Üniversite idari personelinin tayin sorununun çözümü için vermiş olduğumuz mücadele sonrasında Yükseköğretim Kurulu tarafından başlatılan karşılıklı yer değiştirme başvurularının bugün son günü.
İdari personel arkadaşlarımızın tercihlerini yaparken Sendikamız tarafından her gün ilan edilen becaiş listelerini göz önünde bulundurarak yapmaları yer değiştirecek kişi sayısının artmasını sağlayacaktır.
Ayrıca, Yükseköğretim Kuruluna buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.
Üniversite idari personelinin tayin sorununun gerçek çözümü puana dayalı tayin sisteminden geçmektedir. Bu nedenle yapılan çalışmanın puana dayalı tayin sistemine evrilmesi için gerekli çalışmalar YÖK tarafından bir an önce yapılmalıdır.
Şuan başvuru aşamasında olan çalışmada da, eşleştirme kriterlerinin açıklaması ve eşleştirmede havuz sisteminin uygulanması önem arz etmektedir.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
Saha ziyaretleri kapsamında bugün
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde görev yapan idari personel arkadaşlarımızla bir araya geldik. Sonrasında üniveriste rektörü sn. Prof. Dr. Hasan USLU'yu makamında ziyaret ettik.
Üniversitemizde görev yapan idari personelimizin sorunları ve çözüm önerileri üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunduğumuz Rektörümüze misafirperverliği ve değerli görüşleri için teşekkür ederiz.
@DrHasanUslu@NOHUniversitesi@unipersen@Nigdeunipersen@drk2134
NİĞDE ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİNE ZİYARET
Sendikamız, Genel Başkanı İbrahim Güzel, Genel Başkan Vekili Erdem YALÇIN ile Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Küntay Taşkın ve Halil Kamil Tekin, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.
Ziyaret programı kapsamında ilk olarak Üniversitede görev yapan çalışma arkadaşlarımızla bir araya gelindi. Üniversite idari personelinin çalışma hayatında karşılaştığı sorunlar, beklentiler ve çözüm bekleyen konular hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Sendikamızın yürüttüğü çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında bilgilendirme yapılarak çalışanlarımızın görüş ve önerileri dinlendi.
Heyetimiz daha sonra Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan USLU’yu makamında ziyaret etti. Görüşmede üniversite çalışanlarının talepleri, çalışma koşulları ve kurum içi uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Çalışanların huzurunun ve kurumsal iş birliğinin üniversitelerin gelişimine sağlayacağı katkı vurgulandı.
Ziyaret programının gerçekleştirilmesine katkı sunan Üniversite Temsilcimiz Mustafa DURAK’a, görüş ve önerileriyle toplantımıza katılan çalışma arkadaşlarımıza ve nazik ev sahipliği dolayısıyla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Ailemize ve Rektör Prof. Dr. Hasan USLU’ya teşekkür ederiz.
ÜNİPERSEN olarak Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversiteleri ziyaret etmeye, idari personelin sesini yerinde dinlemeye ve sorunların çözümü için kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Üniversite çalışanlarının güçlü sesi olarak her kurumda, her koşulda ve her zaman çalışma arkadaşlarımızın yanında olacağız.
Sendikamızın gücü idari personelin gücüdür diyerek saha ziyaretlerine devam ediyor, üyelik çalışmalarını önemsiyoruz.
Bir yandan sorunlarımızın çözümü için eylemsel hareketimizi arttırırken, diğer yandan da idari personelin gerçek gücünü ortaya çıkarmak adına her geçen gün üye sayımızı arttırıyoruz.
Birlikte başaracağız..
@unipersen
KARŞILIKLI NAKİL SÜRECİ BELİRSİZLİĞE BIRAKILMAMALIDIR!
Üniversite idari personelinin yükseköğretim kurumları arasında karşılıklı naklen atanmasına yönelik uygulamanın tüm aşamalarının açık, şeffaf ve bağlayıcı kurallara kavuşturulması amacıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Bildiğiniz üzere karşılıklı naklen atanmak isteyen üniversite idari personelinin tercih işlemlerinin 5–21 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceği duyurulmuştur.
