@birol__akbaba Şöyle de bir gerçek var, özelleştirme öncesi Tem otoyolu tüm asfaltlar yenilendi neredeyse.. alan çomar’a masraf olmasın yeter ki.. halk vergileriyle öder
Bir süredir aynı şeyi söylüyorum. Bu ülkenin genişçe bir muhalif kesimini sadece devletten değil, toplumdan da tümden tasfiye etmeyi amaçlayan olağanüstü bir mekanik çalışıyor. "Hak"sızlaştırma günbegün sistematikleşiyor. Şiddet sarmalı önünde savunmasızlaştırma oluşturuluyor.
Özellikle 2023 Erzurum'dan beri bunu düşünüyorum. Doz o gün faz değiştirmişti ve devlet bürokrasisinden gelen açıklama "hak etmiş o da" tavrından fazlası değildi. Bugün üzerine bunun çok daha fazla şey bindi ve daha ileriye gidiliyor. Örneğin genel başkana yumruklu saldırı yapılıyor ve neticede hiçbir şey olmuyor.
Bugün tutukluların ailelerinin oluşturduğu dayanışma ağının bile kitle iletişim aracı elinden alındı. Hakkını arama hakkını bile elinden alıyorlar. Her gün herkes ölümle, cinsel saldırıyla, linçle tehdit ediliyor. Bir kesimin istemli bir biçimde; asayişe, hukuka erişme hakkı dahi toplumsal algıdan sökülüp atılıyor.
Rekabet "o da hak etmiş" üzerinden kurulursa bu işin nerede biteceğini kimse bilemez. Bir an önce insaflı ve soğukkanlı bir günlük hayatın tesisi sağlanmalı. Bundan daha acil hiçbir iş yok.
@MuratBeyborsa Ne zaman diyordun lan orospu evladı. Çok biliyorsan şimdi de de. Görelim boyunu. Amcık ağızlı sallayıp sallayıp duruyorsun. Amın oğlu seni
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5