@MuratYildiz_MY1 Benim eşim 1987 de ile 2017 arası milli eğitimde öğretmendi. Bir iş günü bile geç maaş almadılar. Devlet memuruna maaşını hep zamanında ödedi. Bir bakan devletine iftira atmayacağına göre bakan bey o yıllarda nerde çalışıyor muş ki böyle bir iddia da bulunmuş.
@rblgokdemir Rica ederim Rubil bey, siz gerçek bir demokrat ve hukuk insanısınız. Üzüldüğüm , sizin gibi değerli insanlar var iken 85 milyon içerisinde siyasi meydanın vasatlarca ele geçirilmiş olması. İnşallah sizin gibi insanların çoğaldığı günleri de göreceğiz. Sevgi ve saygıyla kalın👋
Ülkemizde güzel düşünce üreten ve taşıyan insanlarda var, bu durum geleceğe ilişkin karamsarlığımızı engelleyip, umudumuzu canlı tutuyor.
Böyle güzel insanların ve düşüncelerin çoğalması temennisiyle👏👏
MUHAKEME AHLÂKININ ON İLKESİ
(Düşünmeyi Öğrenmenin Manifestosu - II)
Bir toplumun geleceğini yalnızca hukuku, ekonomisi veya siyaseti belirlemez.
İnsanların nasıl düşündüğü de belirler.
Çünkü hukuk, siyaset ve demokrasi; en sonunda o toplumu oluşturan insanların verdikleri hükümlerin toplamından ibarettir.
Muhakeme ahlâkı, düşüncenin vicdanıdır.
Aşağıdaki ilkeler, herkesin aynı fikirde olmasını değil; farklı fikirlerde olsak bile aynı entelektüel dürüstlüğü paylaşabilmemizi amaçlamaktadır.
1. Hakikati Kimliğimin Önüne Koyarım.
Bir düşüncenin doğru veya yanlış olduğuna, onu söyleyen kişiye bakarak değil; bilimsel verilere, maddi olgulara ve delillerine bakarak karar vermeye çalışırım. Kimlikler, hakikatin yerine geçemez.
2. Kanaatimi Delille Beslerim.
Kanaat sahibi olmak haktır; fakat kanaati delilden bağımsız hâle getirmek muhakemenin zayıflamasıdır. İnançlarımı ve kanaatlerimi yeni bilgiler ışığında gözden geçirmeyi bir erdem sayarım.
3. Yanılıyor Olabileceğimi Unutmam.
Hiç kimse yanılmaz değildir. Kendi zihnimin de hata yapabileceğini kabul etmek, zayıflık değil olgunluktur. Yanlışımı düzeltmeyi itibar kaybı olarak değil, zihinsel gelişim kabul ederim.
4. Hüküm Vermeden Önce Anlamaya Çalışırım.
Bir cümleyi bağlamından koparmam. Bir videoyu tamamını görmeden yargılamam. Bir haberi tek kaynaktan öğrenmekle yetinmem. Anlamak, muhakeme etmenin ön şartıdır.
5. Karşı Görüşü En Güçlü Hâliyle Değerlendiririm.
Kimsenin görüşünü karikatürleştirmem. Karşı tarafın en zayıf değil, en güçlü argümanıyla yüzleşmeye çalışırım. Çünkü hakikat, kolay ve ucuz hedefleri vurmakla bulunmaz.
6. Tepkimi Değil Muhakememi Yönetirim.
Öfke, korku, coşku ve aidiyet duygusu muhakememi etkileyebilir. İlk tepkimin değil, ikinci düşüncemin peşinden gitmeye gayret ederim. Çünkü düşünmek, reflekslerimizi terbiye etmek demektir.
7. Bilgiyi Paylaşmadan Önce Sorumluluğunu Üstlenirim.
Bir bilgiyi paylaşmanın da ahlâkî bir yükümlülük olduğunu bilirim. Doğruluğundan emin olmadığım iddiaları yaymanın, gerçeğe zarar verebileceğini unutmam.
8. Kendi Mahallemi de Aynı Ölçüyle Değerlendiririm.
Adalet, yalnızca karşı tarafa uygulanınca adalet değildir. Benim için doğru olan ilke, benim tarafım söz konusu olduğunda da geçerli olmalıdır. Çifte standart, muhakemenin en sinsi ve sessiz düşmanıdır.
9. Fikir Ayrılığını Düşmanlık Sebebi Saymam.
Bir insanla aynı kanaatte olmamak, onun kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Medeniyet, farklılıkları yok ederek değil; onlarla birlikte zenginleşerek yaşayabilmeyi öğrenerek güçlenir.
