@mgylmz06 Kısacası; sömürüye ve eşitsizliğe dayalı lüks tüketim, kendisini koruyan bourgeois hukuku ve nizamı çöktüğü an kurgusal değerini kaybeder. Sistem, ürettiği barbarlığın faturasını kendi vitrinleriyle öder😉
Sen o kadar burjuvaya hizmet et; çanta almak için millet senelerce sıra beklesin (ne manaysa) asla önemsemediğin halk kapına dayandığında o maliyeti 30 dolar olan çantanın eşit gelir dağılımı ve demokrasi olmadığında gerçek ederini öğren. İnsanlara fazla buldukları liberal demokrasiye bile muhtaç kalan Hermes görmek bir tık güldürdü affedin.
Kendi savunduğu düzen savaş ve açlıktan başka birşey sunmuyor. Asıl akıl hastalığı bu şarlatanlara inanmaktır. Kendinizi paranın soytarılarından koruyun.
Üslubun basitliği bir yana, bana fayda etmeyen bolluğu ben ne yapayım? 2026 yılında temel tüketim ürünlerine iyi kötü sorunsuz erişmek mi bolluk? Peki sabit gelirlinin nitelikli boş vakit hakkı ne olacak? Mesela bir asgari ücretli çalışanın, önünü arkasını düşünmeden, Akdeniz veya Ege'de bir tatil beldesinde bir haftalık tatile gitme şansı var mı? İyi kötü gidenler, 1 hafta için 12 ay taksit ödüyorlar. Bu mu bolluk?
Fiyatlarının aşırı pahalı olduğu bilinen bu yere gidip gelip yedikleri kazıktan şikayet edenlerin haberleri artık kabak tadı vermeye başladı.
-Kişi başı;
-Balık porsiyon fiyatının 8-10 bin lira,
-Domates salatasının 1.000 lira,
-Ekmek ve su için ödenen bedelin 200 lira olduğu,
Yasal olmadığı halde her faturadan %10 “garsoniye bedeli” alındığını gösteren adisyon fişleri her gün sosyal medyada yayınlanıyor.
Durum böyle olduğu halde, Ticaret Bakanlığı yetkilileri, gidip cacığı 250 TL’ye satan işletmeye 185 bin lira ceza kesiyor.
Vergi denetim elemanları da vergi kaçağını önlemek için köşe başı dürümcülerine nefes aldırmıyorlar.
Vergi kaçağını yakalamak için;
-Tek masaya 530 bin lira yemek faturası kesenleri,
-Tek masada yenen yemek için 530 bin lira hesap ödeyenleri mercek altına alacaksınız.
Oraya kimseyi silah zoruyla sokmuyorlar.
Kendi isteğinizle gidiyorsunuz, bari şikayet etmeyin.
İlginç bir pasaj okudum, diyor ki: “düşük statülü çevrelerde baskınlık işareti öfke, kavga ve saldırganlık iken; yüksek statülü çevrelerde başarı, prestij ve üretimdir.” Müthiş. Biri sürekli başkalarını aşağılıyorsa, aslında kendisi düşük kültürel koşullardan geliyor demektir.
-Ali Şeriati’nin şu telkininden çıkamıyorum:
“Yoksulluğu ve açlığı öyle bir meşrulaştırıyorlar ki, ortaya şöyle bir sahtelik çıkıyor: 'Dünyada aç kalan, Tanrı’nın katında en sevgilidir.' Bu yorumla bizleri açlığa mahkûm edenleri neredeyse alkışlamamızı isterler. Diğer dünyadaki kurtuluşumuza zemin hazırlayanlar onlarmış gibi…”🍂
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameye imza attı.
Oysa daha kısa bir süre önce Rusya ile ticaret yapan ülkelere %100 vergi getirileceğini söylüyordu.