Hayat su gibi akıp giderken sürekli bir devinim halinde ol. Kendi yarattığın dar bakış açısından çık . Farklı yerler , insanlar tanı. Yurtdışına çık mesela, omuzunda bir sırt çantası … Tanımadığın bir sürü insan bilmediğin hayatları yaşıyor, onları gör , ufkunu genişlet.
Milli takım kaybetti diye hem üzüldüm hem üzülmedim. Çünkü yayınladıkları resmi reklamla oraya Türk halkını temsil etmeye değil, bir partinin ve bir kişinin takımıymış gibi gittiler.
Halkı temsil eden milli takımda tankın, tüfeğin, TOGG’un işi olmaz. Milli forma propaganda panosu değildir. Uluslararası müsabakalar parti üstüdür; o forma milyonların ortak duygusudur, kimsenin kişisel PR aksesuarı değil.
O yüzden ne üzüldüm ne şaşırdım. Şişen egolarınızı bir kenara bırakıp Avustralya’ya, Paraguay’a nasıl yenildiğinizi oturup ciddi ciddi düşünün. Çünkü sahada kaybedilen temsil duygusu, ciddiyet ve akıldı.
@gokenzi @vsgreenmic 1. İddia edilen bir çok saçmalık bu ülkede gerçek oldu haberleri gluteusunuzdan takip ediyorsunuz sanırım
2. Görselin yapay zeka ile yapıldığını anlayacak zekaya sahip olduğumuzu anlayamayacak zekaya sahipsiniz sanırım
3. 1. Seçeneğe geri dönün
@vsgreenmic Hayır remusu siyahi yapsalar remus da kurtadam olduğu için dışlanan bir karakter. Kılkuyruk desek potterlara ihanet etti. Hangisini siyahi yapsalar ellerinde kalacak
Wegen des laufenden Lufthansa-Streiks muss die ehemalige US-Präsidentschaftskandidatin Hillary Clinton zur Münchner Sicherheitskonferenz mit der Deutschen Bahn anreisen. Wegen eines Stromausfalls im Bordbistro musste Clinton auf ihrer Reise auf Heißgetränke verzichten.
https://t.co/lyywMheU3b
Evet, alıntılardan da anlayacağınız üzere almanlıq birinci yanıta bu yanlış deyip puan vermemek ve diğerlerinin de neden bunun böyle olması gerektiğini size açıklamalarıdır. Harika bi anlatım olmuş.
Hayatta yaptığımız her seçim bir eksiklik yaratır. Yurtdışına göç etmek de bir seçim. Mutlaka daha iyi bir hayat için gidiliyor ama bir eksik yaratmaması mümkün mü?
Doğup büyüdüğünüz ülkeye dair birçok şeyi geride bırakarak gidiyorsunuz başka ülkeye. Anadilinizi konuşmaktan tutun yediğiniz yemeğe, aldığınız hizmetlerden o hizmeti aldığınız kişiyle ettiğiniz küçük sohbetlere kadar bir dünya şeyden feragat ediyorsunuz giderken.
Ve evet, insanlar bu eksiklikler bana göre değil, ben kendi ülkemin eksiklerini yeğliyorum diyebilir, ülkesine geri dönebilir.
Bu seçimleri yermek, hor görmek, bunları sadece sınıfsallıktan ibaret sanmak sığ bakış açıları çünkü bazı soruların kesin doğru cevabı yoktur. Her insan bu noktalarda kendisi için doğru olabileceğini düşündüğü seçimi yapar.
Hangi eksiğe razı olduğunu belirler yani. Sonucuna da bizzat kendisi katlanır. Ayrıca neye ihtiyaç duyduğunu, neyin eksiğine katlanmak istemediğini düşünmek ve ona göre eyleme geçmek başarısızlık değil başarıdır benim gözümde.
Geçen yetkili bir şef ile denklik sürecimi konuşuyorum, “Almanya’nın o kadar doktor açığı var, sizler gibi doktorlara bu uzun ve stresli süreci yaşatmalarına anlam veremiyorum. Devletimiz, Almanya bürokrasisi, niteliksiz ve sorun olabilecek insanlara hoop buyrun gelin diyor ama okumuş, deneyimi olan, hele hele tıp doktoru olan insanlara onlarca zorluk çıkarıyor” diyor. Almanya’da bir doktorun tüm işlerini halledip, denklik alan bir doktor olarak işe başlaması + 2 yıl ve bir sürü paraya mâl oluyor. Bu süreç, sabırdan ve dilin zorluğundan insanı filozof yapar, ermiş yapar. Ama şu kanıya vardım, devletlerin kafası bazen çalışmaz…
Daha önce paylaştığım tweetimde sizlere yaşadığım deprem felaketi sonrası her iki bacağımı kaybettiğimi ve yeniden hayata tutunabilmem için biyonik proteze ihtiyaç duyduğumu anlatmıştım. Bu süreçte Valilik aracılığıyla kampanya başlatılması için resmi başvuruda bulundum. Ancak ne yazık ki protezin özel olması gerekçesiyle başvurum reddedildi.
Benim için bu protez sadece yürümek değil; özgürlüğümü geri kazanmak, sevdiklerime kavuşmak, ihtiyaçlarımı bağımsızca karşılayabilmek ve hayallerimin peşinden gidebilmek anlamına geliyor. Bu nedenle umudumu kaybetmeden hukuki süreci başlattım.
Biliyorum ki yol uzun ve zorlu olacak. Ama aynı zamanda inanıyorum ki dayanışmayla, birlikle, imkânsız gibi görünen engeller bile aşılabilir. Bu yolda bana güç veren şey de sizlerin desteği.
Atacağınız en küçük adım bile benim için büyük bir umut demek. Bir RT, bir paylaşım, doğru kişilere yönlendirme ya da sadece yanımda olduğunuzu hissettirmek… Hepsi benim için çok değerli.
Laik/Atatürkçü kesim Erdoğan ve onun İslamcı hareketine karşı başından beri önyargılıydı ve önyargılarında da haklı çıktı. Önyargı illa ki gerçek-dışı olacak diye bir şey yok. Bugünkü gelişmeler tarihin onları haklı çıkardığını, demokrat perspektiften AKP'ye kredi açanlarınsa açıkça yanıldığını gösteriyor.