ÜNİ-PER-SEN Genel Başkan Yardımcısı
KASK Konfederasyonu Kurucu Genel Başkan Yard.
“Üzülme! Davanın sahibi Hak’tır. Hak olan davada zafer muhakkaktır.” N.F.K
Edip bey edip bey yazınızın neresini düzelteyim inanın bilemedim. Öyle bir anlatmışsınız ki sanki herkes şube kurabiliyor herkes sendika kurabiliyor tüm memurlar izinli. Yapmayın Allah Aşkına ısmarlama sizin kaleminizden çıkmamış bir haber diyeceğim ama diyemiyorum da. Ama söylediklerinizin neredeyse hepsi yanlış 400 üye sayısı olmayan bir sendikada bırakın şubeyi genel merkez yöneticisi bile izin kullanamaz. Bence meslek sendikalarından rahatsızlık duyacağınıza neden meslek sendikalarına ihtiyaç duyuluyor bunu irdeleyin. Mesela kendi faaliyet gösterdiğim üniversitelerde halen merkezi sistem yayın hakkı neden yok, Yüksek Öğretim Tazminatı ve Kuruluş Geliştirme Ödeneği neden idari Personele verilmiyor ÜNİ-PER-SEN kurulana kadar bize mevcut sendikalar bunlarda hakkımız olmadığını anlatırken neden bütün sendikaların toplu sözleşme taleplerin de şuan bunlar var YÖK neden tayın sistemi için çalışma yapmaya çalışıyor. İşte bunlar meslek sendikacılığının temel sebepleri yoksa Türkiyede sendikacılık sayı olarak fazla olan öğretmenlerin siyasî sendikalarının tekelinde devam etmekteydi ki halen bu düzen tam yıkılamadı.
Başarıyı sahiplenmeye çalışsınlar başkanım biz bunlara alıştık ancak sahiplenmek için ortada gerçek bir başarı olması gerekiyor. Çalışılan konu yasal düzenleme olmadan Rektör onayından çıkmıyor ve bu bizim kabül edeceğimiz. Gerçek manada perso elin işine yarayacak bir çalışma değil.
Tayin konusu ile ilgili sarı #sendika yine çözüldü çözülüyor başladı başlıyor demeye başladı biz harekete geçip tabanlarını sarsmadan önce lüks arabalarından inip iki taban tepmeyenler, bizlerin yapmış olduğu eylemler ve çalışmalar sonrası her hareket başladığında Yüksek Öğretim Kurulu başkanlığının protokol yollarını öğrendiler. Ancak hafızlarımız taze unutmadık daha geçen sene bu sorun çözüldü diye yaygara yapıp üyelik toplamaya biz yaptık demeye çalışıyordunuz biz ise yapmayın bu sorun çözülmedi diyorduk. Demek ki biz haklıymışız ve sorun çözülmemiş ve yine çalışma yapılıyor. Ancak yine söylüyor ve uyarıyoruz bize gelen bilgilere göre yapmış olduğunuz çalışma bir bakanlığın taklidi yedek liste var ancak Rektör onayına dayanıyor ve Rektör onay vermeyince yedek kişiye geçiyor ancak Rektör onay vermeyince o kişi de gidemiyor. TEKRAR HAYKIRIYORUZ SARI SENDİKA NE KADAR ÇÖZÜLDÜ ÇÖZÜLÜYOR DA DESE BU KONUNUN ÇÖZÜMÜ BİZLER İÇİN TEK VE NETTİR. PUANA DAYALI REKTÖR ONAYI OLMAYAN MERKEZİ SİSTEM #TAYİN #NAKİL SİSTEMİ GELMELİDİR. BU SİSTEM GELENE KADAR BİZ VAZGEÇMEYECEĞİZ.@tcbestepe #üniversiteidaripersonelininilkvetektemsilcisi @unipersen@YuksekogretimK
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine göre, Haziran ayı enflasyonu 0,99, yıllık enflasyon yüzde 32,11 olarak gerçekleşmiştir.
Temmuz ayında memur ve memur emeklileri maaşlarına uygulanacak artış oranı yüzde 13,51 olmuştur.
Toplu sözleşme masasında enflasyonun gölgesi olduğu sürece farklı bir artış oranının çıkması da, memurun alım gücünün korunması da mümkün değildir.
