CHP kurultay davasına bilimsel görüş: “Mutlak butlanın hiçbir dayanağı yok”
🟥 CHP’nin 38’nci olağan kurultayının iptali için açılan davaya bilimsel mütalaa sunuldu. Prof. Dr. Adem Sözüer ile Dr. Volkan Aslan tarafından hazırlanan mütalaada, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevsiz olduğu ve “mutlak butlan” ya da “yokluk” kararının verilemeyeceği belirtildi. Kayyım ve tedbir kararlarının da hukuka aykırı olacağına dikkat çekildi.
https://t.co/xDwf1UjQxO
YÜKSEK SEÇİM KURULU AÇIKLAMA YAPMAK ZORUNDADIR.
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesinin butlan kararı, Yüksek Seçim Kurulunca verilen mazbata sahibi CHP yöneticilerinin durumlarını belirsiz hale getirmiştir. YSK’nın verdiği mazbatalar da iptal edilmiş mi olmaktadır?
Bu durum karşısında Yüksek Seçim kurulu vermiş olduğu mazbataların geçerli olduğunu veya iptal edilmiş sayılacağını kamu oyuna açıklamak zorundadır.
Yüksek Seçim Kurulu bu açıklamasında;
‘Benim verdiğim mazbatalar geçerlidir, iptali ya da geri alınması sadece benim yetkimdedir’ derse BAM mahkemesinin kararının yok hükmünde (mutlak butlan) olduğunu da tespit etmiş olur.
Yok ‘BAM kararından sonra benim verdiğim mazbatalar geçersiz hale gelmiştir’ derse verdiği mazbataların başka bir merci tarafından iptal edilebileceğini kabul etmiş olur.
Evet Yüksek Seçim Kurulunun açıklaması merakla bekleniyor.
CHP kurultay davasına bilimsel görüş: “Mutlak butlanın hiçbir dayanağı yok”
🟥 CHP’nin 38’nci olağan kurultayının iptali için açılan davaya bilimsel mütalaa sunuldu. Prof. Dr. Adem Sözüer ile Dr. Volkan Aslan tarafından hazırlanan mütalaada, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevsiz olduğu ve “mutlak butlan” ya da “yokluk” kararının verilemeyeceği belirtildi. Kayyım ve tedbir kararlarının da hukuka aykırı olacağına dikkat çekildi.
https://t.co/xDwf1UjQxO
Suriye’de yapılan seçme ve seçilme hakkına ilişkin hiçbir uluslararası norma uymayan bir oylamadan ibarettir. Hiç kimse için meşruiyet yaratmaz aksine meşruiyet zeminini ortadan kaldırır.
Yüksek Seçim Kurulu, CHP'nin İstanbul ilçe seçim kurulları kararına yönelik itirazlarını kabul etti ve İlçe Seçim Kurullarının kongrelerin yapılamayacağına ilişkin kararlarını kaldırdı
@TRombudsman ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından verilen tavsiye kararlarını uygulamayan Yüksek Seçim Kurulu. Kararlarınız mahkemlerde dava konusu yapılıp, iptal edilirken neden sessiz kalıyorsunuz?
Seçimler sürecinde karara bağladığınız 135, 135/2 sayılı Genelge'lerde evsiz kişilerin seçme hakkının ortadan kaldırılması, seçmenlere kendi anadillerinde seçmen eğitimi yapılmaması, belde ve köylerde seyyar sandık kurulmaması gibi uluslararsı standartlara aykırı olan,+
açık ayrımcılık ve hak ihlali oluşturan hükümler hakkında u. insan hakları kurumlarına yaptığımız başvurularla ilgili; "YSK kararları kesindir, Anayasa 79 göre bu kararlara karşı başka 1 mercide başvurulamaz" savunması yapan, 2015 yılından bu yana+
"İmamoğlu'nun, partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak seçilmesi gereken bir dönemde hapse atılması, adaletle değil, tamamen siyasetle ilgilidir”
Türkiye’ye acil heyet göndermeye hazırlanan Avrupa Konseyi, Silivri'de İmamoğlu ile yüz yüze görüşmek istiyor
https://t.co/edWobkqU1h
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi “Bu, seçim süreçlerinin dürüstlüğünü ve adilliğini baltalamayı amaçlayan hesaplı bir harekettir ve demokrasiye saldırı anlamına gelmektedir.”
