Ülkesini şeríatIa yöneten İranlı Molla Ayetullah Ahmed İrvani'nin kızının düğününden görüntüler…
Halk’a “saç telin görünmeyecek” diye baskı yapanlar ve aileleri batı dünyasında demokrasi ve özgürlüklerin tadını çıkarıyor.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu:
Vahdettin gerçek bir haindir. Zaten İstanbul halkı da bunun farkına varıp sarayı kuşatmış, Vahdettin’e linç girişiminde bulunmuştur. Sarayın duvarlarına, tramvaylara “KAHROLSUN VAHDETTİN” yazılmıştır.
Vahdettin korkuya kapılır ve İngiliz işgal kuvvetleri komutanı Harrington’dan kendisini saraydan sağ salim çıkarması için plan yapmasını ister; “Hayatım tehlikededir, beni İstanbul’dan çıkarın efendim” diye mektup yazar. HMS Malaya ile kaçırıldığının resmi evrakı ve fotoğrafı da mevcuttur. Ve İngilizlerin planıyla İstanbul’dan kaçırılır.
1.6 milyon kilometrekare toprak kaybeden 2. Abdülhamid ise bunlara göre hiç toprak kaybetmemiş, İngiliz büyükelçisini tokatlamış ; ama gerçekte Kıbrıs’ı vermiştir.
Padişah Vahdettin’in İngiliz gemisiyle kaçtığı ders kitaplarından çıkarılmış.
Kaçmadı da tatile mi gitti? Diyecekler...
Türk milletinin hafızası silinmez.
Hainlerden kahraman çıkmaz.
Nutuk'ta herşey yazıyor zaten.
Yakın tarihin en büyük ihanetlerini unutmayın. Türkiye'yi Türkler yönetemez ise sonumuz videodaki Osmanlı gibi olacak.
Türkiye'yi Türkler yönetmeli 🇹🇷
Prof Dr Yusuf Halaçoğlu
Murat Bardakçı:
Araplar, 1. Dünya Savaşında Türklere karşı isyan ederek Türklere katliam yapmış, arkamızdan vurmuştur. Araplarla kardeşlik masallarının Şam hastanesinde karınları deşilerek katledilen silahsız askerlerimizin kemiklerinin sızlatmasını bırakın; kemikleri çatır çatır dönmektedir.
Gerçek budur, hepsi vesikalı delillidir.
Birinci Dünya Harbinde yüzbinlerce Türk askerini katleden Arap, Türk’ün dostu olamaz. Katliam öyle büyüktür ki Lawrence dahi utanmıştır. Bu sadece Şerif Hüseyin olayı değildir; 100 bin Türk askerini Şerif Hüseyin ve birkaç isyancı Arap katledemez. Araplar kitleler halinde Osmanlı’ya ayaklanmıştır.
Bizimkiler “Araplar isyan etmedi” derken, Araplar ise isyan ederek katliam yaptıklarını inkar etmiyor. Osmanlı’dan kalma tarihî eserleri yok ederken, İngiliz casusu Lawrence’nin evini müze yaparak isyanlarıyla gurur duyuyor.
Tarih unutmuyor. Gerçekleri bilmek kardeşlik masallarından daha değerli.
Türkiye'de Milli Eğitim sistemini sistematik olarak dejenere edenlerin temel amacı Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun erozyona uğratıp, akim bırakılıp, her tarikatın her cemaatin her dinin her mezhebin kendi dini eğitimini vereceği eski sisteme geri dönmektir...
Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası), 3 Mart 1924 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 430 sayılı kanun olarak kabul edilmiştir.
Bu kanun, Cumhuriyet'in kuruluşunun hemen ardından eğitim sistemindeki çok başlılığı ve ikiliği ve fitneyi ortadan kaldırmak amacıyla çıkarılmıştır.
Osmanlı döneminde zamanla eğitim, bir yanda modern mektepler (sivil ve batı tarzı), diğer yanda medreseler (dini eğitim) şeklinde ikiye ayrılmıştı.
Bu durum, toplumda farklı zihniyetler, fikirler ve kültürler oluşmasına yol açıyor, milli birlik ve çağdaşlaşmayı engelliyordu.
Kanunun temel amacı, tüm eğitim kurumlarını tek bir çatı altında Millî Eğitim Bakanlığı (dönemin Maarif Vekâleti) yönetimine bağlayarak eğitimde birlik, millilik, laiklik ve bilimsellik sağlamaktı.
Kanun, sadece yapısal bir değişiklik değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm aracıdır.
Gerekçesinde belirtilen temel ilke şudur: “Bir millet fertleri ancak bir terbiye ile yetişir; bir memlekette türlü terbiye ile iki türlü insan yetişir. Bu ise vahdet-i his ve fikir (duygu ve fikir birliği) gayelerine tamamen aykırıdır.”
