Migros ile @DGDSEN arasında pazartesi başlayan görüşmelerde hala bir sonuç yok. Şirketin çok sayıda işçiyi işe almamakta direttiği haberleri var. İşçiler direndiği için Migros taşeronu kaldırmak zorunda kaldı. Şimdi bir kısım işçiye bedel ödetmesi kabul edilemez. #MigrosBoykot
Çok teşekkürler ilginiz için. Ben ve birkaç freelance muhabir arkadaşım kendi imkânlarımızla sık sık bölgeye gelsek de hiçbirimiz kurumsal yapıların yerini tutamayız. Ne erişilebilirlik ne de etki alanı bakımından bunu karşılayabiliyoruz.
Ve ne yazık ki “muhalif” olarak tanımlanan hiçbir kanalın burada kalıcı bir "deprem bürosu" bulunmuyor. Genellikle sadece özel günlerde ya da sembolik tarihlerde, geçici ziyaretlerle geliyorlar.
Basınımız adına utanç verici bir durum bu.
"Bin doktor gelsin, benim psikolojimi düzeltemez. Çünkü biz bozulduk."
"Çiçeğe bakıyorum, bizden daha iyi. Çünkü hür!"
"Kafam kalmadı artık, inan ki kalmadı!"
Bazı "gazeteciler" tarafından konteynerde kalan deprem mağdurları için üretilen "Elektrik ve ısınma parası ödememek için çıkmıyorlar. Rehavete kapılmışlar." söylemi barınma krizini bireysel tercihe indirirken yapısal sorunları ve sorumluları görünmez kılıyor.
Sadece Hatay’da 156.000, tüm deprem bölgesinde 360.000 kişinin kalmaya devam ettiği konteynerler bir konfor alanı değil; zorunlu bir barınma mekânı. Asıl mesele, deprem mağdurlarının "alışması" değil, uzayan geçiciliğin yeni normal olması.
Hatay’da konteynerde yaşayanlarla görüştüm.
Özneler Konuşuyor - 1
Şubat 2026, Antakya/Hatay
Beş yıl önce söylemişim yine söyleyim, yoksulluğun en önemli nedeni yolsuzluktur.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün yayımladığı 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre,Türkiye 182 ülke arasında 124'üncü sırada yer aldı. #YoksulluğunNedeniYolsuzluktur
Trabzon ŞOK depoda direniş çadırımızı kurduk 6. Günümüzde devam ediyoruz.
Kış ortasında 30 işçiyi kapının önüne koyan Yıldız Holding ve Murat Ülker, bundan memnun musunuz?
Taleplerimizin arkasındayız. İşimizi geri istiyoruz.
Direneceğiz, mutlaka kazanacağız. #ŞoktaSefaleteHayır
ŞOK'un yönetiminde yer alan Murat Ülker 5.5 milyar dolarlık serveti ile dünyanın en zenginlerinden biri ve serveti artıyor (Forbes) Ülker ailesine bu servet gökten zembille inmedi; fabrikalarında mağazalarında çalışan işçiler sayesinde edindiler. O işçiler şimdi hakkını istiyor.
Murat, paylaştığın e-postaları tek tek ele alıp ne kadar büyük bir manipülasyon yaptığını göstereceğim şimdi.
Arkadaşlar lütfen dikkatle okuyun.
Birinci e-postada adı geçen Richard Axel, 2004 yılında koku alma duyusunun moleküler mekanizmalarını keşfettiği için Nobel Ödülü almış dünyaca ünlü bir nörobilimci.
Columbia Üniversitesi'nde profesör ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü araştırmacısı.
E-postada bahsedilen virüs ve DNA kelimeleri Axel'in yaptığı temel biyoloji araştırmalarına atıfta bulunuyor. Axel'in uzmanlık alanı koku reseptörleri ve beyin, koronavirüslerle hiçbir ilgisi yok.
Epstein denen yaratık, bilim dünyasındaki prestijli isimlerle ilişki kurmak için sistematik çaba harcamış birisi belli.
Nature dergisinin Şubat 2026 tarihli haberine göre Epstein'ın yaklaşık otuz üst düzey bilim insanıyla temas halinde olduğu belgelendi. Ancak bariz olan bi şey var ki, bu temasların amacı bilimsel araştırma değil, sosyal prestij ve etki alanı genişletmekti.
