Aynı hizmet kolu içerisinde bir tarafta yaz döneminin ikinci il dışı tercihleri alınıyor, diğer tarafta karşılıklı yer değiştirme türküsü söylenerek idari personel oyalanıyor!
@unipersen
Yükseköğretim Kurulu Başkanı sn. @erolozvar hocamın dikkatine!
Üniversite idari personelinin tek isteği norm kadro planlaması dahilinde puana dayalı tayin sistemidir. MEB bunu başarıyorsa üniversitelerde çok rahat başarabilir.
@unipersen@YuksekogretimK
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ’NDE 8 PERSONEL LİSTE DIŞI!
Yeni açıklanan listede Çukurova Üniversitesi’nden;
5 Sağlık Memuru, 1 Hizmetli ve 2 Hemşire olmak üzere 8 personel liste dışı bırakıldı.
Üstelik yeni eklenen tek bir personel dahi yok!
Sadece bir üniversitede 8 kişinin tayin umudu, aile düzeni ve gelecek planı yarım kaldı.
YÖK’E SORUYORUZ:
Şefler neden kapsamda yok?
“10 yaş farkı” kriteri neden başvuru öncesinde açıklanmadı?
“Kurumda 3 yıl çalışma şartı” neden başvuru kılavuzunda yer almadı?
Ve en önemlisi: Daha bizim bilmediğimiz, personele açıklanmayan kaç şart ve kriter var?
Başvuru öncesinde açıklanmayan kriterlerin süreç devam ederken karşımıza çıkarılması kabul edilemez.
İnsanlar hangi kurala göre değerlendirildiğini bilmek zorundadır.
Çukurova Üniversitesi’nde 8 personel neden liste dışı bırakıldı? Hangi kriter nedeniyle elendiler?
YÖK’ten tüm kriterlerin, dayanaklarının ve Çukurova Üniversitesi’ndeki liste değişikliğinin gerekçesinin açık ve şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmasını bekliyoruz.
Kurallar sonradan konulmaz!
İnsanların geleceği belirsiz kriterlerle belirlenmez!
ÜNİPERSEN olarak sürecin takipçisiyiz.
#ÇukurovaÜniversitesi #YÖK #Becayiş #ÜNİPERSEN
@YuksekogretimK@batikanaksoy@erolozvar@tcbestepe
YANLIŞ SİSTEM, HATALI EŞLEŞME, GERİ ÇEKİLEN LİSTELER…
YÖK’ÜN BECAYİŞ SÜRECİNDEKİ BU YANLIŞLAR SİLSİLESİNE KİM “DUR” DİYECEK?
Daha en başında üniversite idari personelinin gerçek tayin ve nakil sorununa çözüm üretmek yerine, personeli karşısına bir başka personeli bulmaya mecbur bırakan eksik ve yanlış bir becayiş sistemiyle yola çıkıldı.
ÜNİPERSEN olarak daha süreç başlamadan bu sistemin eksikliklerini söyledik, uyardık, çözüm önerilerimizi sunduk.
Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki YÖK, yalnızca sistemin kurgusunda değil, sonuçların açıklanmasında ve eşleştirmelerin sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesinde de sınıfta kalmıştır.
Önce sonuçların açıklanacağı tarih konusunda kamuoyunda belirsizlik yaşandı. Ardından sonuçlara ilişkin bilgilerin, resmi ve eş zamanlı bir açıklama yapılmadan bir sendika tarafından yaklaşık bir gün önceden YÖK Genel Sekreteri Fotoğrafıyla duyurulması ciddi soru işaretleri doğurdu.
Üniversite idari personelinin tamamını ilgilendiren bir konuda neden herkesin aynı anda ulaşabileceği şeffaf bir bilgilendirme yöntemi tercih edilmedi?
Sonrasında e-Devlet üzerinden binlerce personelden toplanan tercihler doğrultusunda oluşturulan eşleşmeler üniversitelere gönderildi, personele sonuçlar bildirilmeye başlandı.
İnsanlar sevindi.
Ailelerine haber verdi.
Tayin planlarını yapmaya başladı.
Ve şimdi YÖK çıkıp özetle;
“Hatalı bilgi girişleri var, Sağlık Memurlarının mezuniyet alanlarını da dikkate almamız gerekiyor, eşleşmeleri güncelliyoruz; yayımladığınız sonuçları internet sitelerinizden kaldırın.” diyor.