Memur Maaşları Enflasyona Yenildi: Maaş Artışları Yetersiz, Geçim Krizi Derinleşiyor
📌 Haziran 2026 enflasyonu
• @tuikbilgi : %0,99
• @itokurumsal : %1,14
• @ENAGRUP : %1,94
📌 6 aylık enflasyon farkı: %6,08
📌 6 aylık enflasyon farkı + Toplu Sözleşme Zammı: %13,51
📌 15 Temmuz 2026 itibarıyla memur ve memur emeklilerinin maaş artışı: %13,51
Ancak unutulmamalıdır ki;
Enflasyon farkı bir zam değildir. Geçmiş altı ayda yaşanan alım gücü kaybının gecikmeli telafisidir.
Toplu sözleşmede yıllar önce belirlenen;
🔹 2026: %11 + %7
🔹 2027: %5 + %4
zam oranları, daha bugünden kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan uzak kalmıştır.
Yetki var ama kazanım yok!
Memur Maaşları Hayat Pahalılığı Karşısında Eriyor
📍 Yoksulluk sınırı: 116.478 TL
📍 En düşük memur maaşı: yaklaşık 58.305 TL
📍 En düşük memur emeklisi maaşı: yaklaşık 27.892 TL
📍 3 milyon 535 bin devlet memuru, 446 bin sözleşmeli personel ve 17 milyon 100 bin emekli, dul ve yetimin gelirleri bugün açıklanan enflasyon verileri doğrultusunda belirlenmektedir.
📍 27 milyon vatandaş sosyal yardımlardan yararlanmak için başvurmuştur.
📍 Tüketici kredileri borcu 3 trilyon 319 milyar TL'ye, kredi kartı borçları ise 3 trilyon 163 milyar TL'ye ulaşmıştır.
Artan kira, gıda, enerji ve ulaşım maliyetleri karşısında kamu çalışanlarının alım gücü her geçen gün düşmektedir. Maaşlara yapılan artışlar, temel ihtiyaç harcamalarındaki yükselişi karşılayamaz hale gelmiştir.
KASK olarak;
✅ Temmuz 2026 döneminde ilave maaş artışı yapılmasını,
✅ Kamu çalışanlarının enflasyon karşısında korunmasını,
✅ 2027 yılı için belirlenen %5 ve %4 toplu sözleşme zam oranlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Memurların neden geçim sıkıntısı yaşadığını, açıklanan maaş artışlarının neden yetersiz kaldığını ve kamu çalışanlarının ekonomik tablosunu tüm verileriyle web sitemizde değerlendirdik.
🔗 Ayrıntılar için:
https://t.co/WMcddVDOmM
Devletin Memuru Yoksul Olamaz.
🇹🇷 KASK – Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu
#DevletinMemuruYoksulOlamaz #MemurZammı #MemurEmeklisi #TopluSözleşme #Enflasyon
Bugün açıklanan suni enflasyon verileri ile beraber Temmuz maaş zammı 13.51 olarak belirlenmiş. Bizler Bingöl Ünipersen şube ve Bingöl Hepsen şube olarak buna tepki olarak basın açıklamamızı gerçekleştirdik. Yetkili Konfederasyon memur sen @MemurSenKonf memuru sadece enflasyona ezdirmedi , ayrıca resimlerde görüldüğü gibi memuru sahada olmaktan ve hak savunmaktanda kopardı. Bu aslında çok daha vahim bir durum! Memur hakkını istemeye korkar ve umutsuz hala düşmüştür. Yalnız memurda değil , basında aynı şekilde , eylemlerden kaçar olmuş maalesef. Bizler isterdikki orada yüzlerce çalışan ve hala çizgisinin hak olduğunu düşündüğümüz bazı medya temsilcilerininde olmasıydı. İşte yıllardır yetkili sendikanın memura en büyük zararı onu sahadan ve hak talep etmekten soğutması oluşmuştur. Biz @unipersen olarak tekrardan memuru sahaya ve hakkın alınması noktasında mücadeleye davet ediyoruz. @BingolOnline@BingolXHaber@serdarKaan12@ibrahimguzeluni@ebrutagtekinn@alkanmurat12@kaskkonf@_aliyalcin_@egitimsen
Tayin mücadelesinin adı da, adresi de bellidir: ÜNİPERSEN!
Üniversite idari personelinin yıllardır çözülemeyen tayin ve nakil sorunu üzerinden bugün algı operasyonu yapan sarı sendikaya sesleniyoruz:
Bu mücadele sizin sosyal medya etiketlerinizle başlamadı.
