Müminin kendine has bir gündemi vardır. Onun hayatının gerisindeki fondur o, değişmez asla. Hakiki ve sahici büyük bir derdi vardır, zihnini ve kalbini daima meşgul eden. O da ubudiyet bilinci ve ahiret telaşıdır. Bundan dolayı hiçbir zaman gelip geçici gündemlerin esiri olmaz o.
“This is one of the largest funerals in the history of the Palestinian cause. Today, 112 martyrs will be be buried in the soil of Gaza. Talk about us. Raise your voices. Don’t let these scenes pass unnoticed on your phones.”
- A Palestinian at the funeral
dilimizin kesinliği, keskinliği, açıklığı, seçikliği ve seçkinliği de düşüncelerimizin bir şekle ve biçime bürünmüş hali oluyor.
insan bir yerden başlamak için nerede olduğunu bilmeli.
açlığa doymak filmi üzerine ikibinonyedi'de; yani uyumadan, iftardan, eve gitmek üzereyken birazdan, ayakkabılığın hangi katında olduğunu düşünürken camiden çıkmadan, son bardağı soğumuş çayın maksimum hazzından, ağırlaşmadan, yavaştan gece uyuşmadan biraz önce yazdığım yazıdan.
ACMnin üslubundan rahatsız olanlar, ne ilginçtir ki Ali Şeriati'nin üslubundan rahatsız olmuyorlar! Asıl mesele üslup değil çünkü. Entelektüel ve sosyalist soslu şiiliği yutmuşlar, bir gençlik hatasıydı deyip itiraf edemiyorlar.
Millî Mücadele’yi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerler ezandır, Kur’an’dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir, ilayıkelimetullah davasıdır.
Sırf birilerinin işine gelmiyor diye ruh kökümüzü inkâr etmeyeceğiz.
Araştırmalar, sürekli şikayet etme alışkanlığının beyni strese ve mutsuzluğa fiziksel olarak programladığını ortaya koyuyor. "Nöroplastisite" adı verilen bu sürece göre, her şikayet ettiğinizde beyninizdeki tehdit algılama devreleri aktif hale geliyor ve bu eylem tekrarlandıkça ilgili nöral bağlantılar kalınlaşıyor. Kısacası, sürekli sorunlardan bahsetmek beyninizi çevredeki olumsuzlukları tespit etme konusunda uzmanlaştırıyormuş.
Gücünüzün yettiği yerde fikrini anlatanlara fiziksel tehdit yapacaksanız bundan kârlı çıkmazsınız.
Şu an ülkenin her bir zerresinde gücümüz size yeter.
Parasını bu zihniyetten alan bir medya kuruluşu için henüz izlemeden taşlamanın nedenini anlamak zor değil.
Kişisel tercihlerle hiçbir sorunumuz yok ama sizin gibi zorbaların da gencecik yaşamları parçalayıp atmasına izin vermeyeceğiz.
Ruşen’e söyleyin anahtarına hakim olsun.
Allah, bu ümmeti Peygamber (sav) yolundan ayırmasın. Bu cümle lafta kalmasın. Bu dine karşı samimi okursak Allah bize yardım edecektir. Üstümüze alınalım. Değişmeyi murad edelim. Allah bizlere de ahiret hırsı ve sahabe disiplini versin. Amin.
Leman, söz konusu karikatürdeki çizimin "Muhammet" ismini taşıyan milyonlarca kişiden biri olduğunu söylüyor. Oysa her Müslüman miraçta Hz. Muhammed ile Hz. Musa'nın buluştuğunu bilir. Dolayısıyla gökyüzünde musafaha eden 2 kişinin peygamber olmadığını, yani peygamberlerin karikatürize edilmediğini söylemek milyonları aptal yerine koymak, halkı galeyana getirerek tedhişe zemin hazırlamak demektir.