SAKARYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE AÇIK VE SON ÇAĞRI!
BURASI KİMSENİN AİLE ŞİRKETİ DEĞİL, KAMU KURUMUDUR!
Sakarya Üniversitesi’nde son iki yıldır yaşanan idari uygulamalar, personel görevlendirmeleri, atamalar, yönetici tercihleri ve idari personelin yok sayıldığı yönetim anlayışı artık görmezden gelinecek noktayı aşmıştır.
Üniversitenin yeniden Rektör olarak atanan Prof. Dr. Hamza Al yönetimindeki yeni döneminde, geçmiş dönemde kamuoyunda ve çalışanlar arasında ciddi soru işaretlerine neden olan uygulamaların devam etmesi halinde bunun karşısında sessiz kalmayacağımızı açıkça ilan ediyoruz.
Biz bugüne kadar kavga etmek için değil, çözüm üretmek için iletişim kurmaya çalıştık.
Randevu taleplerimizi ilettik.
Rektörlüğe ulaşmaya çalıştık.
Rektör yardımcılarıyla, özel kalemle, genel sekreterlik makamıyla ve ilgili yöneticilerle iletişim kurmaya çalıştık.
Ancak bütün bu çabalarımıza rağmen idari personelin sorunlarını dinleyecek bir muhatap bulmakta dahi zorlandık.
Bugün geldiğimiz noktada ise sendikamızın yapacağı basın açıklamasının engellenmeye çalışılması, artık yönetim anlayışının hangi noktaya geldiğini açıkça göstermektedir.
Biz susmayacağız!
ATAMALAR VE GÖREVLENDİRMELER AÇIKLANMALIDIR!
Kurum dışından yapılan atamalar,
geçici görevlendirmeler,
özel kalem ve sekreterlik üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen kadro ve görev değişiklikleri,
idari personelin görev ve yetkilerinin sınırlarını aşan görevlendirmeler,
bazı personelin uzun süre pasif görevlerde tutulduğu yönündeki iddialar,
kamuoyuna ve çalışanlara açıkça anlatılmalıdır.
Özellikle bir daire başkanının, rektörlük makamının yetki alanına ilişkin olduğu değerlendirilen şekilde personeli kurumdan yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki bir birime görevlendirmesi konusunda açıkça soruyoruz:
Bu görevlendirmenin hukuki dayanağı nedir?
Yetki kim tarafından verilmiştir?
Rektörlüğün bilgisi ve onayı var mıdır?
Varsa hangi makam tarafından ve hangi gerekçeyle onaylanmıştır?
Eğer bir daire başkanı, rektörlük makamının yetkisini kullanabiliyorsa;
O zaman rektörlük makamı neden vardır?
Yok eğer bu işlem rektörlüğün bilgisi ve onayı dışında yapıldıysa;
Bu durumda üniversitede yönetim ve denetim mekanizması nasıl işlemektedir?
İDARİ PERSONELİN KAPISINI KAPATAN YÖNETİM ANLAYIŞINI KABUL ETMİYORUZ!
Sakarya Üniversitesi'nin internet sitesinde yeni dönemde “ortak akıl ve istişare kültürü” vurgusu yapılmaktadır.
Biz de tam olarak bunu istiyoruz:
Ortak akıl.
İstişare.
Liyakat.
Şeffaflık.
Hukuka uygunluk.
Ancak bunların sadece açıklamalarda değil, üniversitenin günlük yönetiminde de karşılığını görmek istiyoruz.
İdari personelin sorunlarını dinlemeyen,
sendikaların randevu taleplerine cevap vermeyen,
çalışanların yükselme imkanlarını daraltan,
kurum dışından yapılan görevlendirme ve atamalarla kurum aidiyetini zedeleyen,
personel arasında eşitsizlik algısı oluşturan bir yönetim anlayışı sürdürülemez.
REKTÖR HAMZA AL'A SON ÇAĞRIMIZDIR!
Sayın Rektör;
Burası sizin şahsi işletmeniz değildir.
Burası kimsenin aile şirketi değildir.
Burası bir devlet üniversitesidir.
Burada her makamın yetkisi kanunlarla belirlenmiştir.
Her personelin hakkı vardır.
Her işlemin hukuki bir dayanağı olmak zorundadır.
