Psikanalizden felsefeye, bilimden edebiyata: Engin Geçtan, Renata Salecl, Alenka Zupančič, Georges Perec ve daha fazlası.
25 kitaplık seçki, Ekim sonuna kadar %40 indirimde: https://t.co/TMuqy90GkP
"tiziano hakkında ne düşünüyorum, biliyor musun? bir kartpostala tek kelimeyle 'ten' yazardım."
john berger, katya berger andreadakis ve "tiziano su perisi ile çoban" 📚 🖤
...
https://t.co/iNKrUBD1gp
Kaderine razı gelmekle her şeyin sorumluluğunu sırtlamak arasında başka bir seçenek var mı?
#GuillaumePaoli#İyimserliktenDahaİyisi
Çeviri: Orhan Kılıç
🔗 https://t.co/mnYj3F96BG
“Wittgenstein’ın, dünyamın sınırları dilimin sınırlarıdır ifadesi tamamen doğru değildir, nitekim kendisi de daha sonra bu ifadeyi gözden geçirmek zorunda kalmıştır. Her bir toplumsal ve kültürel bağlamı dile getiren dünya yorumlama sistemleri, çok çeşitli ve değişkendirler. Eğer hepsini birden dikkate alırsak, dünyanın ve dilin sınırları bulanıklaşır, istikrarsız ve tamamlanmamış hale gelir. Felsefe işte burada, bu bulanık ve tehlikeli sınırda anlam kazanır, kendine özgü görevini burada yerine getirir.”
#MarinaGarcés #YeniRadikalAydınlanma
[Ortak Bir Dünya İçin Felsefe]
Çeviri: Müge Gürsoy Sökmen
🔗 https://t.co/PhQ0tgod0p
#JudithButler’ın “Öfke ve Yas Üzerine” başlıklı konuşması, 4 Mayıs 2014'te PEN Dünya Sesleri Festivali’nde yapılmıştı. Bu etkileyici konuşmayı kaçıranlar için bir kez daha hatırlatmak istedik.
"Anne Carson, 'Trajedi neden vardır?' diye sorduktan sonra şöyle cevap veriyor:
"Çünkü öfkelisiniz. Peki neden bu kadar öfkelisiniz?
Çünkü yastasınız."
Türkçe altyazılı, 11 dakika.
🎥 https://t.co/H4ftDQbhQW
“Neoliberalizmin kemer sıkma çağında baş gösteren ‘müşterek fedakârlık’ söylemi, 1980’lerin ‘yukarıdan aşağı sızmalı’ iktisadına eşlik eden versiyonundan çok farklıdır. Reagan-Thatcher döneminde devler tarafından üretilen servetin küçüklerin yararına olacağı vaat ediliyordu; günümüzün fedakâr yurttaşına ise böyle bir vaatte bulunulmuyor. Ekonomik hedefler nüfusun genel refahından koparılmış durumda...”
#WendyBrown #HalkınÇözülüşü
Çeviri: Barış Engin Aksoy
#WendyBrown kitapları ekim boyunca %40 indirimde.
🔗 https://t.co/2SMxLDRvX3
Daha önce duyurmuştuk ama arada kaybolmuş olabilir: Wendy Brown’la #HalkınÇözülüşü üzerine yapılan söyleşi, Türkçe altyazılı tam haliyle Metis YouTube kanalında.
“Mesele ‘piyasaları kendi haline bırakalımdan’ ibaret değildi, her şeyi bir piyasa suretinde üretme fikri vardı.”
— Wendy Brown
🎥 https://t.co/8d1aPhr6Ve @YouTube aracılığıyla
Psikanalizden felsefeye, bilimden edebiyata: Engin Geçtan, Renata Salecl, Alenka Zupančič, Georges Perec ve daha fazlası.
25 kitaplık seçki, Ekim sonuna kadar %40 indirimde: https://t.co/TMuqy90GkP
Demokrasi neden bu kadar kırılgan?
