Adli kaynaklardan piyasaya yayılan bir haber var.
Haberin ana teması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19 Ağustos 2026 günü SPK’ya gönderdiği bir müzekkere.
“Gizlilik” kaydıyla gönderilen müzekkerede başsavcılık, SKP’ya borsadaki fon odaklı manipülatif işlemelerle ilgili ayrıntılı bilgiler aktarıyor.
İşlemleri tek tek sıralıyor.
Hatta “bazı işlemler olağan dışı, yüz katına varan artışlar var” diyor.
Söz konusu işlem fiyatlarıyla şirketlerin mali göstergeleri arasında uçurum olduğuna dikkat çekiyor.
Buraya kadar tamam.
Sizce burada tuhaflık yok mu?
Borsadaki olağan dışı işlemler ve fiyat artışlarını konunun uzmanı olmayan savcı fark ediyor da asli görevi bu olan SPK göremiyor mu?
İddia ederek söylüyorum, Kara Haydar’ın da Beyaz Haydar’ın da farkında olduğu bir konudur.
Devam edelim.
Başsavcılık, ayrıca SPK’ya 3 soru yöneltiyor:
1/Müzekkeredeki şirketlerle pay sahibi fonlar hakkında bir soruşturmanız var mı?
2/Kurul tarafından çalışma yoksa söz konusu şirket ve fonların manipülatif hareketlerini izleyin.
3/İhtiyacınız olursa bizdeki bilgileri verelim.
Lafın bittiği yerdeyiz.
O vakit bu kurulları kapatalım, hiç olmazsa bir miktar tasarruf olur.
Yazık.
Oğlumun Üniversitinin ilk gününde yediği yemek! Fiyatı 50₺
Allah kimseyi 2 milyon öğrenciye her yıl bu imkanı sağlayan Devlete laf edip, "bir kaç yüz kişiye" 40 liraya yemek veren hırsızı savunan nankörlerden eylemesin!
ŞİMDİ ŞU SORUYU SORMADAN EDEMİYORUZ:
Bütün bu piyasa manipülasyonları ve fon dolandırıcılıkları olup biterken, bu usulsüzlükleri zamanında görüp müdahale etmekle görevli kamu yöneticileri neyle meşguldü?
Borsa İstanbul’un internet sitesine baktım ve son derece ürkütücü bir manzarayla karşılaştım.
Temel görevi makul fiyatın tescili ve ilanı olan Borsa İstanbul; yaklaşık bir buçuk yıl boyunca hisse senedi fiyatı onlarca, hatta yüz kattan fazla artan ve dolayısıyla borsa değeri âdeta uçan şirketlere, “Siz ne yaptınız? Yeni bir maden mi buldunuz? Yeni bir formül geliştirip dünyaya mı satıyorsunuz?” gibi son derece makul soruları sormamış; âdeta olup biteni kenardan izlemiştir.
Balon gibi şişirilmiş fiyatları tescil ederek manipülatif değer artışlarını mümkün kılmıştır.
Bu denli gerçek ötesi fiyat artışları karşısında şirketleri ilave değerleme yaptırmaya davet etseydi ve bu işlemler tamamlanıncaya kadar söz konusu hisseleri gözaltı pazarına alsaydı, bütün bunların ve bu dolandırıcılıkların gerçekleştirilmesi mümkün olmayacaktı.
Devlet adına bu hesapsız kitapsız işlemlerin gözetimini ve gerektiğinde denetimini yapması gerekenlerin Borsa İstanbul’un Yönetim Kurulunda yer aldığını görmek, hayretimizi ve kuşkularımızı daha da artırmaktadır.
Bütün bunlar olup biterken piyasa gelişmelerini Sayın Cumhurbaşkanımıza rapor etmesi gereken danışmanların da yine Borsa İstanbul yönetimlerinde bulunduğunu görmek, üzüntümüzü katlamaktadır.
Şimdi, görevlerini yerine getirmeyen bu yöneticilerin derhâl görevlerinden aflarını istemelerini ve Sayın Cumhurbaşkanımızın elini rahatlatmalarını bekliyoruz.
Sorumluluk bilinci, zamanında gereğini yapmaktır.
Takipçisi olacağız.
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@trxhaber@nurtugbaaktay@yeniakit@erkmacit@tolqahanerdoqan@medreyata@ErdemErkul@ulkucuhareketr@NiluferSabuncu@ilay_aksoy@EdaviyeN98764@Zekeriya_Say@15TemmuzCephesi@NejatOzonay
TV’den "Fon Krizi ile mücadelede 5 GÜNLÜK EYLEM PLANI ÖNERİLERİMi" paylaştım.
