“Dünyanın en ahlaklı ordusu” dedikleri yapı, kuzey Gazze’de silahsız bir Filistinliyi alıkoydu.
Gözleri bağlandı. Elleri ve ayakları bir sedyeye, sopa ve iplerle sabitlendi.
Bu bir güvenlik operasyonu değil; insan onurunu hedef alan açık bir zulüm tablosudur.
منذ 1448 سنة ضاقتْ عليه مكة
فخرج مهاجراً تحت جنح الظلام
وبعد 8 سنوات عاد إليها في وضح النهار
ودخلها بجيشه من أبوابها الأربعة !
الدين الذي بدأ برجل نزل يوماً
من غار مظلم في مكة حاملاً النور إلى العالم
يؤمن به اليوم مليار ونصف إنسان
واسمه تردده المآذن
"أشهد أن محمداً رسول الله" ❤
اللهم إنا نسألك خير هذه السنة ونعوذ بك من شرّها، وأن تجعلها سنة العوض الجميل بعد الصبر الطويل ..
كل عامٍ ونحن نشهد أن لا إله إلا اللّٰه وأن محمدًا رسول اللّٰه، ونحن إلي اللّٰه أقرب.
Gazzeli Doktor Hüsam Ebu Safiye, İsrail tarafından 1.5 yıldan fazladır yalnızca 2 metrelik bir hücrede tutuluyor. Binlerce Filistinli mahkûm gibi aç bırakılıyor ve temiz suya, ilaca, tedaviye ve avukatına erişim dahil tüm temel haklardan mahrum bırakılıyor.
#FreeDrHusamAbuSafiya
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim” dedi sesini kısarak.
Yahya, 48 yaşında. Bir beyaz adamın dükkanı önüne koyduğu dikiş makinesiyle terzilik yapıyor.
Eskiden kıyafet satıyormuş. 10 yıllık birikimiyle aldığı kıyafetler çalınınca beş parasız kalmış. Güney Afrika’ya gidip işçilik yapmış ama bir yıl sonra geri dönmüş.
Neden döndün diye sorunca, “Oradaki göçmen ortamı, bir Müslüman’a yakışmazdı.” diyerek geçiştirdi.
Yahya, 18 yıldır terzilik yapıyor.
İkindiye kadar 12 TL kazanmıştı. Yetiyor mu diye sorunca, “Buna da şükür, bazı günler hiç kazanamıyorum.” dedi.
Sevinçle elindeki önlüğü gösterdi. Beyaz adamın eşi için dikiyormuş. Eğer bitirebilirse 6 TL de oradan kazanacakmış.
Burada emeğin karşılığı yok ama buna rağmen fiyatlar çok pahalı. Bu yüzden Yahya hiç öğle yemeği yemiyor.
Fakat şanslı. Normalde çoğu kişinin dikiş makinesi kiralık olur. Makine sahibi ile terzi, parayı bölüşür. Yahya’nın makinesi eşine aitmiş. 10 yıl önce bir iş adamı hediye etmiş.
Sadece bir dikiş makinesi ile 5 kişilik ailesini geçindirmeye çalışıyor.
Evini sordum, “7 kilometre uzakta.” dedi. Minibüs parası günlük kazancının iki katından fazlaymış, bu yüzden her gün yürüyerek geliyormuş.
- Zor olmuyor mu?
“Yok, koşarsam 45 dakikada da gelirim.” dedi.
- Bisikletin yok mu?
“Eskiden vardı ama tekerleği tükendi artık.”
- Tamir ettir.
“Param yetmez”
- Biriktir.
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim. Tahtadan bir kumbara yapıp içine her gün para atıyordum, bir gün eve gidip tahta kumbarayı kırdım ve yemek aldım.”
Yahya makinesini beyaz adamın dükkanı önünde tutmak isterse ona kira ödemek zorunda. Bu yüzden 500 metre ötedeki bir depoya taşıyor her akşam. Depo sahibi iyi adammış, para almıyormuş.
Arkadaşım, Yahya’ya 100 TL uzatınca mahcup bir şekilde kabul etti. Ne yapacaksın diye sordum, “Uzun zamandır yalnızca nsima (mısır unu bulamacı) yiyoruz. Bugün yanına patates alacağım.” dedi.
Oradan ayrılırken dönüp Yahya'ya baktım. Mutluluğunu uzaktan bile görmek mümkündü.
Şimdi vakit akşam, muhtemelen Yahya bir sofra başında çocuklarıyla patates yemenin mutluluğunu yaşıyor.
Siyonistler, kısa süre önce cuma namazı öncesinde Mescid-i Aksa’ya gitmekte olan ibadet edenlere saldırdı; Filistinli gençler de onlara karşı koydu.
Allah’ım, zalimlere karşı bize yardım et.
📍🎥 Kudüs
Dr Hüsam aylar sonra avukatıyla görüştürüldü.
Oğlunun dün yaptığı açıklamaya göre Dr Hüsam ve diğer esirler, her gün işkencelerle birlikte “ölüm dozu” alıyor. Oğlu, o işkencelerin ne olduğunu anlatamadı.