İkinci e-postadaki bgc3 yani Bill Gates Catalyst 3, Gates'in Microsoft'tan ayrıldıktan sonra 2008'de kurduğu kişisel ofisi ve düşünce kuruluşu.
2018'de adı Gates Ventures olarak değiştirildi. Bu kuruluş sağlık, küresel kalkınma, iklim değişikliği ve sürdürülebilir enerji alanlarında araştırma ve yatırım yapıyor. E-postada geçen pandemi simülasyonu ifadesi komplo teorisyenlerinin iddia ettiği gibi bir planın kanıtı değil, halk sağlığı hazırlık çalışmalarının standart bir parçası.
Johns Hopkins Üniversitesi Sağlık Güvenliği Merkezi 2001'den beri bu tür simülasyonlar düzenliyor. İlki 2001'deki Dark Winter adlı çiçek hastalığı simülasyonuydu ve bu çalışma ABD'nin pandemi hazırlık politikalarını doğrudan şekillendirdi, hatta Kongre'de düzinelerce duruşmaya konu oldu. 2005'te Atlantic Storm, 2018'de Clade X ve Ekim 2019'da Event 201 simülasyonları gerçekleştirildi.
Bunlar pandemi planlamak için değil pandemilere hazırlanmak için yapılan eğitim tatbikatları.
Bunun tartışmaya sebep olması bile çok komik ama söyler misiniz? İtfaiyecilerin yangın tatbikatı yapması yangın çıkaracakları anlamına mı geliyor?
Üçüncü e-posta Walter Kemp tarafından Terje Rød-Larsen'e gönderilmiş. Kemp International Peace Institute'ün Avrupa ve Orta Asya direktörüydü. Rød-Larsen ise Norveçli bir diplomat.
Bu adam 1994'ten itibaren BM Genel Sekreteri'nin Ortadoğu özel temsilcisi olarak görev yaptı, 2005'ten 2020'ye kadar IPI başkanlığı yaptı.
E-postada bahsedilen toplantı IPI'nin 12 Eylül 2015'te Cenevre'deki Palais des Nations'da düzenlediği Preparing for Pandemics adlı resmi bir etkinlik.
Bu toplantıya halk sağlığı uzmanları, doktorlar, hayırseverler, tarihçiler, sivil toplum temsilcileri, askeri yetkililer, BM üye devletleri ve çok taraflı kurumların temsilcileri katıldı.
Toplantının amacı geçmiş pandemi deneyimlerinden çıkarılan dersleri tartışmak ve gelecekteki salgınlara daha etkili hazırlanmanın yollarını aramaktı.
Toplantı IPI'nin Bill ve Melinda Gates Vakfı ile birlikte yürüttüğü küresel çocuk felci eradikasyonu çalışmalarının bir parçasıydı.
Evet Rød-Larsen'in Epstein'dan bağış aldığı ortaya çıktı ve zaten bu nedenle 2020'de IPI başkanlığından istifa etti. Ancak bu durum IPI'nin pandemi hazırlık çalışmalarını bir komplo kanıtına dönüştürmez. İlgili kuruluşun şüpheli bir kaynaktan bağış alması o kuruluşun yaptığı çok sayıda katılımcısı olan bir toplantıda hayali bir pandemi planlandığını kanıtlamaz.
Dördüncü e-postadaki Boris Nikolic Hırvat asıllı Amerikalı bir doktor ve yatırımcı. Harvard Tıp Fakültesi'nde transplantasyon immünolojisi alanında doktora sonrası eğitim aldı, Massachusetts General Hospital'da yardımcı doçent olarak çalıştı.
2007'de Gates Vakfı'na, 2010'da bgc3'e katıldı ve Gates'in baş bilim danışmanı oldu.
Sonra ayrılıp Biomatics Capital adlı iki yüz milyon dolarlık bir biyoteknoloji yatırım fonu kurdu.
Evet Epstein isimli yaratık, vasiyetinde onu yedek vasiyetname yöneticisi olarak belirledi ve Nikolic bundan şok olduğunu açıkladı.