Üniversite idari personelinin yıllardır yaşadığı tayin ve nakil sorununun çözümüne katkı sağlayacak bu uygulamayı önemli ve olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Ancak yalnızca başvuru tarihleri ile genel şartların açıklanması yeterli değildir. Tercihlerin tamamlanmasının ardından eşleştirmelerin birebir mi Havuz Sistemiyle mi yapılacağı, muvafakat, atama, ilişik kesme ve göreve başlama işlemlerinin hangi usul ve takvim çerçevesinde yürütüleceği de açıkça belirlenmelidir.
Sendikamıza ulaşan yoğun soru ve tereddütler doğrultusunda YÖK’ten;
•Eşleştirme sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağının,
•Atama işlemlerinin ne kadar sürede tamamlanacağının,
•Birden fazla personelin aynı kadro veya kurumu tercih etmesi hâlinde uygulanacak objektif kriterlerin,
•Tercih sıralamasının eşleştirmeye etkisinin olup olmayacağı,
•Yaş, hizmet süresi, hizmet sınıfı, kadro derecesi ve öğrenim durumu bakımından ilave şart aranıp aranmayacağının,
•Şef ve şube müdürü gibi yönetici kadrolarının uygulamaya dâhil edilip edilmeyeceğinin,
•Sonuçların personele hangi yöntemle bildirileceğinin,
•Muvafakat ve atama sürecinin merkezi sistem üzerinden takip edilip edilemeyeceğinin,
•İlişik kesme, göreve başlama, harcırah ve diğer mali haklara ilişkin esasların
açıklığa kavuşturulmasını talep ettik.
YÖK’ten; başvurudan göreve başlamaya kadar bütün aşamaları kapsayan ayrıntılı bir yönetmelik veya usul ve esas düzenlemesinin hazırlanmasını, üniversitelerin işlemleri sonuçlandıracağı bağlayıcı sürelerin belirlenmesini ve olumsuz kararların somut ve hukuken geçerli gerekçelerle personele yazılı olarak bildirilmesini istedik. Karşılıklı nakil uygulamasına ilişkin bütün şartlar, değerlendirme kriterleri ve işlem süreleri başvuru süresi sona ermeden açıklanmalı; üniversiteler arasında uygulama birliği sağlanmalıdır.
Üniversite idari personelinin tayin ve nakil hakkının belirsizliğe, kurumların farklı uygulamalarına ve sınırsız takdir yetkisine bırakılmasına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Liyakatin olmadığı yerde adalet de olmaz. Kamu görevlerine yapılacak atamalarda tek ölçü; bilgi, birikim, ehliyet ve mevzuat olmalıdır.
Şube müdürlüğü kadroları için görevde yükselme sınavı açılması, kamu vicdanının ve fırsat eşitliğinin gereğidir. Hülle atama iddialarının aydınlatılması ve sürecin şeffaf yürütülmesi, hem çalışanların hem de kurumların yararınadır.
Liyakatten taviz verilmemeli, hak edenin hakkı teslim edilmelidir.
HARRAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜNE ÇAĞRI: HÜLLE DEĞİL SINAV!
Geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiğimiz Harran Üniversitesi'ndeki hülle atama girişimlerini Sendika olarak yakından takip etmeye devam ediyoruz.
Mevcut atamaların iptal edilmesi, şube müdürlüğü kadrosuna sınav açılması ve sekreter kadrolarına kurum içerisinden liyakat göz önünde bulundurularak atama yapılması yönündeki talep yazımız sonrasında hala bir işlem tesis edilmedi.
Harran Üniversitesi'nden şube müdürlüğü için hülle değil sınav ilanı bekliyoruz.
Üniversitelerde yapılan tüm atamaların takipçisi olmaya, hülle atamalar noktasında eylemsel ve hukuksal mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
@hrumedya@mtahirgulluoglu@TBMM_S_Eyupoglu@unipersen
Sendikamızın gücü idari personelin gücü olduğunun bilinciyle saha çalışmalarına devam ediyoruz.
