takılar dahil birçok şeye el konuldu
•Sabah namazını kılmak isteyenlere izin verilmedi
•Ters kelepçe uygulandı
•Evde bulunan yaşlı bir kadına silah doğrultuldu
•Evler saatler süren aramalarla adeta dağıtıldı
•İlkokul ve ortaokul çağındaki çocukların tabletleri dahil tüm dijital cihazlara el konuldu
•Esnafa ait kasa ve iş ekipmanları dahi götürüldü
https://t.co/C9kmplbyKx
Bank Asya’nın açılmasına izin verenler Çiller, Gül, Erdoğan. Bankaya para yatıran müşteriler hapse atılıyor. Hatice Tekcan, Bank Asya’ya para yatırdığı için 4 yaşındaki kızından koparılıp hapse atıldı. Sorsan “Biz gelene kadar kapalı kadınlar zulüm görüyordu” derler.
⛔ Çin’in Oruç Zulmü: Zorla Su ve İlaç İçiriyorlar!
Doğu Türkistan’da oruç yasağını denetlemek için polis gözetiminde insanları belediye binalarına topluyorlar! Müslüman Uygurlara zorla su ve ilaç içirerek oruçlarını bozuyorlar!
#Ramazan#DoğuTürkistan
Today’s military strikes on Iran — carried out by the United States and Israel — mark a catastrophic escalation in an illegal war of aggression. Bombing cities. Killing civilians. Opening a new theater of war. Americans do not want this. They do not want another war in pursuit of regime change. They want relief from the affordability crisis. They want peace.
I am focused on making sure that every New Yorker is safe. I have been in contact with our Police Commissioner and emergency management officials. We are taking proactive steps, including increasing coordination across agencies and enhancing patrols of sensitive locations out of an abundance of caution.
Additionally, I want to speak directly to Iranian New Yorkers: you are part of the fabric of this city — you are our neighbors, small business owners, students, artists, workers, and community leaders. You will be safe here.
He claimed he stops wars and was probably elected because of that, now he is on the brink of starting a world war.
The majority of the world’s population wants peace.
What are you good for @UN ???
ABD'li bir kadın:
-Kızımla aynı yaşta Gazzeli küçük bir kızın, kirli bir hastane zemininde son nefesini vermesini izledim.
-Küçük kafasını kaldırıp, annesine öpücük vermeye çalıştı.
-Hayatımın her anını Filistin'in özgür olması için harcamaya hazırım.
Erdoğan, ordudaki İsrail bağlantılı askerleri temizlemiş. Mail Haziran 2012 tarihli
O dönem Ergenekon/Balyoz davalarını yürüten fetö değil miydi?
Sonra Erdoğan ve Ak trolleri “yerli-milli orduya kumpas” diye fetöyü linç etmemiş miydi?
Bugün Epstein belgelerinin açıklanmasıyla ne yazık ki bu filmin tamamen gerçek olduğunu öğrendik. Filmin yönetmeni filmden sonra ÖLDÜRÜLDÜ! İnsanların bilmemesi gereken şeyleri filme aldı ve bu film son filmi oldu.
🎬 Gözü Tamamen Kapalı (Eyes Wide Shut)
Gazzede Ailesinden kaybolan bir çocuk sırtında küçük kardeşi ile yanlız başına ölümden kaçıyor …
Dünya bu görüntüleri 100 yıl sonra bize küfür ede ede izleyecek ….
Kız Çocukları Davası’nda 21 öğrenci beraat etmiş, 19 kişiye ceza verilmiş. Kız Çocukları Davası bu ülkenin utancı, tabii utanmayı bilenler için. Kendi tezgâhladıkları çakma darbelerin ceremesini masum insanlara çektiriyorlar. #KızÇocuklarıDavası
Filistinli gazeteci Anas Al-Sharif bugün şehit edilmiş.
Vasiyet bırakmış. Her ne kadar sadece Uygurların sesine odaklanmak istiyorsam da, valla omurgasız bir şerefsiz olmak gelmedi içimden.
En azından vasiyetini tercüme ettim, sizlerle paylaşıyorum.
Bu benim vasiyetim ve son mesajım. Eğer bu sözler size ulaşırsa, bilin ki İsrail beni öldürmeyi ve sesimi susturmayı başarmış demektir. Öncelikle, selamun aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.