Ancak Nikolic'in pandemilerle, virüs üretimiyle veya aşı geliştirmeyle hiçbir bağlantısı yok.
Yani bunun aşı ile ne alakası var, nasıl bir bağlan tı kurulmaya çalışılıyor, Murat acaba kendisi araştırdı mı? Yoksa oradan buradan topladığı resimlerle dezenformasyon mu yayıyor, açıklarsa seviniriz.
Bruce Walker ise HIV/AIDS araştırmalarında dünya çapında tanınan bir bilim insanı.
Harvard Tıp Fakültesi'nde profesör, Howard Hughes Tıp Enstitüsü araştırmacısı ve Ragon Enstitüsü'nün kurucu direktörü. Bu enstitü 2009'da Phillip ve Susan Ragon'un yüz milyon dolarlık bağışıyla kuruldu ve amacı bağışıklık sistemini kullanarak HIV başta olmak üzere bulaşıcı hastalıkları önlemek ve tedavi etmek.
Walker HIV'i ilaçsız kontrol altında tutan hastaların bağışıklık mekanizmalarını araştırıyor. Yine koronavirüslerle hiçbir bağlantısı yok. Yine burada neden ve neye kanıt diye paylaşıldığını Murat bizimle paylaşırsa biz de anlarız belki
Peki bu e-postalar neyi kanıtlıyor?
Hiçbir şeyi.
Epstein isimli yaratık, zengin ve güçlü insanlarla ilişki kurmak için sistematik çaba harcamış birisi.
Bilim insanlarıyla, politikacılarla, iş insanlarıyla temas kurmuş.
Bu temasların varlığı bu insanların onun suçlarına ortak olduğu veya onunla birlikte pandemi planladıkları anlamına gelmiyor.
Buraya dikkat edin lütfen; Scientific American'ın haberine göre, Epstein dosyalarında adı geçen bilim insanlarının hiçbiri Epstein'ın suçlarıyla ilgili herhangi bir suçlamayla karşı karşıya değil.
Dosyalar Epstein'ın bilim dünyasında prestij ve etki alanı kazanmak istediğini gösteriyor, başka bir şey değil.
Virüsün üretildiği iddiası bilimsel verilerle çelişiyor. Science dergisinde yayımlanan çalışmalar SARS-CoV-2'nin Wuhan Huanan Deniz Ürünleri Pazarı'ndaki vahşi hayvan ticaretinden insanlara bulaştığını gösteren güçlü kanıtlar sunuyor.
Virüsün A ve B olmak üzere iki farklı soy hattının varlığı en az iki ayrı zoonotik geçiş olayını işaret ediyor ki bu durum laboratuvar sızıntısından çok doğal köken hipotezini destekliyor.
Nature dergisinde yayımlanan çevresel örnekleme çalışması pazardan alınan SARS-CoV-2 pozitif örneklerde hayvan DNA'sının bulunduğunu doğruladı. PNAS'ta yayımlanan makale açıkça belirtiyor:
Kanıtlar tutarlı bir şekilde virüsün vahşi hayvan ticareti yoluyla ortaya çıktığı hipotezini destekliyor.
Pekii, plan bu yaratığın sapkınlık adasında hazırlanmış iddiasına bakalım.
Epstein'ın özel adasında ne yapıldığı hakkında korkunç gerçekler var ancak bunların hiçbiri pandemi planlamasıyla ilgili değil.
Epstein dosyalarında pandemi planına dair tek bir belge yok.
Süreç Melinda Bill Gates Vakfı tarafından yürütülmüş iddiasına bakalım.
Gates Vakfı dünya genelinde aşı programlarını destekliyor, çocuk felcini ortadan kaldırmak için çalışıyor, sıtma ve tüberkülozla mücadele ediyor. Pandemi hazırlık çalışmalarını desteklemek suç değil, aksine halk sağlığı için kritik bir katkı.
Virüs üretilmiş iddiasına bakalım.
Bilimsel kanıtlar doğal köken hipotezini destekliyor. Laboratuvar sızıntısı teorisi için doğrudan kanıt bulunmuyor.
