Ahı gitmiş vahı kalmış spor medyasında Beşiktaş yazıları yazan Beşiktaş yorumlayan 3 köşe yazarı.Bunlarda bugün çıkan yazıları.Tek kelime bakın tek kelime, hakem eleştirisini geçtim ismi cismi yok bile yok hakemin! Hiç bir şey yaşanmamış gibi! Her şey paralel evrende olmuş!
Dün Ali’nin ve Şifo Mehmet’in halleride aynı idi. Gs’ye yapılsa topu ile tüfeği ile düdük astırmaya çalışacak Tüzemenlere kızmaya hakkımız yok.Vallahi yok!
@serbestiyetweb@cengizerdinc Ne cezalar dağıttılar be solcular için. Ülkenin sol kolu kesilince boka battık. Şimdi her haksızlığa uğrayan “kimse yok mu?” diye bağırıyor. Yok kardeşim yok. Öldürüldüler, asıldılar, sürüldüler, tutsak edildiler…
Düşlerin büyüyor adınla.
13 yıl önce aramızdan koparılan Ali İsmail Korkmaz’ı saygı ve özlemle anıyoruz.
Ali İsmail’in düşlediği dünya, bugün hâlâ eşitlik, özgürlük ve adalet için yan yana gelen herkesin umudunda yaşamaya devam ediyor. Gençlerin sözüne, dayanışmaya ve birlikte kurduğumuz geleceğe olan inancımızı büyütmeye devam ediyoruz.
Gezi’de yitirdiğimiz tüm canları saygıyla anıyor, bugün hâlâ özgürlüklerinden mahrum bırakılan Gezi tutsaklarını unutmuyor, adalet talebimizi hep birlikte yükseltiyoruz.
#AliİsmailKorkmaz #OHep19Yaşında #DüşlerindeÖzgürDünya
Yürü git ya. Chp’nin iç sorunuymuş. Mahkemelerden Akp’nin yararına kararlar çıkarıp Chp’yi karıştır. Anayasaya aykırı olmasına rağmen süreçleri baltalayıp, sürüncemede bırak., Anayasal hakları çiğne sonra Chp’nin iç sorunu. Hadi ordan.
Ne bu marjinal (!) beşliyi unuttuk ne aşağılık Kabataş Yalancıları'nı...
En gencinden en yaşlısına kadar milyonlarca sıradan insanın "Benim hayatıma karışma!" diye birlikte bağırmasıdır #gezi#Gezi13Yaşında
Fotoğraf: @AdemAltan3
Dış piyasalar bu haldeyken işleri daha da karıştırmak hangi iktisadi rasyonele dayanıyor diye düşünürken, yapay zekaya sorayım dedim: şöyle bir yanıt geldi
"Ekonomi biliminin "hata" dediği şey, siyaset biliminde "tercih" olabilir."
* Depremde anne babasız kalan çocuklar (Bakanlık ses yok)
* MESEM’de katledilen çocuklar (Bakanlık ses yok)
* Tarikatlerde istismar edilen çocuklar (Bakanlık ses yok)
* Açlıktan, yoksulluktan perişan olan çocuklar (Bakanlık ses yok)
* Günde 1 öğün yemeğe ulaşamayan çocuklar (Bakanlık ses yok)
* Çocuk işçiliği, iş cinayetinde ölen çocuklar (Bakanlık ses yok)
* Her gün 3 kadın cinayeti (Bakanlık ses yok)
* Kadın yoksulluğu (Bakanlık ses yok)
* REKLAM FİLMİ (Bakanlık harekete geçer, suç duyuruları, bas bas bağırıp hedef gösterme)
@tcailesosyal@MahinurOzdemir
#boschreklamı
Süpürge reklamını izleyip "aa köpek annesi de olunabiliyormuş, ben en iyisi insan annesi olmayayım" diyen kimse olacağını sanmıyorum. Ama bunun bile yasaklandığını, şeytanlaştırıldığını görüp "özgürlüğün bu kadar baskı altına alındığı yerde çocuk sahibi olmayayım" diyen var.
Taze kişniş yiyebilmek aslında genetik bir test. Kişnişin bazı insanlara “sabun gibi” gelmesinin nedeni damak tadı değil, genetik bir farklılık. Koku reseptörü genlerinden birindeki bir SNP (tek nükleotid polimorfizmi), kişnişte bulunan bazı aldehit bileşiklerine karşı hassasiyeti artırıyor. Yani mesele aslında tat değil, koku algısı.
