Karadeniz’de saldırıya uğrayan Türk bayraklı Reyhan Sarı adlı dökme yük gemisinde bir denizcimizin hayatını kaybetmesinin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Saldırıda hayatını kaybeden denizcimize Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve tüm denizcilik camiasına başsağlığı, yaralanan denizcilerimize acil şifalar diliyoruz.
7. GELENEKSEL KAPT. PROF. DR. NECMETTİN AKTEN FOTOĞRAF YARIŞMASI
Türkiye Denizciler Sendikası olarak, deniz emekçilerinin yaşamını görünür kılmak, denizcilik kültürünü yaşatmak ve sanatı denizle buluşturmak amacıyla düzenlediğimiz Geleneksel Kapt. Prof. Dr. Necmettin Akten Fotoğraf Yarışması, bu yıl yedinci kez fotoğraf tutkunlarıyla buluşuyor.
2026 yılı temamız: "Denizcilerin Anıları"
Denizcilik, yalnızca gemilerin kat ettiği mesafelerden ibaret değildir. Her sefer, her liman ve her vardiya, denizcilerin hafızasında unutulmayan anılar bırakır. Yıllar geçse de hatırlanan dostluklar, birlikte aşılan zorluklar, ilk sefere çıkmanın heyecanı, aileden uzakta geçirilen bayramlar, farklı ülkelerde yaşanan deneyimler ve denizde paylaşılan sayısız anı, denizciliğin en değerli yönlerinden biridir.
Bu yıl yarışmamızda, denizcilerin meslek hayatlarında iz bırakan bu anıları fotoğraf kareleriyle anlatmalarını bekliyoruz. Bir gemide yıllardır birlikte çalışan personelin samimi bir anı, eski bir geminin hatıraları, bir limanda yaşanan unutulmaz bir karşılaşma ya da yıllar sonra bile gülümseten bir an... Deniz yaşamına dair hafızalarda yer eden her kare bu temanın bir parçası olabilir.
Amacımız, denizcilerin yalnızca çalışma hayatını değil, mesleklerini anlamlı kılan anıları da kayıt altına almak ve fotoğrafın gücüyle gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Tüm denizcileri, fotoğrafçıları ve deniz tutkunlarını, denizin hafızasını yansıtan en özel kareleriyle 7. Geleneksel Kapt. Prof. Dr. Necmettin Akten Fotoğraf Yarışmasına katılmaya davet ediyoruz.
🗓Son Başvuru Tarihi: 01 Ekim 2026
Başvuru ve Detaylı Bilgi İçin; https://t.co/vhhN2nMEY8
1 Temmuz 1926'da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu'nun 100. yılında, ülkemizin denizlerdeki egemenliğini pekiştiren ve milli bağımsızlığımızı denizcilik alanında da tescilleyen bu tarihi adımı gururla kutluyoruz.
Kabotaj hakkının ikinci yüzyılına adım atarken, denizcilik sektörüne katkı sunan tüm denizcilerimize teşekkür ediyor; denizlerdeki egemenliğimizin, deniz emekçilerinin haklarının ve ülkemizin denizcilik vizyonunun daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.
1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın 100. yılı kutlu olsun!
@iettdestek 29.06.2026 Klasik 15M Yeni Camii Üsküdar 06:30 Aracı hiçbir bildirim yok gelmeyen araç kanayan yara mağdur vatandaş klasik cevap @ietttr sonuç!!!
Çocuktan işçi olmaz!
Çocuk işçiliği sadece bireysel bir kayıp değil, toplumsal bir geleceğin karartılmasıdır. Eğitimden ve sevgiden mahrum bırakılan her çocuk, insanlığın ortak sorumluluğudur. Çocukların ağır şartlar altında ezilmediği, haklarının korunduğu bir dünya için kararlı adımlar atmak zorundayız.
Unutmayalım; çocukların çalıştırılmadığı bir dünya, hepimiz için daha aydınlık bir gelecektir.
Kurban Bayramı’nın ülkemize, tüm insanlığa ve çalışma hayatımıza huzur, bereket ve esenlik getirmesini dileriz.
Dayanışmanın, birlik ve beraberliğin önemini her zamankinden daha fazla hissettiğimiz bu özel günlerde, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ederiz.
Bayramınız kutlu olsun.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak bağımsızlık mücadelesinin ilk adımını attığı o anlamlı günün 107. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. 19 Mayıs; milletimizin özgürlük iradesinin, bağımsızlık inancının ve gençliğe duyulan güvenin en güçlü simgelerinden biridir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyor; geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz
18 Mayıs Uluslararası Denizci Kadınlar Günü kutlu olsun.
Dünya Denizcilik Örgütü’nün (IMO) aldığı kararla ilan edilen 18 Mayıs Uluslararası Denizci Kadınlar Günü; denizcilik sektöründe kadın emeğinin görünürlüğünü artırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğine dikkat çekmek ve daha kapsayıcı bir çalışma yaşamını teşvik etmek açısından önemli bir gündür.
