Haluk Levent , Oğuzhan Uğur ve Ahbap Derneği soruşturma dosyasını, bu konuyla alakalı polisin eve girmesi ve gözaltı süreci hakkındaki videoları takip edip izleyince, Türkiye'de yüzlerce insanın sadece "Rabbim Allah'tır." dediği için kapısı kırılarak, ters kelepçeyle gözaltına alındığı mazlumların durumu aklıma geldi ve ciddi anlamda rahatsızlık duydum.
Allah için şu iki video arasındaki farka dikkatlice bakalım...
Türkiye'de hiçbir suça karışmadığı hâlde, hiçbir örgütle bağı olmadığı hâlde veya bir yerden kitap almak için IBAN ile gönderdiği 50-100 TL gibi, bugün bir ekmek arası dürüm bile etmeyen bir para miktarı gerekçe gösterilerek; belirli günlerde ve münasebetlerle evlerinin kapıları kırılan, postallarla evleri çiğnenen, kendisine ve çocuklarına silah uzatılan ve şiddet uygulanarak gözaltına alınan, "Rabbim Allah'tır." diyen sakallı veya çarşaflı Müslümanlar...
Diğer yandan ise tüm Türkiye'yi karıştırmış bir olayla itham edilen, eski parayla katrilyonluk meblağlarla ve deprem sürecindeki çok büyük iddialarla gündeme gelen kişilerin kapılarının nezaketle çalınması ve nazikçe yürütülen gözaltı süreci...
Evet, bu videolar Türkiye'de Müslüman olmakla Kemalist olmak arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koymuştur.
Bu videolar, toplumda popüler olmayan mazlum insanlara yapılan muamele ile popüler olan kişilere gösterilen yaklaşım arasındaki farkı gözler önüne seren ibretlik bir manzaradır.
Bu farkın sebebi nedir ?
Bir ülke de yargı ve emniyet böyle mi olmalı ?
İran, Irak Kürt Bölgesi'ni Vurdu
🔻İran, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde bulunan Kürt silahlı gruplarının karargâhlarına hava saldırısı düzenledi.
🔻Yerel kaynaklara göre, geçtiğimiz saatlerde Erbil ve Süleymaniye'de düzenlenen saldırılarda çok sayıda hedef vurulurken, bazı bölgelerde yangın çıktı.
Kemalist Doktorlardan İslam Hazımsızlığı ve Irkçılık
🔻İstanbul Başakşehir'de yaşayan Cibuti kökenli Türk vatandaşı bir aile, komşuları Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. İlteriş Y. ile Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde görev yapan eşi Dr. Duygu Y. tarafından ırkçılık, İslam düşmanlığı ve tehditlere maruz kaldı.
🔻Olay, doktor çiftin çocuğunun "Dün domuz eti yedik" demesi üzerine Cibutili ailenin çocuğunun, "Biz Müslümanız, domuz eti yemeyiz. Haramdır." cevabını vermesiyle başladı. Ailenin aktardığına göre Dr. İlteriş Y., bu sözlerin ardından küçük çocuğu kolundan sarsıp hakaret etti.
🔻Aile, durumu konuşmak için komşularıyla görüştüğünde Dr. İlteriş Y.'nin, "Burası Atatürk'ün Türkiyesi. Buradan defolup gideceksiniz. Senin çocukların benim çocuklarıma 'Allah var', 'cennet var', 'selamünaleyküm' diyemez." dediğini, daha sonra ise "Türkiye'ye ait değilsiniz. Çocuklarınızı sizden aldıracağız." sözleriyle tehdit edildiklerini aktardı.
Kaynak: Haksözhaber, Haber7
Bilmeyen veya duymayan varsa diye ben de söylemek istedim: Gazze'de ateşkes yok.
Ateşkes adı altında ve garantör ülkelerin sessizliğinde, Aksa Tufanı sonrasında yaşanan katliamın bir benzeri yaşanıyor.