Her kamu kaynağının hesabı verilebilir olmalıdır.
Ve hiçbir yönetici, makamının gücünü personel üzerinde keyfi bir uygulamanın aracı haline getiremez.
Biz sendika olarak bugüne kadar iletişim yolunu tercih ettik.
Bundan sonra da çözüm için kapımız açıktır.
Ancak hukuka aykırı olduğunu gördüğümüz işlemlerin takipçisi olmaktan, gerekli idari ve hukuki yollara başvurmaktan ve kamuoyunu bilgilendirmekten de geri adım atmayacağız.
Üniversitede açılmış ve devam eden davalarımız bulunmaktadır.
Yeni ortaya çıkacak işlemler bakımından da hukuki haklarımızı kullanacağız.
Bizim mücadelemiz kişilerle değil;
hukuksuzluk iddialarıyladır.
Bizim mücadelemiz makamlarla değil;
adalet, liyakat, şeffaflık ve çalışanların hakkı içindir.
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
İDARİ PERSONEL YOK SAYILAMAZ!
LİYAKAT RAFA KALDIRILAMAZ!
KAMU KAYNAKLARI KEYFİ KULLANILAMAZ!
KAMU KURUMUNDA KİŞİSEL TASARRUFLARLA YÖNETİM OLMAZ!
Sakarya Üniversitesi'nde çalışan binlerce idari personelin sesi olmaya devam edeceğiz.
Bu bizim son uyarımızdır.
Bundan sonra da her işlemin takipçisi olacağız.
ÜNİPERSEN
Üniversite İdari Personeli Sendikası
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@ProfDrHamzaAl@SakaryaMedyabar
İTÜ’DE ÇALIŞMA BARIŞINI BOZAN İDDİALAR ARTIK GÖRMEZDEN GELİNMEMELİDİR!
İstanbul Teknik Üniversitesi Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü ile MEDİKO Sosyal biriminde yaşanan sorunları uzun süredir diyalog yoluyla çözmeye çalışıyoruz. Talebimiz açıktır: Çalışma usul ve esasları belirlensin, görevlendirmeler objektif ölçütlere bağlansın, çalışanların onuru korunsun ve bütün işlemler mevzuata uygun yürütülsün.
Koruma ve Güvenlik Müdürlüğünde bir yöneticinin memurun üzerine yürüdüğü ve olayın ancak çalışma arkadaşlarının araya girmesiyle sonlandırıldığı tarafımıza bildirilmiştir. Soruyoruz: Araya girenler olmasaydı ne yaşanacaktı?
Dilekçe vererek hakkını arayan veya hukuki yollara başvuracağını belirten personelin, evine uzak olduğu bilinen dış kampüslerde görevlendirildiği ya da bununla ima yoluyla tehdit edildiği yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Görevlendirme, hizmetin gereği için kullanılan bir yetkidir; çalışanı susturma, yıldırma veya cezalandırma aracı değildir.
Bir Koruma ve Güvenlik Memurunun sendikamızı arayarak, “Beni ima yoluyla tehdit ediyorlar, kampüsümün değiştirilmesini istemiyorum, kusura bakmayın.” demek zorunda kalması, Müdürlüğün çalışma ortamındaki kaygıyı açıkça göstermektedir.
Müdürlük içerisinde “Biz yönetime yakınız, bir işiniz varsa bize söyleyin, hallederiz.” şeklinde ifadeler kullanan ve henüz sonuçlanmamış atamalar hakkında önceden isim açıklayan kişilerin bulunduğu da iddia edilmektedir. Bu kişiler açıklanmamış bilgilere nasıl ulaşmaktadır? Yoksa kendi istedikleri kişilerin atanmasını sağlamak amacıyla algı mı oluşturmaktadır? Bu iddialar mutlaka araştırılmalıdır.
Resmî tatillerdeki çalışmalarından doğan haklarını isteyen personele belirli bir sendikaya gitmesinin söylendiği ve çalışanların dış kampüs görevlendirmesiyle baskı altında tutulduğu iddiaları da açıklığa kavuşturulmalıdır. Hiçbir yönetici çalışanların sendikal tercihine müdahale edemez.
