Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
LLM Knowledge Bases
Something I'm finding very useful recently: using LLMs to build personal knowledge bases for various topics of research interest. In this way, a large fraction of my recent token throughput is going less into manipulating code, and more into manipulating knowledge (stored as markdown and images). The latest LLMs are quite good at it. So:
Data ingest:
I index source documents (articles, papers, repos, datasets, images, etc.) into a raw/ directory, then I use an LLM to incrementally "compile" a wiki, which is just a collection of .md files in a directory structure. The wiki includes summaries of all the data in raw/, backlinks, and then it categorizes data into concepts, writes articles for them, and links them all. To convert web articles into .md files I like to use the Obsidian Web Clipper extension, and then I also use a hotkey to download all the related images to local so that my LLM can easily reference them.
IDE:
I use Obsidian as the IDE "frontend" where I can view the raw data, the the compiled wiki, and the derived visualizations. Important to note that the LLM writes and maintains all of the data of the wiki, I rarely touch it directly. I've played with a few Obsidian plugins to render and view data in other ways (e.g. Marp for slides).
Q&A:
Where things get interesting is that once your wiki is big enough (e.g. mine on some recent research is ~100 articles and ~400K words), you can ask your LLM agent all kinds of complex questions against the wiki, and it will go off, research the answers, etc. I thought I had to reach for fancy RAG, but the LLM has been pretty good about auto-maintaining index files and brief summaries of all the documents and it reads all the important related data fairly easily at this ~small scale.
Output:
Instead of getting answers in text/terminal, I like to have it render markdown files for me, or slide shows (Marp format), or matplotlib images, all of which I then view again in Obsidian. You can imagine many other visual output formats depending on the query. Often, I end up "filing" the outputs back into the wiki to enhance it for further queries. So my own explorations and queries always "add up" in the knowledge base.
Linting:
I've run some LLM "health checks" over the wiki to e.g. find inconsistent data, impute missing data (with web searchers), find interesting connections for new article candidates, etc., to incrementally clean up the wiki and enhance its overall data integrity. The LLMs are quite good at suggesting further questions to ask and look into.
Extra tools:
I find myself developing additional tools to process the data, e.g. I vibe coded a small and naive search engine over the wiki, which I both use directly (in a web ui), but more often I want to hand it off to an LLM via CLI as a tool for larger queries.
Further explorations:
As the repo grows, the natural desire is to also think about synthetic data generation + finetuning to have your LLM "know" the data in its weights instead of just context windows.
TLDR: raw data from a given number of sources is collected, then compiled by an LLM into a .md wiki, then operated on by various CLIs by the LLM to do Q&A and to incrementally enhance the wiki, and all of it viewable in Obsidian. You rarely ever write or edit the wiki manually, it's the domain of the LLM. I think there is room here for an incredible new product instead of a hacky collection of scripts.
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Helikopterin camından İstanbul’a kendi mülkü gibi bakan değil; milletin sinesinden ve gözünden bakan taraftayız.
İstanbul’un annelerinin, bebeklerinin, çocuklarının, gençlerinin, emeklilerinin, çiftçilerinin ihtiyaçlarını düşünen, çözüm üreten, İstanbul’un muhafızı olmayı ilke edinen akılla hareket ediyoruz.
İstanbullu hemşehrilerimi yarın saat 20.30’da Başakşehir’de İstanbul’un muhafızı olmaya, İstanbul’un talanına, Kanal İstanbul adlı ihanet projesine karşı çıkmaya, bir ve birlik olmaya davet ediyorum.
İstanbul Senin!
İstanbul’un Muhafızlarıyız!
Cumhurbaşkanına ve çevresine sesleniyorum!
Bir avuç kötü niyetli muhteris; ihanetleri ile yine aldatılmanızı mı sağlıyor?
“Turpun büyüğü”, “dananın kuyruğu” diyerek sizi bir kez daha mı boşa düşürüyorlar?
Kumpas, yalan, dolan, fitne, fesat, gizli tanık, iftiracı zorlamaları vs bunların hepsi boş işler.
Yeter sürekli aldatıldığınız! Olan bu yoksullaştırılmış, gariban millete oluyor.
Bakın millet nasıl ağır bir bedel ödüyor:
•45 milyar dolar rezerv birkaç günde eridi.
•1,5 yıllık ekonomik program ve ödenen ağır bedel çöp oldu.
•Emekli, genç, işçi, memur, çiftçi sefil oldu.
•Adalete güven kökünden sarsıldı, sistem çürüdü.
•Gençler başta olmak üzere millet, gelecek umudunu yitirdi.
•Kapı kapı gezip ikna etmeye çalıştığınız uluslararası yatırımcı arkasına bile bakmadan geri dönmemek üzere gitti.
Uyarılarımı yapıyorum, çünkü artık bu ülkenin geleceği adına en kritik dönemeçlerden birindeyiz.
Cumhurbaşkanının çevresinde, makamını ve gücünü değil kendisini gerçekten kalpten seven birileri kalmışsa, kendisini bu aziz milletin ve kadim devletin bekası için uyarsın.