Congress President @CoolsMarc on the current situation in Türkiye 🇹🇷: “Mayor İmamoğlu’s detention is an assault on democracy; he must be released."
Read the full statement 👉https://t.co/1fS56KaezM
#istanbul#İmamoğlu#Turquie@coe
Avrupa Parlamentosu, "Türkiye'de Son Belediye Başkanı Görevden Almaları ve Tutuklamalar" konusunda 13 Şubat 2025 tarihli bir karar (2025/2546(RSP) yayınladı.
Belediye Kanunu md. 45/2 ve 46 hükümleriyle ilgili Anayasa'ya aykırılık iddialarının "ciddiliği" açısından dikkate alınmak durumunda olan bu kararı Türkçeye çeviriyorum:
"Avrupa Parlamentosu, İçtüzüğü'nün 150(5) ve 136(4) maddeleri uyarınca
A. Türkiye’den, bir aday ülke olarak, Kopenhag kriterlerinde belirtildiği üzere hukukun üstünlüğü ve temel haklara bağlılık da dâhil olmak üzere tüm alanlarda AB müktesebatına uyum sağlamasının beklendiği; ancak 2018’den bu yana demokrasinin, insan haklarına saygının ve hukukun üstünlüğünün sürekli kötüleşmesi nedeniyle katılım sürecinin durma noktasına geldiğini;
B. Birleşmiş Milletler Özel Raportörü ve Venedik Komisyonunun tespitlerine göre, Türkiye’nin seçilmiş yetkililerinin, muhalefet siyasetçilerini ve insan hakları savunucularını hedef almak için sistematik olarak terörle mücadele yasalarını kötüye kullandığını;
C. Türkiye’nin, demokratik yollarla seçilmiş belediye başkanlarını belediye meclisi üyelerinden biriyle değiştirmek yerine, merkezi yönetim tarafından atanan kayyımlarla değiştirme uygulamasının, özellikle Kürdî bölgeleri hedef alarak yerel demokrasinin en temel ilkelerine yönelik açık bir saldırı olduğunu;
D. 2024 yerel seçimlerinden bu yana İçişleri Bakanlığı’nın, Kürt yanlısı DEM Parti'den sekiz ve ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) iki belediye başkanını görevden alarak yerlerine Ankara tarafından atanan kayyımları getirdiği; bu uygulamanın, 2016 yılında bir OHÂL kararnamesiyle yapılan yasal değişiklikler sayesinde mümkün olduğunu;
E. Hakkâri Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış ve Van Belediye Başkanı Abdullah Zeydan da dahil olmak üzere bazı DEM Partili belediye başkanlarının, belirsiz ve kanıtlanmamış terör suçlamalarıyla tutuklandığı veya mahkûm edildiği; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ise çok sayıda hukuki sorunla karşı karşıya olduğu ve siyasi yasak riski taşıdığını dikkate alarak;
1. Demokratik yollarla seçilmiş belediye başkanlarının keyfî olarak görevden alınmasını ve tutuklanmasını ve yerlerine atanmış kayyımların getirilmesini kınar; bu uygulamanın demokratik ilkelere aykırı olduğunu ve milyonlarca seçmenin iradesini hiçe saydığını vurgular;
2. Tüm seçilmiş belediye başkanlarının, uluslararası hukuki standartlara uygun olarak, mahkemeler tarafından doğrulanmış inandırıcı deliller bulunmadıkça derhal serbest bırakılmasını, aklanmasını ve görevlerine iade edilmesini talep eder;
3. Bu uygulamaların yerel yönetimler üzerindeki etkisinden, özellikle Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde yaratacağı olumsuz sonuçlardan derin endişe duyduğunu belirtir; Kürt barış sürecinin yeniden başlatılmasının gerekliliğini vurgular;
4. Avrupa Konseyi ve Venedik Komisyonunun önerileri doğrultusunda kayyım sisteminin kaldırılması ve yargının bağımsızlığının yeniden tesis edilmesi için yargı reformları yapılmasını talep eder;
5. Türkiye’ye, politikalarını İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) ile uyumlu hâle getirmesi ve özellikle siyasi mahpusluk içeren davalarda, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 46. maddesi uyarınca İHAM kararlarını tam olarak uygulaması çağrısında bulunur;
6. Türkiye’ye sağlanan IPA III ve NDICI fonlarının hukukun üstünlüğüne ve temel haklara saygı şartına bağlı olduğunu hatırlatır ve sivil topluma yeterli mâli desteğin sağlanmasının önemini vurgular;
7. AB’nin Türkiye’de demokrasiyi, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü destekleme taahhüdünü teyit eder; AB’nin durumu yakından izlemesini ve gerekli diplomatik önlemleri almasını talep eder; AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi’ne, kayyım atayan ve atamaya yetkili olan Türk yetkililere karşı AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanmasını değerlendirme çağrısında bulunur;
8. Bu kararı, Konsey, Komisyon, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi, Avrupa Konseyi ve Türkiye makamlarına iletmesi için Parlamento Başkanı’na talimat verir."
