Lawyer, worked in UNHCR..born and raised in Agri, living in One!Naturally curious about everything, interested in politcs,human rights,refugee law and cartoon!
Hollandalı gazeteci NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye, muhaliflerin, gazetecilerin ve komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını hatırlatıp, "Türkiye sizce liberal demokrasilerin zirve toplantısı için en iyi adres mi? Sizce (bu zirve) bu konuları Erdoğan'la ele almak için bir fırsat olabilir mi?" diye sormuş. Sağolsun. :)
Rutte cevabında, demokrasinin sadece seçimden ibaret olmadığını falan söylüyor. "Sizlerin her türlü soruyu sorabilmeniz gerekir" diyor, ama bu basın toplantısında ev sahibi ülkeden orada olması gereken birçok gazeteci bulunamıyor. Türkiye'de resmî basın kartını hâlâ hükümet veriyor. Onu da beğendiğine veriyor, beğenmediğinden de kartı alıveriyor. FYI @SecGenNATO
🔴 Kürt Medyası Özgürlükten Ne Anlıyor?
➖ Neden Kürt medyası kendisinden olana özgür; farklı düşünene gardiyan?
➖ Basınımız neden eleştiriyi hamledemiyor?
https://t.co/2H0M6YF5jT
Bir “Lekeleme Yürüyüşü” mizanseni daha! Devletleri büyük yapan şey, hukuka uygun uygulamalar ve özgürlüklere saygıdır. Son örneğini Deniz Göktaş’ta gördüğümüz “Lekeleme Yürüyüşü” insan haklarına aykırıdır. #LekelenmemeHakkı#MasumiyetKarinesi#DenizGöktaş
BBC News'de yayımlanan, Türkiye-İran sınırındaki son gelişmeleri ele alan haberde hukuki değerlendirmelerime de yer verildi.Çatışma dönemlerinde sınır yönetimi kadar uluslararası koruma ve insan hakları yükümlülüklerinin de gözetilmesi büyük önem taşıyor.
https://t.co/bvaFyT4NZ1
Cumhurbaşkanı tarafından aksi bir karar alınmazsa 3 Temmuz itibarıyla alkol, tütün, akaryakıt ürünlerinin maktu ÖTV tutarlarında en iyimser tahminle %15 oranında otomatik artış olacaktır. Bu artış üzerinden ayrıca %20 oranında da KDV hesaplanacaktır. Vergi zamları otomatik ama asgari ücret artışı, en düşük emekli maaşı artışı manuel…
Van Barosu başkanı ile Rojin Kabaiş’in babası arasındaki “iletişim” sorunu iki taraf açısından da haklı addedilebilir.
Baro Başkanı dahi olsa, özel vekalet alınmışsa dosyadan çekilebilir veya azledilebilir elbette, ancak temsil edilmeyi kolaylaştırmak amacıyla Baro Başkanına vekalet verildiyse kurumsal kimliğe verilmiş bir vekalet olduğu tartışmasızdır. Bu durumda özel vekaletnameden çekilmesinde mahsur yok ise de Van Barosu, Kanun’dan doğan yükümlülüğü gereği, dosyanın takibini bırakmaması gerekirdi.
Zira Barolar Avukatlık Kanunu m.76 ve m.95 uyarınca “insan haklarını savunmak ve korumakla”görevli kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.
Baro’nun açıklamasında özel vekaletname ile yetkilendirilmiş avukatlardan önce Van Barosu dava takip ekibinin dosyadan çekildiği açıklandığı gibi davanın sadece “kamuoyu nezdinde takip edileceği” de belirtilmiştir. Bu, tarihi bir yanlıştır ve kabul edilemez.
Üniversite öğrencisi genç bir kadının henüz çözülememiş ölümüne ilişkin olarak kamuoyunu derinden sarsan ve aynı şekilde endişelendiren olayın açığa kavuşması için sonuna kadar takip etmek baronun asli göreviyken, acılı babanın ruhsal durumu üzerinden açıklama yapmak suretiyle çekilme kararı alınmış olması ise tarihi yanlış kararı katmerleştirmiştir.
Birbirimize karşı mücadele ederek değil, aksine birlikte yürüyerek ve birbirimize vereceğimiz manevi güçle yola devam edilmelidir.
Van Barosu öncülüğünde, destek sunan diğer Barolar ve özel vekaletli avukatlarla birlikte etkin ve güçlü bir ortak çalışma ile mücadelenin sürdürülmesi gerekmektedir.
Alınan bu tarihi yanlış karardan ivedilikle dönülmesi ve “iletişim” sorununun sağduyu ile çözülmesi elzemdir.
#RojinKabaişİçinAdalet
Maalesef bu üzücü haberi yapmak durumunda kaldım. Adana’da bir motosikletin çarptığı mülteci ressam Dilvin Ali bugün hayatını kaybetti. Otopsi işlemlerinin ardından cenaze Kamışlo’ya götürülecek. Kanatlarını göçte bırakanların hikayesi bitmek bilmiyor.
https://t.co/GL9tKm8B9T
Emekçinin, ezilenin, halkının yanında; sözü bükmeden söyleyen bir çınarı, yeri zor dolacak cesur bir aydını kaybettik. Bize çok şey katarak gidenlerin arasında yıldızlar yoldaşı olsun🌿
#kadirinanır
The EU has invited Taliban officials to Brussels to discuss a migration deal — and today I am shaken and deeply disturbed by this.