Çok şükür millet uyandı ve uyarılarını meydanlarda yapıyor. Asıl büyük dersi ise sandıkta verecek.
Sandık gelecek, o bir avuç haktan ve hukuktan nasiplenmemiş olanlar milletten cevabını alacak.
A planımız da, B planımız da, C planımız da Ekrem Başkanı hapisten kurtarmak, Cumhurbaşkanı adayımızı layık olduğu erken seçime kavuşturmak, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir kez daha kurtarmaktır.
Emin olun biz kazanacağız!
Millet kazanacak. Milletin adayı Ekrem İmamoğlu kazanacak!
Az önce zil çaldı. Açtım kapıyı. 85 yaşındaki Cemil amca önce kâğıda bakarak büyük bir nezaketle merhabalar, ben Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu için imza topluyorum dedi. Sonra kafasını kaldırdı beni görünce güldü sarıldık hemen. Yorulduysan buyur gel içeriye bir su ikram edeyim Cemil amca dedim. Yok kızım ben yorulmam biraz daha toparlayayım sonra dinlenirim dedi. Ben de Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na selamlarını ileteceğimi söyleyerek ellerinden öptüm. Bu kıymetli ana bir hatıra bırakalım diye de parti rozetimizi takdim ederek bir fotoğrafını çektim.
İyi ki varsın Cemil amca!♥️
Ekrem Başkanım; genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle koca bir millet var arkanızda. Siz bugün tarihi bir savunma yaparak Silivri zindanlarını kumpasçılara dar ettiniz. Bizler de dışarıda hep birlikte, meydanları, alanları saraydakine dar etmeye devam edeceğiz.
İmzalar toplanıyor, eylemlere katılımlar artıyor, sosyal medyada dayanışma yayılıyor. Güçlerini farkeden gençler Türkiye’yi usul usul demokrasi, hukuk, hak, adalet çizgisine çekiyor.
Gençler başarıyor, farkında mısınız?
Kenetlendiler. Geleceksiz yaşamaya hayır diyorlar.
Ailemizi taciz etmeyi bırakın.
Haber verildiğinde ev sahipleri eşliğinde arama yapılabilecek evlerimize jandarma eşliğinde gidilerek, kilitler kırılarak aramalar yapılıyor. Bu şovlar siyasete, medyaya malzeme vermek dışında hiçbir amaç taşımıyor.
Buradan bunu yapan akla sesleniyorum; Kendi yaşamlarınızda yarattığınız karanlık noktaları bizde ve ailelerimizde bulamazsınız. Hamdolsun tertemiz, alnı ak, başı dik insanlarız biz.
Millet sizin kumpaslarınızı gördü, ne mizansen yaparsanız yapın artık kimse sizin kumpaslarınıza inanmıyor.
Ama aile kutsalımızı çiğniyorsunuz. İnancımızı ve değerlerimizi de yok sayacak bir akıl tutulmasına doğru gidiyorsunuz.
Bu hukuksuzluk, bu aymazlık, tarihimizin hiçbir döneminde yaşanmadı.
Bir gram vicdan kırıntısı kaldıysa vazgeçin bu aile tacizinden, boş dosyayı hile ve hurda ile doldurma çabanızdan.
Mert olun!
Her fırsatta Cumhurbaşkanı’nı savunan partiye tekrar seslenmek istiyorum;
Ailenin iffetine, namusuna, haysiyetine ve dokunulmazlığına böylesine saldırılar sizi hiç mi yaralamıyor?
Böyle bir zulmün Türk’ün örfünde, ananesinde yeri var mı?
Daha ne kadar sessiz kalacaksınız bu terbiyesizliklere?
Benim babamı; çocukluğundan bu yana siyaset, cemiyet ve iş hayatında herkes, bütün Trabzon bilir. Ben MERT olmayı ondan HASAN İMAMOĞLU’ndan öğrendim.
İşte bu adamın evine baskın yapıyorlar, haberiniz olsun.
Ödül vermek üzere Ankara’ya geçiyorum ama ödül vereceğim gazeteciyi sabahın köründe onlarca polisle gözaltına aldılar.
Timur Soykan ile birlikte Murat Ağırel, sözde şantaj, tehdit suçlamalarıyla ama aslında yıldırmak amacıyla alındılar!
Gazetecilik suç değildir, suç olan bu korkudur! Karanlık düzeninize teslim olmayacağız!
Göz göre göre insanları kansere mahkum ettiler!
İşten erken çıkmak için binlerce hastaya kansere neden olabilecek çok yüksek dozda radyoaktif madde verildi.
Ve müfettiş raporuna rağmen adli soruşturmaya gerek duyulmuyor !
Onlar TV’nin özel haberi 👇🏻
https://t.co/mBYZVRbo7y
@timursoykan@tvOnlar
AK Parti ve MHP’ye oy veren vicdanlı kardeşlerime sesleniyorum. Her fırsatta dinden ve vicdandan bahsedenler, mübarek Ramazan’ın bir İftar vaktinde 31 yıllık diplomamı iptal edip, aynı günün gecesinde bir sahur vaktinde gözaltına aldılar.