Bu mücadele sizin masa başı açıklamalarınızla büyümedi.
Bu mücadele sizin sonradan sahiplenmeye çalıştığınız bir başarı değildir.
Üniversite idari personeli yıllardır eşinden, çocuğundan, ailesinden ayrı bırakılırken; tayin hakkı yok sayılırken; kurumlar arası geçiş talepleri cevapsız kalırken sarı sendika neredeydi?
YÖK önünde nöbet tutan ÜNİPERSEN’di.
Basın açıklaması yapan ÜNİPERSEN’di.
Resmi yazılarla süreci takip eden ÜNİPERSEN’di.
Cumhurbaşkanlığı ve YÖK nezdinde girişimlerde bulunan ÜNİPERSEN’di.
Üniversite idari personelinin sesini Türkiye’ye duyuran ÜNİPERSEN’di.
Bugün çıkıp yıllardır verilen emeği kendi kazanımı gibi sunmaya çalışanlar, önce bu sorunun çözümü için bugüne kadar ne yaptıklarını üniversite idari personeline açıklamalıdır.
Sarı sendikacılık; mücadele edenin emeğine çökmek, sonuç yaklaşınca fotoğraf vermek, sahada olmayanı masada varmış gibi göstermektir.
ÜNİPERSEN olarak açıkça söylüyoruz:
Üniversite idari personelinin tayin hakkı, hiçbir sarı sendikanın reklam malzemesi yapılamaz.
Bu mücadele algıyla değil, emekle kazanılmıştır.
Bu mücadele tabela sendikacılığıyla değil, bedel ödeyen sendikacılıkla bugünlere gelmiştir.
Bizim hedefimiz geçici becayiş uygulamaları değil; merkezi, puan esaslı, ilanlı, şeffaf, objektif ve kalıcı bir tayin sistemidir.
Sarı sendika algı üretmeye devam edebilir.
Biz ise üniversite idari personelinin hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çünkü üniversite idari personeli kimin sahada olduğunu, kimin sadece sonuç almaya yaklaşan süreçlerde ortaya çıktığını çok iyi bilmektedir.
Sarı sendika sahiplenir, ÜNİPERSEN başarır!
Tayin mücadelesinin adı da, adresi de bellidir: ÜNİPERSEN!
Yapılan mücadele, yök önü eylemler ise yaramış olsa gerek diğer sendikaları da hareket geçirmiş bulunmaktayız. Daha nice güzel haberler vermek dileğiyle. @unipersen@ibrahimguzeluni
ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME!
Tüm devlet üniversitelerinde olduğu gibi Şırnak Üniversitesi üzerine son zamanlarda paylaşılan haberleri de takip ediyoruz.
Aşağıda sol tarafta iddia edilen atamalar ve açıklamalar yer alıyor, sağ tarafta ise rektör tarafından paylaşılan kamuoyu duyurusu yer alıyor.
Her iki paylaşımda incelendiğinde yapılan atamaların gerçek olduğunu anlıyoruz. Sadece anlatım şeklinde farklılık var.
Rektör yaptığı açıklamada atamaları mevzuat hükümlerine göre yaptığını söylüyor. Yani kısaca mevzuat bana yetki vermiş, ben de kullandım diyor.
Ayrıca bunlara ilave olarak eğitim bir sen yöneticisi de iki ay önce fakülte sekreterliği kadrosuna atanmış!
Biz @unipersen olarak en başından beri diyoruz ki; rektörlere tüm atama ve görevlendirme yetkileri verildiğiden, rektörlerin büyük kısmı kamu hizmetinin etkin yürütülmesi için kullanılması gereken bu yetkiyi biat, akraba, eş, dost için kullanıyorlar. 13/b-4 görevlendirme yetkisini de adeta bir sopa gibi kullanıyorlar. Bu nedenle atama yetkilerinin sınava, görevlendirme yetkilerinin de kritere bağlanması gerekiyor.
