Çocukların bu alabildiğine yalın ve nokta atışı tespitlerine bayılıyorum. İş çıkışı dışarı çıkmışsın, eve geç dönmüşsün, sabah erken kalkacaksın ama kendinle kalamadığın için uykuya direnip boş boş takılma ihtiyacı tam olarak “kendini özleme”.
Mesela bu repliği muhtemelen o zaman da duymuştum, belki hoşuma da gitmişti. Ama gerçekliğini idrak edememişim hiç. Afili lafların soğuk yüzünü ille yaşayıp anlıyor insan. Başkalarının tecrübeleri -literally- lafı güzaf.
Sevecek birini bulabiliyorsunuz ve sonra bırakıyorsunuz hem de kendi rızanızla...
Insanlar boyle bir şeye surekli denk gelebileceklerini zannediyorlar sanırım
@susbidilos Kendine yetebildiğin hâlde biri tarafından düşünülmenin inceliğine yeniliyor insan biraz. İhtiyaç duyduğun için değil; senin için bir şey yapmanın onun da gönlünü hoş ettiği için… Bazı yakınlıklar tam da böyle, sessizce yer ediyor insanın içinde.
Klima tamiri sırasında boydan boya içinden geçilen antre duvarının, aylar süren boyasızlığının, artık istanbul bienali kapsamında bir enstalasyon olduğuna karar verdim. Gelen gören duyan olursa böyle biline, daha da boyatamam, kafamdaki todo listime bi check daha attım şuan.
@ilaydacia İstanbul sokaklarında kaybolmak.. bi kere hisarüstünden aşiyana inecektim, yanlışlıkla rumeli hisarının içinde bi yerlerde buldum kendimi, hava da kararmaya başlamıştı, ben de az daha iki böbrekten oluyodum. Hisarüstüne yokuşu bi çıkmışım, akciğerimin bi kısmını o yokuşa bıraktım
Dar bi vakitte sürekli ertelediğin market alışverişine gitmişsin, acilleri alıp çıkacağın için alışveriş sepeti almamışsın, ama gelmişken alayım diye diye elin kolun dolmuş, playlistin tam o anda acımasız bir şarkıya geçiş yapmış ve olanlar olmuş, çok çaresiz bi an.
Balık tutuyorum ayağına akşama kadar sahili, sahildeki bankları işgal ettikleri yetmiyormuş gibi bangır bangır saçma sapan müziklerini tüm halka dinletenlerin kurşuna dizildiği bi dünya.. We are trying to have a moment here ya.