Soruyoruz:
Hatalı bilgi girişleri sonuçlar oluşturulmadan önce neden kontrol edilmedi?
Sağlık Memurlarının mezuniyet alanlarının eşleşmesi gerektiği neden sistem kurulurken düşünülmedi?
Üniversitelere gönderilen listeler gerekli kontroller tamamlanmadan neden gönderildi?
Personelin hayatını değiştirecek sonuçların doğruluğu teyit edilmeden neden açıklama aşamasına geçildi?
Ve en önemlisi, bütün bunların sorumluluğunu kim üstlenecek?
Bu mesele bir Excel listesini güncellemekten ibaret değildir.
O listelerde insanların hayatları var!
Yıllardır ailesinden ayrı yaşayanlar var.
Eşine, çocuğuna kavuşmayı bekleyenler var.
Yıllardır memleketine dönebilmek için tayin bekleyenler var.
Dün “eşleştiniz” denilen personele bugün “listenizi kaldırıyoruz, yeniden bakacağız” demek, kabul edilebilir bir kamu yönetimi anlayışı değildir.
Devlet ciddiyeti; önce açıklayıp sonra düzeltmek değil, açıklamadan önce doğru yapmaktır.
Üniversite idari personeli YÖK’ün deneme tahtası değildir! Bir yanlışın üzerine başka bir yanlış ekleyerek bu süreç yönetilemez.
Başından beri yanlış kurgulanan sistem, belirsiz açıklama takvimi, tartışmalı bilgilendirme süreci, hatalı eşleşmeler ve nihayet üniversitelere gönderilmiş listelerin geri çektirilmesi…
YETER!
Üniversite idari personelinin yıllardır çözülemeyen tayin ve nakil hakkı artık günübirlik uygulamalarla, geçici çözümlerle ve “pardon, yeniden güncelliyoruz” anlayışıyla yönetilmemelidir.
YÖK’ü bu sürecin bütün aşamalarına ilişkin kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.
Kimse yapılan idari hataların bedelini üniversite çalışanlarına ödetmeye kalkmasın.
BU YANLIŞLAR SİLSİLESİNİN BEDELİNİ İDARİ PERSONEL ÖDEMEYECEK!
ÜNİPERSEN olarak dün olduğu gibi bugün de gerçek, kalıcı ve hakkaniyetli bir tayin ve nakil sistemi kuruluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
@erolozvar@YuksekogretimK@csgbakanligi@edipuzen@tcbestepe
YETKİYİ HATIRLAYANLARA, SORUMLULUKLARINI DA HATIRLATIYORUZ!
Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, ODTÜ’de yetkili sendikanın ÜNİPERSEN olduğu belirtilerek banka promosyon sürecinin sorumluluğu Sendikamıza yüklenmeye çalışılmıştır.
Açıkça ifade ediyoruz:
ODTÜ’de yetkili sendika ÜNİPERSEN’dir. Yetkimizin de sorumluluğumuzun da arkasındayız!
Promosyon sürecinin şeffaf, rekabetçi ve çalışanların menfaatlerini önceleyen bir anlayışla yürütülmesi; mümkün olan en yüksek promosyon tutarının elde edilmesi için üzerimize düşen sorumluluğu sonuna kadar yerine getireceğiz. ODTÜ çalışanlarının tek kuruşunun dahi hesabını sormaktan, haklarını kararlılıkla savunmaktan geri durmayacağız.
Ancak konu ODTÜ promosyonu olduğunda “Yetki sorumluluk getirir.” diyenlerin, Türkiye genelinde yıllardır ellerinde tuttukları genel yetkinin sorumluluğunu da aynı açıklıkla üstlenmeleri gerekir.
Üniversite idari personeli yıllardır;
Yükseköğretim tazminatından mahrum bırakılıyorsa,
Geliştirme ödeneğinden yararlandırılmıyorsa,
Kurumlar arası tayin ve nakil hakkı için mücadele etmek zorunda kalıyorsa,
3600 ek gösterge sözü hâlâ yerine getirilmediyse,
Görevde yükselme sınavları düzenli ve adil biçimde yapılmıyorsa,
13/b-4 görevlendirmeleri bir baskı ve sürgün aracına dönüştürülüyorsa,
Aynı işi yapan personel arasında ciddi mali ve sosyal hak eşitsizlikleri devam ediyorsa,
Kamu çalışanlarının maaşları enflasyon karşısında her geçen gün eriyorsa,
bu sorunların sorumluluğu da yıllardır genel yetkiyi elinde bulunduranlara aittir!
