Derneğimizin kurucu üyesi, antropolog, müzeci ve kültür mirası savunucusu Necdet İnal’ı kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşıyoruz.
Ailesine, sevenlerine ve bu toprakların mirasını koruma yolundaki tüm yol arkadaşlarına başsağlığı dileriz.
#Necdetİnal
Tayfun’u bugün 1 saat cam ardından acı içinde gördüm!
Anayasa Mahkemesi kararı UYGULANMADIĞI İÇİN, masum yere hapiste olan eşim Tayfun Kahraman, sağlığını kalıcı biçimde etkileyecek çok ağır ve sancılı bir süreç yaşıyor.
Oysa 4 senedir kimseye bir zeval gelmeden, geri dönüşü olmayan bir hasar almadan bu haksızlık bitsin diye dua ediyordum…
Tayfun geçirdiği MS atağı nedeniyle dün bütün gün daracık havasız bir ring aracı içinde oradan oraya götürüldü.
Hastaneden koğuşuna geri götürüldüğünde ilaç dağıtım saati geçtiği için almak zorunda olduğu Neurotin adlı ilacı verilememiş! Tüm geceyi ağrı içinde bir başına geçirmiş!
Hastaneye tekrar sevki ve yatışı planlanıyor!
Ne yapalım biz? Kime anlatalım derdimizi?
Tayfun’un 4 senedir haksızca içinde barındırıldığı fiziksel ve psikolojik yaşam koşullarının hastalığının bugün geldiği seyre etkilerini hangi mahkeme değerlendirecek? Nereye başvuralım?
Masalarında Tayfun’un hastalığının ilerlediğine dair heyet raporu olmasına rağmen, AYM kararını uygulamayıp Tayfun’u tahliye etmeyenlerin ve hiç böyle bir şey olmamış gibi susanların hiç mi vicdanı yok, bu nasıl insanlık?
Resmi gazetede yayınlanmış AYM kararına göre dışarıda olması gereken Tayfun neden zırhlı araç içinde gün boyu şehirlerarası yolculuk yaparak tahlil, tetkik ve takip altında kalıyor?
Bizim daha ne yaşamamız gerekiyor?
Bu kadar zulüm, bu kadar gaddarlığı nasıl sineye çekelim?
Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?
Tayfun’u bugün 1 saat cam ardından acı içinde gördüm!
Anayasa Mahkemesi kararı UYGULANMADIĞI İÇİN, masum yere hapiste olan eşim Tayfun Kahraman, sağlığını kalıcı biçimde etkileyecek çok ağır ve sancılı bir süreç yaşıyor.
Oysa 4 senedir kimseye bir zeval gelmeden, geri dönüşü olmayan bir hasar almadan bu haksızlık bitsin diye dua ediyordum…
Tayfun geçirdiği MS atağı nedeniyle dün bütün gün daracık havasız bir ring aracı içinde oradan oraya götürüldü.
Hastaneden koğuşuna geri götürüldüğünde ilaç dağıtım saati geçtiği için almak zorunda olduğu Neurotin adlı ilacı verilememiş! Tüm geceyi ağrı içinde bir başına geçirmiş!
Hastaneye tekrar sevki ve yatışı planlanıyor!
Ne yapalım biz? Kime anlatalım derdimizi?
Tayfun’un 4 senedir haksızca içinde barındırıldığı fiziksel ve psikolojik yaşam koşullarının hastalığının bugün geldiği seyre etkilerini hangi mahkeme değerlendirecek? Nereye başvuralım?
Masalarında Tayfun’un hastalığının ilerlediğine dair heyet raporu olmasına rağmen, AYM kararını uygulamayıp Tayfun’u tahliye etmeyenlerin ve hiç böyle bir şey olmamış gibi susanların hiç mi vicdanı yok, bu nasıl insanlık?
Resmi gazetede yayınlanmış AYM kararına göre dışarıda olması gereken Tayfun neden zırhlı araç içinde gün boyu şehirlerarası yolculuk yaparak tahlil, tetkik ve takip altında kalıyor?
Bizim daha ne yaşamamız gerekiyor?
Bu kadar zulüm, bu kadar gaddarlığı nasıl sineye çekelim?
Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?
Bugün Tayfun Kahraman için verilen Anayasa Mahkemesi ihlal kararını cezaevinde görüş sırasında kendisi ile beraber öğrendim.
Kararın henüz tarafımıza ulaşmaması sebebiyle edinmiş olduğumuz bilgiler basın yoluyla edinilmiş bilgilerden ibarettir.
Haberlere göre ihlal kararında tüm yargılama boyunca söylemiş olduğumuz gibi isnat edilen suç ile sanık arasında bağ kurulmamış olması gerekçe gösterilmiştir.
Karara göre, Tayfun Kahraman’ın adil yargılanma hakkı ihlal edildiği için mahkumiyet hükmü ortadan kalkmıştır ve Kahraman yeniden yargılanacaktır.
Bu karar ile birlikte Kahraman’ın tutuklu olduğu süre de göz önüne alınarak tahliye edilmesi hukuki ve insani olarak doğru olandır.
Bir an önce AYM kararının yazılarak yerel mahkemeye gönderilmesini ve yerel mahkemenin de Anayasa ve AYM kararı doğrultusunda adım atmasını bekliyoruz.
Hoşgeldin Maya,
İlk nefesin, ilk çığlığın karıştı dünyaya, kokunla doldu oda. Gözyaşlarının arasında doğan gülüş, yeni bir başlangıç.