10. Hakikati Bir Varış Noktası Değil, Sürekli Bir Arayış Kabul Ederim.
Muhakeme ahlâkı, mutlak kesinlik iddiası değil; sürekli öğrenme iradesidir. Bugün bildiklerimin yarın yeni bilgilerle değişebileceğini kabul eder, hakikate giden yolun merak, tevazu ve dürüstlükten geçtiğine inanırım.
Lütfen deneyelim, inanın ki kendimizi daha iyi hissedeceğiz...
SON SÖZ:
Muhakeme ahlâkı, yalnızca doğru düşünme tekniği değildir.
İnsanın kendi zihnine karşı dürüst olma cesaretidir.
Çünkü adaletin ilk mahkemesi vicdandır.
Vicdanın ilk hâkimi ise muhakemedir.
Toplumlar ancak düşüncelerini ahlâkla buluşturduklarında kutuplaşmanın gürültüsünü aşabilir, ortak aklın sesini duyabilirler.
İyi bir toplum, yalnızca iyi insanların değil; iyi muhakeme eden insanların omuzlarında yükselir.
Bu yüzden yeni yüzyılın en büyük medeniyet görevi şudur:
Muhakemeyi bilgiyle, bilgiyi vicdanla, vicdanı da hakikat arayışıyla buluşturmak.
Çünkü iyi insan olmadan önce iyi düşünen insan olmak gerekir.
Zira kötü muhakeme; iyi niyetli, çok zeki insanları bile yanlış sonuçlara sürükleyebilir; sağlam muhakeme ise farklılıklarımızı çatışmanın değil, birlikte hakikati aramanın imkânına dönüştürebilir.
Rubil GÖKDEMİR
Demokratik Değişim Hareketi Sözcüsü
@gumusibrahim44 gelecekte emekli olup, ayağını uzatarak rahatça bir kaç yıl geçirip, ölmek durumu bitiyor, böyle giderse 25 sene sonra emekli maaşıyla sadece ekmek alınabilirse şükredilsin, ölene kadar rahat yok bundan böyle. Herkes kendi geleceğini hazırlasın, emekliliğe güvenen aç kalır.
@MTanal Efendim , sizlere vekalet verdik, vekil yaptık, hukukçu bir vekilimiz olarak partinizi harekete geçirip yasal yollara başvurarak haklarımızı koruyun lütfen. Beklentimiz: değerli tespitlerinizden ziyade diğer vekiller ve partinizle sonuca yönelik eylem içinde bulunmamızdır.
@ulvisaran Gerçek sendikacılığı engelleyen sarı ve işbirlikçi sendikaların en çok kullandıkları yalan propaganda” En kötü sendika, sendikasızlıktan iyidir” sözüdür. Bu tür sendikalar varlıklarıyla gerçek sendikacılığın gelişip var olmasını engellerler. Var-mış duygusu yaratırlar.
@ulvisaran Sarı sendikalar çalışan ve işvereni karşı karşıya getirmemek için, çalışanın emeğini aylık %1-1,5 komisyon karşılığında pazarlayan kurumlardır. , çalışandan alacakları tepkiyi önemsemezler,
.o aldıkları aylık %1-1,5 çalışandan kesilen komisyon bu tepkiyi üstlenmek karşılığıdır.
@SalihUzunDr Türkiye’de sendikalar emeğe reva görülecek değeri çalışanın maaşından alacakları aylık %1-1,5 komisyonla işverene pazarlama yapan sendika tabelası taşıyan kurumlardan öteye geçemiyorlar. Çalışanın maaşından para kazanırlar, ama kimin lehine çalışıyorlar belli değil.
@DrGunerSonmez Demek ki o yüzden, ülkenin %60’ı açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verir iken, karnı toklar, sırtı pekler her yerde taht kavgasının mücadelesiyle meşguller. Vatandaşın açlığı, geleceği hiç önceliklerinde değil. Vatandaş başı kesik tavuk gibi oradan oraya çırpınıp duruyor.
@PiyasaTturkiye Maalesef ülkede” Devletin malı deniz, yemeyen domuz” anlayışı tepeden tırnağa insanımızın çoğunun beynine işlendi. Böyle bir hırsızlığın mazereti olmaz ama devletten birşeyler çalmak moda ve trend oldu. Sorsanız herkesin ağzında devlet, millet , bayrak, fakat davranış tam tersi
@avcemilyedek2 Sorun ne dediği değil. Chp yöneticilerinin milyonlarca insan içinden böylelerini nasıl bulup milletvekili ve belediye başkanı yaptığıdır. Eminim milyonlarca tertemiz, zaafiyetleri olmayan üyesi mevcuttur. Böyle mevcudu var iken neden böylelerini tercih edip seçmene seçtirdiler.