Videodaki kısmın özeti ve ilavelerimi de ekliyorum:
• 850 milyar TL’lik varlığın bir anda kilitlendiği bir ortamda asıl mesele likidite! "Fon payı karşılığında kredi" mekanizmasıyla piyasaya hızla likidite sağlanmalı. ABD bunu çok iyi yapıyor. (Şaka ile karışık: Biz yapamıyorsak Bernanke'yi getirelim )
• Hisse fonlarında tasfiye süresi 18 aya çıkarılmalı, para piyasası fonları 1 ay içinde tasfiye edilmeli. Daha erken bitirilmesi hedeflenmeli.
• Sistemden zenginleşenlerin mal varlığı ile havuz yapılıp, devletin maliyeti azaltılmalı
• Fon İhbar Hattı kurulmalı; belge ve bilgi toplanmalı.
• Tasarruf finansman sistemine sirayet etmeden Katılımevim/Birevim tarafında Emlak Katılım'a gerekirse 1 TL'ye devirle çözüm üretilmeli.
• Tera ve Pusula grubunun fiyatları şişirmek için ihtiyaç duyduğu şirketler incelemeye alınmalı, patronları açıklama yapmalı.
• Son halka arzlar incelenmeli, yeni arzlar durmalı.
• Borsa şirketlerine kolaylaştırılmış geri alım imkanı getirilmeli ve PD/DD 1’in altında olan ve imkanı olan tüm şirketlere geri alım yaptırılmalı.
• Borsa İstanbul, endekslerden 7 PYŞ’nin elinde olup endeksi negatif etkileyen hisseleri çıkarmalı. Yedek hisseler yetmiyorsa yeni yedekler ekleyip endeksi temizlemeli.
İnşallah az hasarla atlatırız. Bu insanlar, bu paralar ülkemize lazım!
Bazı yatırımcılar kurumla görüşerek şu emir olayını sormuşlar.. Hani 17/09/2026 saat 13:30 öncesi verilen emirler hakkında.
Kurumdaki yetkili çalışma yapıldığını ve bunu duyurulacağını söylemiş..
Sadece bir duyumdur ama bu konu ilgili kurum tarafından da kenara atılacak bir husus değildir..
Umarım yatırımcı menfaatine çözüm bulunur...
#TLY #THF #DOH #SPK #DFI
Bu haberi paylaşmaya devam edin...
Yatırımcılar emirlerini aracı kurum ve bankalarına iletti.. Herkesin elinde belgeleri mevcut. Lakin her ne olduysa bu emirler bir sonraki durak olan TEFAS sistemine iletilemedi.
İvedilikle @spkgovtr bu konu hakkında yatırımcı haklarını gözeterek açıklama yapması gerekmektedir...
En son İsviçre'ye 4 milyar kaçırmışlar.
Bundan önce kaçırdıkları milyarlar da tespit edilir umarız.
Bu finansal batık değil, Türkiye'yi hortumlama, soyma trafiğidir.
İngiltere'ye ya da Avrupa ülkelerine büyük para transferleri bir milli güvenlik meselesidir.
Türkiye coğrafyanın çetin cephelerinde çok zor mücadeleler verirken,
Savunma alanında büyük felaketlere hazırlık yaparken,
11 ili yıkan depremin hasarını telafi etmek için on milyarlarca dolar harcamalarla boğuşurken,
Onlar ülkeyi içeriden vuruyorlar, soyuyorlarmış.
Bu arada;
Hiç bir "para adresi"ni ıskalamaya ama bugğne kadar dokunulmayan Kerem Alkin, Emre Alkin kardeşler de gözaltına alınmış.
Ülke dışına kaçırılan paranın büyüklüğüne bakılırsa;
Milli güvenlik eksenli, derinlemesine bir doruşturma gerekiyor.
Hayırlı Sabahlar
TÜRKİYENİN HER NOKTASINDA FETÖ VE SİYASETİ KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ!
Bursa’da, FETÖ’nün siyasetle kurduğu ilişkiyi; devlete, topluma ve milletimizin inanç dünyasına nasıl sızdığını konuştuk. Konuşmaya, sorgulamaya ve hakikatin üzerindeki bütün perdeleri kaldırmaya devam edeceğiz.
Çünkü FETÖ’yü yalnızca 15 Temmuz gecesiyle sınırlı bir okumaya tabi tutmak, bu yapıyı anlamamaktır. FETÖ; bir gecede ortaya çıkmış, sadece belirli kurumlara sızmış veya yalnızca darbe teşebbüsünde bulunmuş bir örgüt değildir. Uzun yıllar boyunca eğitimden ekonomiye, bürokrasiden medyaya, yargıdan güvenlik kurumlarına ve siyasete kadar uzanan sistemli bir yapılanmadır.
Dahası, son 100 yılda kurulan küresel egemenlik düzeni anlaşılmadan FETÖ’nün dünü, bugünü ve yarına yönelik hedefleri de anlaşılamaz.
Soğuk Savaş’ın güvenlik mimarisini, ülkeleri içeriden yönlendiren vesayet mekanizmalarını, dinî yapıların jeopolitik amaçlarla nasıl araçsallaştırıldığını, istihbarat ağlarını, sermaye ve medya düzenini birlikte okumak zorundayız. FETÖ, Türkiye’nin bağımsız karar alma iradesini kuşatmak ve milletimizin inanç değerlerini küresel güç merkezlerinin çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen bir projenin taşıyıcı unsurlarından biri olmuştur.