Neoliberalizm bizi nasıl “vatandaş” olmaktan çıkarıp “insan sermayesi”ne çevirdi?
Bu soruların peşine düşenlerin yolu Wendy Brown’dan geçiyor.
Ekim bitmeden #WendyBrown kitapları %40 indirimde.
🔗 https://t.co/fy1FIaC5Y5
📢 YENİ KİTAP DUYURUSU
Müziğin ve Hayatın Arasındaki Perde Aralanıyor: #OAnOradaOlmak
Piyanist ve besteci Ayşe Tütüncü’nün müzik, üretim ve hayata dair yazılarını bir araya getiren yeni kitabı 16 Ekim’de okurlarla buluşuyor! Fatih Özgüven’in derlediği bu özel eser, bestelettiği gibi düşünen Tütüncü’nün dünyasını aralarken, Türkiye’nin son elli yılına ve hayatın kendisine dair berrak ve içten bir tanıklık sunuyor.
Kitap Hakkında Ne Dediler?
“Ayşe Tütüncü’nün kaleminden aktarılan her makale müzik üzerinden anlatılan gerçek birer hayat hikâyesi ve sanki sadece sevgili Ayşe bunları bu kadar içten anlatabilirmiş gibi geliyor bana.”
–– Feridun Ertaşkan
“En kişisel olandan başlayan bir yazı biraz sonra kolektif tarihimize, oradan felsefenin sınırlarına ulaşıyor. Tütüncü, çokyönlü müzik kavrayışıyla birlikte siyasetten kültür tarihine uzanan güçlü birikimini incelik, derinlik ve tevazuyla paylaşıyor.”
–– Evrim Hikmet Öğüt
“O derdini sadece piyanonun değil, daktilonun tuşları üzerinde de anlattı yıllarca. Didaktik değil, akademik değil, sıkıcı hiç değil; anılarını ve duygularını da içine kattığı, ‘bir müzisyen müzik hakkında nasıl yazmalı?’ sorusuna verilmiş en iyi yanıtlardan biri bu kitap.”
–– Murat Beşer
“Ayşe Tütüncü’nün yazıları sadece müziği değil, onunla bağlantılı anı, hikâye, bilgi ve farklı sanat dallarını baş köşeye koyuyor. Bilgiyi içine eğlence ve merak uyandırma duygusu da katarak aktaran bir aile üyesini dinliyorsunuz sanki.”
–– Melis Danişmend
“Ayşe Tütüncü’nün klasik piyano eğitimi aldığı tarihlerde konservatuvarlar diğer müzik türlerine adeta sağırdı. Gençlik yıllarında tanıştığı / karşılaştığı müzikler ona yepyeni bir bakış kazandırdı. Kitaptaki yazılarında olsun, besteleri ve içinde yer aldığı topluluklardaki müziğinde olsun bu bakışın izleri görülüyor.”
–– Ferruh Gençer
Dün akşam Taksim’deki Sevgi Soysal Kütüphanesi’nde Renata Salecl ve Bülent Somay’la bir araya geldik.
“Kabalık Çağında Yaşamak” başlıklı söyleşide öfkeyi, tahammülsüzlüğü ve gündelik hayatın giderek zorlaşan ilişkilerini birlikte düşündük; sorularla, fikirlerle ve yeni bakış açılarıyla zenginleşen bir sohbet gerçekleştirdik.
Bu güzel akşama katılan, sorularıyla ve ilgileriyle söyleşiyi zenginleştiren herkese teşekkür ederiz. Renata Salecl’e ve Bülent Somay’a, ayrıca bu buluşmaya ev sahipliği yapan İBB Kütüphane’ye teşekkürlerimizle. @ibbkutuphane_
"le guin'in kedileri, geçmişin içinde yitip giden nesnelere dönüşmezler; kendi özgül ağırlıklarını her an hissettiren özgür ruhlu özneler olarak büyük boşlukta mekân tutarlar."
libre kültür'de yazdım; ursula k. le guin'in kedi kitabı 🐈⬛ 📚
...
https://t.co/XkMAkTBJ9l
iyimserlik ya da kötümserlik.. her ikisi de bizi geleceğin ne olacağını beklemeye yönelten iki duygu tutumu hatta teşhiri. daha iyisi mümkün; geleceği belirleyen tarihsel, siyasal, ekonomik ve teknolojik mekanizmaları yeniden düşünmek ve eylem sorumluluğunu başkasına devretmemek.
