Sağlıkta olup bitenleri yeni zannedenler ..
Bugün artık kaçınılmaz olarak herkesin hissettiği arızalar dönüşüm projesi ile hastalanan sistemin semptomları yalnızca
GÜNAYDIN
Binlerce insanın parasına çöken,İstanbul Tıp Fakültesi’nin utancı İlyas Kaya’nın fakültedeki kadrosu da böyle açılmış. Bir meslekdaşını üstelik de hamile bir meslekdaşını tehdit ederek. İstanbul Üniversitesi üzerine düşeni yapmak zorundadır.https://t.co/XLIlkXY47t
Ankara’ya,
Başkentin kalbi Çankaya’ya operasyon yapmak, belediye başkanını tutuklamak; 19 Mart ve 21 Mayıs darbesinin, hukuksuzlukla oluşturulan “ahtapotun kolları” mekanizmasının son merhalesidir.
Can kardeşim Hüseyin Can Güner başkanımıza yapılan bu muameleyi kınıyorum.
Tutuksuz yargılanma haktır.
Bunu yok sayan, gizli tanık beyanı ve iftiracı düzeni ile operasyon, yargı düzenine ihanettir.
İdam yasası, idam odaları, bunun siyasi propagandası... İsrail, 21. yüzyılın Nazi devletidir. Nazi toplama kampları ve tıbbi deneyleriyle özdeşleştirilen öjenik katliamlar, insanları gaz odalarında ölüme mahkum etmekten ibaret değildir.
İdam odaları üzerinden ölüm propagandası yapmak, 365 km karelik alana 2 milyon insanı sıkıştırmak, Gazze'yi dünyanın en büyük toplama kamına dönüştürmek, insanları aç, susuz, ilaçsız ve elektriksiz bırakmak, yüksek tonajlı bombalarla okulları ve hastaneleri yok etmek de öjenik katliamdır.
Çünkü Nazi öjenizminin temel unsurlarından birisi ırk ise, diğeri de bununla bağlantılı olarak nüfustur. Belirli bir toprak ölçeğinde sınırlı kalmayan Nazifikasyon politikaları nüfus yoğunluğuyla ilgilenir.
Zeev Sternhell, Nazizimde hakim ideolojinin içerdiği biyolojik determinizm ve arınma olduğunu yazar.
AKP’nin örtbas ettiği insanlık suçuna karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığını göreve çağırıyorum!
Yenidoğan çetesi, 2023’te bir CİMER şikayetiyle ortaya çıkmadan 5 yıl önce;
AKP’nin, özel hastanelerin yenidoğan ünitelerinde bebeklere yapılan suistimalleri ortaya çıkaran Sayıştay Raporunu, örtbas ettiğini tespit ettik.
Bu örtbas süreci boyunca devam eden suistimaller nedeniyle kaç bebeğin öldüğü derhal açıklanmalıdır❗️
Sümen altı edilen Sayıştay Raporunda;
Metropol illerde ve başta Batman, Şanlıurfa, Mardin ve Van illeri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki birçok özel sağlık kuruluşunda;
Yenidoğan bebeklerin kuvözde ortalama kalma sürelerinin⬇️
🔴 Kamuya ait hastanelerin 5 katından fazla olduğu❗️
🔴 Bazı özel hastanelerde bu oranın kamu hastanelerinin 16 katına kadar çıktığı❗️
🔴 Yenidoğan hizmeti daha az olmasına rağmen, kuvözde kalma sürelerinin uzun olması nedeniyle;
Bazı özel hastanelerde, kamuya ait hastanelerin 36’da 1'i kadar yenidoğan hizmeti verilmesine karşılık, elde edilen gelirin kamu sağlık kuruluşlarının yaklaşık 2 katı olduğu❗️
tespit ediliyor.
Bebeklerin kuvözde uzun süre tutulmaları için, hangi dozda, hangi ilaçlara ve hangi müdahalelere maruz bırakıldıkları meçhul❗️
Bebeklere her ne yapılıyorsa, kuvözde kalmaları gereken sürelerin ortalama 5 kat artırıldığı açık ❗️
Ayrıca Sayıştay Raporu’nda bu özel sağlık kuruluşlarının adları, hangi suistimallere karıştıkları, tablo halinde belirtiliyor.
Peki buna karşı AKP ne yapıyor?
Suistimalleri ortadan kaldırmak yerine, raporu ortadan kaldırıyor. Bu suistimalleri kamuoyundan gizliyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sesleniyorum❗️
Buharlaştırılan rapor elimizde❗️
Bebek ölümleri konusuna ışık tutan bu rapordaki korkunç gerçeklerin gereğini derhal yapın!