Koruma ve Güvenlik Müdürlüğünde bunlar yaşanırken MEDİKO Sosyal biriminden gelen şikâyetler de son derece ciddidir.
Birim yöneticisinin çalışanlara yönelik “Senin vidalarını sıkarım”, “Senin beynin sulanmış” ve bir kadın çalışana “İstersen git kucağına otur” şeklinde ifadeler kullandığı iddia edilmektedir. Bu sözler yalnızca nezaket sınırlarının aşılması olarak değerlendirilemez. Çalışanın onurunu zedeleyen, iş yerindeki saygı ortamını ortadan kaldıran ve kamu yöneticiliği anlayışıyla bağdaşmayan bu iddialar bütün yönleriyle araştırılmalıdır.
Yaklaşık beş ay önce bildirdiğimiz ve ondan fazla şikâyet dilekçesine konu olduğu ifade edilen olaylarla ilgili soruşturmanın hâlâ sonuçlandırılmaması kabul edilebilir değildir. Hakkında bu kadar ciddi iddialar bulunan bir yöneticinin, şikâyetçi personel üzerindeki yönetsel yetkisini kullanmaya devam etmesi çalışanlarda nasıl bir güven duygusu oluşturacaktır? Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi ve çalışanların baskı altında kalmaması için gerekli idari tedbirlerin gecikmeden alınması gerekmektedir.
Kimse hakkında peşin hüküm kurmuyoruz. Ancak “İddia var.” denilerek yaşananların üzerinin örtülmesine, soruşturmaların belirsiz sürelerle uzatılmasına ve çalışanların kaygılarıyla baş başa bırakılmasına da sessiz kalmayacağız.
Yönetmek; çalışanı korkutmak, tehdit etmek, aşağılamak veya görev yeriyle terbiye etmeye çalışmak değildir. Yönetmek; adil olmak, hukuka bağlı kalmak, sorumluluk üstlenmek ve çalışanların onurunu korumaktır. İnsanların emeğiyle ve ekmeğiyle oynamak yöneticilik değil, açık bir yetki istismarıdır.
ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar çözüm için diyaloğu tercih ettik. Bundan sonra da görüşmeye ve çözüm üretmeye hazırız. Fakat diyalog, haksızlıklar karşısında susmak anlamına gelmez. Çalışanlarımızın huzurunu bozan, hak arama özgürlüğünü baskılayan ve insan onurunu zedeleyen her uygulamanın karşısında duracak; kanunların sendikamıza verdiği bütün idari ve hukuki hakları kararlılıkla kullanacağız.
@itu1773
Üniversite idari personelin tayin sorununun çözümüne ilişkin Yükseköğretim Kurulu'ndan tüm devlet üniversitelerine gönderilen yazıda karşılıklı naklen atama üzerinden işlem yapılacağı ifade edilmektedir.
Tayin sorununun çözümü için atılan, bir önceki çalışmaya göre sist eleştirilen bu adımı önemsemekle birlikte yeterli olmayacağını henüz uygulanmadan söyleyelim.
Puana dayalı tayin sistemine geçmeden sorunu çözmek mümkün değildir.
Süreci takip etmeye, sorunun çözümü için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar
Sn. Vekilim sadece merakımdan soruyorum.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi olarak yükseköğretim mevzuatında değişiklik ön gören kanun teklifi görüşmeleri sonrasında yapmış olduğunuz açıklamayı izledim.
Yükseköğretim sistemi üzerine yaptığınız açıklamada idari personeli görmezden gelmenizin özel nedeni var mı?
Akademisyenlerimize yeniden akademik zam diyorsunuz, 12 yıllık adaletsizlik olan idari personele yükseköğretim tazminatı demiyorsunuz. Üniversitelerde rektörlerin keyfi uygulamaları her gün gündemde tartışılıyor, idari personele tayin sistemi kurulmalı demiyorsunuz. Yakın zamanda Boğaziçi ve Şırnak Üniversiteleri örnekleri varken, liyakattan yoksun idari yönetici atamalarına bir çift laf etmiyorsunuz.
Sayın Vekilim, samimi olarak soruyorum, var mı özel sebebi? Siz dahil komisyon üyelerin büyük çoğunluğuna idari personelin sorunlarını defaten anlatmamıza rağmen, hala 100 bin idari personeli görmezden geliyor, sanki üniversitelerde yokmuşuz gibi davranıyorsunuz!