ODTÜ’de bir promosyon ihalesi üzerinden ÜNİPERSEN’in yetkisini hatırlayanlar, toplu sözleşme masasında sahip oldukları genel yetkiyi ve milyonlarca kamu çalışanına karşı taşıdıkları sorumluluğu görmezden gelemezler.
Promosyonda yetkili sendikayı işaret etmek kolaydır. Asıl mesele, yıllardır sahip olunan genel yetkiyle hangi sorunun çözüldüğünü açıklayabilmektir.
Biz sorumluluktan kaçmıyoruz. Yetkili olduğumuz her kurumda üyelerimizin ve tüm çalışanların hakkı için mücadele ediyor, sonuç almak için irade ortaya koyuyoruz.
Şimdi aynı cesareti sizden bekliyoruz:
ODTÜ’de yetki ÜNİPERSEN’deyse promosyon sürecinin sorumluluğu bizimdir.
Eğitim hizmet kolunda genel yetki sizdeyse, yıllardır çözülemeyen sorunların sorumluluğu da sizindir!
ÜNİPERSEN’i işaret eden parmağınızın, geriye kalan üç parmağının kimi gösterdiğini unutmayın.
Sahip olduğunuz genel yetkinin sorumluluğunu nihayet kabul ediyorsanız, biz de teşekkür ederiz.
Çünkü yetki; tabela asmak, koltuk işgal etmek ve ayrıcalık elde etmek değildir.
Yetki; mücadele etmek, sonuç üretmek ve gerektiğinde hesap vermektir!
ODTÜ’DE BİZ SORUMLULUKTAN KAÇMIYORUZ!
PEKİ SİZ, YILLARDIR TAŞIDIĞINIZ GENEL YETKİNİN HESABINI VERMEYE HAZIR MISINIZ?
YETKİ VARSA SORUMLULUK DA VARDIR!
#3600ekgösterge
Becayiş eşleşmeleri açıklandı açıklanıyor. Maalesef tüm arkadaşlarımız sendikalardan gelecek bilgilere muhtaç halde bir sendikanın verdiği bilgiye göre bugün açıklanacaktı ancak nasıl açıklanacağı belirtilmemişti. Şimdi gelen son bilgi daha doğrusu WhatsApp gruplarında dolaşan söylenti Rektörlerimizin mail adreslerine eşleşme sonuçları gönderilmiş. Allah inşaallah bir gün sayın genel sekreterimiz @batikanaksoy beyefendinin veya Sayın YÖK başkanımız @erolozvar ın idari personelin mağduriyetini ciddiye alarak konu ile ilgili direk paylaşım yaptıkları günleri görmemizi sağlar düşünsenize @YuksekogretimK Genel Sekreteri x platformunda duyuru yayınlıyor eşleşme sonuçları açıklandı eşleşen arkadaşlarımıza hayırlı olsun. İşte o gün bazı şeyler değişecek. @unipersen
ODTÜ Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanan Doç. Dr. Raci Bayer’i; Genel Başkan Vekilimiz Erdem Yalçın, Genel Başkan Yardımcımız Halil Kamil Tekin ve Ankara Şube Başkanımız Yüksel Aytaç makamında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.
Yeni görevinde kendisine başarılar diliyor, nazik ev sahipliği için teşekkür ediyoruz.Görevinin ODTÜ’ye ve çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
@METU_ODTU@DocDrRaciBAYER
@ibrahimguzeluni Sayın Üniversite yöneticileri, yapılan bu işlem usulsüz bir işlemdir, kamu etiğine uymayan, ben yaptım oldu bittiğe getirilen bir husustur.
SAKARYA ÜNİVERSİTESİNDE DAİRE BAŞKANI REKTÖRÜN YETKİSİNİ Mİ KULLANIYOR?