Başta dönemin Sağlık Bakanları olmak üzere, ilgili kamu yetkilileri ve özel sağlık kuruluşları hakkında soruşturma başlatın!
Yoksa siz de bu vebalin altında kalırsınız!
Kaynak: Üniversite Hastanelerinin Mali Yapılarının Sürdürülebilirliği Konu Denetimi Sayıştay Resmi Taslak Raporu-2018 (Ekim)
Bu Rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 42. Maddesi uyarınca Başkanlık makamının 21.07.2017 tarih ve 29741 Sayılı Oluruna istinaden hazırlanmış ancak sansürlenerek yayınlanmamıştır.
Ben size olan biteni çok hızlı özetleyeyim:
İmamoğlu’nun bir üniversite diploması vardı. Diploma iptal edilsin diye yazılan rapordaki imzanın sahibi, AKP’li belediye başkanının danışmanı çıktı. Haberini yazdım, habere ve hesabıma erişim engeli geldi.
İmamoğlu’nun diplomasının iptal edildiği toplantıda, mahkemeye gönderilen belgelerde imza olmadığı ortaya çıktı. Yetmedi iptalin görüşüldüğü maddeye bazı akademisyenlerin katılmadığı yazılmıştı. İdare mahkemesi üniversiteden ek evrak istedi, heyet değişti.
İmamoğlu’na ait lüks araçlar diye yapılan haberlerdeki araçların MHP’li vekile ait olduğu ortaya çıktı. Haberlere erişim engeli geldi.
Cebeci Hafriyat Sahası’nda kamu zararı var dediler, valiliğin gelir elde ettiği ortaya çıktı.
İmamoğlu’nun özel jeti diye yaptıkları haberlerdeki jete İmamoğlu’nun hiç binmediği ortaya çıktı. Jete binenler arasında Vakıfbank’ın genel müdürünün olduğu, jetin de AKP’li bir isme ait olduğu ortaya çıktı.
Memleketin haline bakın. Koç Holding’e ait Rahmi Koç Müzesi, müzeye zenginler kolayca denizden gelebilsin diye Ayvalık Körfezi'nde yat yanaşma ve bağlama iskelesi yaptırma talebinde bulunmuş. Ülkenin her köşesi ayrıcalıklı azınlığın iştahını kabartıyor. İtirazla durdurulmuş.
Ahmet Rasim sana hiçbir aklı başında hekim cevap veremiyor, seni alıntılayamıyor. Sen de istediğin gibi at kosturuyorsun. Çünkü hepimizi engelledin. Ama biliyorum görüyorsun bu yazılanları. Şimdi sana bir kelime soracağım Ahmet Rasim
"Vicdan"
Hiç duydun mu daha önce?
Evet, 16 Aralık 2025'te CDC universal hepatit B doğum dozu önerisini resmen kaldırdı(1). Bu doğru. Ancak "darısı başımıza" demeden önce bu kararın nasıl alındığına detaylıca bakalım.
Kararı Kim Aldı?
Haziran 2025'te aşı karşıtlarının bir numaralı lideri RFK Jr., ACIP'in 17 üyesinin tamamını görevden aldı ve yerine kendi seçtiği isimleri atadı (2).
Bakın şimdi yeni panelin kompozisyonu evlere şenlik:
Başkan yardımcısı Robert Malone, COVID aşıları hakkında defalarca yanlış bilgi yaydığı belgelenen ve platformlardan yasaklanan bir isim.
Hepatit B alt komitesi başkanı Vicky Pebsworth
aşı güvenliğini sorgulayan bir lobi örgütü olan National Vaccine Information Center'ın yönetim kurulu üyesi.
Oy kullanan üyelerden Restef Levi, hiçbir tıp eğitimi olmayan bir matematikçi(3).
Toplantıda 1.5 saat sunum yapan Aaron Siri, polio aşısının FDA onayının iptalini talep eden, HHS'e karşı 492 aktif davası olan bir avukat (4).
Bu kadar aktif dava tek bir avukat... Neden acaba? Size de tuhaf gelmedi mi? Seviyorsunuz ya sorgulamayı. Bir sorgulayın bakalım.
Pekii, bu arkadaş ve avanelerinin asla dahil olamayacağı gerçek bilim camiası ne diyor?
Karara karşı oy veren ACIP üyesi ve pediatri profesörü Dr. Cody Meissner:
Bu değişikliği destekleyecek hiçbir rasyonel bilim sunulmadı.