📍 TANZANYA - DAVET ÇALIŞMASI
Tanzanya'da yürüttüğümüz davet çalışmalarıyla İslam'ın nurunu gönüllere ulaştırıyor, Kur'an ve sünnet rehberliğinde halkları İslam ile buluşturuyoruz.
Rabbimiz destek veren tüm kardeşlerimizden razı olsun. 🤲
@_halisbayancuk Günümüzün en büyük hastalıklarından olan ; büyü, falcılık nuska vs ile şeytan bir çok insanın, bir çok kavmin ayağını kaydırmış ve kaydırmaya da devam ediyor. Rabbim bu derslerle imanımızı kuvvetlendirmeyi,her türlü şirke karşı bilinçli olmayı nasip etsin bizleri de korusun 🤲🏻🤲🏻
Bu dersimizde, sihir ve büyü gibi musibetlerden kurtulmak adına başvurulan nuşra uygulamasını ele aldık; şeriatın izin verdiği meşru tedavi yöntemleri ile tevhide aykırı olan batıl yolları konu edindik.
Kitâbu't Tevhîd 44. Dersimiz Yayında
https://t.co/mmIRTt9zbU
@_halisbayancuk Muhâcir ve Ensâr’dan öncüler, ilkler ve onlara ihsan üzere tabi olanlar (var ya)! Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlar için altından ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. En büyük kurtuluş budur işte!
Bu dersimizde sahabenin Kur'ân-ı Kerim tefsirindeki dayanaklarını işlemeye devam ettik ve sahabe tefsirinin Kur'ân'ın anlaşılmasındaki önemli rolünü ele aldık.
Tefsir Kaideleri 23. Dersimiz Yayında
https://t.co/vXmRsA9o7t
@_halisbayancuk Fitnelerin çoğaldığı bu zamanda, İmanımızı ve neslimizi korunmanın tek yolu; Kur'an ve Sünnete sımsıkı sarılmaktır. Rabbim bu yolda ayaklarımızı sabit kılsın ve bizleri zamanın tüm fitnelerinden muhafaza etsin. Allahümme amin 🤲🏻
@glsm_akrt@Huzeyfe1977@y_altunbey54522
Her köşe başında zihinleri bulandıran fikirlerin savrulduğu bu modern şüphe çağında, kişi kalbini ve inancını nasıl muhafaza edebilir?
Kelime-i Tevhid'in şartlarından biri olan "Bu Kelimeyi Şek ve Şüpheye Kapılmadan Yakin Üzere Söylemek" konusunu işlediğimiz 10. dersimiz YouTube kanalımızda yayında!
https://t.co/AZhDU4Ifw0
🔴 YARDIM ETTİ, TUTUKLANDI!
Üç çocuk annesi Ümran D., Afrika'daki bir dernek için gönderdiği 22.620 TL yardım parası gerekçe gösterilerek "terör finansmanı" suçlamasıyla 9 aydır Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor!
Parayı teslim alan aracı Dilan A. tahliye edilirken, dul bir anne olan Ümran D. hakkında henüz iddianame dahi hazırlanmadı. Avukatsız yapılan 8 ara mahkemenin ardından tutukluluk süresi yine uzatıldı.
Önce bir cana kıyıldı; geride kalanların üzerine 'fail' damgası vuruldu. Anne en ağır ithamlarla itibarsızlaştırdı; sağcısıyla solcusuyla koca bir toplum, vicdanını susturup aileyi el birliğiyle linç etti.
Kimse babanın yüreğindeki yangını hissetmeye çalışmadı. Adamı kendi evlatlarının, kendi ailesinin onurunu korumak için tek başına bir orduyla savaşmaya mecbur bıraktı.
Mesele bir pankart değil; vahyin kamusal alandaki varlığına duyulan hazımsızlıktır.
Böylece her ideolojiye kürsü verip Kur’an’ın mesajını zorbalıkla susturanların iki yüzleri bir kez daha görülmüş oldu.
#Hud112