@reaya_oglu Fıkranın sonu değiştirilmiş, aslı şu " fakir ekmek parası isteyince deprem oluyor, Bektaşi diyor ki bir ekmek parasına yeri göğü inletti ben rakı parası istersem kimbilir ne olur. "
MANDA ve HİMAYE KABUL EDİLEMEZ. Meşruiyetimiz güdüm altına giremez. Kimse şahsi ve siyasi istikbali yüzünden bedeli şehit ve gazilerimiz tarafından ödenmiş haklarımızı peşkeş çekmeğe kalkmasın.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Katar'da Türk Askerinin ne işi var?
Sayıları 3-5Bin arasında bulunan Türk Askeri, 2015 yılından beri Katar'da!
11 Yıldır, Mehmetçik Katar'da neyi bekliyor?
Ne karşılığında Mehmetçik Katar'da görev yapıyor?
MSB Bakanı, açıklayın!
Neyi, Kimi koruyoruz Katar'da!
Katar'da depolanmış "Hırsızlık Paraları kimin?
/// BU EKİBE İYİ BAKIN,
ABDÜLHAMİD'in OSMANLI'yı
YÖNETEN EKİBİ....
Sakın, Bu Ekibi Ermenistan Kabinesi Sanmayın,
Bu Ekip; 33 SENE'lik,
ABDÜLHAMİD DEVRİ'nin EKİBİ..
Sonrada Devlet Batınca, Vay Efendim,
"TÜRK'çülük Başlamış da Devlet Çökmüşmüş"..
Peki Bu Ekonomik İflas Tablo'sunda,
TÜRK'ler Nerede..?
Halife-i Müslüm'in 2. Abdülhamit’in Nazır'larından (Bakan'larından) ve
Bürokrat'larına Buyrun Birlikte Bakalım..:
*Hariciye Nazır'ları;
Aleksandros Karateodori Paşa (1878-1879)
Gabriel Pasha ve Sava Paşa (1879-1880)
*Hazine-i Hassa Nazır'ları:
Agop Ohanes Kazazyan (1876-1891),
Mikail Portakalyan Efendi (1891-1897),
Ohanes Sakız Efendi (1897-1908)
*Maliye Nazır'ı:
Agop Ohanes Kazasyan Paşa
(28-30 Ağustos 1885),
(Aralık 1886 - Mart 1887) (1888-1891)
*Nafia Nazır'ları:
Ohanes Çamiç Efendi (1877-1878),
Aleksandr Karateodori Paşa (1878)
Sava Paşa (1878-1879)
*Orman ve Maadin Nazır'ları;
Mavrokordato Efendi (1908-1909),
Aristidi Paşa ( 1909)
*Ticaret ve Ziraat Nazır'ları:
Bedros Kuyumcuyan Efendi (1880)
Gabriel Noradonkyan Efendi (1908-1909)
*Ayan Üyeleri(1876);
Antopolos Efendi Aristarki Bey,
Daviçon Karmona Efendi,
Musurus Paşa,
Serviçen Efendi,
Stoyanoviç Efendi,
Dr. De Kastro Bey,
Mavroyeni Paşa, Karatodri Paşa,
Abraham Karakahya Paşa
*Ayan Üyeleri(1908)
Azaryan Efendi,
Basarya Efendi,
Bohor Efendi,
Fethi Franko Bey,
Gabriyel Noradonkyan Efendi,
Mavrokordato Efendi,
Mavroyeni Bey, Oksanti Efendi,
Yorgiyadis Efendi,
Aram Efendi,
Popoviç Temko Efendi,
*Babıali Hukuk Müşaviri, Gabriel Efendi;
Abdülhamit Zamanında Sürekli,
El Üstünde Tutulan Bu Gabriel Efendi,
2. Dünya Savaşı Sonrası Düzenlenen
Paris Konferansında Ermeni'ler İçin,
Toprak Talep Etmiş,
Lozan Konferansına da
Ermeni'ler Adına Katılmıştır…
*Elçilere Göz Attığımızda;
-Y. Fotiades Bey ve Gobdan Efendi’nin "Atina",
-Azaryan Efendi’nin "Belgrad",
-E. Karatodri Efendi’nin "Brüksel",
-Blak Bey’in "Bükreş",
-Yanko Karaca, Misak Efendi ve
Aritraki Efendi’nin "Lahey",
-K. Musurus Paşa, Alfred Rüstem Paşa ve Antopulo Paşa’nın "Londra",
-Naum Paşa’nın "Paris",
-S. Musurus Bey ve Y. Fotiades Bey’in "Roma",
-Nikola Gobdan Efendi’nin "Sofya",
-A. Vogorides Paşa’nın "Viyana",
-L. Aristarki Bey ve A.