Kayseri, Hatay ve Gaziantep illerini kapsayan ziyaret için yoldayız.
Birlikte başaracağız..
@unipersen
Sn. Vekilim sadece merakımdan soruyorum.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi olarak yükseköğretim mevzuatında değişiklik ön gören kanun teklifi görüşmeleri sonrasında yapmış olduğunuz açıklamayı izledim.
Yükseköğretim sistemi üzerine yaptığınız açıklamada idari personeli görmezden gelmenizin özel nedeni var mı?
Akademisyenlerimize yeniden akademik zam diyorsunuz, 12 yıllık adaletsizlik olan idari personele yükseköğretim tazminatı demiyorsunuz. Üniversitelerde rektörlerin keyfi uygulamaları her gün gündemde tartışılıyor, idari personele tayin sistemi kurulmalı demiyorsunuz. Yakın zamanda Boğaziçi ve Şırnak Üniversiteleri örnekleri varken, liyakattan yoksun idari yönetici atamalarına bir çift laf etmiyorsunuz.
Sayın Vekilim, samimi olarak soruyorum, var mı özel sebebi? Siz dahil komisyon üyelerin büyük çoğunluğuna idari personelin sorunlarını defaten anlatmamıza rağmen, hala 100 bin idari personeli görmezden geliyor, sanki üniversitelerde yokmuşuz gibi davranıyorsunuz!
Üniversitelerde idari personele gerek yok diyorsanız, lütfen üniversitelerde görev yapan idari personelin diğer kamu kurumlarına aktarılmasına yönelik kanun teklifini TBMM'ye sunun.
@NazimMavis@ProfDrHulagu@ProfDrAGurcan@unipersen
FIRAT ÜNİVERSİTESİ, YAZ DÖNEMİNDE KAMU HİZMETİNE DE Mİ ARA VERİYOR?
Üniversite yönetimi, her yaz geldiğinde kendi personeline öğle yemeği hizmeti vermemek için tadilat nedeniyle kapalıyız diyerek iki ay yemekhaneyi kapatmaktadır!
Yaz aylarındaki bu uygulama, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmenliğinin hükümleri ortada iken personele zulmetmekten başka bir şey değildir.
Bir fakülte binasında tadilat yapıldığında geçici bina ayarlanarak eğitim öğretime ara verilmiyorsa, yemek hizmetinde de aynı şekil hareket edilmesi gerekmektedir.
Bu uygulama ile üniversite yönetimi, yaz aylarında kamu hizmetine ara veriyoruz görüntüsü sergilemektedir.
Buradan üniversite rektörü @ProfGoktas hocamıza çağrı yapıyoruz. Yemekhane hizmeti de bir kamu hizmetidir, yaz aylarında da devam etmek zorundadır. Son bir haftada üniversitenizden almış olduğumuz yemekhane taleplerine duyarsız kalmayacığınızı umuyoruz.
@unipersen@firatresmihesap
BANKA PROMOSYONUNDA ŞEFFAFLIK KAZANDI:
SENDİKAMIZDAN EMSAL NİTELİKTE MAHKEME KARARI
Üniversite İdari Personel Sendikası olarak, üniversite çalışanlarının mali haklarını doğrudan ilgilendiren banka promosyon süreçlerinde şeffaflık, rekabet, aleniyet ve personel yararı ilkelerinin korunması için verdiğimiz hukuk mücadelesinde önemli bir karar daha alındı.
Erzincan İdare Mahkemesi, Sendikamız tarafından Gümüşhane Üniversitesi Rektörlüğüne karşı açılan davada, üniversite ile Türkiye Halk Bankası A.Ş. arasında yapılan yeni promosyon protokolüne ilişkin başvurumuzun reddedilmesi işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti.