Üniversitelerde idari personele gerek yok diyorsanız, lütfen üniversitelerde görev yapan idari personelin diğer kamu kurumlarına aktarılmasına yönelik kanun teklifini TBMM'ye sunun.
@NazimMavis@ProfDrHulagu@ProfDrAGurcan@unipersen
Üniversite idari personelinin yükseköğretim tazminatı sorununa çözüm üretmek için 15 Mayısta #SamsundanAnkaraya başlattığımız bisiklet eyleminin 5. Gününde İlk Meclis önünden tüm siyasi partilere ve TBMM'ye sesleneceğiz.
@mustafaciftcitr@YakupCanbolat@unipersen@kaskkonf
Yükseköğretim tazminatındaki 12 yıllık adaletsizliğin son bulması için Samsun'dan başlattığımız bisiklet eyleminin ikinci gündeyiz.
Üniversite idari personelin sorunlarına çözüm üretmek için mücadelemizi her geçen gün büyütüyoruz.
Birlikte başaracağız..
@unipersen@TBMMresmi@YuksekogretimK@erolozvar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okulların ara tatili ile Ramazan Bayramı aynı haftaya denk geldi.
Arefe gününün 19 Mart Perşembe günü olması nedeniyle özellikle çocuğu olan memurlarımızdan Sendikamıza diğer günlerde idari izinli sayılarak bayram tatilinin 9 güne çıkarılması talep edilmektedir.
Bu makul talebin karşılanması gerektiğine inanıyor, biz de buradan sn Cumhurbaşkanımıza çağrıda bulunuyoruz.
Önümüzdeki haftada tüm devlet kurumlarında idari izin uygulamasına yönelik müjdenin verilerek Ramazan ayının son günlerini memurlarımızın da çocukları ile birlikte geçirmesi sağlanmalıdır.
Bayram tatili 9 güne çıkarılsın, #MemurBayramEtsin.
@unipersen@RTErdogan@tcbestepe
BANKALARDAN MAAŞ PROMOSYONUNA DALGA GEÇER GİBİ TEKLİF!!!
İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa'da 2026-2029 maaş promosyon ihalesi 06.03.2026 tarihinde yapılmış ancak bankların yetersiz teklifleri sonucu iptal edilmiştir. Ülkemizin en köklü üniversitelerinden olan ve 6500 üzerinde personelin görev yaptığı İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa için bankaların önermiş oldukları 75000 TL gibi çok küçük ve komik rakamlar tüm personel ve kamuoyunda tepki ile karşılanmıştır. Personel sayısı yarısından az olan bir çok üniversitenin 100000 TL ve üzerinde hatta 120000 TL gibi rakamlarla anlaşmaların yapıldığı bir dönemde Qnb Bank, İşbank, Akbank, Halkbank, Ziraat Bankası ve diğer birçok köklü büyük bankanın prestijlerine yakışmayan teklifler vermesi kabul edilemez bir durumdur. Bir sonraki maaş promosyon ihalesinde bankaların bu yanlışlarından dönmelerini ve prestijlerine uygun ciddiyet içeren 130000 TL ve üzerinde teklifler sunmalarını bekliyoruz. Üniversite İdari Personel Sendikası olarak halkın imkanları ile bugünlerine gelen bankaların halkının ve halkına hizmet eden üniversite personelinin ne kadar yanında ve destekçisi olduğunu takip etmeye, gerekli işlemleri ve mücadeleyi vermeye devam edeceğiz.
@unipersen@Halkbank@isbankasi@Akbank@ziraatbankasi@qnbtr
Üniversite idari personelinin yükseköğretim tazminatı ve tayin sorunlarının çözümü için verdiğimiz mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz. 👇
16 Şubat saat 12:30'da YÖK önünde eylemdeyiz.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar
Üniversite idari personeli, Yükseköğretim Kurulu'ndan tayin sorununun çözümü için adım bekliyor.
Yükseköğretim Kurulu yapacağı çalışma ile yıllların mağduriyeti olan tayin sorunu ile 11 yıldır adaletsizliğin devam ettiği yükseköğretim tazminatı sorunlarına öncülük ederek çözüm üretebilir, idari personelin kurum aidiyetinin artmasına büyük katkı sağlayabilir.
