Saygıdeğer devlet büyüklerimizin Türkiye Yüzyılı’nı lekeleyen, vatandaşını 9 saat elektriksiz (09.15-18.15 halende yok!!!) bırakan @bedaskurumsal denen özel sektör oluşumunu önce Allaha sonra ilgili yetkili @TCEnerji kuruluşa havale ediyorum…
Saat 18.25 tam 9 saat 15 dakikadır İstanbul’un göbeğinde Büyükçekmece Alkent2000 mahallesinde elektrik yok…
Ne zaman sorsan 1 saate geliyor elektrik diye yalan söylüyorlar
Lütfen bu çağda bu karanlık zihniyetlerden kurtarın vergi veren fatura ödeyem vatandaşı… @istanbulbld@BuyukcekmeceBld ve @TC_istanbul …
@Piyasa4K SPK gibi bir kuruluşa sürekli karar değiştirmek yakışmıyor 17’sinde emir verenlerin ne günahı var. evet daha önceki tarihi değiştirmenin nedeni nedir kamuoyunun bunu bilmeye hakkı var
Dün akşamdan beri gülüyorum Galatasaray taraftarına "Nerede adalet" diyorlar. "Hakem bizi doğradı" diyorlar.
Arkadaşım madem bu kadar adil insanlardınız siz "Mertens Penaltısı" alırken niye konuşmadınız?
Adalet isteyecek en son takım sizsiniz.
RUS YAZAR ANTON ÇEHOV’UN HİKAYESİ;
Rusya’nın ücra bir köyünde, rayların vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı.
Müfettiş: "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın? Neden söküyorsun o vidaları?"
Köylü:"Sadece bir vida beyim... Oltama ağırlık yapması için lazım. Ben kimseye zarar vermem. Hem tüm köy böyle yapar; bir vidayı sökeriz, birini bırakırız. Fizik dersinde öğrendik, yük dağılır, tren devrilmez."
Müfettiş: "Delilik bu! Muhtar görmüyor mu bunu?"
Köylü: "Görmez olur mu? Karakolun ve kendi evinin kilitlerini bile bu vidalardan yaptırdı. Bedava sonuçta..."
Müfettiş: "Peki ya maaşınızı artırsak? Vazgeçer misiniz bu hırsızlıktan?"
Köylü: "Mesele para değil beyim, mesele alışkanlık. Adaleti ve ahlakı çocukken öğretmezseniz; büyüdüğümüzde cebimiz para görse de biz o vidaları sökmeye devam ederiz."
Müfettiş, bu cehaletten dehşete düşerek raporunu yazmak üzere başkente giden trene bindi. Camdan dışarıyı izlerken kendi kendine mırıldandı: "Bu sefalet bir gün felakete yol açacak..."
Tam o sırada ray kenarında elinde iki tane vida tutan küçük bir çocuk gördü. Çocuk gülümseyerek el sallıyordu. Müfettiş dehşetle bağırdı: "Treni durdurun!" Ama çok geçti. Kulakları sağır eden o metal çatırtısı duyuldu.
Çocuk ne fizik biliyordu ne de "bir söküp bir bırakma" kuralını. O sadece büyüklerinden gördüğünü yapmıştı; ama yan yana iki vidayı birden sökmüştü. Tren devrildi. Cehaletin ektiği tohum, adaletsizliğin suladığı toprakta dev bir felaket olarak biçilmişti.
Suç veya suçlu kim?
Asıl suçlu kim mi?
Cehaleti normalleştiren toplum,
Çıkarı ahlakın önüne koyan düzen,
“Bir şey olmaz” kültürü,
Ve yanlışa sessiz kalan herkes.
Çünkü bazı toplumlar bir anda çökmez.
Önce vidaları gevşer.
Mansur Yavaş'tan hükümete çerçeve yasa eleştirisi:
💬 "Kürt meselesinin çözümünü bir dönem daha iktidarda kalmanın, bir seçim daha kazanmanın hesabına endekslerseniz; yıllarca cezaevinde tuttuğunuz siyasetçileri ve milletvekillerini seçim hesaplarının bir parçası hâline getirdiğiniz izlenimini güçlendirecek adımlar atarsanız, toplumun sürecin samimiyetini ve gerçek niyetini sorgulamasının önüne geçemezsiniz"
https://t.co/9sgFW4cBAo
Utanmazlık, en basit haliyle kişinin yaptığı davranışın yanlış, ayıp, zarar verici ya da toplumca kabul edilemez olduğunu bilmesine rağmen bundan rahatsızlık duymaması hatta bazen bunu pervasızca sürdürmesidir.