"Göklerin ve yerin yaratılmasında, gecenin ve gündüzün değişmesinde, insanlara faydalı şeylerle denizde akıp giden gemilerde, Allah'ın gökten su indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, her türlü canlıyı yeryüzüne yaymasında,
“İnsan için en zor altı şey şudur:
- Kendisini tanıması,
- Kusurunu bilmesi,
- Sırrını gizlemesi,
- Hevasını terk etmesi,
- Şehvetine karşı gelmesi,
- Kendisini ilgilendirmeyen şey hakkında konuşmaktan kaçınması.”
||el-Âdâbü’n-Nâfi‘a||
Şükran duygusu yoksa: Beyindeki stres merkezi (amigdala) aşırı çalışır. Mutluluk ve motivasyon hormonları (dopamin, serotonin) azalır. Stres hormonu (kortizol) yükselir. Kişi daha kaygılı, olumsuz düşünceli ve stresli hisseder.
Şükran duygusu varsa: Beynin ödül ve sakinlik bölgeleri devreye girer. Mutluluk hormonu (dopamin) ve güven hormonu (oksitosin) artar. Stres hormonu azalır. Beyin daha huzurlu, motive ve pozitif çalışmaya başlar.
Düzenli şükretmek beyni pozitif moda geçirir. Daha mutlu, güçlü ve stressiz bir hayat için en kolay yöntem: Her gün bir önceki günden farklı üç şeye şükretmek.
Evlilik, ancak erkek gerçekten liderlik edebilecek, Duygusal olarak anlayabilecek ve koruyabilecek kapasitede olduğunda kadına fayda sağlar. Aksi takdirde, kadın zaten tek başına idare ettiği hayata sadece ek sorumluluklar yüklemiş olur.
insan ilişkileri Allahin kudretindedir.. istediğin kadar fedakarlık yap, çabala hatta dünyayı önlerine ser Allah nasip etmemişse o çabanı görmezler. ama eğer Allah dilerse senin yalnız bi gülümsemene bile kırk yıl hatır sayarlar. çünkü kalpler Allah'ın elindedir, sevdiren o'dur
Cafer bin Muhammed şöyle der:
"Dört şeyle imtihan edilenin dört şeyden gaflet ettiğine hayret ederim:
Gam ve kederle karşılaşan kimsenin
‘La ilâhe illâ ente sübhaneke innî küntü minezzâlimîn (Enbiya: 87) demeyişine hayret ederim.
Çünkü Allah Teâlâ: "Biz de onun duasın kabul ederek kendisini sıkıntıdan kurtardık." buyuruyor.
Kötülükten korkan kimsenin de:
'…Hasbiyellahü ve ni’mel vekîl'
(Âl-i İmran: 173) dememesine hayret ederim.
Çünkü Yüce Allah: 'Sonra da kendilerine hiçbir kötülük dokunmaksızın Allah'tan bir nimet ile döndüler (Âl-i İmran: 174) buyurur.
Yine insanların tuzaklanından korkan kimsenin: 'Ben işimi Allah'a ısmarlıyorum muhakkak ki, Allah kullarının bütün yaptıklarını görendir.’ (Mü’min:44)
dememesinden hayret ediyorum.
Çünkü Allah Teâlâ: ‘Allah onların kurdukları hilelerin kötülüklerinden onu korudu.’ (Mü’min:45) buyurur.
Cenneti arzu eden kişinin: ‘Maşâallâhü la kuvvete illâ billâh’ (Kehf: 39) dememesine hayret ediyorum.
Çünkü Allah Teâlâ: ‘Olur ki, Rabbim bana, senin bağından daha hayırlısını verir.’ (Kehf:40) buyuruyor.
Rûhu’l Beyân Tefsiri
5.cilt/(Enbiya Suresi 88.ayet-i kerime tefsirinde geçiyor.)
Bugün; maarif tarihimizin köklü çınarlarından Dârülmuallimîn’in kuruluş yıl dönümünü idrak ediyoruz.