Buradan YÖK yönetimine çağrı yapıyoruz.
Yıllardır çözümü beklenen sorunlar için adım bir an önce atılarak söz konusu iş olduğunda yükseköğretim personeli olan idari personelin söz konusu hak olduğunda da yükseköğretim personeli olduğu hissettirilmelidir.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
Üniversite idari personelinin sorunlarına yönelik bir yandan mücadele ederken, diğer yandan da memurun geneline ilişkin sorunlara yönelik de mücadelemizi büyütüyoruz.
Kamu personel reformu bir an önce yapılarak;
📌Üniversite idari personelinin tayin sorununa,
📌3600 ek göstergeye,
📌 İdari personelin yükseköğretim tazminatı sorununa,
📌Yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılmasına,
📌Memur emeklilerinin seyyanen zam sorununa,
📌Mülakatların kaldırılmasına,
📌Geliştirme ödeneğinin idari personele de ödenmesine,
📌Kamu mühendisleri için mühendislik meslek kanununun çıkarılmasına,
📌 Enflasyonun aylık olarak maaşlara yansıtılmasına,
📌Üniversite daire başkanlarına makam tazminatı verilmesine,
📌Mali hizmetler uzmanlarının taşra sorununa,
📌10 yılını dolduran tüm memurlara yeşil pasaport verilmesine,
📌Kütüphanecilerin, kamu avukatlarının, teknik personelin, sorunlarına,
📌Üniversitelerde yönetici atamalarının sınav kadrosuna geçirilmesine,
📌Özel hizmet tazminatında yeniden düzenlemeye çözüm üretilsin, devletin memurunun sorunları son bulsun.
@unipersen
Toplu sözleşmeler üzerinden yapılan maaş artışları, memurun alım gücünü korumak bir yana her geçen gün alım gücünün düşmesine neden olmaktadır.
Bu nedenle #MemuraEkZamİstiyoruz.
Memurlardan mühendislere, diş hekimlerinden sağlıkçılara, öğretmenlerden akademisyenlere, emniyet çalışanlarından yargı mensuplarına kadar kamudaki tüm çalışan grupları ses yükseltiyor, iyileştirme talep ediyor.
Biz @unipersen olarak en başından beri diyoruz ki; TÜİK verileri üzerinden maaş artışı yapıldığı için tüm memurlar kayba uğradı, bu nedenle enflasyondan bağımsız taban maaşa uygulanacak bir iyileştirme zorunluluk olmuştur.
Kariyer uzmanları ve üst düzey yöneticilere zam çalışması genele yayılarak memur ve emeklisini refaha ulaştıracak teklif haline getirilip Ocak ayı maaş artışına yetiştirilmelidir.
#geliruzmanları #EmniyeteİyileştirmeYapın #memur
ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME:
Üst düzey bürokratlara ve kariyer uzmanlarına Plan Bütçe Komisyonunda Bütçe Kanununa eklenen bir önerge ile 30 bin TL'yi aşan miktarda ek zam önergesinin kapsamının genişletilmesi için son üç gündür her platformda mücadele ettik. Bu kapsamda Sendikamız Yönetim Kurulu'nun 3 Aralık 2025 tarihindeki toplantısında 8 Aralık 2025 tarihinde iş bırakma ve aynı gün tüm illerde basın açıklaması yapma kararı alınmıştık.
İktidar Partisi'nin yanlıştan dönülerek verilen önergenin kapsamının genişletilmek üzere geri çekilmesi nedeniyle, 8 Aralık'ta almış olduğumuz iş bırakma eylemi ve basın açıklaması kararını ileri tarihe erteliyoruz.
İleriki tarihte tüm kamu çalışanlarını kapsayıcı bir düzenleme noktasında süreci yakından takip edecek, özelde idari personelin genelde de tüm memurların hakkını hukukunu korumak adına eylemsel, örgütsel ve hukuksal mücadelemize devam edeceğiz.
@unipersen
Memur maaş artışının belli olmasına 39 gün kaldı!
3 Ocak'ta belli olacak olan artış, memurun alım gücünü korumaya yetecek mi? Hayır. Ağustos ayında ne söylüyorsak, Kasım ayında da aynısını söylüyoruz.
