470.000'den fazla kişiyi kapsayan İngiltere Biobank analizine göre sık/çok sık güneş kremi kullananlarda:
🔆İnvaziv Melanom: %292 daha yüksek risk
🔆Bazal Hücreli Karsinom: %140 daha yüksek risk
🔆Skuamöz Hücreli Karsinom: %126 daha yüksek risk
Bunları bilenlerin güneş kreminin zerresini süreceklerini sanmam.
Tavuk etini dana eti fiyatına yaklaştır, sonra "Ama operasyon yapıyorlar" diye bağır!
Dün gün boyu "ama özgürlük" nutukları attılar, ne alâkaysa!
Operasyon büyük marketlere de yapılmalı!
%2 kâr ediyoruz yalanı söylüyorlar!
Kâr edemiyorsanız niye durmadan şube açıyorsunuz?
Anadolu Yakası'ndaki Maltepe, Kartal ve Pendik ilçelerinde ikamet eden bazı vatandaşlar, mutfak ve banyolarındaki musluklardan akan kirli su görüntülerini sosyal medya üzerinden paylaştı.
Cemil Meriç "Bir Facianın Hikâyesi" adlı az bilinen kitabında Sultan Abdülhamid'i şöyle anlatıyor:
"Abdülhamid katiyen zalim değildi. Adına ve hatırasına eklenen “Kızıl Sultan” lâkabı tarihin en büyük yalanı. Boğdurulup yok edilen devrimci talebeler masalı yalan, çuvallara dikilip Boğaz'ın sularına atılan saraylı kadınlar hikâyesi yalan! Tam tersine... Abdülhamid şiddetten nefret ederdi. Tahammül edemezdi kan akmasına, maddî eza duyardı. Nefret ederdi darağacından. Affetme salahiyetini her vesileyle kullanırdı. Hatta suiistimal ederdi. Nizamî mahkeme tarafından verilen idam hükümlerinin hemen hepsi otomatik olarak sürgüne tahvil edilirdi. Siyasî hasımlarına karşı başlıca silahı sürgündü. Ustaca derecelendirilmiş bir sürgün: Yemen veya Fizan'da gözaltında bulundurulmaktan tutun da Payitahttan az veya çok uzak vilayet veya kazalarda valilik veya kaymakamlığa kadar. Sürgüne yollanılan maaş alır, iaşe ve ibatesi temin edilir ve daima Payitahta dönmek ümidini muhafaza ederdi. Çok defa efendi olarak gidilir, bey olarak dönülür, paşa olarak dönülürdü. Belki bu da bir hesaba dayanıyordu.
Abdülhamid'in ayırıcı vasfı trimetrik (düzenleyici) olmaktır, kombinezonlara bayılır, kesin çözümlemelerden hoşlanmaz. Hiçbir bağlılığı önceden reddetmez, sönmez bir kin tutuşturmak istemez. Şiarı: korksunlar ama nefret etmesinler. Bir kelimeyle faydacı ve şüpheci. Ne var ki, bu vasıflarının altında hakşinas ve âdil bir hükümdar saklıdır. Tebaalarının -siyasî olmasa da- medenî haklarına saygılı, herkesin mülkiyet hukukuna riayetkâr bir padişah. Uzun süren saltanatı boyunca makamından faydalanarak meşru olmayan bir kazanç elde etmeğe kalkıştığı veya birinin rızası hilafına ve kanunî bir tazminat ödemeden malını gasp ettiği görülmemiştir. Demek ki, munsif (insaflı) ve âdil oluşunu sadece hesaba ve sadece politikaya atfetmek doğru olmaz."
#SultanHamidim
Çelik Kubbe’mizin denizlerdeki çelik kalkanı: #HİSAR-D RF ⚓️🚀
Denizkurdu-II 2026 Tatbikatı’nda #MİDLAS ile atılan HİSAR-D RF füzemiz, gerçekleştirilen test atışında hedefi tam isabetle vurdu.
Sahada kendini ispatlamış sistemlerimizle şanlı ordumuzun gücüne güç katmaya, mavi sularımızda mutlak üstünlük sağlamaya devam ediyoruz. 🇹🇷
@tcsavunma
Yusuf Ziya Gümüşel Hocayla ilgili ürpertici bir iftira yaşandı.