Sakarya Üniversitesi Rektörünün ikinci dönemde yeniden atanmasıyla değişikliğe gidilen Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanının atandıktan bir hafta sonra geçtiğimiz hafta, Rektör ve Genel Sekreterin izinli olduğu zamanda daire başkanlığında bazı personeli ilçelerdeki yemekhanelerde Fakülte ve yüksekokulu kadrosunda görevli personel olmasına rağmen ilçelerdeki yemekhanelere yetkisini aşarak görevlendirme yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddesinin (b) fıkrasının (4) numaralı bendi uyarınca üniversitenin birimlerinde görev yapan öğretim elemanları ile diğer personelin görev yerlerini değiştirme yetkisi rektöre aittir. Kanunda net bir şekilde yazılmasına rağmen daire başkanının kendince görevlendirme yaptığını görüyoruz. Kaldı ki, görevlendirme yaptığı kişilerden birinin de sendika temsilciliği bulunmakta. Geçtiğimiz hafta kurumda olmayan "Rektör ve Genel sekreterin görevlendirmelerden haberleri var mı? Daire Başkanı yetki aşımı mı yapıyor?" kısımları kendi iç işleri olmakla birlikte, kamu kurumu yönettiklerini de bilmeleri gerekiyor.
Buradan Üniversite Rektörüne çağrı yapıyoruz;
Yetkisiz ve Sendikalar Kanunu'nda açık bir şekilde yazan hükme rağmen yapılan görevlendirmeler bir an önce iptal edilmeli, kurum ciddiyetine zarar verilmemelidir.
@unipersen@sakaryauni@ProfDrHamzaAl@YuksekogretimK@erolozvar
Konfederasyon binamızın açılış törenini gerçekleştirdik.
Memurun güçlü temsiliyeti ve sorunlarının çözümü için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz..
@unipersen@kaskkonf
Bugün açıklanan TÜİK verilerine baktığımızda 3. ay ile birlikte enflasyon farkı oluşmaya başlayacak, son on yılda olduğu gibi memurun alım gücü her geçen ay erimeye devam edecektir.
8 toplu sözleşme sonunda memurun maaş artışını TÜİK belirler halde ise ortada zam pazarlığı değil, memura nasıl zam yapmayız, nasıl enflasyona kurban ederiz senaryosu vardır.
Enflasyonun gölgesi toplu sözleşme masasında olduğu sürece kazanmak mümkün değildir.
Buradan bir kez daha ifade ediyoruz. Enflasyon memur maaşlarına doğrudan yansıtılmalı, zam pazarlığı sonrasında yapılmalıdır.
Mevcut duruma, TÜİK'in memur maaşını belirler konuma gelmesine tepkimizi ortaya koymak için @kaskkonf olarak yarın saat 11:00'da TÜİK önünde olacağız.
Tüm memurlarımızı eylemimize desteğe davet ediyoruz.
@unipersen@ynsmsek
2026-2027 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILININ İLK YÖNETİM KURULU TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİK
Üniversite İdari Personel Sendikası olarak 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilk Yönetim Kurulu toplantısını Genel Merkezimizde gerçekleştirdik.
Toplantımızda; üniversite çalışanlarının çözüm bekleyen sorunları, devam eden çalışmalarımız, yeni dönemde hayata geçirilecek projelerimiz ve sendikal mücadelemizin yol haritası kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Yeni eğitim-öğretim yılında da üniversite idari personelinin haklarını kararlılıkla savunmaya, sorunları çözüm mercilerine taşımaya ve sonuç alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
Alınan kararların teşkilatımıza, üyelerimize ve bütün üniversite çalışanlarına hayırlı olmasını diliyoruz.
Birlikte güçlüyüz, mücadelemizle kazanacağız!
ÜNİPERSEN
Üniversite İdari Personel Sendikası
Üniversite idari personeli yıllardır puana dayalı tayin sisteminin kurulmasını beklerken, bir takvime bile bağlanmayan becaişi kabul etmemiz mümkün değildir.
Yükseköğretim Kurulu ikinci defa becaiş talepleri topladı, adım olumlu da samimiyet zayıf olarak görülmektedir. MEB'e bağlı okulların açılmasına günler kalmışken ortada ne bir sonuç açıklama, ne de bir takvim yayınlama söz konusu.
