Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne karşı işlediği insanlık dışı katliamları hatırlatmaya devam ediyoruz.
Videomuzun ikinci bölümünde, bir Rum teröristin soydaşlarımıza yönelik katliamlara ilişkin kendi ağzından yaptığı itiraflar da yer alıyor.
EOKA’nın kanlı mirasını da, bu vahşeti destekleyenleri de unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.
#MillîSavunmaBakanlığı
Greece has thrown a spanner into the works of fresh EU sanctions by demanding a tailor-made exemption to a full ban on Russian LNG.
Member states are aghast at the request, with one diplomat calling it "shameless".
@HumanoidHistory Historian Michael Wood may have ventured somewhat away from the lands where the Trojan War took place, yet this video serves as a significant historical record by introducing—and documenting—at least a small facet of Turkish folklore and culture. As a Turk, I thank him.🙏
Almanya Federal Meclisi Milletvekili Maximilian Krah, Kuzey Kıbrıs'ın devlet, kurum ve hukuk düzeninin tanınması gerektiğini belirtti.
Avrupa Konuları Komitesinde Kıbrıs ve Türkiye raportörü olan Krah, Achim Köhler ile birlikte KKTC'ye yapmayı planladıkları ziyareti anlattı.
Ziyaret, insan hakları durumunu yerinde incelemek amacıyla yapılacaktı ancak Alman Meclisi İnsan Hakları Komitesi tarafından iki kez engellendi.
Krah, bazı Alman partilerinin gerçeklerin görülmesini istemediğini söyledi ve "Bizi engellediler ama yine de geleceğiz" dedi.
Mevcut statükonun sürdürülemez olduğunu vurgulayan Krah, Rumları daha fazla beklemenin vakti olmadığını ifade etti.
Kıbrıs'ın yeniden gündeme gelmesinin sebepleri olarak Türkiye'nin yükselen gücü, Doğu Akdeniz'in stratejik önemi ve insan hakları meselesini gösterdi.
Rum terör örgütü EOKA ve destekçilerinin, Kıbrıs Türkü’ne yönelik barbarca ve vahşice katliamlarını unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız!
Kıbrıs Türkü’nü yok etmek için sistematik bir şekilde çocuk, kadın, yaşlı demeden adayı kana bulayan Rum teröristler, adlarını tarihe utançla yazdırdılar.
Temel insani değerlerden ve uluslararası hukuktan nasibini almayan ve Mehmetçiğin karşısında kaçacak delik arayan bu barbarların katilliklerini yayınlayacağımız videolarla anlatmaya devam edeceğiz!
#MillîSavunmaBakanlığı
15 July 1974: Greece invaded Cyprus.
Not our words. Makarios’s - he told the UN Security Council exactly that on 19 July.
Every year the world is told about 20 July. It is never told about 15 July.
If you want to call something an invasion, start with the one Makarios named.
"Oley" nidalarıyla Fransa elendi.
Kupada ilk finalist, haklı bir galibiyet ve iyi bir futbolla İspanya! 🇪🇸
Yöneticileri, halkı, oyuncusu, şarkıcısıyla Filistin sevdalısı İspanya.
Darısı #FIFAWorldCup şampiyonluğuna 👏
July 14th or not, it's time to stop using law and history for political purposes.
⚠️ “Genocide” is a legal terminology strictly defined by the U.N. Convention on the Crime of Genocide of 1948.
As such, the principle of non-retroactivity applies.
Furthermore and more importantly, as per article VI, only a competent court can decide whether or not an event can be labeled as “genocide”, say, certainly not by a political entity.
The legal aspect aside, historical facts do matter as well. Let’s remind you the speech delivered in Bucharest in April 1923 by the very first Prime Minister of Armenia, Hovannes Katchaznouni (a Dashnak who lived the 1915 events):
“We thought [in 1914-1915], without any positive basis, that the Tsarist government would grant us more or less broad autonomy in the Caucasus and in the Armenian vilayets [with a Muslim majority in 1914...] liberated from Turkey, as a reward for our loyalty, our efforts and our help.
We had created a dense atmosphere of illusion in our minds. We had implanted our own desires in the minds of others; we had lost the sense of reality and we were carried away by our dreams.
We have overestimated the capacity of the Armenian people, their political and military power, and overestimated the extent and importance of the services our people have rendered to the Russians. And by overestimating our very modest value and merit, we naturally exaggerated our hopes and expectations...
The Turks knew what they were doing and have no reason to regret it today.”
For further reading:
1915: the Armenian Prime Minister breaks the taboo of "genocide" (in French)
https://t.co/RIcwz6RlzJ
Devlete o kadar düşmanlardı ki; yardım adı altında dolandırıcılar için para topladılar, devletin kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalıştılar
Günün sonunda ne oldu?
Devlet deprem bölgelerini ayağa kaldırdı, dolandırıcılarsa hesap veriyor
Bunlar da şimdi üç maymunu oynuyor
En ufak meselede iktidar seçmenine “koyun” diyenler, önlerine konulan her adaya “tıpış tıpış” gidip oy verdiler.
Dünyanın en beceriksiz en ahlaksız adamları, kendilerini Atatürkçülük maskesi ile pazarladı, neredeyse sırtlarında taşıdılar.
Yetmedi… Mücadelenin en yoğun zamanında FETÖ’nün kayığına hiç düşünmeden bindiler, her algı operasyonunun peşine takıldılar.
O da yetmedi… Sırf iktidara zarar verme uğruna devlet kurumlarını itibarsızlaştırdılar; ne idüğü belirsiz dernekleri ise devletin alternatifi gibi pazarladılar.
Bugün oy verdikleri adama “hain” diyorlar.
Para yağdırdıkları adam ise dolandırıcılıkla suçlanıyor…
Millete “koyun” diyenler biraz olsun utanır mı?
Sanmam