Mahkeme kararında; Gümüşhane Üniversitesi ile Halkbank arasında daha önce 15.01.2022-30.06.2026 tarihlerini kapsayan promosyon anlaşmasının bulunduğu, bu anlaşmanın tarafların karşılıklı iradesiyle feshedildiği ve ardından 15.03.2023-14.09.2027 tarihlerini kapsayan yeni bir promosyon anlaşması imzalandığı tespit edildi.
Mahkeme, bu yeni protokolün eski sözleşmenin güncellenmesi niteliğinde olmadığını, yeni bir promosyon anlaşması olduğunu açıkça ortaya koydu. Bu nedenle yeni protokol yapılmadan önce 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereğince üç kişilik komisyon oluşturulması, ilan ve duyuru yapılması, rekabetçi süreç işletilerek istekli bankalardan teklif alınması, tekliflerin değerlendirilmesi ve en iyi teklifi sunan banka ile protokol imzalanması gerektiği vurgulandı.
Kararda, bu usuller işletilmeden doğrudan Halkbank ile yeni protokol imzalanmasının, Banka Promosyonları Genelgesi’nin amir hükümlerine aykırı olduğu belirtilerek, Sendikamızın başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldı.
Bu karar, banka promosyon süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütülemeyeceğini; çalışanların mali haklarını ilgilendiren bu tür işlemlerde aleniyet, rekabet ve sendikal katılımın zorunlu olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
ÜNİPERSEN olarak; üniversite çalışanlarının hakkını, emeğini ve kazanımlarını ilgilendiren her konuda olduğu gibi maaş promosyon süreçlerinde de şeffaf, adil ve personel lehine sonuç doğuracak uygulamaların takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Üniversite çalışanlarının hakkını korumak, emeğinin karşılığını savunmak ve kapalı süreçlere karşı şeffaflığı hâkim kılmak için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.
13/B-4 GÖREVLENDİRMELERİNDE KEYFİLİĞE YARGI FRENİ:
SOMUT GEREKÇE OLMADAN PERSONEL ASIL KADROSUNDAN UZAKLAŞTIRILAMAZ
Üniversite idari personelinin yıllardır yaşadığı geçici görevlendirme sorununa ilişkin emsal nitelikte bir karar daha verildi.
Denizli 1. İdare Mahkemesi, Pamukkale Üniversitesi Hastanesinde hasta bakıcı kadrosunda görev yapan personelin, Serinhisar Meslek Yüksekokuluna yapılan geçici görevlendirmesinin sonlandırılarak asıl görev yeri olan Pamukkale Üniversitesi Hastanesine döndürülmesi talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu.
Mahkeme kararında, 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesi kapsamında rektörlere verilen görev yeri değiştirme ve yeni görev verme yetkisinin sınırsız ve gerekçesiz kullanılamayacağı açıkça ortaya konuldu.
Kararda; personelin başka bir birimde görevlendirilmesini gerektiren somut sebeplerin, hizmet ihtiyacının kaynağının, yapılacak görevin tanımı ve kapsamının ayrıntılı şekilde belirtilmesi gerektiği vurgulandı.
Somut olayda ise davacının hangi görev için, hangi amaçla görevlendirildiğinin; hizmetine duyulan ihtiyacın ne olduğunun; görevlendirildiği yerdeki kadro ve ihtiyaç durumunun ve neden özellikle davacının tercih edildiğinin somut olarak ortaya konulamadığı belirtildi.
Mahkeme, bu haliyle işlemin hukuken kabul edilebilir geçerli bir nedene dayanmadığına, idarenin takdir yetkisini hizmet gereklerine uygun şekilde kullanmadığına ve dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığına karar verdi.
Kararda ayrıca, işlemin uygulanmaya devam etmesi halinde davacının asli kadrosundan uzak kalacağı, görevlendirildiği Serinhisar ilçesinin Denizli il merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunduğu ve bu durumun telafisi güç zararlar doğurabileceği ifade edildi.
Bu gerekçelerle Denizli 1. İdare Mahkemesi, dava konusu işlemin yürütmesinin teminat alınmaksızın durdurulmasına karar verdi.
