YÖK Kanununda akademik personelin hak ettiği kadroya atanmasıyla ilgili herhangi bir süre sınırı yoktur. Doktorasını bitirmiş ve bu nedenle doktor öğretim üyeliğine hak kazanmış bir araştırma görevlisi veya doçentlik unvanını almış bu nedenle doçent kadrosuna atanmayı hak etmiş bir doktor öğretim üyesi ya da profesörlükte bekleme süresi dolmuş bir doçent yıllarca kadro bekleyebilmektedir. Kadro ilanlarında süre koşulunun olmaması akademisyenlerde gelecek kaygısını arttırmakta, bu durum da kurum iç barışına zarar vermektedir. Kural üniversitenin atama-yükseltme koşullarını sağlayan öğretim üyesinin bir an önce üst kadroya dair özlük haklarından yararlanması şeklinde olmalıdır. Süre sınırı bu pozitif amacı yasal bir dayanağa kavuşturacak ve akademisyenleri daha üretken kılacaktır.
Devlet diş hastanelerinde ciddi bir denetim şart.
Hastane sayısı arttı ama vatandaşa yaklaşım aynı. Dolguya, kanal tedavisine yanaşmayan doktorlar; sanki tedavi istemek suçmuş gibi surat ifadeleri…
Madem bu işlemler yapılmayacak, bu kadar diş hastanesi neden var?
Vatandaş tedavi olmak için gidiyor, doktorun keyfini kaçırmak için değil.
Bu neyi değiştirir?
Öğrenciler;
-Okulda ders konularını doğru dürüst anlatmayan öğretmenlerden saati 3.000-5000 liradan özel ders alıyorlar.
-Aileler akran zorbalığının, hijyen sorunlarının ve laçkalığın sardığı devlet okullarından çocuklarını alıp seneliğine milyonlarca lira ödeyerek apartmandan bozma özel okullara gönderiyorlar.
Türkiye’nin gerçeği bu…
Akademisyenlerin maaşları çok yetersiz. En son Davutoğlu'nun başbakanlığı döneminde bir iyileştirme yapıldı. O günden bugüne bazı meslek grupları için -doktorlar, hakimler ve savcılar- hayata geçirilen seyyanen zamma öğretim üyeleri dahil edilmedi. Bu arada geliştirme ödeneği ve döner sermaye gibi ek gelirlerden akademisyenlerin çoğu yararlanamıyor. Yaptıkları işin niteliği, ortaya çıkan katma değer ve kamu yararı ile aldıkları eğitim dikkate alındığında öğretim üyelerinin ekonomik durumlarının düzeltilmesi elzem. Ücret konusunun vakıf üniversiteleri için ise ayrıca tartışılması gerek. Çünkü bu üniversiteler geç ödenen maaşlar, düşük ücret politikası ve akademisyenlerin iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalıştırılması gibi sorunlar nedeniyle sürekli bir şekilde haberlere konu olmakta.
Kamu kurumlarında görev yapan memurlar ile üniversitelerdeki akademisyenlerin YouTube, sosyal medya, internet siteleri ve mobil uygulamalar üzerinden içerik üreterek gelir elde etmesi resmi olarak YASAKLANDI.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği YÖK'e yazı gönderdi ve buna göre:
• YÖK, kamuda çalışan bilim insanlarının dijital mecralarda içerik üretmesini 'esnaflık' sayarak yasakladı. Bunun üzerine pek çok akademisyen YouTube kanallarını askıya aldı.
• Kirli bilginin yaygınlaştığı günümüzde üniversite ile toplum arasında doğru ve güvenilir bilgi akışının kesilme kararı tartışma yarattı. (Sözcü)
Bu takımda hücum oyuncuları dahil en iyi final pası veren Kazımcan. Hücumda ilk düşünülmesi gereken oyuncu. Keza iyi kesiyor, derinde bekleyecek rakibe yine en iyi seçenek.
Şimdi Gaatasaray hocasının iki hücumcu içeriye alması gerekiyor ama bilin bakalım ne yok? Lang? ıcardi? Asprilla ve hatta Ahmed Kutucu. 4 hücumcu gönderip 17 Mayıs’tan bu yana bir transferi bitiremeyen yönetim sağolsun, içeriye alacağı hücum oyuncusu yok! Rezillik bu.
#Tubitak
2209 sonuçları hala açıklanmadı. Anlayabiliyorum çok fazla başvuru var. Ama 6 ay oldu başvuralı. 10k lık projeler bunlar, son sınıf öğrencilerimizin bitirme tezine destek olsun diye yazmıştık, haftaya mezun oluyorlar. Bence bu sürecin yürütülmesinde bir sıkıntı var, lütfen bunu görüp bir önlem alalım artık. Başvuru sayısı fazla olabilir ama hakemlik yapacak hoca da çok. İlk başladığı andan beri yaklaşık 30 projede danışmanlık yaptım ama bana 1 ya da 2 kez hakemliği geldi. Yani tüm hakem havuzunu da kullanmıyoruz. Deneysel çalışan biri olarak her bir öğrencimin yaptığı çalışma bana en az 60 k ya maloldu, diğer projeleriminden finanse ediyorum. Sırf öğrencilere motivaston olsun, onları şevki kırılmasın diye tubitak2209 a yazdık. Aynı projelere BAP dan 150'şer bin lira destek almam kolaydı aslında. Ama Tubitak'ın bu değerlendirme süreci devam ederse artık başvurmayacağız. #tubitak2209, #tubitak, #öğrenciprojeleri
GENEL BAŞKANIMIZ ALİ YALÇIN, YÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR İLE GÖRÜŞTÜ
Genel Başkanımız Ali Yalçın, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı ziyaret ederek üniversite çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin sorunların çözümüne yönelik sendikamızın tüm görüş ve taleplerini kapsamlı şekilde iletti.