Dr Hüsam, dünyanın kendisiyle dayanışma içinde olduğunu öğrenince şükran duygularını iletmiş. Bizi asla unutmayın, kurtulmamız için bir şeyler yapın demiş.
#FreeDrHusamEbuSafiya
🔴 Van’da başıboş köpekler tarafından katledilen Hamza Özsoy’un amcası:
Hamza’nın otopsisini yapan doktor ve savcı ağladı.
Hamza öldürülmedi. Hamza köpekler tarafından vahşice parçalandı.
Yaralanan Ayaz yeğenimin psikolojisi bozuldu, sürekli 'köpekler geliyor' diyor.
Gazze’de korkunç bir olay!!
Kuzey Gazze’de silahsız Gazzeli bir grup genç, yıkılan evlerinin enkazından eşyalarını çıkarmak için oraya gidiyordu.
Bir anda Siyonist İsrail güçleri, sanki bir telefon oyunu oynar gibi, onları trajik bir şekilde hedef aldı. Şehit oldular.
Dr Hüsam hakkında üç Gazzeli esir tanık olarak bilgi vermiş.
Dr Hüsam, verilen kötü yiyecekleri midesinde tutamıyor, sürekli kusuyor ve tedaviden kasıtlı olarak mahrum bırakılıyor.
Ellerinden ve ayaklarından kelepçeli.
Sorgu sırasında tamamen soyularak dövülüyor, tahayyülü imkânsız işkencelere maruz bırakılıyor.
Her üç tanık da Dr Hüsam’ın daha fazla dayanamayacağının altını çizmiş.
Neredeyse 1000 sağlıkçı, Haydut Devletin hapishanelerinde esir.
#FreeDrHussamAbuSafiya
Bu insanlar yasadışı bir şey yapmıyor.
Keyif ve macera için yola çıkmıyor.
Keyfî ve yasadışı işler yapan İsrail’i, dünyanın kanun koyucusu olarak kabul etmiş gibi davranmak, uluslararası hukuk sisteminin kesinkes iflasıdır.
Bir kez daha uluslararası hukukun, Batı emperyalizmi için uydurulan çürük ve kof bir haklar silsilesi olduğunu görmüş olduk.
#SumudFilotilla
🔴 Gazzeli gazeteci Duhâ Eyyûb es-Sayfî:
Ben, yaralara rağmen susmayan o sesim. Üç evladımı; Rital'i, Nur el-Hak'ı ve Usame'yi koparıp alan o katliamdan kurtulan biriyim.
Ölümden, yaralarla ağırlaşmış bir bedenle kurtuldum. Fakat her anı kırık bir ruhla yaşıyorum. Hafızamda ve vicdanımda çocuklarının izini süren bir anne olarak yaşıyorum.
Artık sadece bir gazeteci olarak değil, savaşın yıktığı bir anne, bir dava taşıyan bir insan ve Filistin acısının dünya vicdanında yaşaması için mücadele eden bir ses olarak yazıyorum.
Bize rakam muamelesi yapmayın. Bizler isimleriz, yüzleriz ve dehşetin gücüyle çalınmış hayalleriz.
Ben şehitlerin annesiyim, şehitlerin kızıyım, şehit kardeşlerin kız kardeşiyim. Ben yaralıyım. Tüm vicdanlar öldüğünde baki kalan o vicdanım.
Benden sabır istemeyin; zira ben zaten sabredenim, mükafatını Allah'tan bekleyenim, Rabbimin kaderine razı olanım.
Bu bir skandal…
İsrail daha önce Gazze ve Mısır karasularında korsanlık yapıyordu. Şimdi Yunanistan karasularında korsanlık yapmaya başladı.
Yüzlerce deniz mili ötedeki insanları kaçırmak demek onlarca suçu aynı anda işlemek demek.
Bu eşkıyalığın hududu olmayacak mı?
Bir tane çifte vatandaş Siyonisti deport etmediniz.
Ama ABD konsolosluğunun bahçesine girdi diye bu Filistinli kızcağızın tüm ailesini deport ettiniz.
Tek bir çifte vatandaş caninin kapısını kırıp başına plastik poşet geçirmediniz.
Ama tazecik gelin Esraa'yı annesinin gözü önünde bir katil gibi, bir terörist gibi başında torba ile,
Parmağına işkence ile götürdüğünüz Silivri'de 8 ay hukuksuzca tuttunuz.
2 senedir mecliste bekletiyorsunuz Türkiye düşmanı çifte vatandaş Siyonistlerin ülkeden deportunu.
Ama şu yüreği halkının gördüğü zulümle feverân eden Türkiye aşığı Filistinli Müslümanları ülkeden bir tehdit gibi kovarken saniye beklemediniz.
Allah aşkına siz kimin tarafındasınız?!
Diliniz Filistin'leyken, eliniz ve işiniz niye ABD ve İsrail'le?
Şu kız, Gazze'ye bebek öldürmeye giden çifte vatandaş Siyonistlerden daha mı tehlikeli Türkiye için??