Mavroyeni Bey’in "Washington’'da,
Büyükelçi-Elçi Olarak,
Görev Yaptıklarını Görüyoruz...
Konsolos ve Kâtip'liklerde de
TÜRK Unsur'undan Ziyade Ermeni ve
Bilhassa Rum Memur'lar Kullanılmakta İdi...
Vali'lik Koltuk'larının Çoğunda da,
Gayrimüslim'ler Oturuyordu...
Mesela;
~Şarkî Rumeli Valileri;
Sava Paşa, Aleko Vogorides Paşa, Gavril Paşa,
Hristoiç, Alexandre de Battenberg,
Ferdinand de Saxe-Cobourg et Gotha,
~Sisam Beyleri;
Mişel Gregoriyadis Bey,
Aleksander Mavroyeni Bey,
Yanko Vitinos Bey, Kostaki Karateodori Paşa,
Yorgi Yorgiadis Efendi, Andrea Kopasis Efendi,
Cebelilübnan Sancağı Mutasarrıfları;
Vasa Paşa, Naum Paşa, Yusuf Franko Paşa...
Maliye'sini, Hariciye'sini, Tarım'ını, Maden'lerini,
ve de Mülkiye'sini' Gayrimüslim'lere Bırakmış...
Devlet'in Başında Bir İslam Halifesi (!) Vardır…
ŞİMDİ "ANLADINIMIZMI"
ATATÜRK'ün KİM'in TEKER'ine,
ÇOMAK SOKTUĞUNU ..?
Türk Dil Kurumu'na
Bir Ermeni Dilbilgisi Uzmanını,
Oda Sadece Genel Sekreter Olarak Atadı Diye,
Adam Osmanlı Memuru Zaten,
100 Sene'dir ATATÜRK'e,
Demediğini Bırakmayanlara Soralım,
İnsaf'inız Varmı ..?
***Kaynak Kitap..:
KUNERALP, Sinan,
Son Dönem Osmanlı Erkan ve Ricali,
Prosopografik Rehber,
İstanbul: İsis Yayınları, 1999....
SATMAYIN: toprağınızı, evinizi, iş yerinizi YABANCILARA satmayın. Tapusu sizin üzerinize olabilir ama unutmayın hepsi bizim vatanımızın bir parçası. Bu yüzden sadece cebinize girecek parayı değil VATANIMIZI da düşünmeliyiz. SATMAYIN🇹🇷
Diyorlar ki,
İran Türkiye’ye silah çeker mi?
Çekmez.
Yahu terörün zirve yaptığı yıllarda, hudut boylarında öylesi ağır bir ateş açıldı ki teröristlere.. atılan bir kısım ağır toplar İran sınırını da aştı.
Ama İran bize mermi atmadı.
Görüşme talep etti, iş çözüldü.
Yahu İran Türk, hudut boylarındaki karakol komutanları da Türk.
Eğer ki bir füze, havan top ne olursa olsun Türkiye’ye düşerse biliniz ki bunu yapan İran değildir.
@czmkalkinvadalt@KemalistAdam11 İzin ile alakalı değil, Fikir Kulübü olarak yapılan bir etkinlik için dağıtılıyor. O günlerde Atatürk'e çeşitli yasadışı saldırılar var.
‘Hayırsever’ PKK’lı!
Şaşırmayacağınız bir olay daha!
Olmamıştı!
“Bu da oldu, rahatladık” demeye hazır mısınız?
Başlayalım o zaman…
Ama başlamadan önce bir teşekkürü eksik etmeyelim.
Bingöl’de dün güzel bir gelişme yaşandı.
Bingöl Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, “Devlet – Millet elele” diyerek Bingöl Emniyet ve Jandarma Teşkilatına kazandırılan 162 araç için hayırsever iş insanlarına şükranlarını sundu.
Ve araçları alan hayırsever iş insanlarına plaket takdim edildi.
Biz de bu hayırsever işadamlarına çok teşekkür ederiz.
Artık başlayabiliriz!
Aslında başladık da, nasıl başladığımızı yazının sonunda anlamış olun.
*** Şimdi sizi 2000’li yılların başlarına götüreceğim ve bazı haberleri hatırlatacağım.
*** Yıl 2013.
Eylül ayı.