MİLLETVEKİLİ SAYISI VE MAAŞLARI DÜŞÜRÜLSÜN..!
KIYAK EMEKLİLİK HAKLARI İPTAL EDİLSİN..!
MAKAM ARAÇLARI SATILSIN VE HAZİNEYE İRAT KAYDEDİLSİN..!
GÖREVİ SÜRESİNCE FAYDALANDIĞI SOSYAL HAKLAR VE ALDIĞI MAAŞ ÖĞRETMENLER SEVİYESİNE EŞİTLENSİN..!
Böyle bir şey hangi ülkede var?
Ocak 2026 itibarıyla milletvekili maaşı 273.196 TL, emekli milletvekili maaşı 177.658 TL, geçmişte milletvekilliğinden emekli olmuş ve sonradan tekrar milletvekili seçilmiş olanların toplam maaşı 450.000 TL'dir. (Görevdeyken tahsis edilen lüks araçlar, korumalar ve ömür boyu (ailece) en üst düzeyden faydalandıkları sosyal haklar cabası...)
Buna karşılık;
Ocak 2026 itibarıyla asgari ücret 28.075 TL, en düşük emekli maaşı 20.000 TL ve Mayıs 2026 itibarıyla açlık sınırı 35.000 TL ve yoksulluk sınırı 114.000 TL'dir. Yani bu rakamlara göre yaklaşık 17 milyon kişinin (nüfusun en düşük gelirli %20'lik kesimi) ortalama gelirleri asgari ücretin ve açlık sınırının altındadır...
Vekile bak Asıla bak!..
Pekâlâ bu durum kimin umurunda dersiniz?
Bir ülkede gerek iktidar ve gerekse muhalefet kanadından milletvekili seçilenler koltuğa oturdukları gün kendilerini seçenlerin değil de şahsi ikballerinin peşine düşüyorlarsa ve yukarıdaki tabloya rağmen hiç utanmadan/sıkılmadan aldıklarını hak görüyorlarsa ve seçenler de bunu umursamayıp her seferinde oy vermeye devam ediyorsa bu tablo herkese müstahaktır! Sakın kimse ağlamasın...
(Sanmıyorum ama; 'ben bu maaşı hak etmiyorum' diyerek iade eden ve bu haksızlık karşısında gerekli yasal müracaatı yapmış olan bir milletvekili varsa onu tenzih ederim...)
"Milletler hak ettikleri şekilde yönetilirler" sözü boşuna söylenmemiştir...
Dr. Vecdet Öz
#MilletvekiliMaaşı
@DrGunerSonmez Aynı fikirdeyim, düzgün, namuslu, hiç bir koşulda etik ve dürüstlükten ayrılmadan dik duran mütevazı insanlara o kadar hasret kaldık ki, bu vasatlık ortamında bile hayatı bir yaşam sanatı örneği olarak yaşayan o insanları görünce insan görünce insanın sarılası geliyor.
@ustaelement İmalat yapan firmaların batması çok üzücü, o firma sahipleri genelde çekirdekten yetişir, 2. Ve sonraki kuşaklar hem alaylı, hem okulludur. Bütün Kazandıklarını makineye, işe yatırırlar, yağ kokusunu severler,bir tutkudur bu. İstihdam yaratırlar , desteklemek lazım.
@ozer_zuhal38622@drildiz Tansiyon ilaçları hiç bir zaman 2-3 kutu aspirin fiyatından fazla olmadı, bu kadar ucuz ilacı illa devletten alacağım diye bir hafta bekletip babanızın ölümüne katkı yaptıysanız aile fertleri ve akrabalarına da yazıklar olsun. İnsan başka harcamasından keser o ilacı alır.
@KararHaber Hukukçu ile hukuk üniformalı aradındaki farkı anlayabileceğiniz gerçek hukuk adamının nasıl davrandığını gösteren geçmişten güzel bir örnek olmuş. Umarım gerçek hukukun ve kuvvetler ayrılığının ne olduğunu bilmeyenler öğrenirde hukuk yeniden güçlenir inşallah.
@ajansmuhbir1923@hcimsit haber doğruysa, bunu neden biz kendimiz yapmıyoruzda Arabistana ikram yapıyoruz? Bu işin bugün 25 yaşında olup çalışma hayatına başlamış insanlara artı, eksisi ne olacak, verilen garantileri bu insanlar 30 yıl boyunca ödeyecek. İnşallah vicdanın kabul edeceği bir sebep vardır .