Ahmet Cevdet Paşa ile başlayan öğretmen yetiştirme geleneğimiz; Dârülmuallimîn’den günümüze uzanan güçlü birikimiyle, Millî Eğitim Akademisi vizyonu doğrultusunda yarınlarımızı inşa edecek öğretmenler yetiştirmeye kararlılıkla devam etmektedir.
İlim, irfan ve yüksek ideal duygusuyla şekillenen köklü mirasın emektarlarını rahmet ve minnetle yâd ediyor; eğitim davamızı aynı inanç ve sorumlulukla geleceğe taşımayı sürdürüyoruz.
Dârülmuallimîn’in kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
16 Mart 1848
💥🇺🇸 Epstein dosyasıyla ilgili ifşaatlar:
ABD Kongre Üyesi Lauren Boebert, sansürsüz Epstein belgelerini inceledikten sonra Newsmax'da şok etti:
"Herkesin hayal edebileceğinden çok daha karanlık: işkenceyle ilgili e-postalar, sürekli 'tüketim'e yapılan atıflar, kelimenin tam anlamıyla ‘Yamyam Restoranı’ olarak adlandırılan bir yer ve ‘kurutulmuş et’ ve ‘insan eti’ gibi kod kelimeler sanki hiçbir şey yokmuş gibi kullanılıyor."
Boebert, doğrudan yamyamlıkla mı karşı karşıya olduğumuzu soruyor. Kelimenin tam anlamıyla insan tüketimiyle mi karşı karşıyayız?
Bu artık uydurma, abartılı bir iddia değil. Kongre üyesi, kimsenin söylemeye cesaret edemediği şeyi açıkça söylüyor. Bu canavarlar sadece çocukları istismar edip kaçırmakla kalmamış, onları yemiş de olabilirler.
Bu sadece bir "elit pedofili" olayı değil. Bu şeytani bir sapkınlık. Bu, takım elbiseli ve özel jetli ritüelleştirilmiş kötülük. Belgeler o kadar korkunç ki, halkın bunlara hazır olmayabileceği konusunda uyarıyor.
#EpsteinFiles
EPSTEİN İBLİSİ VE TÜRKİYE İLİŞKİSİ İZİ…
ABD Senato Finans Komitesi’nin JPMorgan Chase’e gönderdiği resmi raporda çok ilginç bir detay var:
Epstein’ın hesaplarından Rusya bankaları (Sberbank, Alfa Bank) üzerinden yaklaşık 200 milyon dolarlık işlem yapılmış. Bu transferlerde “kadın ve kız isimleri” geçiyor ve ülkeler arasında Rusya, Türkmenistan, Belarus ve Türkiye listeleniyor!
Epstein mağduru Jane Doe’nun ifadesinde;
“Epstein, Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Asya ve birçok ülkeden İngilizce bilmeyen reşit olmayan kızları özel jetiyle taşıdı. İngilizce bilmeyenleri tercih ediyordu çünkü daha savunmasızdılar ve suçlarını ihbar edemiyorlardı.” diyor.
Bu kızlar Avrupa, Karayipler, Afrika ve ABD’deki malikânelerde yıllarca sistematik istismara maruz kalmış.
Maalesef aşağıdaki videonun 43. saniyesinde bir kız çocuğunun Türkçe “anneciğim’ diye çığlık attığını duyuyoruz.
İfadeler, raporlar ve görüntü birleştiğinde bu namussuz, adi çarkın ülkemize de sirayet ettiği görülüyor.
Yetkililer acilen özel bir ekip oluşturmalı ve bu iblis çarkın parçası olan kim varsa cehenneme gönderilmesini sağlamalıdır.
🇹🇷just got elected to @UNESCO’s Executive Board for a third consecutive term! At 43rd General Conference Samarkand.
🇹🇷Az önce @UNESCO’nun Yürütme Kurulu’na üçüncü kez 4 yıllık bir dönem için seçildik! 43. Genel Konferans, Semerkant.
-2016’da Almanya’dan aldığım sırt ve kol çantam var, hala kullanırım. Bugatti. Amacım 4.5 yaşındaki kızıma vermek. Hatıra.
-Yemeklerimi tabağın yarısını doldurur yerim, yersem 2.tabağı almak zor değil. Sağlık. Tabağı tıka basa görsem, yemem bile. İsraf haramdır kelimesi ağzınızda, ama yaşamınız nasıl?