Kararın karşı oy gerekçesinde ise geçici görevlendirmelerin süreli olması gerektiği, süresiz görevlendirmenin personelin asıl kadrosundan sürekli olarak uzak kalmasına yol açacağı ve bunun hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmayacağı ayrıca vurgulandı.
Bu karar, üniversitelerde 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesi gerekçe gösterilerek yapılan görevlendirmelerin; somut hizmet ihtiyacına, açık gerekçeye, görev tanımına ve hukuka uygun bir idari amaca dayanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Üniversite idari personeli, kamu hizmetinin asli ve vazgeçilmez unsurudur. İdarenin takdir yetkisi; cezalandırma, yıldırma, sendikal faaliyetleri zayıflatma veya personeli asıl kadrosundan uzaklaştırma aracı olarak kullanılamaz.
ÜNİPERSEN olarak, üniversite idari personelinin görev güvencesini, çalışma barışını, sendikal haklarını ve hukuki güvenliğini korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Üniversite idari personeli üvey evlat değildir! Yıllardır beklediğimiz, aile bütünlüğümüzü ve çalışma barışını sağlayacak olan "YÖK Tayin Yönetmeliği" artık çıkarılmalıdır. Dönem tayini ve becayiş hakkı lütuf değil, en temel memuriyet hakkıdır! 📢 #ÜniversiteİdariPersoneleTayinHakki
@ibrahimguzeluni Farklı şehirlerde yaşamak zorunda kalan aileler, çocuklarından uzak anne-babalar... Üniversite idari personelinin aile bütünlüğü anayasal bir haktır ve daha fazla görmezden gelinemez. Sürdürülebilir bir tayin hakkı istiyoruz! 🛑 #ÜniversiteİdariPersoneleTayinHakki
Üniversite idari personelinin tayin sorununun çözümü için bir ay önce başlattığımız mücadeleye devam ediyoruz.
Bir yandan 13 Temmuz pazartesi günü ve takip eden her pazartesileri gerçekleştireceğimiz bilgilendirme yayınlarının hazırlıkları devam ederken, diğer yandan da cimer ve dilekçe kampanyaları ile konunun aciliyetini ortaya koyuyoruz.
Mücadelemiz büyüyerek sürecek..
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
Bir yandan üniversite idari personelinin yükseköğretim tazminatı, tayin, geliştirme ödeneği ve sınavsız yönetici kadrosu sorunlarına karşı mücadelemizi her geçen gün büyütürken, diğer yandan da 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılması, özel hizmet tazminatı adaletsizliğinin son bulması ve memur maaşlarının olması gereken seviyeye çıkarılması noktasında da gücümüze güç katarak mücadelemizi büyütüyoruz.
YHS'de verilen sözlerin tutulması, 3600 ek göstergede alınan kararların uygulanması, memur maaş zammında enflasyon baskının ortadan kaldırılması için daha sistematik, çözümcül ve sorunları merkezine alan mücadele alanını her geçen gün büyütecek, yıllar öncesinde çözülmesi gereken sorunların çözüme gitmesini sağlayacağız.
Birlikte başaracağız..
@unipersen@kaskkonf@ynsmsek
AİLEMİZ BÜYÜDÜ, SESİMİZ YÜKSELDİ, MÜCADELEMİZ GÜÇLENDİ
Üniversite idari personelinin hak, emek, liyakat ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüren Sendikamız, her geçen yıl büyüyen ailesi, yükselen sesi ve güçlenen teşkilat yapısıyla yükseköğretimde önemli bir başarıya daha imza atmıştır.
Geçtiğimiz yıl 6.777 olan üye sayımız, bu yıl 9.358’e yükselmiş; Sendikamız bir yılda %38 oranında büyüme kaydetmiştir. Bu güçlü yükseliş, üniversite idari personelinin ÜNİPERSEN’e duyduğu güvenin, sahadaki kararlı teşkilat çalışmasının ve ortak mücadelemize verilen desteğin en somut göstergesidir.
Resmî verilere göre Sendikamız, yükseköğretim kurumlarında 9.335 üye sayısına ulaşarak yükseköğretimde 3. sendika konumuna yükselmiştir.
