ne yaptı etti yine fenerbahçe tarihine geçti. 80 yaşında bile yine kimsenin yapamadığı, başaramadığını yaptı. eleştiriler baki, transfer konusunda sınıfta kalındı ama baba bir başka yakışıyor fenerbahçe’ye.
egeliler için eve dönmek travmatik bir konu galiba tarihin en dokunaklı eve dönüş hikayeleri hep bu topraklardan çıktı homeros odyssey ve çağan ırmak babam ve oğlum
Ahmet Telli’nin şiiri, yenilgiden sonra ne yapılacağını anlatan bir kılavuz değildi. Hazır cevaplar sunmadı. İnsanlara yeniden kazanacaklarının güvencesini vermedi. Daha zor bir şey yaptı: Kaybetmiş bir insanın neye dönüşmemesi gerektiğini gösterdi.
İnsan alaycılığa teslim olmamalıydı. Geçmişinden utanmamalı, kaybettiği arkadaşları bir yük gibi taşımamalıydı. Acısını başkalarına karşı bir duvara çevirmemeliydi. Dünyanın adaletsizliğini gördüğü için sevgiden vazgeçmemeliydi.
Ahmet Telli, zaferin yakında olduğuna inananların şairi olmaktan çok, zafer uzakta kaldığında birbirlerini kaybetmemeye çalışanların şairiydi. Bu nedenle şiiri politik yenilgiler yaşamış kuşaklara seslendi. Fakat yalnızca onlara ait kalmadı. Kendi hayatında bir şeyleri kaybetmiş herkes, onun dizelerinde tanıdık bir ses bulabildi.
Şimdi o ses, şairinden bağımsız biçimde yoluna devam edecek.
Soru: "ABD'de bir televizyon kanalında spikerin Bosna Hersek'in nerede olduğunu bile bilmediğini söylemesi ve ardından özür dilemesiyle ilgili ne düşünüyorsun?"
Edin Dzeko: "Bence bu bizimle ilgili değil. Daha ziyade onlar hakkında çok şey gösteriyor."