Bu doğrultuda, medreseler Maarif Vekâleti'ne devredilmiş, zamanla fonksiyonlarını yitirerek kapatılmış; tüm okullar (sıbyan mektepleri, rüştiyeler, idadiler, yabancı ve azınlık okulları dahil) tek merkezden denetlenmeye başlanmıştır.
Kanun 7 maddeden oluşur ve en önemli hükümleri şunlardır:
Madde 1: Türkiye’deki bütün ilmi ve tedrisi müesseseler Maarif Vekâleti’ne bağlanır.
Madde 2: Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’ne veya vakıflara bağlı medrese ve mektepler Maarif Vekâleti’ne devredilir.
Madde 3: Medrese ve mekteplere ayrılan bütçe Maarif bütçesine aktarılır.
Madde 4: Yüksek din uzmanları için Darülfünun’da İlahiyat Fakültesi kurulur; imam-hatip gibi dini hizmetler için ayrı okullar açılır.
Bu kanun, halifeliğin kaldırıldığı aynı gün kabul edilmiş ve diğer inkılaplar (tekke-zaviye kapatılması, Harf Devrimi vb.) için altyapı oluşturmuştur.
Eğitimde laikleşme sürecini başlatmış, kız-erkek eşitliğini desteklemiş ve bilimsel, milli bir eğitim sisteminin temelini atmıştır.
Günümüzde 1982 Anayasası’nın 174. maddesiyle korunan inkılap kanunlarından biridir.
Tevhid-i Tedrisat, Türkiye’yi ortaçağ zihniyetinden kurtarıp modern, laik ve birleşik bir ulus devlet eğitim modeline taşıyan köşe taşıdır.
Okullardaki din dersleri...
1- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
2- Hz. Muhammed'in Hayatı
3- Temel Dinî Bilgiler
4- Kur'an-ı Kerim
5- içeriği din dersine çevrilen felsefe dersleri
-Ayrıca 90 bin cami
-150 bin dolayında din görevlisi
-450 dolayında tarikat
-Dinsel yayın yapan onlarca televizyon, yüzlerce radyo
-Binlerce dinsel kitap, dergi
-Diyanet'e bağlı binlerce ana okulu
Okullarda cirit atan din merkezli yüzlerce dernek, vakıf...
Binlerce İmam Hatip Orta Okulu
Binlerce İmam Hatip Lisesi
On binlerce Kur'an Kursu
105 ilahiyat fakültesi
Tüm bunlara karşın kalkıp diyorlar ki din eğitimi eksik.
Dr. Zeliha Burtek'ten dikkat çeken ekonomi değerlendirmesi.
"Bizde ekonomik kriz adıyla sürekli bizi kandırıyorlar. Türkiye'de ekonomik kriz yok. Bizim ekonomi politiğimiz bu..."
Rizeli çiftçi 12 yıllık çalışmanın neticesinde hem et hem süt olarak verimli yeni bir yerli ırk elde etmeyi başarmış👏👏
Bu çiftçimizi devlet desteklemeli
1 ton kömür 400 dolar. Kömür madeninin işletme ömrü 40-50 yıl.
1 ton zeytinyağı 10 bin dolar. Zeytin ağacı 3 bin yıl yaşıyor.
Akbelen’e dokunma https://t.co/uTUGvuD8sg
Atatürk,1934’te Atatürk Orman Çiftliği’nde aspir bitkisi ektirdi. Tohumlarından elde edilen bitkisel yağı işleyerek “mazot” (erken biyodizel) üretti ve bunu köylüye ücretsiz dağıttı. Traktörlerde kullanıldı. O devirde gerçekten benzersiz bir vizyon ve tarım-enerji devrimiydi.
82 yaşındaki Şerife Teyze gözyaşlarına hakim olamadı
- “Bu kekiklerimizi yok ettiler kuzum!
- “Dağlarımızı kül ettiler, sularımızı kestiler!”
- “Ben kendim için değil, herkes için düşünüyorum!”
Zeytinime Dokunma!
Akbelen’de ağaçların kesilmesine karşı çıkan sanatçı Sunay Akın
▪️“Birileri daha çok zengin olacak, toklar daha çok yiyecek diye, tokları doyurmak için bizim geleceğimizi karartıyor ve kültür mirasımızı yok ediyoruz”
📌Türkiye’nin yerli susam üretimi, tüketimi karşılayamadığı için 2023’te 215 bin ton susam ithalatı yapıldı.
📌Aynı yıl 250 doktor ortaklığında kurulan Tabipler Tarım Kooperatifi, satın aldığı arazilere Türkiye'nin ithalatçı olduğu susamları ata tohum olarak ekti.
📌Ürünlerini pestisit testlerinden sıfır pestisit olarak geçiren doktorlar, susamlardan tahin ve helva yaparak satıyorlar.