Bu nedenle mesele yalnızca geçmişin hesabını sormak değildir. Asıl mesele; FETÖ’nün yöntemlerinin, kadro devşirme biçimlerinin, kripto kimliklerinin ve siyasetle kurduğu örtülü ilişkilerin farklı isimler ve yeni görünümler altında devam edip etmediğini ortaya çıkarmaktır.
FETÖ’nün görünen kadrolarıyla mücadele etmek yetmez. Onu üreten aklı, koruyan uluslararası ağı, siyasetteki bağlantılarını ve yeni dönemde hangi yapılara dönüşebileceğini deşifre etmek gerekir.
Dün eğitim, diyalog ve hizmet kavramlarının arkasına saklananlar; yarın demokrasi, özgürlük, teknoloji, dijitalleşme veya başka kavramların arkasına gizlenebilirler. İsimler, yüzler ve yöntemler değişebilir; fakat Türkiye’yi dışarıdan yönlendirilebilir hâle getirmek isteyen irade değişmez.
Bunun için soruyoruz:
FETÖ’nün siyaset içerisindeki kripto uzantıları bütünüyle ortaya çıkarıldı mı?
Örgütün uluslararası bağlantıları neden bütün boyutlarıyla konuşulmuyor?
Devletin ve siyasetin hangi zaaflarından yararlanıldı?
Benzer yapıların yeniden oluşmasını önleyecek siyasi, hukuki ve kurumsal tedbirler alındı mı?
Hakikati konuşmaktan, soru sormaktan ve milletimizin bağımsız geleceğini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
FETÖ ve siyaset ilişkisi, bütün kişi ve kurumlarıyla aydınlatılmadan Türkiye bu dosyayı kapatamaz.
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@erkmacit@medreyata@medreyata@tolqahanerdoqan@gulerkomurcu@bulentgrsy@onralpyilmaz@ulkucuhareketr@ulusalkanal@yeniakit@milliyet@akifhut@tugvaTR
https://t.co/KQqXuK7JIF
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma, vatandaşlarımızın haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah 25 şüpheli hakkında adli işlemler başlatılmış; 15 şüpheli gözaltına alınmış, firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam etmektedir.
Soruşturmanın mali boyutunda; Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve malvarlığı hareketleri dondurulmuştur.
Bu kapsamda; soruşturma konusu malvarlıklarının kaçırılmasının, üçüncü kişilere devredilmesinin veya azaltılmasının önlenmesi amacıyla; Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK’a müzekkereler yazılmıştır.
Adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, imza yetkilileri ile bunların eşleri ve birinci derece kan hısımlarının malvarlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesi hususu ilgili tüm kurumlara bildirilmiştir.
Soruşturmalar tüm yönleriyle titizlikle devam etmektedir. Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun, hesabı yargı önünde sorulacak; mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi için bütün adli ve mali imkânlar kullanılacaktır.
Yanlış pencereden bakıyorsunuz. Saydığınız Çiftlikbank, Thodex gibi örnekler denetimsiz dolandırıcılık vakalarıdır. Borsa ve SPK onaylı fonlar ise devletin resmî denetiminde olan yasal yatırım araçlarıdır.
Piyasada manipülasyon yapanlarla, şeffaf piyasada teknik ve temel analizle var olmaya çalışan insanları "kerizlik" ile suçlamak yerine; denetim mekanizmalarının ve şeffaflığın artırılmasını talep etmek gerekir. Suçlu mağdur olan değil, sistemi manipüle eden ve dolandıranlardır.
‼️siz ne dersiniz ???
#xu100 😉
🚨 SON DAKİKA:
UEFA tarafından cezalandırılmasına rağmen, Celtic taraftarları bir kez daha tribünleri Filistin bayraklarıyla kapladı.
Celtic taraftarları dünyanın en kaliteli taraftar grubudur; bu konuda tartışma yoktur!
Süleymancılara yapılan operasyonun Türkiye’nin geleceği için ne kadar önemli olduğunu anlasaydınız, iki rekât şükür namazı kılar, bir de kurban keserdiniz.
Tera Başkanı Emre Tezmen'in 3 yıldır Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun yönetiminde olduğu ortaya çıktı.
Hem de denetim komitesinde.
Kümesi tilkiye emanet etmişler.
😂
2 ay önce: %540 oranındaki bedelsiz sermaye artırımı yap,
1,5 ay önce 207 milyon TL kâr açıkla,
Şirket sahibinin oğlu 120 milyon lot hisse satarak 450 milyon TL’yi nakde çevirsin,
Ve hemen ardından: Şirket konkordato ilan etsin.
Hisse (#TRILC) %78 düşsün,
Bunlar hayatın olağan akışına uygunmu @spkgovtr?