Zarar verme ahlaki bir zorunluluk olarak dile getirildi, bu ifadeyi değiştirerek zarar veriyoruz(5).
Eski CDC Direktörü Dr. Rochelle Walensky:
35 yıl boyunca milyonlarca doz uygulandı, devasa bir deneyim birikti, bu güvenlik sinyallerini tespit edemedik çünkü yoklar(6).
Senatör Bill Cassidy (Hepatit B uzmanı hekim, Cumhuriyetçi):
Bu bir hata. Doğum dozu önerilmeden önce yılda 20.000 yenidoğan enfekte oluyordu, şimdi 20'nin altında. Bu öneriyi sonlandırmak vaka sayılarının tekrar artmasına yol açacak (7).
American Academy of Pediatrics, Infectious Diseases Society of America, American College of Obstetricians and Gynecologists: Kararı kınayan ortak açıklama yayınladı(8).
Peki epidemiyolojik olarak ne bekliyoruz?
Henüz hakemli değerlendirmeden geçmemiş (preprint) bir modelleme çalışmasına göre, doğum dozunun 2 aya ertelenmesi tek bir yılda 1.437 ek çocukluk çağı enfeksiyonuna, 304 karaciğer kanseri vakasına ve 482 hepatit B ilişkili ölüme yol açabilir(9).
Peki ne bu düşük riskli bebek yanılgısı?
Panel, HBsAg negatif annelerin bebeklerini düşük riskli olarak tanımladı.
Ancak doğum dozu öncesi dönemde, 10 yaş altı hepatit B enfeksiyonlarının yalnızca yarısı anneden bulaşmıştı. Diğer yarısı ev içi temas, çocuk bakım ortamları ve toplumsal maruziyetten kaynaklanıyordu(10). Hepatit B virüsü yüzeylerde bir haftaya kadar canlı kalabilir; tırnak makası, diş fırçası, jilet gibi sıradan ev eşyaları bulaş kaynağı olabilir.
Anne negatifse bebek güvende varsayımı epidemiyolojik gerçeklikle ASLA örtüşmez.
PEKİİİ ŞİMDİ SÖYLESİN HERKES:
Zafer Kimin?
Bu karar, 34 yıllık bilimsel konsensüsü, milyarlarca doz güvenlik verisini ve %99'luk vaka düşüşünü değil, bir aşı karşıtı sağlık bakanının ideolojik ajansını yansıtıyor.
Darısı başımıza derken, başımıza gelmesini istediğin şey ne Ahmet Rasim?
Ben söyleyim:
Bilim değil, bilimin politik manipülasyonu
Türkiye'nin aşı programlarını ABD'nin şu anki ideolojik çalkantısına endeksleme hayalin halk sağlığı değil halk sağlıksızlığı reçetesi olur.
Ancak ABD'de de bu tuhaf dönemin ardından anında değiştirilecek olan böyle saçma bir kararın bizim ülkemizde bırak uygulanması, gündeme dahi getirilmesi söz konusu olmayacaktır.
Kaynaklar
1-CDC. CDC Adopts Individual-Based Decision-Making for Hepatitis B Immunization. https://t.co/mLdTTGYF4F. 16 December 2025.
2-NPR. CDC's ACIP changes recommendations for hepatitis B vaccination for infants. 5 December 2025.
3-CBS News. CDC vaccine panel votes to stop recommending birth dose of hepatitis B vaccine for all newborns. 5 December 2025.
4-PBS NewsHour. Fact-checking the CDC panel's reasons for dropping universal newborn hepatitis B vaccine recommendation. 6 December 2025.
5-Scientific American. CDC Vaccine Panel Scraps Guidance for Universal Hepatitis B Shots at Birth. 5 December 2025.
6-Nature. Hepatitis B vaccine guidance set to be rolled back for US babies: what the science says. 6 December 2025.
7-The Hill. CDC no longer recommending hepatitis B vaccine for newborns. 16 December 2025.
8-AAP, IDSA, ACOG. Joint Statement on ACIP Hepatitis B Recommendation. December 2025.
9-Preprint: Projected impact of delayed hepatitis B birth dose on pediatric infections and hepatocellular carcinoma. 2025.
10-CDC. Epidemiology and Prevention of Vaccine-Preventable Diseases (Pink Book). Hepatitis B Chapter. 2021.
PROF VİCDAN TUTUKLANDI.