-Elbiselerimi temiz giyerim, köyde köylü gibi giyinirim, işte iş gibi. Marka takıntım yok.Lüx, gösteriş merakım yok. İnsanlığım ve fikirlerim en büyük lüxümdür. Temizlik başka mesele.
-Ayakkabılarım çok, ama hoyratça kullanmam. Hepsi tertemiz. 8 yıllık bu ayakkabım reebok, dağda bile giydim, tertemiz. (10 yıllık olanı da var) Yırtılmıyor ne yapayım? Siz de hayvan gibi kullanmayın. Ayağınıza uygun ayakkabı alın.
-Kaliteli mal almak iyidir ama bu sizi zorluyorsa, illa kaliteli/lüx giyineceğim diyorsanız bu özgüven sorunu olabilir.
Vb. Bunları hayatımda insan olarak uyguluyorum, dünyanın bir yerinde birileri aç deyip, rahat yaşayamıyorum sorry. #Gazze #Suriye
Doktorum 8 yıllık ayakkabım var, giyiyorum. 10 yıllık tişörtlerim var. BİM’den aktüel takip etmeniz veya LCW giymeniz ayıp değil. Para gökten yağmıyor, tonla maaş almıyorsunuz. Yıkın bu duvarları.
Ben de bir Hıristiyan okulunda okudum.
Haftada iki gün Religion, (din) dersi olurdu. 1. Sınıfa başladığım zaman, o derste öğretmen yanıma gelip,
gülümseyerek şöyle demişti:
“Sen hobi dersine geçebilirsin. Bu ders sana zorunlu değil.”
Ya o yaşımda bile Müslüman kimliğime saygı duyulurdu.
Ben o yıllarda İslamofobi nedir, bilmezdim.
Ta ki kendi ülkemde, kendi milletimden, bana tepeden tırnağa tiksinir gibi bakan gözlerle karşılaşana dek.
Yine ortaokuldaydım.
Almanya'da bir okul kampına gitmiştik.
Kayıt formunda muhafazakar olan ailem "Müslüman" seçeneğini işaretlemiş,altına da bir not düşmüştü;
“Domuz eti yemesi yasak.”
Kampın ilk günü..
Gelen yemeği tavuk sanıp yemeye başlamıştım.
Ama o an uzakta bir öğretmen beni görmüş, elindekileri bırakıp koşa koşa yanıma gelmişti;
“Hayır, hayır! Sen bunu yiyemezsin!
Sen Müslümansın.
Sana bu yasak!
Merak etme, siz müslümanlar için başka menü hazırlanıyor.”
Şaşırmıştım.
O bir Hristiyandı.
Ama benim inancıma benden daha çok sahip çıkmıştı.
Ve bugün..
Türkiye’de bir üniversitenin mezuniyet töreninde,
Kur’an’dan bir ayet taşıyan gençlere “Bunu burada açamazsınız!” diyen, Müslüman kimlikli başka gençler..
Gerçek İslamofobi'yi ben Almanya’da değil,
İslam’ın adını çokça anan, ama ruhunu hiç tanımayanlar arasında gördüm..
Ne garip… Hristiyan okulunda Müslüman kimliğim korunurdu; Müslüman memlekette bir okulda, Kur’an’a savaş açılır oldu.
Sonuç olarak laikliğin geldiği noktada, Avrupa’da yaşadığım özgürlükleri, Türkiye’de arar oldum..
Nasıl düzenli ve verimli kitap okunur?
Kitap okumak; sadece bilgi edinmek değil, düşünceyi inşa etmek, zihni disipline sokmak ve hayatı anlamlandırma çabasıdır. Bu yüzden okuma işi geçici hevesle değil, kararlı bir sistemle ve uzun vadeli bir niyetle yürütülmelidir. +++
52- Okuduğun kitapların listesini tut. Yıl sonunda dönüp bakmak seni motive eder.
53- Sadece ilmi kitaplar değil biyografi hatırat ve mektuplar da oku. İnsan hikayeleri insana dair çok şey öğretir.