Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in açtığı yeni siyaset yoluna, büyük mücadelesine ve liderliğine inanıyor; bütün uyarıları ile ortaya koyduğu üstün kararlılığı yürekten destekliyorum. Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum.
Deniz Göktaş’ı tutuklamak nedir biliyor musunuz?
Muktedir, 86 milyonun aklıyla alay ediyor. Zeki, akıllı, üreten yurttaşına, gencine düşmanlık yapıyor. Onun için varsa yoksa dalkavuklar.
Oysa mizahın görevi budur; siyasetçiyi de, iktidarı da, muhalefeti de eleştirir.
Vatandaşın kutsalı, sandık günü çok yakın. El mi yaman bey mi yaman göreceğiz.
Son söz Deniz’e: “Neşemizi çalamazlar ya!”
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
1971’de Trabzon’da doğdum.
1988’de Trabzon Lisesi’nden mezun oldum.
1994’te İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldum.
2002’de Trabzonspor yöneticisi oldum.
2009’da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldum.
2014 Mart’ta %51 oyla Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildim.
2019 Mart’ta 13.600 oy farkıyla İBB Başkanı oldum.
2019 Haziran’da 806.000 oy farkıyla İBB Başkanı oldum.
2024 Mart’ta 1 milyon 100 bin oy farkıyla İBB Başkanı oldum.
2024 Haziran’da TBB Başkanı oldum.
2025 Mart’ta 15,5 milyon vatandaşımın oyuyla milletin Cumhurbaşkanı Adayı oldum.
Ayrıca milletimin verdiği yetkiyle ve Allah’ın izniyle; metrolar, yaşam vadileri, kent ormanları, İSKİ yatırımları, sosyal konutlar, kentsel dönüşüm projeleri, anne kart, burslar, sosyal yardımlar, kreşler, yurtlar, Feshane, Gazhane ve daha nice icraata imza attım.
Bunlar suçsa evet ben SUÇLUYUM!