Nasihatimdir, vasiyetimdir
Güneş her gün daha mütekâmil bir dünyaya doğmaz. Tarih ezelden ebede dümdüz uzanan doğrusal bir hat değil, devirli bir oluşumdur. Gün olur, en gerideki en öndekinden ileride olur. Aristarkus, Kopernik’e “zıpçıktı astrolog” diyen devrimci Martin Luter’den daha ilericidir. Ahmet Yesevi, Kadızade Mehmet’in çok ötesinde. Siz istihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehîm, müstakîm, emîn, mekîn ve metîn olun.
Aziz ülkemize gelince, ille de bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz Türkiye’yi. Bir sürgünü çiçeğe dururken, diğerinin kurumakta, ötekinin meyve vermekte olduğunu görün. Tek bir sürgüne takılıp kalmayın, bütüne bakmayı adet edinin. Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendisine has bir kimliği vardır, Türkiye’nin. Batmaz. Batarsa, okyanuslar taşar. Mademki son temsilcileriyiz Gezegen’in iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin, bizi durduracak tek “gerçek”, soğuyan Güneş’in dünyamızı yarı yolda bırakması ihtimali olmalı.
ALEV ALATLI
1942 - 2024
Arapça bilerek Kur'an okumanın lezzetine dair bir detayla tanıştım,
Fiiller geçicidir. Belli bir zamana hapsolmuş ve bir özneye, yapana muhtaçtırlar. Mesela uyumak eyleminden bahsederken seçenekler belli; uyudunuz, uyuyorsunuz ya da uyuyacaksınızdır.
İsimler içinse bir zaman kısıtı yok. Özneye de ihtiyaçları yok. Defter, kalem, anlayış vs.
Kur'an, farklı ayetlerde aynı mesele veya kavram üzerinde konuşurken kimi zaman fiilleri kimi zaman da isimleri kullanıyor. Peki neden?
Görseldeki Zariyat Suresi 25. ayet. Melekler insan kılığında Hz. İbrahim'e konuk oluyorlar ve ilk sözleri "Selam" oluyor. Hz. İbrahim de aynı şekilde bir selam ile karşılık veriyor. Türkçe için böyle yani, görünürde bir fark yok. Arapça'da var. Melekler, Hz. İbrahim'i bir fiil cümlesiyle selamlıyor. (Arapça'da o fiil zaten orada var kabul edildiği için yazma gereği duyulmuyor.) O yüzden meleklerin selamının sonunda tenvin ile 'en' sesi var.
Fakat Hz. İbrahim bir isim ile karşılık veriyor onlara. Bu yüzden onun selamının sonunda tenvin ile "un" sesi var. Melekler, Hz. İbrahim'e bulundukları anın içerisindeki geçici, o ana ve kendilerine ait olan selamı sunarlarken Hz. İbrahim, onlara tüm zamanların selamıyla karşılık veriyor.
İsim kullandığı için bir özneyle de kısıtlamamış oluyor selamını. Yani meleklere kendisinden, diğer tüm müminlerden, Allah'tan, herkesten gelebilecek tüm selamları iletiyor. Kısacası Hz. İbrahim'in selamı meleklerinkine kıyasla çok daha üstün bir selam.
Nisa 86'da söylenen, "Bir selamla selamlandığınız zaman daha güzeliyle veya ayniyle karşılık verin." emrini daha güzel bir selamla karşılık vererek uygulamış oluyor böylece.
Tüm zamanların selamı üzerinize olsun. Hayırlı kandiller.
Yâ Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!
Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
“Yandık!” diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!
Taha Abdurrahman Okumaları 47. Ders:
Mehmet Görmez
Gözü Haramdan Sakınmak yahut Gözün Secdesi “سجود البصر”
🔸Gözü haramlara karşı kapatmak ya da sakınmak (غض البصر), gözün secdesidir.
🔸İnsanın hareketleri arasında gözü kapatmak kadar secdeye benzeyen bir hareket yoktur.
🔸Üst kirpik, secdeye kapanan alın gibidir. Üst kirpik, alt kirpik üzerine kapanarak adeta secde eder.
🔸Secde nasıl ki insana huşu verir, gözü kapatmak da insanı huşua götürür.
🔸İslam fıkhına göre bedensel bütün güçlerini kaybeden kişi, ima ile namaz kılar. İma ile namaz, gözün secdesinden ibarettir.
🔸Gözü haramdan sakınmak, kendisine eşlik eden hayâ gereği, ruhun eylemidir. Ruh, ilahi nefhadır ve ruhu diri tutan şey secdedir. Ruh her daim secde halinde olduğu için gözü kapatma eylemi de secde sayılır.
🔸Gözü harama karşı kapatmak, Şahid-i Âlâ olan Allah’ın nazar ve mürakebesinin gereğidir. Gözünü kapatarak secde eden insan, alnı ile secdeye kapanan abid gibi Allah’a kurbiyet kesbeder. Şahid-i Âlâ ancak kendisine yakınlık (kurbiyyet) içinde olana nazar eder. Bir hadiste de ifade edildiği gibi; insanın Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir.
🔸Gözünü harama karşı kapatan insan, Şahid-i Âlânın kendisine nazar etmesiyle hiçbir haramı görmez. Secdeye kapanan ise bırakın haramları dış dünyaya ait hiçbir şeyi görmez hale gelir. Nasıl ki secdeye kapanan Rabbi ile iştigal eder, gözünü harama kapatan da Rabbi ile meşgul olur.
@Osmancaner61@Eselin__ Bilmediği konularda biliyor gibi konuşup ahkam kestiği için cahil oluyor evet. Sizin cahillik tanımınız ne anlamadım. Müslüman mı değil mi orası beni ilgilendirmiyor.
Gerçek hayattan çok uzaksınız. Şu tarz tepki gösteren biri bırakın alkollü mekanı Ramazan’da gündüz açık olan bir mekana bile gitmez. Bu yobaz dindarlığı eleştirmek değil. Dizideki muhafazakar roller mi daha salak yoksa senarist mi bilmiyorum
O kadar hassas ve takıntılı bir müslüman ama alkollü mekana iftara gidiyor (!) diğer bir ihtimalle alkollü mekanı kabul ediyor ama orada alkol alınmasını kabul etmiyor? bu dizideki ‘dindar’ rolleri salak mı?
🔴 ‘Kızılcık Şerbeti’ isimli dizi tepki çeken sahnelerine devam ediyor: “İçki içilmesi neden rahatsız etti? Laik bir ülke ve bunun için halk çok mücadele verdi.”