This is the same Taliban that banned girls from secondary schools and forced them into marriage. The same Taliban that, earlier this month, arrested dozens of women in Herat for how they were dressed. The same Taliban that detains, beats and executes women who dare to speak out or break their rules.
Through its system of gender apartheid, the Taliban have erased women and girls from public life. Europe must not legitimise a regime responsible for one of the worst human rights crises in the world.
Any engagement with the Taliban must begin and end with the rights of Afghan women and girls.
Few things are more ironic than Persian monarchists proudly waving the SAVAK flag, a symbol of TORTURE & political repression, while “condemning” the Iranian regime for similar practices.
Idiots.
#Iran
allah'u ekber nidaları, tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, vatan millet sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık ve sonuç: 48 takım içerisinde gol atmadan elenen ilk takım.
Van belediyesinin otogar kavşağında, hem serinleten hem aracınızın ön camlarını yıkayan, hem de yan camlarınız açıksa size sabah sürprizi yapıp koltukları ıslatan müthiş bir hizmeti olduğunu biliyor muydunuz. Şu inceliğe bakarmısınız.
📌Geri dönüşüm işçilerinin bayramı
📌Depolara sıkıştılar, ailelerine gidemediler, birbirlerine sarılıyorlar
📌Sektörde görülmeye başlanan öğrenciler, derin yoksulluğun diğer resmi.
Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Mendillioğlu ile görüştük👇🏽
https://t.co/VqyahduOdG
Biz de, kamu güvenliği iddiasıyla verilen sınırdışı kararını ve özellikle de güvenlik tahdit kodunu denetleyen mahkeme, "sadece istihbari bilgi varsa sınırdışı edilmesi için yeterlidir" der. Asla sorgulamaz, işlemi denetlemez, yani muhakeme yapmaz.
(Ankara'da göç davalarına bakan göç ihtisas mahkemesinin son yıllardaki bu duruşu nedeniyle, "teknik olarak mahkeme vasfında olmadığı" ifade edilir. Güvenlik tahdit kodlarına dava açmak teorik olarak mümkünse de, pratikte neredeyse bütün davalar reddediliyor).
Sağolsun Göç idaresinin hukuk müşaviri, ilgili hakimlere eğitim-brifing verir, birebir ziyaret yapar, olmadı heyet değiştirilir.
Rusyadan, Çinden, daha önce Esad'dan gelen bilgiler, istihbarat tarafından doğrulanmadan, "analiz edilmeden" tahdit veri girişi yapılır.
İstihbarat ANALİZ yapmazsa, yargı MUHAKEME yapmazsa göç hukukunda adaleti, doğruyu bulmak; kuruyu yaştan ayırmak mümkün olmaz, göç politikası zulüm çarkına döner.
Geri gönderme yasağı, sadece yasada, makalelerde kalırsa, insanlar sosyal medya üzerinden ADALETİ arar hale gelir.
Not: Biz de, bir dava da Usame Bin Ladin'in ismi geçiyorsa, (davacı, Bin Ladin'den nefret bile ediyorsa) mahkemenin olumlu karar vermesinin "ihtimali olmaz".
kriz dönemlerinde en çok da ümit özdağ'ın "programlarımı iptal edip ankara'ya dönüyorum" mesajları güldürüyor beni. programlarım dediği de kendi halinde bir kürt bakkala çatmak, işinde gücünde bir afgan çobanla tartışmak, gariban bir mülteci kızı azarlamak falan.
Bedeni yakılan Afgan işçinin eşi Qamer Nourtani ile konuştuk:
📌Saçlarım döküldü, baş etmeye çalışıyoruz
📌Eşim iyi bir babaydı. Mezarını kendi imkanımla yaptırdım
📌Temizlik, bulaşık işinde çalışıyorum
📌Çocuğumun protez bacağını hala yaptıramadık.
https://t.co/iWZilv2sgp
suçsuz günahsız bir bebeğin öldürülmesini savunmak mı daha korkunç; bunu yapanın bir avukat olması mı daha korkunç; bunu 35 bin kişinin beğenmesi mi daha korkunç; karar veremedim bir türlü.
bir buçuk saatlik bir yayın yapmış bu ikisi. İlk bir saat boyunca devletin nasıl çöktüğünü ekonomik olarak nasıl iflas ettiğini, iktidarın nasıl uyuşturucu karteline dönüştüğünü, Epstein'in dosyalarının nasıl devleti esir aldığını anlatıyorlar.
Sonlara doğru bir anda akıllarına "biz neden Kuzey Irak Kürt bölgesini saldırıp almıyoruz" fikri geliyor ve şuan tam zamanı diye ekliyorlar.
Ülkeleri adına hiç bir ümitleri kalmamış bu iki sığıntı bir anda Kürtlere saldırıp "biz de onlara çökelim" fikri ile bir anda tekrar gözleri parlıyor.
124 bin peygamber sadece bunlar için tekrar geri gelse bunlar yine iflah olmaz.