İşin ilginç yanı benzer moleküller sabunlarda da bulunuyor. Bu yüzden bazı insanlar kişnişi ferah ve narenciye benzeri algılarken, bazıları gerçekten sabunsu hissedebiliyorlar
Taze kişniş Meksika mutfağının temel aromalarından biridir; guacamole ve salsa gibi sosların karakterini belirler. Türkiye’de ise özellikle Doğu Karadeniz’de (Lazca: kinzi) ve Erzurum’da “aş otu” olarak çorbalarda kullanılır.
Bir onkolog olarak şunu net söylemek istiyorum: Evet, Türkiye’de ve dünyada binlerce kanser hastası kenevir (cannabis) türevlerini denedi, deniyor ve denemeye devam edecek. Birçok ülkede tıbbi marihuana erişilebilir durumda. Benim ve pek çok meslektaşımın hastaları arasında da bunu kullananlar oldu. Keşke gerçekten bu kadar etkili olsaydı; ilk biz hastalarımıza önerirdik, kimseyi mahrum bırakmak istemezdik.
Ama maalesef gerçek şu: Bu şekilde anlatıldığı gibi dramatik, tam iyileşme sağlayan bir etkiyle hiç karşılaşmadık. Kenevir bazı hastalarda semptomları (ağrı, bulantı, iştahsızlık) hafifletmede yardımcı olabiliyor, palyatif bakımda yeri var.
Bilimsel literatürde (PubMed, Cochrane vb.) kenevirin kanser tedavisindeki rolü üzerine onlarca çalışma var: Çoğu semptom yönetiminde fayda gösteriyor, ama tümör küçültme veya şifa için kanıt maalesef bulunmuyor. Birçok hasta umutla deniyor.
Mucize vaat eden her iddia gibi bu da dikkatle incelenmeli. Eğer gerçekten etkili bir yöntem olsaydı, onkoloji camiası bunu çoktan standart protokollere dahil ederdi.
Sağlığınızla ilgili kararları lütfen kanıta dayalı tıp rehberliğinde, güvenilir hekimlerinizle birlikte verin. Umarım herkes için en iyi tedaviler erişilebilir olur. 💙
#Kanser #Onkoloji #Kenevir #BilimselGerçek
@saglikbakanligi@onkolojidernegi@melikessahin@duygudemirdag@kanserledans@sagliklicozum@ttborgtr
Dün, gün içerisinde Tayfun’un apar topar hastaneye kaldırıldığını öğrendim.
Bugün kendisiyle telefonda 10 dakika görüşme şansım oldu ve yaşananları öğrendim.
MS hastası olan eşim Tayfun Kahraman, dün gündüz sayımına çıkarken dengesini sağlayamayıp, ayağını yere basamadığı için düşüyor ve başını yere çarpıyor. Hem başından, hem de elinden yaralanıyor. Alnında bir yarık, bir sürtmeye bağlı yara var, kafası şiş, eli şişmiş halde hastaneye götürülüyor. Bandaj ve pansuman yapılıp yeniden cezaevine gönderiliyor. Bugün ise devam eden şişme ve morarma nedeniyle eline atel takılıyor.
Tekrar hatırlatıyorum: Tayfun hakkında AYM tarafından yeniden yargılama kararı verilmiştir. Eşim hukuken masumdur. Kararın uygulanmaması nedeniyle şu an fiilen özgürlüğünden mahrumdur.
Yaşadıklarımız nedeniyle eşimin sağlığı tehlikeye giriyor, bunların hepsi belgelidir, hepsi AYM’ye yaptığımız ikinci başvuru dosyasında mevcuttur.
Bugün de Tayfun’un geçirdiği akut MS atağının tıbbi tüm sürecini heyet raporları ve epikriz belgeleri, MS atağı ile bağlantılı olarak dün yaşanan düşmeye bağlı yaralanması da dahil olmak üzere Anayasa Mahkemesi’ne ek beyan dilekçemiz ile sunduk.
Biz 4 yıldır yüreğimiz ağzımızda yaşıyoruz.
Her Allah’ın günü canımızdan can gidiyor.
Eşimin hastalığı cezaevi şartlarında her gün daha fazla ilerliyor.
Biricik evladımın babasına ve ailemize daha fazla eziyet etmeyin.
AYM'ye yaptığımız ikinci başvuruyu bir an önce gündeme alın.
Yasalara uyun, mahkeme kararlarına uyun, eşimi serbest bırakın.