Anayasa Mahkemesi önüne gelirken elindeki pankartta şu yazıyordu:
“Para için değil, onurumuz için.”
Ali Şekeroğlu artık aramızda değil. Yaşamına son verdi.
Hepimizin içi acıyor.
Emekliler yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye emek verdi. Bugün istedikleri lütuf değil; insanca yaşayabilecekleri bir gelir ve onurlu bir hayat.
konu Atatürk düşmanlığı olunca ortak noktada buluşanlar👇🏻👇🏻👇🏻
Yorgo amınoglou🇬🇷
baran dağdaçiçek🫏🚥✌🏻
reis sevdalisi 1453💡🇹🇷🇵🇰
Aram tehciryan🇦🇲
Jin sosyalistrojavakızı⚧️🏳️🌈🏳️⚧️🌱
Söylemeden geçmeyeyim, Atatürk'ün Türk düşmanı topluluklar için genel mânâda bir "controversial figure" görülmesi hiçbir Türk'ü rahatsız etmemeli. Atatürk, Türk kimliğiyle, Türkler lehine bir "Türklük dehşeti" saçmıştır. Tehcirle ilintili olmasa da biz bununla iftihar ederiz.
Atatürk bir şey yapmadıysa bile şansı olsa yapardı. Tehcir, müstakil ve mütecanis Türk Cumhuriyeti projesine büyük bir hizmettir.
Yapsaydı Atatürk düşmanı mı olacaktınız? Talat Paşa'ya minnettar değil misiniz? Daha birçok soru sorulabilir. Sizi anlamıyor ve beğenmiyorum.
Avrupalıların Türk milletine saldırdığı argümanlar Türkiye'deki lağımcılar, liberaller, kürtçüler ve solcularla birebir aynı. Çünkü Atatürk'ün saçtığı Türlük dehşeti hepsini perişan etti ve etmeye devam ediyor.
" amedspor iyi ki süper lig’e çıktı abi yoksa ülke bölünürdü " teşkilatı mahsusa’nın örtülü ödeneğinden pay alan irili ufaklı binlerce hesap bu minvalde tivitler atıyor gel de günaha girme
I frequently lay on top of Kate with all of my bodyweight. The deep pressure calms her nervous system, quiets racing thoughts, and releases oxytocin which lowers cortisol. We call it GLP-Bryan.
Now available: ChatGPT for Financial Services.
This is a tailored ChatGPT Work experience that combines built-in financial data with GPT-6 Astra’s reasoning.
Teams can develop research, build financial models, and create customized client materials.
https://t.co/6WP5OJdnE8
Unpopular opinion: 30'lardaki askerî okullara girişte Türk soyluluk şartı ile göç ve iskan kanunundaki Türk soyluluk vurgularına baktığınızda, bu sözün gayrı Türkleri Türklüğe davet etmekten ziyade bundan mahrum olan Türklere ulus bilinci aşılama amacı gütmesi daha muhtemel.
bugün 30 ağustos allah atatürkten kurucu kadrodan razı olsun ama vallahi öcalanın muhatap alındığı derdest edilmiş teröristlere şehit denilip tören yapılmasına müsaade edildiği bir ülkeye karşı hiçbir şey hissedemiyorum
Bugün utanmadan Zafer Bayramı’nı kutlayıp Atatürk görselleriyle paylaşım yapıp yine halkı aldatacaklar. O kadar midem bulanıyor ki artık bu ikiyüzlülükten…
12 Türk askerinin ölüm haberi geldiği gün "Bizimkilerin keyfi yerinde" diye tweet atılırken geçerli değil miydi bu "fakirleşme, yetersiz beslenme, zekâ geriliği ve milliyetçilik" üstat; niye Türk düşmanlığı yapılırken hiçbirinizi diyalektik materyalizm parçalarken göremiyoruz.
Açılım süreci, şimdiye kadar siyaset sahnesinde pek rastlanmayan nitelikte, bir yeni örgütlenmeye meşruiyet kazandırmıştır.
Saiki ne olursa olsun sonuç budur. Terör örgütü olarak tanınan bu örgütün silahlarını terk ederek sivilleşmesi öngörülmekte ve bu olgunun da Türkiye’ye barış ve huzur getirmesi umulmaktadır.
Bu konuda İktidar ve Ana Muhalefet arasında hiçbir uyuşmazlık yoktur.
Bu noktada İktidar tarafından Öcalan’ın, PKK'yı desteklemeyenler dâhil, tüm Kürtlerin temsilciliğine tayini, sürecin gelişmesini onun insiyatifine bırakmaktadır.
Türkiye siyasetinde tayin edici rol verilen PKK'nın, disiplinli militanları bu siyaseti uygulamakla görevlendirilerek peyderpey siyaset sahnesine salıverilmektedir.
