Diplomanı haksız elde etmen dert değil.
Yolsuzluk yapman dert değil.
Evli olup eşini aldatman dert değil.
Nedir ana muhalefet partisinin değerleri?
Nedir bunların liderlerinin davranış standartları?
ABD'li yazılım şirketi Astronomer'ın evli olan yöneticisi ile insan kaynakları müdürünün ilişkileri olduğu bir konserde ortaya çıktı.
Şirket, 'Bize rehberlik eden değerler ve kültürlere bağlıyız.
Liderlerimizin hem davranış hem de hesap verebilirlik konusunda standartları korumaları bekleniyor' açıklaması yaparak iki ismi de istifa ettirdi.
Türkiye gibi değerlerine sıkı sıkıya bağlı olması beklenen bir ülkede
güya ülkeyi yönetmeye aday parti ise
ahlaki gevşeklik konusunda
tüm ülkeleri aştı,
uzay çağına doğru ilerliyor.
Bir de çok şikayetçi oldukları yasalar uygulanıp yanlışları durdurulmasa
kendilerini sefahat içinde bir yaşama,
ülkeyi de çürümeye sürükleyecekler.
Mehmet Akif Ersoy'un Safahat eserini okumalarını tavsiye ederim.
Yaşanan bunca olayı yok sayıp Çanakkale'de miting yapmış olmalarındaki ikiyizlülük iyice açığa çıkıyor.
Israeli soldiers torture a one-year-old child in Gaza, including burning his leg with a cigarette and inserting a nail into his leg, according to a report, to pressure his father to make confessions
https://t.co/v0be37LwpV
Israeli soldiers torture a one-year-old child in Gaza, including burning his leg with a cigarette and inserting a nail into his leg, according to a report, to pressure his father to make confessions
@kafamasikicam Adam da milyoner demişler:) bir zengin vardır bir de ZENGİN. Kadının pozisyonu da adama kapılar açmıştır. Ayrıca güzel de. Adam da hem yakışıklı hem akıllıymış
Büyük hevesle Dubai'nin ne kadar güvenli olduğunu videolar çekerek anlatanlar; BAE'nin Sudan'daki katliamdaki payını, İsrail ile normalleşme hevesi, Gazze sessizliğine dair videoları da yakın zamanda çeker umarım.
Tabii apolitik uykularından sadece Dubai için kalkmadılarsa...
3 yaşındaki bir yavrumuzun, İBB’ye ait RUHSATSIZ “çocuk etkinlik merkezinde”, İSTİSMAR ve ŞİDDETE maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir.
Söz konusu iddialar Bakanlığımıza ve yargıya intikal etmiştir. Yargı süreci devam etmekte olup; İBB’nin yasal olmayan bir biçimde işletmeye çalıştığı “kreşlerinde”, başka çocuklarımızın da mağdur edildiği benzer vakalar olduğu bilinmektedir. Bu vakaların tamamı Bakanlığımız ve adli makamlar tarafından yakından takip edilmektedir.
Böylesine hassas ve toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir konuda, siyaset üstü bir sorumlulukla hareket edilmesi gerekirken ve iddialar bu kadar ciddiyken, kamuoyunu rahatlatacak açık ve sorumlu bir tutum sergilemek yerine konunun siyasi polemiklere çekilmesi KABUL EDİLEMEZ!
Oysa yapılması gereken son derece açıktı: Bu kurumları daha en baştan çocukların güvenliğini esas alan bir anlayışla, hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun biçimde tasarlamak!
Çocuklar söz konusu olduğunda hiçbir mazeret, hiçbir tereddüt, hiçbir gecikme kabul edilemez.
Sıfır tolerans esastır. En küçük risk bile derhal müdahale sebebidir.
Bu vakalar görmezden gelinemez. Üzeri örtülemez. Normalleştirilemez!
Bakanlık olarak hiçbir iddiayı yok saymadık, hiçbir vakaya sessiz kalmadık. Bu olayda da yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacak, çocuklarımızın ve ailelerimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Turkey’s Unprecedented Strategic Success in the Levant
What Turkey has achieved in Syria and the wider Levant over the past decade is without historical precedent in the modern Middle East.
In 2018, Turkey faced a uniquely hostile strategic environment. Its southern border was effectively encircled: on one side by the Russia–Iran–Assad axis expanding through Idlib and the central Syrian desert, and on the other by a Western-backed PKK/YPG entity enjoying full political, military, and intelligence support from CENTCOM. Few states in similar conditions have avoided strategic defeat, let alone reversed the balance of power.
Yet Ankara managed to turn this near-encirclement into a comprehensive geopolitical success. Through a rare level of coordination between diplomacy, intelligence services, and military command, Turkey gradually dismantled both threats without triggering a direct war with any major power. Moscow and Tehran were contained through calibrated diplomacy and limited force; Washington’s Kurdish project was neutralized through sustained military pressure and political isolation.
The most remarkable outcome is that Turkey did not merely secure its borders, it produced a legitimate governing force inside Syria. The opposition groups trained, armed, and structured by Ankara evolved from fragmented militias into the dominant political-military authority of the country. This is an extraordinary achievement: no regional power not Iran, not Israel, not the Gulf has succeeded in transforming a proxy into the sovereign core of a neighboring state.
In strategic terms, Turkey has accomplished something unique in the Levant: it reshaped a collapsed state not through occupation or annexation, but through controlled state-building by local actors aligned with its security doctrine. Syria today is no longer a threat vector but a buffer and a strategic extension of Turkish influence.
This level of success achieved simultaneously against Russia, Iran, and the United States’ regional architecture places Turkey in a category of its own. It is not merely a regional power operating in the Levant; it has become one of the few states in modern history capable of redesigning the political order of its neighborhood without direct imperial rule.
Bu sözü söylerken Halep işgal edilmiş, Suriye’de 500 binden fazla insan katledilmişti. ABD SDG’ye tır tır silah veriyor, üstüne Türkiye’de maşalarıyla darbe planlıyordu. Ülkede hendekler kazılmış, büyük bir iç savaş senaryosu yazılmıştı.
Darbeyi durdurdu, PKK’yı askeri olarak bitirdi, kurucusuna “artık anlamımız kalmadı” açıklamasını yaptırdı. Üstüne Esad’ı devirdi, SDG’nin planlarını alt üst etti.
Bu sırada muhalefet:
- Darbe tiyatroydu,
- YPG terör örgütü de��ildir,
- Esad’la anlaşmalı,
- Suriyeliler Esad’a teslim edilmeli,
- Bizim Suriye’de, Libya’da ne işimiz var?
diyordu.
Tüm bedellerine rağmen Cumhurbaşkanımız haklı çıktı.
Bize de onun yanında durmuş olma gururu düştü. Çok şükür.