Seninle büyüsün sevgi, umut, ışık. Adaletsizlik bitsin!
Kavuşsun anneler, babalar ve çocuklar. Aralarında da biz en sevdiğimiz @ramazangulten_ ‘e…
“Yeşil kalacak, çok gerekirse kamusal fayda için düzenlenecek” denilerek statüsü değiştirilen askeri alanlar, korktuğumuz ve tahmin ettiğimiz gibi bir bir rant odaklı imara açılıyor.
İstanbul’daki askeri alanların yakın dönem hikayesini özetleyen bu video;
• Büyük bir kısmı lüks konut olarak yapılan,
• İstanbul’a -şimdilik- ilave 700 bin nüfus getiren,
• İstanbul’un yeşil alanlarını, potansiyel deprem toplanma alanlarını ortadan kaldıran projeleri gözler önüne seriyor.
İbretlik, can yakıcı bir gidişatı anlatan bu videoyu izlemenizi ve mümkün olduğunca çok kişiye izletmenizi isterim. Daha fazla kayba uğramamak için tüm İstanbul, tüm Türkiye, buna “dur” diyelim!
#AskeriAlanlarRantaAçıldı
Meslektaşımız Murat Çalık’ın Hayati Tehlikesi Devam Ediyor!
Geçmiş dönemlerde Odamız İstanbul Şubesi II. Başkanlığı’nı da yürütmüş olan meslektaşımız ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, 23 Mart 2025’te tutuklanmış, 4 Temmuz’da lenfoma şüphesiyle ameliyat edilmiş, 7 Temmuz’da ise kendisine akut myeloid lösemi (AML M4) ve mukoepidermoid karsinom tanısı konmuştur.
İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin resmi raporunda, bu sağlık durumunun cezaevi koşullarında hayati risk taşıdığı açıkça ifade edilmiştir. Buna rağmen Murat Çalık, ameliyatının hemen ardından yeniden cezaevine gönderilmiş, 9 Temmuz’da tekrar fenalaşarak hastaneye kaldırılmıştır.
Bu durum yalnızca sağlık hakkının değil, yaşam hakkının da açık ihlalidir.
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi olarak, meslektaşımızın insan onuruna yakışır sağlık koşullarında tedavi görmesini ve derhal tahliye edilmesini talep ediyoruz.
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın, hayati risk taşıyan ciddi hastalıkları nedeniyle nitelikli tedavi ve bakım koşullarına erişiminin sağlanması temel bir haktır. Tutukluluğu sona erdirilmeli, acilen tahliye edilmelidir!
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Kamuoyunda yalan, yanlış bilgilerle İstanbul’da kentsel dönüşüme karşı tarafımızca davalar açıldığına ve sürecin durdurulduğuna dair mesnetsiz bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.
ÇOK NET bir şekilde belirtiriz ki; İBB olarak halkın ve kamunun yararına olan hiçbir plan ve projeye dava açmadık, aksine süreçleri destekledik.
Ama EVET! İstanbul’un kalan son kamu arazilerini, yeşil alanlarını, toprağını, suyunu, doğasını korumak amacıyla; bir avuç insan için yapılan rantçı, kayırmacı, İstanbul’u daha çok betona boğan toplam 153 adet imar plan değişikliği ve projeyi, 16 milyon İstanbullunun hakkını, hukukunu korumak adına mahkemeye taşıdık.
10 örnekle bunlar neymiş, kentsel dönüşümle herhangi bir alakaları var mıymış, yok muymuş birlikte bakalım++👇:
İstanbul'un en acil gündemi deprem ve iklim krizi!
Hal böyleyken, TOKİ'nin su kaynaklarımıza "rant" projeleriyle yeni konut alanları açması, kentin en hassas noktalarına darbe vurmaktır. Kent Nöbetçileri olarak uyarıyoruz: Asıl yatırım İstanbul'u depreme güvenli hale getirmektir!
Çete diye söyleyenler çetenin ne olduğunu Şehir Plancısı Şişli Belediye Başkanı @REmrahSahann ‘dan daha iyi bilirler zira İstanbul’un muhtelif yerlerine çökmüş rantın alasını götürmüşlerdir. Çete olma nedenini de belediyenin asli görevi olan Ecrimisil kesmek üzerine kurmuş…
Kent hakkını, kamu yararını savunan şehir plancısı dostumuz Dr. Tayfun Kahraman, hakkında hiç delil olmaksızın 3 yılı geçkin süredir tutsak!
İyi ki doğdun Tayfun!
Bu karanlık günler geçecek, aramıza, mesleğine, akademik çalışmalarına döneceksin.
@tayfun_kahraman
Tek tek meslektaşlarımızı içeri atma nedenlerini,iktidarın yalanlarını anlatacağız!
Kent nöbetçileri nöbeti devraldı!Silivri’ye hapsetseniz de biz çoğalarak nöbete devam eder, mesleğimizin gereğini söyleriz. @akgungurkan@REmrahSahan@ramazangulten_@mmuratcalik@tayfun_kahraman
Silivri’de mesnetsiz iddialarla tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, Bakanlığa bir soru sormuş:
“Kanal İstanbul güzergahındaki TOKİ inşaatları su havzasına yapılıyor mu, yapılmıyor mu?”
Bakanlık sessiz, sorunun yanıtını aşağıdaki video ile paylaşıyoruz.