Buradan Yükseköğretim Kuruluna yeniden çağrı yapıyoruz;
21 Ağustos'ta süresi dolan karşılıklı yer değilşkliği sonuçları bir an önce açıklanmalıdır. #YÖKBecaişiAçıkla
@YuksekogretimK@erolozvar@tcbestepe
@unipersen@itu1773 ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar tüm üniversitelerde çözüm için diyaloğu tercih ettik, etmeye de devam edeceğiz. Ancak belirtilen konunun bir an önce açıklığa kavuşturulması gereklidir.
İTÜ’DE ÇALIŞMA BARIŞINI BOZAN İDDİALAR ARTIK GÖRMEZDEN GELİNMEMELİDİR!
İstanbul Teknik Üniversitesi Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü ile MEDİKO Sosyal biriminde yaşanan sorunları uzun süredir diyalog yoluyla çözmeye çalışıyoruz. Talebimiz açıktır: Çalışma usul ve esasları belirlensin, görevlendirmeler objektif ölçütlere bağlansın, çalışanların onuru korunsun ve bütün işlemler mevzuata uygun yürütülsün.
Koruma ve Güvenlik Müdürlüğünde bir yöneticinin memurun üzerine yürüdüğü ve olayın ancak çalışma arkadaşlarının araya girmesiyle sonlandırıldığı tarafımıza bildirilmiştir. Soruyoruz: Araya girenler olmasaydı ne yaşanacaktı?
Dilekçe vererek hakkını arayan veya hukuki yollara başvuracağını belirten personelin, evine uzak olduğu bilinen dış kampüslerde görevlendirildiği ya da bununla ima yoluyla tehdit edildiği yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Görevlendirme, hizmetin gereği için kullanılan bir yetkidir; çalışanı susturma, yıldırma veya cezalandırma aracı değildir.
Bir Koruma ve Güvenlik Memurunun sendikamızı arayarak, “Beni ima yoluyla tehdit ediyorlar, kampüsümün değiştirilmesini istemiyorum, kusura bakmayın.” demek zorunda kalması, Müdürlüğün çalışma ortamındaki kaygıyı açıkça göstermektedir.
Müdürlük içerisinde “Biz yönetime yakınız, bir işiniz varsa bize söyleyin, hallederiz.” şeklinde ifadeler kullanan ve henüz sonuçlanmamış atamalar hakkında önceden isim açıklayan kişilerin bulunduğu da iddia edilmektedir. Bu kişiler açıklanmamış bilgilere nasıl ulaşmaktadır? Yoksa kendi istedikleri kişilerin atanmasını sağlamak amacıyla algı mı oluşturmaktadır? Bu iddialar mutlaka araştırılmalıdır.
Resmî tatillerdeki çalışmalarından doğan haklarını isteyen personele belirli bir sendikaya gitmesinin söylendiği ve çalışanların dış kampüs görevlendirmesiyle baskı altında tutulduğu iddiaları da açıklığa kavuşturulmalıdır. Hiçbir yönetici çalışanların sendikal tercihine müdahale edemez.
Koruma ve Güvenlik Müdürlüğünde bunlar yaşanırken MEDİKO Sosyal biriminden gelen şikâyetler de son derece ciddidir.
Birim yöneticisinin çalışanlara yönelik “Senin vidalarını sıkarım”, “Senin beynin sulanmış” ve bir kadın çalışana “İstersen git kucağına otur” şeklinde ifadeler kullandığı iddia edilmektedir. Bu sözler yalnızca nezaket sınırlarının aşılması olarak değerlendirilemez. Çalışanın onurunu zedeleyen, iş yerindeki saygı ortamını ortadan kaldıran ve kamu yöneticiliği anlayışıyla bağdaşmayan bu iddialar bütün yönleriyle araştırılmalıdır.
Yaklaşık beş ay önce bildirdiğimiz ve ondan fazla şikâyet dilekçesine konu olduğu ifade edilen olaylarla ilgili soruşturmanın hâlâ sonuçlandırılmaması kabul edilebilir değildir. Hakkında bu kadar ciddi iddialar bulunan bir yöneticinin, şikâyetçi personel üzerindeki yönetsel yetkisini kullanmaya devam etmesi çalışanlarda nasıl bir güven duygusu oluşturacaktır? Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi ve çalışanların baskı altında kalmaması için gerekli idari tedbirlerin gecikmeden alınması gerekmektedir.
