1865: Köpekler sürüldü -> Büyük İstanbul yangını çıktı, vazgeçildi.
1910: 80 bin köpek Hayırsızada’da ölüme terk edildi -> 1912 büyük depremi ve Balkan hezimeti geldi.
Bu kadim topraklar, dilsiz hayvanın ahı üzerinde hiçbir zaman huzur bulmadı. Geçmişten hiç mi ders almadınız?
1865: Köpekler sürüldü -> Büyük İstanbul yangını çıktı, vazgeçildi.
1910: 80 bin köpek Hayırsızada’da ölüme terk edildi -> 1912 büyük depremi ve Balkan hezimeti geldi.
Bu kadim topraklar, dilsiz hayvanın ahı üzerinde hiçbir zaman huzur bulmadı. Geçmişten hiç mi ders almadınız?
bu 3 bacaklı husky o kadar ağlıyor ki her gidişimde yeri göğü inletiyor çığlıkları.
sesini duyan elinden tutan, evini bahçesini açan yok mu koca İstanbul’da?
gözlerindeki endişeye bakın.
Bizans (1183-1185) İmparator Andronikos I, veba korkusuyla köpeklerin boğazlanmasını emretti. Tarih boyunca İstanbul'da kaydedilen 8 büyük 19 küçük köpek katliamı olmuş, her katliamdan sonra da böyle şeyler olmuş 👇👇👇
Kaçamadılar, anlatamadılar, yardım isteyemediler. Sadece birbirlerine sarıldılar. Belki de bu görüntü, insanlığa unuttuğu en önemli şeyi hatırlatmalı her canın yaşamaya, korunmaya ve merhamet görmeye hakkı var.
#yağmur
📍Dün,İstanbul Felaketinde her can önemliydi,yavrum nerdeyse pes etmişti ki @ibbitfaiye yetişti 🙏Tüm çalışan ekiplere ,Parti teşkilatlarına teşekkür ederiz ‼️Allahım yeter bu kadar 🙏
felaketlerle boğuşurken, insanın içini en çok acıtan şeylerden biri de bu sessiz çaresizlik… Yağmurun altında, bir duvar dibine sığınmış, başını önüne eğmiş bir can. Ne bir çatısı var ne de onu düşünüp kapısını açacak biri.