Son Dakika | 🌡☀️ Fransa'dan Almanya'ya hareket eden ejderha sıcakları hafta sonu Almanya'da etkili olacak. Pazar günü Berlin'de 42 derece ile Almanya'nın tüm zamanların rekorunun kırılması tahmin ediliyor. Ejderhayı takipteyiz. Kamusal serin alanlar halka açılmalı.
Kadınlar ne kadar zeki ve yetkin olursa, o kadar az seviliyor ve o kadar fazla düşmanlıkla karşılaşıyor.
Erkekler için böyle bir ilişki bulunamamıştır.
İş yerinde bir ablamız var, özel hayatıyla ilgili ağzından kerpetenle laf alırsın. Yüksek lisansı bitirir, diplomasını duvara asınca öğreniriz. Yeni bir araba alır, otoparkta denk gelince "Hayırlı olsun" deriz. Eskiden bu kadar gizemli olmasını "içten pazarlıklı" olmasına bağlardım. İnsan sevincini, heyecanını herkesle paylaşmaz mı derdim. Ama yaş aldıkça anladım ki en doğrusunu o yapıyor. Hayallerini ve hedeflerini kimsenin negatif enerjisine, kem gözüne ya da "yapamazsın" diyen gereksiz yorumlarına kurban etmiyor. İş bitmeden kimseye haber vermiyor. Başarıyı sessizce inşa edip, gürültüyü sadece sonuca bırakmak cidden çok büyük bir vizyon.
Meğer büyük bir sinsilikle mücadele etmiş. Meğer büyük bir ahlaksızlıkla mücadele etmiş. Meğer kan yutmuş, kızılcık şerbeti içmiş. O kadar sinsi hareket etmişler ki, Meral Akşener’i ciddi bir 5’li kıskaça almışlar. Kadın en son dayanamamış “size de yapacağınız işe de başlarım lan” deyip masadan kalkmak zorunda kalmış. Seçime 2 ay kala masadan kalkması yanlış diyordum ama meğerse bugünleri öngörmüş, ne olursa olsun son çare olarak bu hamleyi yapmalıyım demiş. Kemal Kılıçdaroğlu’nun polisle CHP Genel Merkezi’ne girdiğini görünce Meral Akşener’in bu konuşmasını daha iyi anladım. İzleyin, izletin.
Bir X kullancısının paylaşımı:
"Batı ülkeleri fareler tarafından yayılan hantavirüs salgını konusunda panikliyor.
Bu sırada Türkiye, her mahalleyi devriye gezen sokak kedileri ordusuna sahip."
Madem dil bariyeri kalktı o halde sevgili dünya,
İstanbul görüp görebileceğiniz en renkli şehirlerdendir. Deveye binmiyoruz. Çölde yaşamıyoruz.
Aksine harika deniz manzaralarımız, eşsiz sokak lezzetlerimiz, oldukça zengin bir mutfağımız var.
Burada deve bulamazsınız ama vapura binip martılara simit atabilirsiniz.
DEHB yaşayan pek çok kişinin, ani gelişen zorlu durumlarda soğukkanlı kalmayı başarıp, zorlu durumu halletmeleri ancak iş görüşmesi, ev düzenini sağlama,temizlik ya da sadece bir telefon açma gibi sıradan günlük işlerin ağırlığı altında ezilmiş hissetmesi ve tıkanması çok karşılaşılan bir durumdur.
Çok güzel yazmış. Burada İlber Ortaylı'ya iftira atanlar toplumun %1'i bile değil. Halk, Ortaylı'yı çok seviyor. Tabii ki herkes eleştirilebilir ama iftira, hakaret kabul edilmez. Hele ki tecavüzcü bir maymun teröristin peşinden gidenlerden akıl alacak değiliz.
Diş Hekimliğinde Mobbing Sayılan Hâller:
• Genç diş hekiminin klinikte bilinçli şekilde yalnızlaştırılması
• Asistan, pratisyen ya da uzman fark etmeksizin iş yapmasının zorlaştırılması
• Görmezden gelinmesi, karar süreçlerinden dışlanması
• Mesleki bilgi ve el becerisiyle alay edilmesi
• “Daha yolun başındasın” denilerek statüsünün küçümsenmesi
• Yapılan tedavinin sistematik olarak aşağılanması
• İş tanımı dışı, angarya ve olağan dışı taleplerle baskı kurulması
Bunlar eğitim değil.
Bunlar meslek kültürü değil.
Bunlar sistematik mobbing.
Okuması ağır, çalışması yıpratıcı (şanslıysan), sorumluluğu yüksek bir meslekte bu düzen kabul edilemez.
Sessizlik çözüm değil, suç ortağıdır.
#DişHekimliğindeMobbingeHayır
Türkiye’de diş hekimliği artık yalnızca bir meslek krizi değil, planlama ve sorumluluk krizidir.
Yıllarca emek veren gençler mezun olduklarında atanamıyor, özel sektörde güvencesiz ve düşük ücretli çalışmaya zorlanıyor ya da mesleğini hiç yapamadan başka alanlara savruluyor.
Bu tablonun bedelini yalnızca gençler değil; çocuğunu okutmak için borçlanan, birikimini harcayan, umutlarını bu diplomaya bağlayan aileler de ödüyor.
Plansız açılan fakülteler, nitelikten bağımsız kontenjan artışları ve istihdamla örtüşmeyen mezun sayıları;
bugün işsiz diş hekimleri,
yarın ise mesleki değeri aşınmış bir sağlık sistemi anlamına geliyor.
Bu sorun “zamanla düzelir” denecek bir mesele değil. Bu, bilimsel planlama, kontenjan düzenlemesi ve gerçekçi istihdam politikaları gerektiren bir kamu sorunudur.
#DişEczayaBütçeAyır