Buradan bu olay üzerinden yeniden çağrı yapalım;
2547 sayılı Kanun'un 13 ve 52. Maddeleri yeniden düzenlenerek rektörlerin keyfi kullanımına neden olan kısımlar ortadan kaldırılmalıdır.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@SirnakUnv@AbdurrahimAlk
ÜNİVERSİTELERDE HÜLLE ATAMALARA KARŞI MÜCADELEMİZİ BÜYÜTÜYORUZ
Üniversitelerde görev yapan liyakatli idari personel ve onlarca şef kadrosunda çalışan çalışma arkadaşımız varken, görevde yükselme sınavına tabi kadroların hülle atamalarla doldurulmaya çalışılması kabul edilemez.
Harran Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinde, müdürlük kadrolarına yönelik yapılan ve yapılması planlanan atamalar ile bazı sekreterlik kadrolarının hizmetin gereği için değil, geçiş kadrosu olarak kullanıldığı yönündeki iddialar sendikamıza ulaşmıştır.
Üniversitelerde fakülte, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sekreterlikleri; ilgili birimlerin hizmetlerinin düzenli, etkin ve sağlıklı şekilde yürütülmesi için vardır. Bu kadroların, görevde yükselme sınavına tabi müdürlük kadrolarına geçişte basamak olarak kullanılması; liyakat, kariyer, eşitlik, şeffaflık ve kurum içi adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
2024 ve 2026 yıllarında Yükseköğretim Kurulu tarafından görevde yükselme ve unvan değişikliği sınav süreçleri işletilmişken, hâlâ sınav, objektif kriter ve liyakat yerine hülle atama yöntemlerine başvurulması, üniversite idari personelinin kariyer beklentisini zedelemekte ve çalışma barışını bozmaktadır.
ÜNİPERSEN olarak Harran Üniversitesi Rektörlüğüne ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne resmi yazılarımızı ilettik. Yazılarımızda; görevde yükselme sınavına tabi kadrolara yapılan ve yapılması planlanan atamalarda liyakat, kariyer, eşitlik ve şeffaflık ilkelerinin esas alınmasını, atamalara ilişkin bilgi ve belgelerin sendikamıza yazılı olarak bildirilmesini, fakülte, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sekreterliklerine yapılacak görevlendirmelerde objektif ve duyurulu kriterlerin belirlenmesini talep ettik.
Üniversiteler kimsenin kişisel tasarruf alanı değildir. “Yetki bende, istediğimi yaparım” anlayışıyla kamu kurumu yönetilemez. Kamu yönetiminde esas olan keyfilik değil; hukuk, liyakat, eşitlik ve adalettir.
ÜNİPERSEN olarak açıkça ifade ediyoruz: Üniversitelerde yapılan tüm atamaların takipçisi olacağız. Hülle atamalara karşı eylemsel ve hukuksal mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.
Liyakat esastır, adalet şarttır.
Üniversite İdari Personel Sendikası
@hrumedya@universitemDEU
ÜNİVERSİTELERDE HÜLLE ATAMALARA KARŞI MÜCADELEMİZİ BÜYÜTÜYORUZ
Üniversitelerde görev yapan liyakatli idari personel ve onlarca şef kadrosunda çalışan çalışma arkadaşımız varken, görevde yükselme sınavına tabi kadroların hülle atamalarla doldurulmaya çalışılması kabul edilemez.
Harran Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinde, müdürlük kadrolarına yönelik yapılan ve yapılması planlanan atamalar ile bazı sekreterlik kadrolarının hizmetin gereği için değil, geçiş kadrosu olarak kullanıldığı yönündeki iddialar sendikamıza ulaşmıştır.
Üniversitelerde fakülte, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sekreterlikleri; ilgili birimlerin hizmetlerinin düzenli, etkin ve sağlıklı şekilde yürütülmesi için vardır. Bu kadroların, görevde yükselme sınavına tabi müdürlük kadrolarına geçişte basamak olarak kullanılması; liyakat, kariyer, eşitlik, şeffaflık ve kurum içi adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
2024 ve 2026 yıllarında Yükseköğretim Kurulu tarafından görevde yükselme ve unvan değişikliği sınav süreçleri işletilmişken, hâlâ sınav, objektif kriter ve liyakat yerine hülle atama yöntemlerine başvurulması, üniversite idari personelinin kariyer beklentisini zedelemekte ve çalışma barışını bozmaktadır.
ÜNİPERSEN olarak Harran Üniversitesi Rektörlüğüne ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne resmi yazılarımızı ilettik. Yazılarımızda; görevde yükselme sınavına tabi kadrolara yapılan ve yapılması planlanan atamalarda liyakat, kariyer, eşitlik ve şeffaflık ilkelerinin esas alınmasını, atamalara ilişkin bilgi ve belgelerin sendikamıza yazılı olarak bildirilmesini, fakülte, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sekreterliklerine yapılacak görevlendirmelerde objektif ve duyurulu kriterlerin belirlenmesini talep ettik.
