Sayın @tcsavunma
Yaşar Güler,
Türk askerine silah sıkan PKK’lı terörist çatışmada yaralanırsa, bizim askerimiz teröristi askeri hastanede tedavi ederdi.
Ayrıca,
SAVAŞ HUKUKUNA GÖRE,
savaş sırasında,
düşman askeri yaralı olarak teslim alınırsa,
tüm imkanlar kullanılarak tedavi ettirilir,sağlığına kavuşturuldu.
Bugün,
kalp damarlarımda
5 adet stent takılı olması nedeniyle kullanmak zorunda olduğum ilaçları yazdırmak için Fenerbahçe Orduevi’nde bulunan askeri revire gitmek için,Fenerbahçe Orduevi görevlilerine müracaat ettim.
Orduevi nöbetçisi rütbeli personele, sosyal tesislere girmem yasak, ancak ben revire girip ilaçlarımı yazdırmak istiyorum diyerek izin istedim.
Nöbetçi personel komutanını aradı.
Fakat,
Komutanı kalp rahatsızlığım nedeniyle kullanmak zorunda olduğum ilaçları yazdırmam için revire girmeme izin vermedi .
Benim için hayati önemi olan ilaçlarımı yazdırmama izin vermedi.
En önemli insan hakkı olan yaşam hakkımı ihlal ederek sağlık hizmetlerimden yararlanmama yasak getirdi.
PKK’lı teröristleri askeri hastanelerde tedavi eden bu devlet,
42 yıl Türk Silahlı Kuvvetlerine hizmet etmiş olan askerine, düşmanına bile yapmadığı muameleyi yaptı..
DÜŞMANINA MERHAMETİ ESİRGEMEYEN ASKERİMİZİ,
ÖZ EVLATLARINA
YASAK GETİRECEK
HALE GETİRENLERE,
YAZIKLAR OLSUN.
📌Biliyor musunuz şu anda Ege denizinde bir askeri tatbikat yapılıyor. Kimler katılıyor? Yunanistan’dan, Katar’a, Birleşik Arap Emirlikleri’nden İsrail’e kadar hepsi orada; diğer Batı ülkelerini saymıyorum bile…
Burnumuzun dibinde, 100’lerce km sahil şeridimiz var ama sadece biz yokuz…
Allah muhabbetlerini artırsın, Trump da RTE’yi çok seviyormuş…
Hadi canım sende !..
Binbir zahmetle dünyaya getirdiğimiz, vatana millete hayırlı evlat olsun diyerek bakıp büyüttüğümüz, saçlarının teline kıyamadığımız yavrularımıza bunu yapmayın! Buna hakkınız yok! Onların hayatlarıyla, gelecekleriyle oynamayın. Hakkınız yok! Yok!
1 milyon insan, tesadüfen yan yana gelse haberdir.
1 milyon insan bilinçli olarak toplanıyorsa haberdir.
1 milyon insan ortak taleple bir meydanda buluşuyorsa haberdir.
O nedenle hiç kimse #maltepemitingi 'ni görmeyen TV'lere "haber kanalı" demesin.
Bir avuç iş takipçisi ödlek!
İleri derecede hastalıkları bulunan hükümlü generaller Çetin Doğan, Çevik Bir, Fevzi Türkeri, Yıldırım Türker, Cevat Temel Özkaynak ve Erol Özkasnak'ın cezalarının kaldırılma kararları gecikmiş ama doğru bir adımdır.
Ailelerinin gözü aydın.
Bir Devlet Üniversitesinde adı saklı bir öğretim üyesinin, büyük emekle hazırladığı araştırmasının aşağıdaki başlıklarını okuyunca, eğitimdeki vahim ortaya çıkıyor.
-Türkiye'deki üniversitelerde kayıtlı öğrenci sayısı 8 milyon.
-OECD ülkeleri içinde ilk sıradayız.
Öğrenci sayımız, ülke nüfusunun %9'u. Bu oran ;
-ABD'de %6'
-AB'de ise % 5.7.
-Kamu, vakıf ve özel üniversite sayımız 209
-21 üniversitenin, uluslararası hiçbir etkinliği yok.
-21 üniversite sosyal sorumluluk projesi yapmamış.
-65 üniversitenin, endüstriyel proje yönetimi yok.
-65 üniversite kütüphanesinde sadece 1 kitap var.
-88 üniversitenin patent, tasarım başvurusu yok.
-28 üniversite Tübitak bursundan yararlanmamış.
-32 üniversitede uluslararası desteklenen ARGE çalışması yok.
-Son 30 yılda açılan üniversite sayı artışı 20 misli.
-Son 5 yılda açılan üniversite sayısı 80.
SORU ŞU? Bu sayıda artan üniversitelere nasıl hoca bulunabilir?
-AB'de 20 öğrenciye 1 hoca iken,
-Türkiye’de 41.5 öğrenciye 1 hoca.
150 öğrenciye bir hocanın düştüğü üniversite bile var.
-68 üniversite rektörünün uluslararası yayını yok. Araştırma kültürü olmayan bir akademisyen nasıl Rektör olarak atanır, yönettiği üniversiteden araştırma, bilimsel yayın beklenebilir mi? Şimdi derin bir nefes alın; Son bir yılda yetişen Profesör sayısı 4.000.
Araştırmanın özeti bile içler acısı durumu göstermeye yetiyor.