Genel Başkanımız ziyarette;
▪️ Öğretim elemanlarının mali haklarına artış sağlanması taleplerini her fırsatta dile getirdiklerini, üniversite ödeneği ve yükseköğretim tazminatı oranlarının artırılması ile ek ders ücreti gösterge rakamlarının en az iki kat artırılması yönündeki talebi de sürdürdüklerini ifade etti. Toplu sözleşme sürecindeki fiili desteği için YÖK Başkanı Özvar’a teşekkür etti.
▪️Akademik zammın elzem olduğunu bu yöndeki taleplerde ısrarlı olduklarını vurgulayarak üniversitelerde çalışma barışı ve huzuru için idari personelin “üvey evlat” hissetmemesi gerektiğini, bunun için yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi taleplerimizin altını çizdi.
▪️ Üniversite idari personelinin üniversiteler arası yer değişikliği sürecinin kalıcı, sürekli ve şeffaf şekilde kurumsallaştırılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün bu konudaki fonksiyonunu bildiklerini ve sağlıklı çözüm için girişimleri sürdürdüklerini belirtti.
YÖK Başkanı Özvar ise, geçen yıl olduğu gibi bu konuya yaklaşımlarının pozitif olduğunu ifade etti.
▪️MEB bünyesindeki doktoralı öğretmenlerin üniversite kütüphanelerine fiziki ve uzaktan erişimi ile veri tabanlarından yararlanabilmelerine yönelik talepleri de iletti. YÖK Başkanı Özvar, bu talebin KİK’te tartışılmasını önerdi.
▪️2026 yılı içinde merkezi görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavlarının tüm üniversiteleri kapsayacak şekilde yapılmasını gündeme getirdi. YÖK Başkanı Özvar, sınavların bir bütünlük içinde düzenli yapılması için YÖK olarak sorumluluk aldıklarını, bu konuda adımlar attıklarını ifade etti
▪️Görüşmede öğrenci affı da gündeme geldi. YÖK Başkanı Özvar, öğrenci affının en kapsamlı şekilde düzenleneceğini bildirdi.
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın YÖK Başkanı Özvar’a gerçekleştirdiği ziyarette, Genel Sekreterimiz Talat Yavuz da yer aldı.
Haberimizi okumak için: https://t.co/MAVVpGM32S
YÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR İLE KİK TOPLANTISI ÖNCESİ GÖRÜŞTÜK
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı ziyaret ederek, KİK Toplantısı öncesi ‘üniversite çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin sorunların çözümüne yönelik sendikamızın görüş ve taleplerini’ kapsamlı şekilde ilettik.
Ziyarette;
▪️ Öğretim elemanlarının mali haklarına artış sağlanması taleplerini her fırsatta dile getirerek, üniversite ödeneği ve yükseköğretim tazminatı oranlarının artırılması ile ek ders ücreti gösterge rakamlarının en az iki kat artırılması yönündeki talebimizi ifade ettik. Toplu sözleşme sürecindeki fiili desteği için YÖK Başkanı Özvar’a teşekkür ettik.
▪️Akademik zammın elzem olduğunu bu yöndeki taleplerde ısrarlı olduğumuzu vurgulayarak üniversitelerde çalışma barışı ve huzuru için idari personelin “üvey evlat” hissetmemesi gerektiğini, bunun için yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi taleplerimizin altını çizdik.
▪️ Üniversite idari personelinin üniversiteler arası yer değişikliği sürecinin kalıcı, sürekli ve şeffaf şekilde kurumsallaştırılması gerektiğini ifade ettik. Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün bu konudaki fonksiyonunu bildiğimizi ve sağlıklı çözüm için girişimlerimizi sürdürdüğümüzü belirttik.
Haberimizi okumak için: https://t.co/7jmGGi8MiE
@erolozvar | @YuksekogretimK
Tüpraş Stadı’nda fitili ateşleyen isim Mario Lemina! 🙌
ADANMIŞ HAYATLARIN UMUDU! 🦁
⏳ #ArkaPlan çok yakında Galatasaray YouTube Sarı-Kırmızı Paket’te yayında olacak!
📲 Hemen üye olmak için: https://t.co/g0aljBptcS
AKADEMİK ZAM DAHA FAZLA ERTELENEMEZ!
-Üniversite idari personel için Görevde Yükselme ve unvan değişikliği sınavları merkezi ve yazılı bir sistemle yapılmalıdır.
-13/b kapsamındaki idari tasarruflar, hiçbir şekilde baskı, Mobing ya da yıldırma aracı olamaz.
-Akademik yeterliliği sağlamış tüm bilim insanlarımıza, hak ettikleri kadrolar rutin bir prosedür olarak tahsisi edilmelidir.
-Hem akademik hem de idari personel güvencesiz çalıştırılamaz, gelecek kaygısına mahkum bırakılamaz.
-İdari personelin başta aile birliği olmak üzere mazeret tayin taleplerini karşılayacak düzenlemeler yapılmalıdır.
-Üniversite tazminatı hem akademik hem idari tüm personele ödenmelidir.
https://t.co/bR6rhFytpk @Türk Eğitim Sen aracılığıyla
🔹 Akademisyenden dünya standartlarında yayın bekleniyor ama maaşı işçiden düşük seviyede.
🔹 Profesörlüğü, doçentliği geliyor ama unvan alamıyor.
🔹 Eş durumu tayin hakkı yok; aileler yıllarca ayrı şehirlerde yaşıyor.
🔹 İnsanlar artık akademisyen olmak istemiyor.
🔹 Üniversitelerde ise teori var ama pratik yok.
🔹 İşsiz mezun üreten fabrikalara dönüştü üniversiteler.
#akademikzam