Yükseköğretim alanındaki sendika üye sayıları şu şekilde gerçekleşmiştir:
1. Eğitim Bir Sen: 49.724
2. Türk Eğitim Sen: 29.236
3. ÜNİPERSEN: 9.335
4. Eğitim Sen: 5.783
5. Eğitim İş: 5.166
Bu tablo, ÜNİPERSEN’in yükseköğretimde artık güçlü, etkili ve yükselen bir sendikal irade hâline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Sendikamız, yükseköğretimde 3. sıraya yükselirken; eğitim iş kolunda faaliyet gösteren 58 sendika içerisinde geçen sene 8. Sıradayken bu yıl 7. sırada yer alarak genel sıralamadaki yükselişini de tescillemiştir.
ÜNİPERSEN’in yükselişi yalnızca üye sayısıyla sınırlı kalmamıştır. Geçtiğimiz yıl 3 üniversitede yetkili sendika olan Sendikamız, bu yıl 6 üniversitede yetki alarak örgütlü gücünü iki katına çıkarmıştır. Bir çok üniversitede 2. 3. sendika konumundadır.
Bugün ÜNİPERSEN; İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Abdullah Gül Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde yetkili sendika konumuna gelerek, Türkiye’nin en başarılı, en köklü ve en güçlü üniversitelerinde üniversite idari personelinin gerçek temsilcisi olduğunu ortaya koymuştur.
Bu yetkiler; sahadaki büyümenin, teşkilat emeğinin, üyelerimizin güveninin ve üniversite idari personelinin kendi mücadelesine sahip çıkma iradesinin somut sonucudur.
Bugün ulaştığımız nokta; yıllardır sürdürülen ilkeli, dürüst ve kararlı sendikacılık anlayışının eseridir. ÜNİPERSEN, 2015 yılından bugüne özünde de sözünde de bir olmuş; siyasete bulaşmadan, sendikamıza zerre leke getirmeden, üniversite çalışanlarını utandırmadan ve kendisine duyulan güveni boşa çıkarmadan yoluna devam etmiştir.
Bu yükseliş; makam gücüyle değil, üye iradesiyle; masa başı hesaplarıyla değil, sahadaki emekle; sessizlikle değil, kararlı mücadeleyle kazanılmıştır.
Başta Sendikamız yöneticilerine, üniversite temsilcilerimize, değerli üyelerimize ve çalışma arkadaşlarımıza; bu zorlu yolda bizleri yalnız bırakmadan her daim destek oldukları için gönülden teşekkür ediyoruz. Sizlere minnettarız.
Biliyoruz ki çok daha fazla çalışma arkadaşımızın gönlü, duası ve desteği bizimledir. İnşallah onlar da en kısa zamanda ÜNİPERSEN ailemize katılarak bu yükselişi daha da büyüteceklerdir.
Biz, üniversite çalışanlarının kazanım mücadelesini büyütmeye söz verdik. Tayin-nakil sorununun çözülmesi, yükseköğretim tazminatının hayata geçirilmesi ve üniversite idari personelinin üniversitelerde hak ettiği değeri görmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bu mücadele yalnızca bir sendikanın büyüme hikâyesi değildir. Bu mücadele; üniversite idari personelinin emeğine, alın terine, hakkına, geleceğine ve onuruna sahip çıkma mücadelesidir. Bu nedenle tüm çalışma arkadaşlarımızı; öğretmenlerin yanında değil, kendi çalışma arkadaşlarının yanında, kendi ailesinin yanında, üniversite idari personelinin gerçek mücadelesinin yanında yer almaya davet ediyoruz.
Bizlere destek veren, gönül veren ve mücadelemize ortak olan tüm dostlarımıza, meslektaşlarımıza, temsilcilerimize ve üyelerimize saygı, sevgi ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Ailemiz büyüdü, sesimiz yükseldi, mücadelemiz güçlendi.
ÜNİPERSEN yükseliyor, üniversite idari personelinin sesi daha da gür çıkıyor.