Özel Balıklı Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi bölümünden Prof. Dr. Ayten Erdoğan, sahte reçete ve usulsüzlük iddiasıyla tutuklandı. Prof. Dr. Erdoğan yoksul ailelerin çocuklarına muayene parası almadan ilaç yazdığı için suçlandı. Savcılığın 112 milyon TL dediği SGK zararı ise 112 bin TL. 👇
MESEM’li genç: “Patron sinirliydi, genelde bağırırdı. İki yıl orada çalıştım. Hakaret ederdi, zekamı küçük görürdü. Salak derdi herkesin içinde. Bir şey diyemiyordum. İşe gidesim gelmiyordu, uyuyamıyordum, kalkasım da gelmiyordu.”
Patron: “Lisenin 12 sene mecburi olmasını doğru bulmuyorum ama bu sistem iyi. MESEM olmasa sanayide eleman bulamazsın. Gerçekten güzel bir sistem, ben şahsen memnunum yani.”
Öğretmen: “İşvereni uyardığımızda ‘çocuğu işten çıkarırım’ tehdidiyle karşılaşıyoruz. Bu da bizi zor durumda bırakıyor. Sonrasında iş bulamamasından endişe duyuyoruz. Bu şekil arada kalıyoruz. Mesela işveren, öğrenciyi uygunsuz saatte çağırıyor. Öğrencilerimizi çalışma saatleri konusunda sürekli uyarıyoruz.”
Patron: “Çocukken bu işler öğrenilir, sonradan olmaz. Sonra olan A101’de çalışmaya başlıyor. Burada çalışması daha mantıklı, devlet doğru bir şey yapıyor. Okula yine gidiyorlar, sosyalleşmeleri var. Geçen sene eleman bulamıyorduk, şimdi bir dükkâna 250 tane eleman düşüyor. Okuyarak bir şey olunmuyor, herkes artık bir şeyleri anlıyor.”
MESEM’li genç: “Saat 08:30, akşam 19:30- 20:00. Çok fazla çalışıyoruz. Oturup nefes alacak zaman olmuyor. Bugün Pazar ve benim ek ücrete ihtiyacım olduğu için başka işe gideceğim. MESEM’in verdiği para 6 bin TL, yetmiyor.”
Eğitim politikaları kurulunun %90’ı eğitimci değil.Bir kısmı özel okul ve kurs zinciri patronu.
Bu isimler, eğitimci olmayan bir bakanla birlikte, liselerin süresi gibi ülkenin geleceğini belirleyen kararlarda söz sahibiler.
Çoğu kararın nereden geçtiğini artık anladınız sanırım
Hayal kırıklığısınız. Almanların da güzel bir lafı var Canan Hanım; "Eğer 1 Nazi ile aynı masada oturup ona karşı tek laf etmeyen 10 Alman varsa, masada 11 Nazi var demektir."
Kıymetli yol arkadaşlarım;
Neden bir açıklama yapmıyorsun diye samimi bir şekilde soran kardeşlerim;
Şu dönemde söyleyeceğim herhangi bir sözün hepimizin içini yakan durumlara olumlu bir etkisi/katkısı olmayacağını, parti içi kutuplaşmayı artırmak ve trollerin eline malzeme vermekten başka bir işe yaramayacağını görüyorum. (Partimize bir katkısı olacağını düşünsem beni hiç kimsenin susturamayacağını en başta siz bilirsiniz)
Hal böyleyken yetkili ve sorumlu kişiler haricinde; konuşarak zararımız olmasın, belki susarak faydalı oluruz diyor ve tüm partili kardeşlerimi sağduyuya davet ediyorum…
“Bu utanç dolu kahrolası çağda ne duymak ne görmek evladır;
uyumak en iyisi.
Taş kesilene kadar. “
Michalengelo
Villanın sırrı fotoğrafta
✍️Ezgi Apartmanı davasında suçlanan Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, Ankara’da lüks villada yakalanmıştı. Lüks villa eski AKP Milletvekili Hüseyin Samani’nin damadı Cengiz Gökay’a aitti...
https://t.co/klwZqY3ZPI
Timur Soykan yazdı
@hakiki_cassey Şu konuda hata yapılıyor; ortaöğretim başarı puanı, diploma notu ile bir katsayının( tam hatırlamıyorum ama 0,7 ya da 0,8 gibi bişeydi, liselere göre değişiyor) çarpılması ile elde ediliyor. Bunun diploma notu 80-90 arasıdır. Kendisi de bilerek bu tartışmalara yol veriyor bence
2008-10 yılları arasında Üsküp Büyükelçiliği yaptım. Uluslararası Balkan Üniversitesi başta Davutoğlu, Veysel Eroğlu olmak üzere, o dönemdeki AKP akademik kadroları tarafından kurulan içi boş bir tabela üniversitediydi. 17-25 sürecinde ayakkabı kutusu+