Üniversiteler kimsenin kişisel tasarruf alanı değildir. “Yetki bende, istediğimi yaparım” anlayışıyla kamu kurumu yönetilemez. Kamu yönetiminde esas olan keyfilik değil; hukuk, liyakat, eşitlik ve adalettir.
ÜNİPERSEN olarak açıkça ifade ediyoruz: Üniversitelerde yapılan tüm atamaların takipçisi olacağız. Hülle atamalara karşı eylemsel ve hukuksal mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.
Liyakat esastır, adalet şarttır.
Üniversite İdari Personel Sendikası
@hrumedya@universitemDEU
Cuma günü KASK ( Bağımsız Kamu Sendikaları) Konfederasyonu olarak, bizlerde basın açıklaması yapacağız. İlimizdeki tüm sendika ve memurları bekleriz. Ayrıca ilimizin yerel madyasına burdan çağrıda bulunarak memurun hak mücadelesini destek vermelerini talep ediyoruz. @unipersen
3 Temmuz'da Haziran ayı enflasyon açıklanacak, memur maaş arttışı belli olacak!
Merkez Bankası beklentisini hesaba dahil ettiğimizde Temmuz ayında memur ve memur emeklilerine yapılacak maaş artışı %13,92 olmaktadır. Bu oran memurun alım gücünü en azından 2023 Temmuz ayına taşıyacak mı? Hayır. Memur emeklisinin üç yıllık kaybı olan seyyanen zam adaletsizliğini ortadan kaldıracak mı? Hayır. Kamu sendikaları, memur ve emeklisi için üç aşağı beş yukarı belli olan maaş artışındaki yetersizlik için çalışma yapıyor mu? Hayır.
Sorun tam olarak burada. Memur memnun değil, emekli memnun değil, sendikalar yetersiz olduğunu söylüyor, ancak ortada mücadele yok.
Hakem heyetine üye gönderenler, biz kazanımlarımızı garantiye alalım da Meclisi her türlü çalıştırırız diyorlardı, neredeler! Bizim mücadelemiz yeni başlıyor diyordu bazı sendikalar, neredeler!
3 Temmuz günü samimiyetten uzak sönük açıklama ile memurun hakkı aranmaz, enflasyon toplu sözleşme masasına karabasan gibi çöktüğü sürece nemurun alım gücünün teminatı masa olamaz.
Tekrar edelim. Enflasyon maaşlara aylık yansıtılmalı, zam pazarlığı sonrasında olmalıdır.
@unipersen #enflasyon #memur
Güneydoğu Anadolu Üniversiteleri Ziyaretlerimizin 5. Durağı Adıyaman Üniversitesi Oldu
Sendikamız ÜNİPERSEN, üniversite idari personelinin sorunlarını yerinde dinlemek, çözüm önerilerini paylaşmak ve teşkilat çalışmalarını güçlendirmek amacıyla sürdürdüğü Güneydoğu Anadolu Üniversiteleri ziyaretleri kapsamında beşinci durağı olan Adıyaman Üniversitesinde çalışma arkadaşlarımızla bir araya geldi.
Ziyaret kapsamında Sendikamız Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Şebab POLAT ve İsmail İDKİN, Adıyaman Üniversitesinde görev yapan idari personel arkadaşlarımızla görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde personelin çalışma hayatında karşılaştığı sorunlar, talepleri ve çözüm bekleyen başlıklar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Program kapsamında Adıyaman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat AYDIN da ziyaret edilerek üniversite idari personelinin talep ve beklentileri kendilerine aktarıldı.
Ziyaretlerde özellikle tayin ve nakil hakkı, yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları ile hülle atama uygulamaları gündeme geldi.
Üniversite idari personelinin aile bütünlüğünü ve çalışma düzenini doğrudan etkileyen tayin-nakil sorununun kalıcı, adil, şeffaf ve puan esaslı bir sisteme kavuşturulması gerektiği vurgulandı.