Allah biliyor ki, Jabalia mülteci kampının ara sokaklarında ve caddelerinde hayata gözlerimi açtığımdan beri, halkım için bir destek ve ses olmak adına her türlü çabayı gösterdim, tüm gücümü ortaya koydum.
Umudum, Allah’ın ömrümü uzatması ve ailemle, sevdiklerimle birlikte işgal altındaki asıl kasabamız Asqalan’a (Al-Majdal) dönmemdi. Ama Allah’ın iradesi önce gelir, O’nun hükmü kesindir. Acıyı tüm ayrıntılarıyla yaşadım, ıstırabı ve kaybı defalarca tattım, yine de gerçeği olduğu gibi, hiçbir bozma veya tahrifat olmadan iletmekte bir an bile tereddüt etmedim – ki Allah, sessiz kalanlara, öldürülmemizi kabul edenlere, nefesimizi boğanlara ve çocuklarımızın, kadınlarımızın dağılmış parçaları karşısında kalpleri kıpırdamayanlara, halkımızın bir buçuk yıldan fazla süredir maruz kaldığı katliamı durdurmak için hiçbir şey yapmayanlara karşı şahitlik etsin.
Size Filistin’i emanet ediyorum – İslam dünyasının tacındaki mücevher, bu dünyadaki her özgür insanın kalbinin atışı. Onun halkını, haksızlığa uğramış ve masum çocuklarını emanet ediyorum; onlara hayal kurma ya da güvenlik ve barış içinde yaşama fırsatı bile verilmedi. Saf bedenleri, binlerce ton İsrail bombası ve füzesi altında ezildi, parçalandı ve duvarlara saçıldı.
Size diyorum ki, zincirler sizi susturmasın, sınırlar sizi engellemesin. Toprağın ve halkının kurtuluşu için köprüler olun, ta ki onur ve özgürlük güneşi çalınmış vatanımızın üzerinde doğana dek. Size ailemi emanet ediyorum. Gözümün nuru, büyüyüp gelişmesini hayal ettiğim ama fırsatı bulamadığım sevgili kızım Şam’ı emanet ediyorum.
Size, hayatı boyunca destek olup eşlik etmeyi, güçlü olup yükümü devralana ve misyonu sürdürecek hale gelene kadar yanından ayrılmamayı dilediğim sevgili oğlum Selah’ı emanet ediyorum.
Size, mübarek dualarıyla beni buraya getiren, yakarışları kalem, ışığı yol göstericim olan sevgili annemi emanet ediyorum. Allah’tan ona güç vermesini ve benim adıma en güzel mükâfatla ödüllendirmesini diliyorum.
Ayrıca, hayat boyu yoldaşım, sevgili eşim Ümmü Selah’ı (Bayan) emanet ediyorum; savaş bizi uzun günler ve aylar boyunca ayırdı. Ama o, bağımıza sadık kaldı, eğilmeyen bir zeytin ağacı gövdesi gibi dimdik durdu – sabırlı, Allah’a güvenen ve yokluğumda tüm sorumluluğu gücü ve imanıyla taşıyan.
Size diyorum ki, Allah’tan sonra onların yanında olun, destekleri olun. Eğer ölürsem, ilkelerime sadık kalarak ölürüm. Allah huzurunda şehadet ederim ki, O’nun hükmüne razıyım, O’na kavuşacağıma eminim ve Allah katındakinin daha hayırlı ve kalıcı olduğuna inanıyorum.
Ey Allah’ım, beni şehitler arasına kabul et, geçmiş ve gelecek günahlarımı affet ve kanımı halkım ile ailemin özgürlük yolunu aydınlatan bir nur eyle. Eğer kusur ettiysem bağışla ve bana rahmetle dua edin, çünkü sözümü tuttum, asla değiştirmedim ya da ihanet etmedim.
Gazze’yi unutmayın… Ve samimi dualarınızda bana mağfiret ve kabul için yer verin.
Anas Cemal eş-Şerif 06.04.2025
Bu, sevgili Anas’ın şehitliği üzerine yayınlanmasını istediği şeydir.
Grok Tercümesi
💔 😞Eşi cezaevindeki genç anne iddiaya göre, "İki çocuğuma bakamıyorum. Çocuklarım açlıktan ağlıyor." diye bağırarak kendini balkondan atarak intihar etti!
🖤Eve giren görevliler biri kundakta biri üç yaşında iki bebeği açlıktan ağlarken buldu.