Davada, kararı, Yargıtay oybirliğiyle bozdu, savcı tahliye istedi.
Yalan dolan iftira ile bir âlimin hayatı cehenneme dönüştürüldü. Mahkeme de isnat edilen suçların hepsini delilleriyle reddetti.
Yusuf Ziya Hocanın suçsuzluğu tescil edilmesine rağmen bölge adliye mahkemesi (istinaf) heyeti, bazı vicdansız ideolojik yapıların baskısıyla yargıtayın bozma kararına direnme ve tutuklulukların devamına karar verdi.
Çok büyük bir zulüm var.
Bu zulmün durdurulması gerekiyor.
#YusufZiyaHocayaAdalet
@abakingurlek@adalet_bakanlik@TC_icisleri
Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii’ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık.
Dört yıl süren restorasyon sürecimiz, Selimiye’nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu.
Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekân düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı.
Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı.
Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadık.
Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık.
Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik.
Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye’ye Allah’ın izniyle bir yüz sene daha kazandırdığımıza inanıyoruz.
BENDEN UYARMASI, BU TWITİ İSTER İHBAR KABUL EDİN İSTER ETMEYİN, SİZİN BİLECEĞİNİZ İŞ.
2025 Yılına ait EKAP'ta yayınlanan Köpek ve Kedi yemi ihalelerinden ulaşabildiklerimi tek tek inceledim. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerde 8.967 TON Köpek ve Kedi yemi alınmış ve buna karşılık 256 MİLYON 87 BİN 470 TL'lik sözleşme yapılmış.
Bu ihalelerin 210 MİLYON TL'lik kısmı:
-A Z DESTEK HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ EĞİTİM TURİZM YEM SANAYİ TİCARED LİMİTED
-DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ÜRÜNLERİ VE MADENCİLİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-RİNGA BALIK VE YEM ÜRÜNLERİ LİMİTED ŞİRKETİ
-FUTPET EVCİL HAYVAN ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-DOĞUKAN SAYDAM
tarafından alınmış.
Toplam ihale bedelinin 210 MİLYON TL'lik kısmını alan bu firmaların 2025 yılına ait devlete beyan ettikleri Matrah ve Tahakkukları şu şekilde.
A Z DESTEK: 7 MİLYON 954 BİN 826 TL Matrah, 1 MİLYON 988 BİN 706 TL Tahakkuk
DOĞUŞ HAYVAN: 1 MİLYON 726 BİN 958 TL Matrah, 431 BİN 739 TL Tahakkuk
RİNGA BALIK: 806 BİN 209 TL Matrah, 201 BİN 552 TL Tahakkuk
FUTPET EVCİL: Matrahsız
DOĞUKAN SAYDAM: 1 MİLYON 669 BİN 459 TL Matrah, 489 BİN 310 TL Tahakkuk
İhaleleri alan bu 5 şirketin toplamda devlete beyan ettikleri Matrah, 12 MİLYON 157 BİN 452 TL, beyan ettikleri Tahakkuk ise 3 MİLYON 111 BİN 307 TL.
Burada önemli bir ayrıntı var. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerle alınan 8.967 TON Köpek ve Kedi maması, yetişkin bir köpeğin gün aralığı olarak 300-400 gram yem tükettiğini varsaydığımızda sadece 61.000 ile 82.000 köpeğin 1 yıllık yem ihtiyacını karşılıyor.
Nisan 2026'da İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye'de sahipsiz sokak köpeği sayısı yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN. Yukarıda bilgilerini paylaştığım 2025 yılı içinde yapılan ve toplamda 256 MİLYON 87 BİN 470 TL karşılığında alınan 8.967 TON yem, yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN sahipsiz sokak köpeğinden 61.000 ile 82.000 tanesinin 1 yıllık tüketimine yetiyor. Geriye kalan yaklaşık 1 MİLYON 150 BİN sahipsiz köpeğin beslenmesini, Valilik, Kaymakamlık, İl Özel İdareleri, gönüllüler ve dernekler karşılıyor.