Terör örgütü PKK eylemlere başlamış ve özellikle Güneydoğu’da bölgede iş yapan şirketleri rahat bırakmıyordu.
Bir operasyon kararı aldılar. Bingöl’ün Kığı ile Yayladere İlçesi arasındaki bir yol inşaatı şantiyesini basacaklardı.
Karar verildi ve PKK’lılar yol inşaat şantiyesini bastılar. 29 Eylül’de yapılan baskında PKK’lılar şantiyenin sahibi Karlıovalı müteahhit Muhsin Borak’ı ve işçileri köy alanına topladı.
Bir süre örgüt propagandası yapan PKK’lılar silahlarıyla şirketin sahibi Muhsin Borak’ı rehin aldılar ve kaçırdılar.
*** Haber hızla bölge halkına yayıldı. Kaçırılan kişinin kardeşi Hilmi Borakda duydu.
Ağabeyini kurtarmaya karar vermişti.
Kararını verdi ve 2 gün sonra ağabeyini kurtarmak için PKK’lıların bulunduğu bölgeye gitti.
O da kaybolmuştu.
Yaklaşık 10 gün boyunca haber alınamadı ikisinden de…
Nihayet 10 Ekim’de müteahhit Muhsin Borak, Kiğı ilçesi yakınlarında serbest bırakıldı.
Fakat PKK, Hilmi Borak’ı başka bölgeye götürdü ve onu da iki gün sonra Bingöl il merkezi yakınlarında serbest bıraktılar.
*** Bu hikaye aklınızda kalsın, tekrar geleceğiz. *** Şimdi başka bir konuya, onun için de 2007’ye dönelim.
Kod adı: Ferhat!
PKK’nın dağ kadrosunda…
TSK ile girdiği bir yoğun çatışmada Ferhat bir anda ortadan kayboluyor. Birkaç gün geçiyor. Çok sayıda teröristin öldüğü çatışma sonrası PKK bir açıklama yayınlıyor.
Ölenler arasında Ferhat’ı da söylüyor.
Ancak sonra ortaya çıkıyor ki, Ferhat güvenlik güçlerine yakalanmış. Terörist Ferhat olayı şöyle anlatıyor:
“Yayladere’de at sırtında erzak taşırken pusuya düştük. Kaçarken sırt çantam ve hücum yeleğim atın üzerinde kaldı. Bir hafta saklandığım için benden haber alamayan örgüt, öldüğümü düşünerek beni Roj TV haberlerinde şehit gösterdi.”
Yakalanan “Ferhat” kod adlı teröristin ifadesi alınıyor.
12 Eylül 2006 yılında Diyarbakır’da bir parkın dışında yaşanan patlama sonrası 7’si çocuk 10 kişi ölmüştü. İşte Ferhat o eylemdeki bombanın PKK’nın kullandığı bomba olduğunu açıklıyor.
Başka ne diyor?
13 silahlı eyleme katıldığını, Bingöl Yayladere’de yapılan mayınlamayla çok sayıda askeri yaraladıklarını anlatıyor.
Aynı Ferhat, PKK’nın Ilıcalar Karakolu’nda 2 askeri, Elazığ-Bingölkarayolunda da 4 askeri şehit ettiğini itiraf ediyor.
Bu itiraflarından sonra Ferhat kod adlı terörist cezaevine giriyor, bir süre kalıyor ve sonra da serbest bırakılıyor.
Ferhat’ın eşi de PKK için 3 yıl boyunca dağlarda çatışmış kişilerden…
***
“E, ne oldu şimdi ne alaka diyenler” çoğunluktadır.
Olay şu…
O kod adı Ferhat olan PKK’lı teröristin gerçek adı ne biliyor musunuz?
Hilmi Borak!
Hani kaçırılan ağabeyini kurtarmak için PKK’lıların bölgesine giden Hilmi Borak!
Peki başka?
İçişleri Bakanlığı ve Bingöl Valisinin talimatıyla Jandarma komutanından plaketi alan “hayırsever” iş adamlarından biri de Hilmi Borak!
Yazı bu kadar!
https://t.co/BZ7nfBqpYg
@ajansoteki Bildiğiniz tek şey hukuk dışı, kaba kuvvete dayanan, göz dağı veren davranışlar. Bir kez de aklınızı kullansanız kaybın farkına varacaksınız. Yaşasın tam bağımsız Türkiye https://t.co/vBbkPDN7pQ Mutlu Türküm diyene.