HİÇ BİR FONDA ANA PARA GARANTİSİ VERİLMEDİ BAKIN ARKADAŞLAR RAHATLAYANLAR VE KANDIRILANLAR SİZE SESLENİYORUM!
DESTEK OLMAZSANIZ PARANIZI ALAMAYACAKSINIZ.
Hala kamu desteği vermemek için hangi bahaneye sığınıyorlar ? Kamu kusuru ve ihmali olduğunu ispatlamak için daha ne açıklanması lazım ? Kamu kurumlarının kontrolünde dolandırıldık
Yaşanan bu süreçten sonra bırakın insanların sermaye piyasalarına yatırım yapmasını, banka hesaplarında döviz veya dijital altın tutmaya devam edeceğini bile düşünmüyorum. Uğranılan bunca haksızlığın ardından birikimlerin hızla yastık altına kaçması kaçınılmazdır.
Mevcut durumda en büyük krizi oluşturan ve çözülemeyen Tera Portföy özelinde, ödenmesi gereken toplam anapara ve fon büyüklüğünün yaklaşık 6 milyar dolar civarında olduğu söylenmektedir.
Sığınmacılar için 40 milyar doları gözden çıkarabilen bir devletin; hayatı boyunca çalışıp üreten, devletine karşı tüm anayasal ve mali yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren ve vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen öz vatandaşının hak gaspı söz konusu olduğunda 5-6 milyar dolarlık bir kaynağı devreye almaması hiçbir vicdana ve adalet duygusuna sığmaz.
Kaldı ki bu süreçte, gerek PBLKlı yatırımcılar açısından yaşanan anayasal hak ihlalleri gerekse satış talimatı vermeyen tasarruf sahipleri bakımından idarenin "hizmet kusuru" hukuken ayyuka çıkmıştır.
Adil bir yargılama sürecinde bu davaların vatandaş lehine sonuçlanacağı bu kadar netken, idarenin sorumluluktan kaçarak insanları yıllarca sürecek hukuki mücadelelerle baş başa bırakması büyük bir haksızlıktır.
Ayrıca süreçte en kaba tabirle "kelle hesabı" yapıldığı görülmektedir. Sayıca fazla olan küçük yatırımcıya oransal olarak daha yüksek ödemeler yapıp, "büyük yatırımcı nasılsa azınlıkta" diyerek dosyayı kapatmaya çalışanlar, işin doğuracağı makroekonomik felaketi görmekten uzaktır. Yüksek meblağlarda yatırım yapan bu kişilerin önemli bir kısmı işletme sahibidir. Nakit akışı kesilen bu işletmeler, şimdiden istihdam daraltmaya ve hatta kapanma noktasına gelmeye başlamıştır.
Bu durum, zincirleme bir reaksiyonla sanılandan çok daha büyük bir ekonomik enkaz yaratmaktadır. Hak kaybına uğrayanların öfkesi, sadece yatırımı batanlarla sınırlı kalmayacak; bu kriz yüzünden işini, aşını ve ticaretini kaybeden herkesin ortak tepkisine dönüşecektir.
Hukukun ve devlet ciddiyetinin gereği şudur: Zararlar ivedilikle hazine kaynaklarından karşılanarak yatırımcılara ödenmeli; akabinde devlet, rücu mekanizmasını işleterek bu usulsüzlükte sorumluluğu ve ihmali bulunan tüm aktörlerden bu bedeli hukuken tahsil etmelidir.
Unutulmamalıdır ki, bir ülkenin ekonomik ve hukuki istikrarı, vatandaşının devletine ve kurumlarına duyduğu sarsılmaz güven üzerine kuruludur; bu güveni muhafaza etmek her şeyin üzerindedir.
AKP’de 6,03 puanlık oy kaybı!
Paylaşılan SONAR/Ekim projeksiyonunda AKP’nin oy oranı %29,60’a geriliyor. Cumhur İttifakı ise 257 sandalyeyle Meclis çoğunluğu için gereken 301’in 44 sandalye altında kalıyor.