(Tekrar Not: İdare mahkemeleri, somut norm denetimi talepleri karşısında bu kararı göz önünde tutmakla mükelleftir.)
Kayyım uygulaması hukuksuzdur. Demokratik seçimler için varsayımsal ilk kural seçmen iradesine ve seçim sonuçlarına saygı gösterilmesidir. Kayyım politikası bu ilk kuralı ihlal ederek demokrasiyi, seçimleri ve seçmenlerin demokrasiye olan inancını ortadan kaldırmaktadır.
Van Büyükşehir Belediye Başkanının İçişleri Bakanlığınca Görevden Uzaklaştırılması ve Van Valisinin Belediye Başkan Vekili Olarak Görevlendirilmesine Dair Basın Açıklaması:
Kayyım demokrasisizliktir. Demokratik seçimler için varsayımsal ilk kural seçmen iradesine ve seçim sonuçlarına saygı gösterileceğidir. Kayyım politikası bu ilk kuralı ihlal ederek demokrasiyi, seçimleri ve seçmenlerin demokrasiye olan inancını ortadan kaldırmaktadır.
Oylama sistemini bütünüyle değiştirecek bir karar sadece Meclise bırakılamaz. Mevcut sistemde seçme hakkına erişemeyen onbinlerce seçmen var, seçim yönetiminden sorumlu YSK’ya güven yerlerde sürünüyor. Karar için kamuoyu bilgilendirilmeli ve katılımcı bir süreç işletilmelidir.
Demokratik seçimler için varsayımsal ilk kural seçmen iradesine ve seçim sonuçlarına saygı gösterileceğidir. Kayyım politikası bu ilk kuralı ihlal ederek demokrasiyi, seçimleri ve seçmenlerin demokrasiye olan inancını ortadan kaldırmaktadır.
Bazen adalet arayışı karanlık bir yolda yürümek gibidir. Sakın pes etme! Adaletsizliğe karşı yaz, anlat, paylaş. Hakkını ara!
Adaleti birlikte kazanabiliriz.
#hakkınıara#pesetme
Seçimler halkın iradesinin ortaya konmasının aracıdır. Hakkari halkının 31 Mart’ta seçtiği belediye başkanının idari bir kararla görevden alınması demokrasiye ve halkın iradesine kabul edilemez bir müdahaledir. Kayyum politikasına son verilmelidir.
31 Mart 2024 Seçim İhlalleri Gözlem Raporumuz Yayınlandı
Derneğimizin 22 ilde görevlendirdiği üye ve yöneticilerimizden oluşan toplam 300 kişilik gözlem grubu heyetleriyle 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak olan mahalli idareler genel seçimlerini izleyebilme hususunda Yüksek Seçim Kuruluna 20.03.2024 tarihinde başvuruda bulunduk.
Ancak Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı talebimizi seçimde gözlem yapabilecek kişi ve kurumların kanunda sayılmış olması ve İHD’nin bu kurumlardan olmaması gerekçesiyle reddetmiştir.
AGİT Demokratik Toplumlar ve İnsan Hakları Bürosunun Seçim Gözlem Misyon Raporunda “Türkiye’deki kanunlarda uluslararası ve yurtiçi sivil toplum gözlemcilerinin gözlem yapması konusunda özel hükümler bulunmadığı ve bu durumun 1990 tarihli AGİT İnsani Boyut Konferansı Kopenhag Belgesine uyumlu olmadığı” özellikle belirtilmiştir. Bu sebeple bizler gönüllülerimizle birlikte seçim sürecini gözlemledik ve seçim öncesi ve sonrasında yaşanan ihlalleri de kapsayacak şekilde raporumuzu hazırladık.
Raporun tamamına ulaşmak için : https://t.co/AeHrSW4YFS