"Geçeceğini biliyordum, iyileşeceğimi de.
Güleceğimi, merhametimi hiç kaybetmeyeceğimi,
duvar gibi dimdik duracağımı da…
Ama heyecanımı ve güvenimi kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim."
şule gürbüz diyor ya 'her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.' çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
“Bir insanın entelektüel ve ahlaki değeri ne kadar yüksekse, gürültüye karşı hassasiyeti de o kadar fazladır. Gürültü, aklımızı zayıflatır ve düşünce yetimizi köreltir..”
nietzsche ağladığında kitabında "yirmi yaşımdan beri kırkımı yaşıyorum" diye bir söz geçiyordu, her yaşın acemisi olmayı beceremeyecek kadar ustalaştıran hayata da biraz kırgınız..
bir film izliyorum orada bir kitaptan bahsediyor heyecanlanıyorum. çünkü biliyorum ki film bittikten sonra kitabı araştıracağım ve hemen gidip alacağım onu. bu keşfedişlerle devam ettirdiğim hayat bana çok fazla keyif veriyor. bu hayatta merak duygunu diri tutabilmek her şeymiş.
Kadınlar bu dünyaya sadece bir rolün içine sığdırılmak için gelmediler. Sadece çocuk doğurmak, birinin eşi ya da birinin kızı olarak tanımlanmak için değil hayal kurmak, üretmek, öğrenmek ve dünyayı keşfetmek için de varlar.
🎬 Little Women (2019)
surekli yanlıs anlasılmamak icin en ince detayına kadar acıklama yapmak zorunda kaldıgım insanlarla muhatap olmaktan nefret ediyorum 1 senedir tanısıyoz benim ne kotulugumu gordun de ben sana surekli acıklama yapıyorum mesela
hayatımda en hazmedemediğim şey vefasızlık. vefasız insana tahammülüm yok. bu nezaketsizliğin en uç noktası benim için. bir teşekkürü, bir tebriği, bir hoşçakalı çok gören insanlarla paylaşacak bir şeyim olamaz. inceliğin olmadığı yerde kalın bir duvar örmek kendime saygımdan.
"Kitap okuyarak, şiir okuyarak, şarkı dinleyerek veya bir fincan kahve içerek keyfi yerine gelen biri, kimse tarafından yenilmez; hayat bile onun karşısında kaybeder."
— Halil Cibran