Acar muhabirler ve acemi tarihçiler heyecan içinde sözde yeni açılan belgeleri paylaşıyorlar. Ufak bir sorun var bu askeri alımlar bakanlar kurulu kararlarıyla yapıldı ve son 30 yıldır açıktı. Üstelik alınan malzeme için güvenlik operasyonları için alınmadı.
2015 yaz aylarında Özgür Gündem’de yayımlanan bir köşe yazısında hendek kazıyan Apocuları "devrimin yeni nesli" diye övüyordu. Kendisi Almanya'ya kaçtı, o gençler ise toprağa gömüldü.
- İşte o "paraşüt" denen akademisyenlerden önce de Boğaziçi -sosyal bilimler için konuşayım- maalesef az çok bu kafanın hâkim olduğu bir yerdi. Özellikle zorunlu HTR 311-312 derslerine girip Türklerin ne zaman, nerede, kimleri "katlettiğini", "soykırıma uğrattığını" falan dinlerdik; bolca o propagandaya maruz kalırdık.
- Kullandığı ifade, "Gerilla ve devlet savaşa gireceği zaman..." Hanımefendi ve benzerleri terör örgütü ağzında yerleşik bu ifadeleri rahatça kullanır, ama biz kendilerine "örgüt yanlısı" dersek suçlu oluruz. PYD-PKK'nın "demokratik kazanımlarını", "devrim pratiğini" (o neyse) öven, Suriye'deki işgallerini güzelleyenlere bile "örgüt yandaşı" diyemeyiz, çünkü "hedef göstermiş" oluruz, anında mağdur olurlar.
- Batı akademilerinden yarım yamalak okudukları dekolonizasyon literatürünü hiç alakası olmayan Türkiye örneğine uyarlamaya kalkıp Türkiye'yi "bölgede" sömürgeci olarak gösterip bir de üzerine bunu saçma bulanlara, buna haklı olarak itiraz edenlere "Batı gözüyle bakıyorsunuz" falan derler.
- Kendilerini etnikçilerle o kadar özdeşleştirmişlerdir ki bunu kabul etmeyenleri, bunu tuhaf bulanları sığ olmakla itham edip bunların entelektüel olamayacaklarına hüküm verirler. Çünkü en azından sosyal bilimlerde entelektüel alanı (büyük oranda kabilecilikle de olsa) domine etmenin verdiği rahatlıkla konuşurlar. Entelektüelliğe kabul için vizeyi bunlardan almanız gerekir.
- Son olarak, "Yazsam mükemmel kavramsal bir şey yazarım ama..." :)) Tabii ki, eminiz yazarsınız hanımefendi, hayran kaldık mütevazılığınıza :)
This article on how the post-Cold War American-led Middle Eastern order has devastated the region really doesn’t pull any punches.
“Although the wealthy Gulf oil states and small slivers of Arab elites flourished within this system, for most people the American order meant only violence, hopelessness, and deprivation. By nearly every economic, political, and developmental indicator, the Middle East under American domination has performed far worse than any other region”.
https://t.co/YOGlamxU6k
@mesutuyar10 Thank you for the recommendation. I wasn't aware of that article but I'll definitely check it out. A British diplomat wrote an article on the Halkevleri for the Asian Studies journal in the 1940s, though it wasn't a scholarly study.
"Irish patriots are writing one of the most heroic chapters in human history.. Let tyrants tremble before men who are capable of dying for their ideals, after 60 days on hunger strike!"
- Fidel Castro
Doktora öğrenciliğimin ilk yıllarında yazdığım bu kitap yayımlandığında, Ahmed Rıza'nın Abdülhamid'i şiddet yoluyla devirmeyi amaçlayan bir Türk milliyetçisi olduğu düşünülüyordu. Aradan geçen zamanda bu tür tezlerin tedavülden kalktığını ve kitabın yeni baskısını görmek güzel..
"Akçam gibi 1918-1923’ün arka planında yer alan -19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yoğunlaşan- anayasacılık, parlamentoculuk ve hürriyet hareketleri ile henüz halk egemenliği fikrine ulaşamamış olsa da hukuki ve siyasi hakların genişlemesi mücadelesini hiç yokmuş gibi yaparsanız bugünler için umut depolarsınız."
@CangulOrnek'ten geleceğe iz bırakacak bir makale.
24 Kasım 1927 tarihli Yeni Kalem dergisinde, aralarında Hikmet Kıvılcımlı ve Şefik Hüsnü'nün de bulunduğu TKP üyelerinin tutuklanması çizilmiş.
"Haydi bakayım, orağını çekicini al, geldiğin yere!"
"Bolşevik" karakterinin elindeki fenerde "Aydınlık" yazıyor.
Ne post-Kemalizm eleştirisinin taaa 1980'lerin 11. Tez'inde bile hem de vura vura yapıldığını bilir; ne Sungur Savran, ne Demet Dinler, ne Çağdaş Sümer, ne Tolga Gürakar, vb.'nin yazdıklarını okumuş. Benim Soğuk Savaş kitabımdan haberi bile yoktur. Okumamış ama Post-Kemalizm eleştirisi yapmadılar diye haftalardır uyduruyor.
Avrupa'daki Türkoloji akademisinden ise komple bihaber. Yine de İlker Aytürk'ün Avrupa akademisine dair haklı sözleriyle alay edecek kadar özgüvenli. Koyacaksın orada kanlı Fransız sömürgeciliğine laf söylemezken Cumhuriyete post-genocidal society diyen akademiklerin önüne aşırı mutlu olsun.
İşte size etiketlemeye gelince birden on kaplan gücüne ulaşan mezhepçi bir cahil. Kendisiyle işim bu kadar.
Post-Kemalistlere gelince (asıl adlarıyla liberaller) sizin gibi ülkeyi ot bitmez çöle çeviren mezhepçi İslamcıları bir halt diye toplumun önüne koydukları için bile ayda bir tefe konulmalılar. Biz laiklikten devam...