Kimse hakkında peşin hüküm kurmuyoruz. Ancak “İddia var.” denilerek yaşananların üzerinin örtülmesine, soruşturmaların belirsiz sürelerle uzatılmasına ve çalışanların kaygılarıyla baş başa bırakılmasına da sessiz kalmayacağız.
Yönetmek; çalışanı korkutmak, tehdit etmek, aşağılamak veya görev yeriyle terbiye etmeye çalışmak değildir. Yönetmek; adil olmak, hukuka bağlı kalmak, sorumluluk üstlenmek ve çalışanların onurunu korumaktır. İnsanların emeğiyle ve ekmeğiyle oynamak yöneticilik değil, açık bir yetki istismarıdır.
ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar çözüm için diyaloğu tercih ettik. Bundan sonra da görüşmeye ve çözüm üretmeye hazırız. Fakat diyalog, haksızlıklar karşısında susmak anlamına gelmez. Çalışanlarımızın huzurunu bozan, hak arama özgürlüğünü baskılayan ve insan onurunu zedeleyen her uygulamanın karşısında duracak; kanunların sendikamıza verdiği bütün idari ve hukuki hakları kararlılıkla kullanacağız.
@itu1773
SENDİKAMIZIN BAŞVURUSU SONUÇ VERDİ: PROJELERDE GÖREV ALAN İDARİ PERSONELE ÖDEME YAPILACAK!
Sendikamız tarafından, Yetkili sendika olduğumuz Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yürütülen BAP, TÜBİTAK ve diğer projelerde fiilen görev alan idari personelin görevlendirme ve ücret haklarının güvence altına alınması amacıyla yaptığımız başvuru sonuç verdi.
Sendikamız tarafından ODTÜ Rektörlüğüne gönderilen 03.08.2026 tarihli yazıda; bazı idari personelin proje bütçesinden herhangi bir ödeme almadan, asli görev ve sorumluluklarının dışında kalan işlerde çalıştırıldığı yönündeki bildirimler Üniversite yönetimine iletilmişti.
Başvurumuzda; idari personelin projelerde ancak açık, yazılı ve sınırları belirlenmiş bir görevlendirmeyle çalıştırılması, üstlendiği iş karşılığında proje bütçesinden ödeme yapılması, personelin görev tanımına ve mesleki yeterliliğine aykırı işlerde görevlendirilmemesi ile iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulanması talep edilmişti.
ODTÜ YÖNETİM KURULU KARAR ALDI
Sendikamız başvurusunun ardından konu ODTÜ Üniversite Yönetim Kurulunun gündemine alındı. Yönetim Kurulunun 18.08.2026 tarihli, 2026/21 sayılı toplantısında üniversitede yürütülen projelerde görev alacak idari personelin mesai saatleri dışında görevlendirilebilmesi ve görevlendirilen personele ilgili proje bütçesinden ödeme yapılabilmesi uygun görüldü.
Kararda ayrıca, personelin çalışma yükümlülükleri ile görevlendirme esaslarına bağlı mali, idari, hukuki ve diğer sorumlulukların proje yürütücüsü tarafından ilgili düzenlemeler çerçevesinde yerine getirileceği belirtildi.
İDARİ PERSONELİN EMEĞİ KARŞILIKSIZ BIRAKILAMAZ
Alınan karar, üniversitelerde yürütülen bilimsel projelerin görünmeyen emeğini üstlenen idari personelin hakkının korunması bakımından önemli bir gelişmedir. Projelerin sağlıklı şekilde yürütülmesine doğrudan katkı sunan personelin emeğinin karşılıksız bırakılması, asli görevi dışındaki işlerde belirsiz ve güvencesiz biçimde çalıştırılması kabul edilemez.
ÜNİPERSEN olarak, üniversitelerde görev yapan idari personelin emeğinin ve sorumluluğunun karşılığını alması için yaptığımız girişimlerin somut bir karara dönüşmesini memnuniyetle karşılıyoruz.
Kararın uygulanma sürecini de yakından takip edecek; projelerde fiilen görev alan idari personelin görevlendirmelerinin açık ve yazılı şekilde yapılması, görev ve sorumluluklarının net olarak belirlenmesi, hak ettiği ödemenin eksiksiz verilmesi ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması için mücadelemizi sürdüreceğiz.
ÜNİPERSEN, idari personelin hakkını her platformda savunmaya ve sonuç alıcı sendikacılığın gereğini yerine getirmeye devam edecektir.