Yükseköğretim kurumlarında kamu hizmetinin kesintisiz şekilde yürütülmesinde büyük emek veren idari personelin yükseköğretim tazminatından yararlandırılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca geliştirme ödeneği konusunda idari personelin kapsam dışında bırakılmasının çalışma barışını ve motivasyonu olumsuz etkilediği belirtilerek bu konuda adil bir düzenleme yapılması gerektiği dile getirildi.
Görüşmelerde, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında yeterli kadro açılmaması, müdürlük kadroları başta olmak üzere kariyer imkânlarının sınırlı tutulması ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli yapılmaması önemli bir sorun olarak değerlendirildi. Sınavların ihtiyaçlara uygun, şeffaf ve liyakat esaslı şekilde düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.
Ayrıca liyakat ilkesini zedeleyen, personelin emeğini ve kariyer beklentisini yok sayan hülle atama uygulamalarının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Kadroların kişiye özel yöntemlerle değil; sınav, liyakat, ehliyet ve objektif kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
ÜNİPERSEN olarak üniversite idari personelinin sesi olmaya, sorunları yerinde dinlemeye ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Güneydoğu Anadolu Üniversiteleri ziyaretlerimiz, bölgedeki üniversitelerimizde görev yapan çalışma arkadaşlarımızla buluşmalarımızla devam edecektir.
Sorunlar belli, çözüm net.
Birlikte başaracağız.
YÖK ÖNÜNDE “MEMURUN GÜNDEMİ” YAYINIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK
Üniversite İdari Personel Sendikası olarak, üniversite idari personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını kamuoyuna duyurmak, taleplerimizi daha güçlü bir şekilde gündeme taşımak ve yetkili kurumlara bir kez daha çağrıda bulunmak amacıyla YÖK önünde “Memurun Gündemi” canlı yayınımızı gerçekleştirdik.
Yayınımızda başta tayin-nakil sorunu olmak üzere; memur maaşlarında yaşanan alım gücü kaybı, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçleri, yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve üniversite idari personelinin çalışma hayatında karşılaştığı temel sorunları kamuoyuyla paylaştık.
Üniversitelerde görev yapan idari personelin, yıllardır tayin ve nakil hakkı konusunda sistemsizliğe mahkûm edilmesi kabul edilemez bir durumdur. Aile bütünlüğü, sağlık mazereti, eğitim durumu ve sosyal gerekçeler başta olmak üzere birçok konuda idari personel ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bu sorun artık geçici çözümlerle, bireysel yazışmalarla ya da sınırlı uygulamalarla ertelenmemelidir.
YÖK önünde gerçekleştirdiğimiz yayında açıkça ifade ettik: Üniversite idari personeli için adil, şeffaf, puan esaslı, objektif ve sürdürülebilir bir tayin-nakil sistemi kurulmalıdır. Bu sistem kişilerin inisiyatifine bırakılmamalı; tüm üniversitelerde uygulanabilir, denetlenebilir ve hakkaniyete uygun bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Memur maaşlarına ilişkin değerlendirmelerimizde ise kamu görevlilerinin her geçen gün artan hayat pahalılığı karşısında yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çektik. Kira, ulaşım, gıda, eğitim ve temel yaşam giderlerinde yaşanan artışlar karşısında memurların alım gücünün ciddi şekilde gerilediğini, kamu çalışanlarının emeğinin karşılığını alacağı adil bir ücret düzenlemesinin artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu vurguladık.
ÜNİPERSEN olarak sadece sorunları dile getiren değil, çözüm önerilerini de ortaya koyan bir sendikal anlayışla hareket ediyoruz. Üniversite idari personelinin yıllardır ötelenen haklı taleplerinin karşılık bulması için sahadayız, kurumların önündeyiz, kamuoyunun huzurundayız.
Özellikle tayin sorununa ilişkin somut bir adım atılana kadar “Memurun Gündemi” yayınlarımızı YÖK önünden sürdürmeye devam edeceğiz. Üniversite idari personelinin sesi duyulana, taleplerimiz karşılık bulana ve kalıcı çözüm iradesi ortaya konulana kadar mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.
YÖK önünden bir kez daha sesleniyoruz: Üniversite idari personelinin talepleri ertelenemez, görmezden gelinemez, yok sayılamaz..
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar
@unipersen@fragmanzamani Üniversite idari personelinin kariyer hakkını engelleyen her türlü haksız uygulamanın karşısındayız. Eylemsel ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, liyakat ve adalet için mücadele etmeye devam edeceğiz.
@unipersen