Göreve geldikten sonra İBB’ye 1200 müfettiş geldi, her işlemimiz didik didik edildi. Attığımız her adım, aldığımız her nefes yakından takip edildi. Yıllardır gelmeyen bütün müfettişler İBB’de kamp kurdu, İBB Meclisi bizi devamlı denetledi, bir grup medya her gün açık aradı. İhaleler dahil bütün iş ve işlemler anında basına yansıtıldı ve tüm detaylarıyla paylaşıldı.
Allah’a hamd olsun ki hepsinden tertemiz çıktık, hiçbir usulsüzlük bulunmadı.
Millet her şeyi gördü, bildi ve 3. kez 1 milyon oy farkıyla bizi seçti.
Her şey ondan sonra başladı.
Belediyeden iş alamamış bir grup ve onlarca suç kaydı olan bazı insanların şikayeti ile harekete geçildi. Bunlara gizli tanık iftiraları eklendi ve buradan aklın almayacağı bir suçlama oluşturuldu. Bir torba uydurdular içine akıllarına gelen her şeyi attılar.
Şimdi “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali hakkımızda yalan haber bombardımanıyla üste çıkmaya çalışıyorlar. Ciddi herhangi bir suç bulunamayınca insanları arayarak “gizli tanık”, “yalancı şahit” olmaya zorluyorlar. Yazık çok yazık.
Bizim Allah’a şükür veremeyeceğimiz bir hesabımız yok. Kumpas aklıyla hareket edenler eninde sonunda kaybeder ama bu arada olan güzel ülkemize oluyor.
Diplomam bir günde iptal ediliyor, kaç kuşaktır alın teriyle emekle biriktirdiğimiz tüm mal varlığımıza apar topar el konuluyor, haysiyet çiğneniyor.
Bir gün herkesin kapısını çalabilecek bu hukuksuzluğa evlatlarımız ve geleceğimiz için dur demeliyiz. Kendine ait olmayan koltuğu korumak adına her yolu mübah gören anlayışa dur demeliyiz. Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz.
Ben bu ülkenin her görüşten insanının sağduyusuna güveniyorum. Herkesin milli iradeden yana olduğuna hiç şüphem yok. Haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insanın bu ülkeye yaşattığı zulmü artık durdurmamız gerekiyor. Seçimler gelir geçer, o parti gelir, bu parti gider ama kalıcı olan hakka ve hukuka olan güvenimizdir.
Herkes için, her zaman adalet.
19 Mart Darbesine karşı en ön safta direnerek geleceklerine sahip çıkan üniversite öğrencilerinden 301’i hukuksuzca tutuklandı ve bayramı ailelerinden ayrı geçiriyorlar.
Öğrencilere, annelere, babalara, kardeşlere yapılan bu zulme karşı gençlerin başlattığı tüketim boykotunu gönülden destekliyorum. Herkesi bu boykota katılarak tüketimden gelen güçlerini kullanmaya davet ediyorum.
Millet, devletin gerçek sahibidir.
Devleti milletin karşısına diken bir avuç cuntacı kaybedecek, millet kazanacak.
#2nisantüketimboykotu
Benim kıymetli vatandaşlarım,
Milyonlar oldunuz, sandıklara koştunuz. Bana çok güçlü bir yol haritası çizdiniz. Şimdi bayram arifesinde, Türkiye'nin ikinci yüzyılı yolculuğunun arifesinde hep birlikte yola çıkacağız.
Çocuklarımızla, gençlerimizle, kadınlar, erkekler, hep birlikte İstanbul'un ve Türkiye'nin muhafızları olacağız. Ben sizleri Silivri'den izleyeceğim ama tüm kalbimle, düşüncelerimle ve cümlelerimle sizlerle olacağım.
İstanbul'un en büyük buluşmasında özgürlük, demokrasi, adalet için birlikte olalım. Millet büyüktür.
“Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar,
güneş ufaktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar.”
Sizi çok seviyorum. Her şey çok güzel olacak.
Büyük Buluşma;
29 Mart Cumartesi 12.00’de
Maltepe Sahil Miting Alanı’nda
Cumhurbaşkanlığı Adaylığım, Parti Meclisimiz ve TBMM Grubumuzda oy birliğiyle resmiyet kazandı.
Bu sürece büyük bir özveriyle destek veren Genel Başkanım Sn. Özgür Özel’e, partimin yetkili organlarına, meclis grubumuza, ön seçime katılan parti neferlerimize ve 15.5 milyon vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum.
Bundan böyle uzun, zorlu, engellerle dolu bir yolculukta olacağız. Bu yolculuğun sonunda demokrasi var, hukuk var, adalet var, refah var. Hepsinden önemlisi aydınlık bir Türkiye var.
Yayınevlerine talebi gönderdik; bundan sonra Evrim Ağacı bünyesindeki kitaplar D&R ve idefix üzerinden satılmayacaktır.
CNN Türk gibi televizyonlardan gelen talepler reddedilecek, YouTube kanalımızdaki az sayıda reklamda bu konuda ekstra seçici olunacaktır.
Önemle duyurulur.