Denizlerde, limanlarda, gemilerde ve denizcilik sektörünün her alanında bilgi, emek ve mücadeleleriyle var olan kadın denizciler; karşılaştıkları tüm eşitsizliklere rağmen mesleklerini büyük bir özveriyle sürdürmekte ve sektöre güç katmaktadır.
Kadınların denizcilikte daha fazla yer aldığı, eşit haklara ve güvenli çalışma koşullarına sahip olduğu bir sektör, hepimiz için daha adil ve sürdürülebilir bir geleceğin de anahtarıdır.
Denizlerin her köşesinde emeğiyle iz bırakan tüm kadın denizcilerin 18 Mayıs Uluslararası Denizci Kadınlar Günü’nü kutluyor; eşitlik, dayanışma ve özgürlük mücadelesinde yan yana olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.
Rotamız eşitlik, pusulamız dayanışma olsun.
#WomenInMaritimeDay
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde meydana gelen çatışmaya müdahale sırasında şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına, Emniyet Teşkilatımıza ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.
Hayatımıza sevgileriyle güç, emekleriyle anlam katan; sabırları, fedakârlıkları ve sonsuz destekleriyle her zaman yanımızda olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz.
1 Mayıs; emeğin, dayanışmanın ve adaletin tarihsel simgesidir. 19. yüzyılda işçilerin "insanca çalışma saatleri ve insanca yaşam" talebiyle başlattığı bu büyük yürüyüş, bugün sermayenin küresel kuşatmasına karşı en güçlü birleşik barikatımızdır. Bizler biliyoruz ki; 1 Mayıs sadece bir anma günü değil, geleceği elleriyle kuranların haklı taleplerini haykırdığı bir irade beyanıdır.
Bugün dünya genelinde emeğin payı sistematik bir şekilde küçültülmekte, sermaye sınır tanımadan palazlanırken, emeğin değeri sınır tanımadan düşürülmektedir. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca emekçi; güvencesizliğe, sendikasızlaşmaya ve derinleşen eşitsizliğe mahkûm edilmek istenmektedir. Üretimin öznesi olan işçi sınıfı, küresel ekonomik sistemin çarkları arasında görünmez kılınmaya çalışılsa da, bizler değer üretenlerin bu sistemin asıl sahibi olduğunu biliyoruz. Küresel sömürüye karşı tek cevabımız, küresel ve örgütlü dayanışmadır.
Çalışma hayatının en derin yarası, adaletsiz bölüşüm ve vergi sistemidir. Büyük sermaye grupları çeşitli muafiyet ve avantajlarla kârlarını koruma altına alırken, emeğiyle geçinenler daha yılın ilk aylarında ağır vergi yükleri altında ezilmektedir. Az kazanandan çok, çok kazanandan az alınan bu düzen, toplumsal adalet duygusunu derinden zedelemektedir. Adil bir vergi sistemi ve emeğin hakkının tam teslimi artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Modern çalışma düzeni adı altında pazarlanan taşeronlaştırma ve esnek çalışma modelleri, aslında işçiyi haklarından mahrum bırakma çabasıdır. Hangi iş kolunda olursa olsun; güvencesiz çalışma, geleceksizlik demektir. İş güvenliğinin zayıfladığı, sendikal hakların engellendiği bir düzende sürdürülebilir bir gelecekten bahsedilemez. Kalıcı ve güvenceli istihdam, her emekçinin en temel insan hakkıdır.
Artan hayat pahalılığı ve derinleşen yoksulluk, emeğiyle yaşayan milyonların üzerine ağır bir gölge gibi çökmüştür. Bir ülkede üretenler payına düşeni alamıyor, çocuklar yoksullukla büyüyor ve kadınlar hem iş yerinde hem sosyal hayatta şiddet ve eşitsizlikle boğuşuyorsa; orada gerçek bir refahtan söz edilemez. 1 Mayıs, aynı zamanda kadının yaşam hakkının, çocukların aydınlık geleceğinin ve toplumsal barışın savunulduğu gündür.
Şunu çok iyi biliyoruz ki; sermayenin bu sınırsız ve küresel saldırısı karşısında hiçbir işçi yalnız başına ayakta kalamaz. Sendikal örgütlenme, sadece bir hak arama yolu değil, işçi sınıfının nefes borusu ve sömürüye karşı tek gerçek kalkanıdır. Emeğin örgütlü gücü yoksa, vergi adaleti bir hayalden; iş güvenliği ise boş bir sözden ibaret kalır.
Bu 1 Mayıs; sadece bir takvim yaprağı değil, sömürü düzenine karşı çekilen en net resttir! Fabrikalardan ofislere, tarlalardan şantiyelere kadar üretimin her zerresinde biz varız. Şimdi bu gücü, sendikal saflarda çelikten bir iradeye dönüştürme vaktidir.
Emeğin sömürülmediği, adaletin sadece sözde kalmadığı bir dünya için omuz omuza, tek yumruk olacağız! Haklarımızı söke söke almak, bölüşümde adaleti kurmak ve güvenceli bir geleceği kendi ellerimizle inşa etmek için birleşiyoruz. Biz yoksak hayat durur, biz birleşirsek dünya değişir!
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın Emek, Adalet ve Sendikal Mücadelemiz!