Bilim insanları parayla satın alınmış iddiasına bakalım. E-postalarda adı geçen bilim insanları kendi alanlarında dünya çapında bilinen isimler.
Richard Axel Nobel ödüllü, Bruce Walker HIV araştırmalarının öncüsü.
Epstein isimli yaratığın bu insanlarla temas kurmuş olması onların satın alındığı anlamına gelmiyor.
Olmayan pandemiye DSÖ ile resmiyet kazandırılmış iddiasına bakalım.
COVID-19 pandemisinde dünya genelinde yedi milyondan fazla insan öldü.
Bu olmayan bir pandemi değil, yaşanmış ve milyonlarca can almış bir küresel felaket.
Bu tweet Epstein dosyalarını bağlamından kopararak, meşru pandemi hazırlık çalışmalarını komplo kanıtı gibi sunarak ve bilimsel verileri tamamen görmezden gelerek hazırlanmış bir dezenformasyon örneği.
Hem toplum sağlığını tehlikeye atıyor, hem de Epstein yaratığının işlediği onca vahşet ve gerçek suç varken odağı saptırıp dikkatleri olması gerekenden başka yere çekiyor.
Bunu bu aşı karşıtları her dönem o dönemin popüler konusu neyse onu aşı ile ve pandemi ile bağdaştırarak yapmaya çalışıyorlar.
Gerçi bizdeki Murat gibi tipler bunu kendileri apacak kadar araştırma veya çalışma gibi özellikleri yok. Neyin ne olduğunu dahi anlamadan ABD sosyal medyasında gördükleri şeyleri kopyala yapıştır yapıyorlar.
Ancak Türk bilim insanları ve hekimler olarak biz doğruyu anlatacağız.
Bu vesileyle Epstein denen yaratığı ve onunla işbirliği yapan herkesi lanetliyorum.
Herkese dezenformasyondan uzak, sağlıklı günler dilerim.
2008 yılında eski kanundan gelen taban aylık kaldırılmasaydı 1.1.2026 günü taban aylık 46000 liraya yükselecekti. Yani hiç bir emekli 46000 liradan az almayacaktı. Hadi alkışlıyoruz 16881 liraya devam alkışlar gelsin sgk açık vermeyecek.
Uğur Erikoğlu..
34 yaşında..
Zonguldak Kilimli Gelik Beldesi'nde akşam sularında çalıştığı kaçak maden ocağında göçük altında kalarak hayatını kaybetti..
Bir çocuk babası, Namazgâh Köyünden..
İşsizlik nedeniyle kaçak maden ocaklarında çalışıyordu..
v/Özgür Halkın Sesi
Trabzon’da direnen 30’a yakın Şok depo işçisi, dün gece tazminatsız işten çıkarıldı.
Direnişini depo ��nünde sürdüren işçiler, işten çıkarma gerekçesi nedeniyle işsizlik maaşı da alamayacaklarını söyledi.
Tüik enflasyon ölçümü halkın enflasyonunu ölçmekten iyice uzaklaştı;
Tüik'in yeni enflasyon ölçüm yöntemi ile alakalı 2 kaygımı daha önce yazmıştım
1) AB'ye uyumlu ölçüm, bizim için uygun değil. Gelir adaletinden harcama alışkanlıklarına her şey farklı
2) Açıklanan yeni ağırlıklar kafama hiç yatmadı
Alaattin Bey, nedenini çözmüş
Ulusal hesaplarda Turist gelirleri de var. Bu yüzden ağırlıklar hesaplanırken, turistin harcaması da dikkate alınmış oluyor. İyi de, enflasyonu ben yaşıyorum?
Sonuç ne oluyor?
Halk, gelirinin 33%'ünü konuta harcarken, konut ağırlık artacağına 11.4%'e düşüyor. Kira ağırlığı, eski ölçümle 8.5%'a yükselecekken, 6.76%'da kalıyor
Turist neye çok harcar? Lokanta otel
Onun da ağırlığı 11.13%'e artıyor
Yani, bizim bütçemizden konuta harcadığımız ağırlıkla lokanta otele harcadığımız ağırlık aynı hale geliyor
Yani, bu ölçüm halkın enflasyonunu ölçmekten iyice uzaklaşıyor