Anne Carson Nobel almış. 2009'da "Kocanın Güzelliği" Türkçede yeni çıktığında BirGün'de yazmıştım: "Türkçede pek bilinmeyen bu güzide yazarın romanını uzun zamandır bekliyorduk aslında." Uzun sürdü ama bekleyen kazandı. https://t.co/YgppSEGIjo
BUGÜN AKŞAM TAKSİM’DE BULUŞUYORUZ!
Gündelik hayatımızda her an karşılaştığımız kabalık, öfke ve tahammülsüzlük nereden besleniyor? İçinde yaşadığımız zamanı anlamak ve bu sorulara yanıt aramak için iki güçlü düşünür bir araya geliyor.
Renata Salecl ve Bülent Somay, "Kabalık Çağında Yaşamak" başlığı altında derin ve ufuk açıcı bir sohbet için bugün Taksim’de!
📅 Tarih: BUGÜN (9 Ekim Cuma)
🕖 Saat: 19.00
📍 Yer: Sevgi Soysal Kütüphanesi / Taksim
Metis Yayınları & İBB Kütüphane iş birliğiyle.
Haftanın yorgunluğunu güzel bir sohbetle atmak isteyen herkesi bekliyoruz!
#Yakında / Müzik yazıları ama aynı zamanda hayata dair yazılar. Müzikle ilgili meselelerle hayata dair konular arasında bağ kurup köprü olmaya çalışan yazılar. Hayatı yaşanabilir, sanatı ise sanat kılan insani ve kopmaz bağlantılara ve ortaklaşmaya dikkat çekiyorlar.
“Ayşe Tütüncü’nün kaleminden aktarılan her makale müzik üzerinden anlatılan gerçek birer hayat hikâyesi ve sanki sadece sevgili Ayşe bunları bu kadar içten anlatabilirmiş gibi geliyor bana.”– Feridun Ertaşkan
“En kişisel olandan başlayan bir yazı biraz sonra kolektif tarihimize, oradan felsefenin sınırlarına ulaşıyor. Tütüncü, çokyönlü müzik kavrayışıyla birlikte siyasetten kültür tarihine uzanan güçlü birikimini incelik, derinlik ve tevazuyla paylaşıyor.”– Evrim Hikmet Öğüt
“O derdini sadece piyanonun değil, daktilonun tuşları üzerinde de anlattı yıllarca. Didaktik değil, akademik değil, sıkıcı hiç değil; anılarını ve duygularını da içine kattığı, ‘bir müzisyen müzik hakkında nasıl yazmalı?’ sorusuna verilmiş en iyi yanıtlardan biri bu kitap.”– Murat Beşer
“Ayşe Tütüncü’nün yazıları sadece müziği değil, onunla bağlantılı anı, hikâye, bilgi ve farklı sanat dallarını baş köşeye koyuyor. Bilgiyi içine eğlence ve merak uyandırma duygusu da katarak aktaran bir aile üyesini dinliyorsunuz sanki.”– Melis Danişmend
“Ayşe Tütüncü’nün klasik piyano eğitimi aldığı tarihlerde konservatuvarlar diğer müzik türlerine adeta sağırdı. Gençlik yıllarında tanıştığı / karşılaştığı müzikler ona yepyeni bir bakış kazandırdı. Kitaptaki yazılarında olsun, besteleri ve içinde yer aldığı topluluklardaki müziğinde olsun bu bakışın izleri görülüyor.”– Ferruh Gençer
Ayşe Tütüncü, O An Orada Olmak, @Metiskitap