PKK, kendisine meşruiyet verilerek devlet himayesinde elde ettiği bu konumu, sadece devlet tekelinde bulunması gereken şiddet kullanarak elde etmiştir. Bunun da bilincindedir. İstediklerini elde edemezse tekrar şiddete başvurmayacağının güvencesi yoktur. Bu konuda hazırlıklı kalması çıkarınadır.
İnançlı ve amaçlarına ulaşmak için bütün bir aileyi katletmekten dahi çekinmeyen PKK’nın, Kürt asıllı vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu yerlerde yapılacak seçimlerde, onları temsil edecek belediye başkanlarını, milletvekillerini tayin edeceği aşikâr hâle gelmektedir.
Ve bunu devletten aldıkları meşruiyete dayanarak yapacaklardır. Herkesin ağzından düşürmediği demokratikleşme eşit vatandaşlıktan kast edilen budur.
Devletin bekasına karşı en tehlikeli oluşum; halkın, PKK'nın devletten daha güçlü olduğuna inanmakta oluşudur.
Bu kanıyı güçlendiren son olay 1984 ayaklanmasının yıldönümünün havai fişeklerle kutlanması karşısında hiç tepki gösterilmemesi / gösterilememesidir.
Her masum sözden hakaret anlamı çıkararak hemen dava açan savcılarımızın, bu konudaki körlük ve sağırlığı bir tıp mucizesidir.
Türkiye etnik çeşitliliğe sahip bir imparatorluğun varisidir. Ancak Cumhuriyet, kökenine bakılmadan her çağdaş devlet gibi, eşit vatandaşlık temelinde kurulmuştur. Bu ilkenin uygulanıp uygulanmadığı geçmişteki ve mevcut yönetim yapısına bakılarak kolayca doğrulanabilir.
Ancak vatandaşın da devlete sahip çıkma, toplum güvenliği ve refahı için kendi seçtiği hükümet tarafından yönetilen devlete itaat etme mecburiyeti vardır. Her devlet kendine karşı çıkanı tedip etme hakkına sahiptir.
Aynı zamanda bununla görevlidir.
Herhangi bir siyasi veya idari düzenleme, Türk vatandaşlığının benimsenmesi temelinde olabilir. Hâlbuki vatandaş çoğunluğu ben Türk'üm demeyi gerekli görmediği hâlde PKK propagandasına kapılan vatandaşlar, kendilerini, metroda bile ben Kürdüm diye bağırmaya mecbur hissetmektedirler.
Her partinin, özellikle de iktidar partilerinin küçük hesapları, Türk siyasetinin yönlendirilmesini Öcalan ve emrindeki DEM’e emanet etmiştir.
Onlar gayet açık konuşmaktadırlar. Bu sürecin bir al-ver olduğunu, silah bırakmanın kamuoyuna takdim edildiği gibi bir teslimiyet olmadığını ifade etmektedirler. Yani PKK ve devlet eşit muhataptır.
Amaç bellidir. Türkiye’yi çalmaktır. Yönetimi ele geçirilen demokratik Türkiye, diğer Kürt toplumlarını da birleştiren, İsrail’in, ABD’nin, Avrupan’nın, hatta Rusya’nın stratejik ortağı olacak bir Büyük Kürdistan Devletinin gönüllü ve müşfik ebeliğini yapacaktır.
Çerçeve kanunu bu sürecin ilk aşamasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin sonunu getirecek bu süreç önlenemez mi?
Eğer bunu istemeyen ve siyasi partilerce temsil edilmesi gereken halk iradesi, temsil imkânına kavuşursa önlenir. O da iktidar ortakları içinde dahi bu sürece karşı olanlar, muhalefet rolünü oynamakta olan siyasi partiler, gittikçe örgütlenen toplum, tek sesle yeter derse!
Biraz bilinç. Biraz öngörü, biraz cesaret!
madenciyi, gaziyi yerlerde sürükleyip hamile giyim mağazası yakanlardan insan hakları dinletiyorlar. bunları da iç cephe, savaş, barış diye yutturuyorlar. vallahi öyle bi devlet putu inşaa edildi ki mekkeli müşrikler görse hayrete düşüp olm abartmayın lan çekerler
Eee türko görüyosun işte. Dün zonguldaktaki olay için ortalığıı ayağa kaldırıp adalet bakanına kadar olayı çıkartanlar, Ahmet minguizzinin annesi oğlu için adalet ararken abartmakla, iktidarla bir olmakla suçlayıp ağza alınmayacak şeyler söylüyolardı o kadının arkasından+
İki Türk askerinin şehit edildiği terör saldırısının, Türkmen yurdunda davul zurnayla kutlanmasını “şölen” olarak nitelendiren bir kişiye Türk milletinin vergileriyle maaş verilmesinin siyaset terminolojisindeki adı “demokrasi” ise, faziletlerin en büyüğü demokrat olmamaktır.