En uygun yem fiyatını kg olarak 25 TL kabul ettiğinizde yıllık toplam yem maliyeti 3.42 MİLYAR TL, kg fiyatını en yüksek olarak 40 TL kabul ettiğinizde de 5.48 MİLYAR TL tutuyor.
NOT: Şu şirketlerin ortaklarına, 1 ve 2. derece yakınlarının banka hesapları, taşınır ve taşınmazlarına ulaşma imkanım olsaydı yemin ederim hiç birine nefes aldırmazdım.
🚨Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Haşim Kılıç, CHP'deki "mutlak butlan" kararını Özgür Özel lehine çevirmek için devreye girdi!
🔻Aydınlık'ın bilgi aldığı kaynaklar, üç ismin mutlak butlanın kaldırılması için Yargıtay'a baskı yaptığını aktardı.
🔻AK Partili ve CHP'li isimler ne demişti?
🗨️@mkulunk: “AK Parti içerisinde Londra-Tel Aviv hattından beslenen bir akıl, ‘mutlak butlan’ kararından sonra Özgür Özel’e CHP’yi teslim etmek için ilgili kurumlara müdahale ediyor.”
🗨️@mkulunk: “Abdullah Gül’ün konuştuğu her yerde Kraliyet’in izlerini arayacaksın.”
🗨️@SavciSayan: “Yeni parti projesine AK Parti’de görevde olan ve AK Parti’den ayrılan bazı insanlar destek veriyor.”
🗨️@gurseltekin34: “Partideki İngiliz elini kırıp bitireceğiz.”
🔻Bülent Arınç, mutlak butlan sonrası Yargıtay'a iki kez çağrı yaparak tedbir kararınının kaldırılmasını istemişti.
🔻Haşim Kılıç da “Yargıtay onarsa ciddi sorun çıkar.” demişti.
🔻Abdullah Gül kararla ilgili henüz sessiz olsa da İmamoğlu'na operasyonları "endişeyle takip ediyorum" diyerek haksızlık yapıldığını söylemişti.
👇👇👇
Nerede mütekabiliyet. ? Batı Trakya Türk halkının Lozan ile tescil edilen ancak gasp edilen meşru hakları alınmadan, Yunanistan'ın Patrikhane ile ilgili talepleri nasıl kabul edilir? Misakı Milli dışında kalan Türklerin hakları böyle korunamaz
Onların Türklükleri dahi inkar ediliyor. Müftülerini seçemiyorlar, okulları, camileri kapatılıyor, adında Türk kelimesi olan dernekler açılamıyor, AİHM kararları uygulanmıyor.
Ama heybeli ada ruhban okulu açılıyor.
Bu ne biçim iş? Kahrolmamak olası değil.
BU NE HIZ!
Bu sabah, beyaz et sektörünün
devlerine bir operasyon yapıldı.
Yüksek fiyat ve vatandaş şikayeti üzerine başlatılan bir soruşturma bu.
Gözaltılar var, denetim kayyumu atamaları var.
Haberi elbette biz de girdik.
Daha bir saat geçmeden yıldırım hızıyla “haberin kaldırılması” uyarısı yapılıyor.
Hem de "ivedilikle kaldırılması ihtarı" ile.
Bu ne hız?
Bu haberi de yayınlaşamayacaksak neyi yayınlayacağız?
https://t.co/0aqtfqH6OD gibi büyük medya gruplarına mensup olmayan yayın organları, sürekli bu tür tehditlerle yüz yüze geliyor.
Birmingham Üniversitesi’nde bulunan Kur’an-ı Kerim elyazması, karbon-14 testlerine göre yaklaşık 1370 yıllık. İslam’ın ilk dönemlerine ait bu nüsha ile bugün okunan Kur’an arasında tek bir kelime fark yok. Asırlar geçti, Kur’an aynı kaldı.
Gazze'de abluka altındaki bir Filistinli balık tutmanın heyecanını böyle paylaştı:
"Vallahi bu balıkları ellerimizle yakaladık!
Hiçbir şey görünmüyordu ama Allah 'Ol' dedi ve oluverdi. Biz pes etmeyeceğiz, ne olursa olsun buradayız, topraklarımızdayız."