Yayınevi Emekçileri Buluşuyor.
Doç. Dr. Nilgün Ongan’ın, yayınevi emekçilerinin çalışma ve geçim standartları konusunda yaptığı saha araştırmasına dayanan “Yayın Emekçisinin Adı Yok” adlı kitabını konuşmak üzere buluşuyoruz.
🗓️ 8 Mayıs Cuma
🕖 19.00
📍Karşı Sanat
📣 Yayın Emekçisinin Adı Yok - Çalışma ve Geçim Standartları Konusunda Bir Saha Araştırması
“Özelde yayınevi emekçilerine odaklanan ama oradan yola çıkarak pek çok kültür işçisine de teşmil edilebilecek bu çalışma, yayıncılık sektörüne emekçilerden yana bir bakış açısının hakim kılınması için bizzat emekçilerden gelen bir çağrı olarak da okunabilir”
@nilgunongan 👏🥰
👉 Kitapyurdu https://t.co/olutPfeX6U
📗Kitap Kulübü'nde ekim ayında 'Yayın Emekçisinin Adı Yok' kitabını konuşacağız.
👩🦰Doç. Dr. Nilgün Tunçcan Ongan @nilgunongan
🗓️8 Ekim Çarşamba
🕕18.00
📍TGS Akademi Şişli ( Halaskargazi Cd. No: 226 Çifkurt Apt. Kat:5 No:10 )
🖐️Görüşmek üzere
#biamag | Örgütlenme zorunluluğu: Kültür emekçileri ne istiyor?
✍️️ Abbas Vural, kültür işçilerinin görünmeyen sömürüsünü merkeze alan Nilgün Tunçcan Ongan’ın Yayın Emekçisinin Adı Yok kitabı hakkında yazdı.
https://t.co/WbZ5Jzv4j0
Doç. Dr. Nilgün Tunçcan Ongan, yayınevi emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını ele alan “Yayın Emekçisinin Adı Yok” adlı kitabını Kor Kitap’tan yayımladı
https://t.co/ApZcUr8fVc
Gençlerle dayanışma için yapılan bir günlük iş bırakma eylemi sonrasında Eğitim-Sen İstanbul Üniversitesi Temsilcisi arkadaşımız Levent Dölek tutuklanmıştı..
Basın Açıklaması
8 Nisan 2025 Salı
12.30
Beyazıt Ana Kapı
Eğitim-Sen İstanbul 6 No'lu Üniversiteler Şubesi
Bekliyoruz!
Sevgili hocamız Levent Dölek ile öğrencilerimizin bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını ve cemiyetimizde tekrar buluşmayı özlemle bekliyoruz!
Not: Hocamızla son etkinliğimizi tekrar paylaşıyoruz 👉🏻 https://t.co/HQ8Xbocs2O
Emekçi halkımın, hürriyet sevdalısı gençlerin, hapishanelerdeki devrimci tutsakların ve tüm mahpusların, Müslüman dünyanın mazlum halklarının, ailemin, yoldaşlarımın ve tüm sevdiklerimin Ramazan Bayramı’nı kutlarım. Annem başta olmak üzere büyüklerimin ellerinden öperim.
Bayram sevgi, vefa ve dayanışmaya vesile olsun. Gazze’de emperyalizm desteğiyle yürüyen Siyonist soykırıma karşı kalplerimizin yanı sıra sesimizle, eylemimizle de Filistin halkının yanında olalım.
Anneler, babalar hürriyet için dimdik duran ve mücadele eden oğullarınızla ve kızlarınızla gurur duyun. Emekçiler, işçiler memleketin pırıl pırıl çocuklarına sahip çıkın. İşçi sınıfımız, bu bayramdan bir sonrakine yani 1 Mayıs İşçi Bayramı’na doğru safları sıklaştırın. Emperyalizmin ve sermayenin sahte ve korkak temsilcilerinden, düzen partilerinden en ufak umudumuz olamaz!
Memlekete hürriyet işçilerle gelecek!
#TümTutsaklaraÖzgürlük
Nilgün Ongan ( @nilgunongan ) “Kültür İşçilerinin Sınıfsal Konumu” başlıklı yazısıyla Yayınevi Emekçileri dosyamızda!
“Gerek sektördeki emek örgütlerinin çalışmaları gerekse yürüttüğümüz saha araştırması, entelektüel emek gücüyle beden işçilerinin çalışma ve ücret standartları bakımından her geçen gün daha da yakınlaştığını ortaya koymaktadır. Yayın emekçileri madenlerdeki “hadi hadi” uygulamasını çağrıştıran bir süre baskısına maruz bırakılmakta, asgari ücret civarında çalıştırılmakta, tazminat hakkı olmayanlar işten atılmakta, stajyer adı altında ucuz işgücü sömürüsü kalmaktadır. Aynı zamanda da işbölümü ve yabancılaşmayla karakterize olan bir üretim sürecinde faaliyet göstermektedirler. Dolayısıyla kültür üretiminde özellikle büyük yayınevi işverenlerinde gözlemlenen sınıfsal nesnellikten yayın emekçileri de azade değildir.”
Doç. Dr. Nilgün Tunçcan Ongan: Sömürünün nesnel koşullarını münferit bir işverenin tercihine indirgemek emek sermaye çelişkisinin niteliğini gizleyen yaklaşımlar. Böyle yaparak hem sorunun kaynağını perdelemiş hem de konuyu apolitikleştirmiş oluyorsunuz
https://t.co/uU6Lg3rFqR
4) Hakkında "iade kararı" verilmiş veya verilecek olan meslektaşlarımın tamamının adları Resmi Gazete'de düzeltme beyanıyla yayınlanmalıdır. Hiçbir kanuni idare yurttaşlarını bu usulle ("terör iltisaklısı" ibaresiyle) anıp, 6 sene sonra bir telefon aramasıyla durumu düzeltemez.
3) OHAL işlemleri esnasında suç işleyen kamu görevlilerine sağlanan "yargısal bağışıklık" kanunilik ilkesinin ve anayasanın ihlalidir. Hiçbir kamu görevlisine anayasa dışı "yargısal bağışıklık" verilemez.