8. Toplu sözleşme memurun alım gücünü koruyacak bir artış ortaya koyamadı, TBMM memur maaşları ile ilgili inisiyatif alarak ek bir düzenleme ile hem geçmiş dönem kayıpları telafi edilmeli, hem de gelecek dönemlerde enflasyon gölgesinde pazarlık olmaması için eşel mobil sistemini inşaa etmelidir.
@unipersen@TBMMresmi
Sayın başkanım (@erolozvar), TBMM'de yapmış olduğunuz konuşmada öğrenci affı ve akademisyenlerin emeklilik yaş haddinin 75'e çıkarılması üzerine çalışmalar yaptığınızı açıkladınız.
Biz @unipersen olarak üniversite idari personelinin tayin sorununun çözümü için 2547 sayılı Kanunda Yükseköğretim Kuruluna yönetmelik çıkarma yetkisi veren 65. maddeye memurların üniversiteler arası yer değişikliği ile ilgili bir bent eklenmesini ve 2914 sayılı Kanunda memurlara da yükseköğretim tazminatı verilebilmesi için bir madde eklenmesini bekliyor, talep ediyor, bu noktada mücadelemizi büyütüyoruz.
Sizlerden de üniversite memurunun yıllardır çözüm beklediği bu iki sorunun çözümü için yanımızda olduğunuzu hissettirmenizi bekliyoruz.
@YuksekogretimK@TBMMGenelKurulu@tcbestepe
Biz memur maaş artışının memurun alım gücünü korumayacağını, bu nedenle ek bir artış yapılması gerektiğini söylüyoruz. Ek bir iyileştirme yapılmadığı gibi maaş bordrosunda giderler kısmında önemli etki edecek GSS primi yüzde yüz oranında arttırılıyor!
Kira artışları ile baş etmekte zorlanan memur için ek yük değil, kira yardımı, ek iyileştirme, gelir vergisi müafiyeti gibi düzenlemelere ihtiyaç vardır.
Buradan bir kez daha TBMM'ye memura ek zam çağrısı yapıyoruz.
@unipersen@TBMMresmi@csgbakanligi@tcbestepe
Aşağıdaki yazışma, bir devlet üniversitesi'nde görev yapan sözleşmeli personele ait.
Rektörlere verilen yetkiler kamu hizmetinin en iyi şekilde yürütülmesi içindir. Ancak bir çok üniversiteden bu tarz şikayetler alıyoruz. Verilen yetkiler liyakatsiz atamalara, işçiden amir yapmaya kullanılınca sonuç çalışanlara zulme dönüyor!
Biz @unipersen olarak tüm üniversitelerde liyakati tesis edene kadar, bu gencecik çalışma arkadaşlarımıza yapılan zulüm son bulana kadar, mücadelemizi büyüteceğiz.
Bir işçi amir davası daha yükleniyor..
Üniversite İdari Personel Sendikası olarak, 8 Kasım 2025 tarihinde Ankara Ulus Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz kitlesel basın açıklamasıyla, kamu çalışanlarının yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını ve seçim dönemlerinde verilen ancak bir türlü yerine getirilmeyen vaatleri güçlü bir şekilde gündeme taşıdık.
Ülkemizin dört bir yanından gelen sendika temsilcilerimiz, üniversite idari personelleri ve üyelerimiz, ekonomik ve sosyal hak kayıplarına karşı ortak bir duruş sergileyerek “söz verilen ama unutulan” tüm hakların takipçisi olduklarını kamuoyuna duyurdu.
@unipersen
#uniperseneylemde
Üniversite idari personelinin yıllardır beklediği tayin sorununun çözümü, becayiş benzeri çalışmalarla geçiştirilmek isteniyor.
Biz en başından beri aynı şeyi söylüyoruz, çözüm puana dayalı sistem kurmaktır.
Tüm kamu kurumlarında olan sistemin üniversiteler arasında da inşaa edilmesini istiyoruz. Farklı bir şey değil, sadece ve sadece puana dayalı tayin sistemi.
@unipersen@YuksekogretimK@tcbestepe@csgbakanligi
#UnvMemNdenUvyEvlatRTE