Sultan Aziz devrinde yıktırılan ve bugünlerde rekonstrüksiyonuna başlanan Yalı Köşkü. 1787-1792 Osmanlı-Rus savaşının devam ettiği 1788 yılının 5 Nisanında donanmanın Karadeniz’e yelken açma merasimini tasvir eden Luigi Mayer’in çizimi.
📜 Osmanlı Kitabeleri Dijital Dünyada Nasıl Yeniden Hayat Buluyor? Dijital Beşerî Bilimlerde “The Database of Ottoman Inscriptions” Yaklaşımı
Tarihî kitabeler yalnızca taş üzerine işlenmiş yazılar değildir; geçmiş toplumların kültürel, siyasi, sanatsal ve toplumsal hafızasını günümüze taşıyan önemli bilgi kaynaklarıdır. Ancak zaman içinde birçok kitabe zarar görmekte, kaybolmakta veya erişilemez hale gelmektedir.
“The Database of Ottoman Inscriptions” (Osmanlı Kitabeleri Veritabanı) projesi, Osmanlı coğrafyasında üretilen Türkçe, Arapça ve Farsça mimari kitabeleri dijital ortamda bir araya getirerek araştırmacılar ve kültürel miras uzmanları için erişilebilir hale getiriyor. Proje; kitabelerin metinlerini, görsellerini, transliterasyonlarını ve tarihsel bilgilerini bütüncül bir dijital araştırma altyapısında sunmayı amaçlıyor.
Bugün dijital veri tabanları sayesinde bir cami, çeşme, medrese veya saray kitabesi yalnızca bulunduğu mekânda değil; dünyanın her yerinden erişilebilen dijital kültürel miras öğelerine dönüşüyor. Bu durum, dijital teknolojilerin tarih araştırmaları ve kültürel koruma süreçlerindeki rolünü daha görünür hale getiriyor.
🔍 Neler sunuyor?
• Osmanlı dönemi mimari kitabelerini dijital ortamda inceleme imkânı • Kitabe metinleri, görselleri ve transliterasyonlarına erişim olanağı • Tarih, sanat tarihi, filoloji ve kültürel miras çalışmalarına veri desteği • Dijital epigrafi ve dijital beşerî bilimler alanında araştırma altyapısı • Kaybolma riski taşıyan tarihî belgelerin korunmasına katkı sağlama • Mekân, tarih, banî ve yazı türlerine göre arama yapabilme imkânı
🌍 Türkiye için neden önemli?
Türkiye; Osmanlı mirasının en yoğun şekilde görülebildiği coğrafyalardan biri olarak binlerce tarihî kitabe barındırıyor. İstanbul, Bursa ve Edirne başta olmak üzere birçok şehirde bulunan kitabeler; kent tarihi, mimarlık tarihi ve kültürel hafıza araştırmaları açısından büyük önem taşıyor. Proje, bu mirasın dijital olarak belgelenmesini ve gelecek nesillere aktarılmasını destekliyor.
Dijital beşerî bilimler artık yalnızca arşivlerdeki bilgiyi korumakla yetinmiyor; kültürel mirası görünür, erişilebilir ve yeniden keşfedilebilir hale getirerek geçmiş ile gelecek arasında yeni köprüler kuruyor.
Merkezimizden Sehel Fidan (@sehelfdn) projeyi sizin için değerlendirdi https://t.co/x1J34kI27g
Bu pazar Teke Tek Bilim’de “Antik Çağ Eserleri Günümüze Nasıl Ulaştı?” konusunu konuştuk. Sayın Fatih Altaylı’ya, Teke Tek ekibine ve ömrüm boyunca müteşekkir olacağım değerli hocam Prof. Dr. Celâl Şengör’e teşekkür ederim. Umarım keyif alacağınız bir yayın olmuştur.
@fatihaltayli@teketektv
https://t.co/CF4uWTtgwr
@aemineacar İnsanların bir evi olması için yirmi yılı verdiği emeğin eleştirilmesini doğru bulmuyorum açıkçası. Sistemi eleştirmek yerine hedef bireysel oluyor.
"The Veil of Depiction" rereads Ottoman and Persianate miniature painting through Sufism and phenomenology—essential for scholars seeking to rethink visual culture beyond Eurocentric paradigms.
#ottomanstudies#arthistory#phenomenology#sufism#art
https://t.co/He20crNK64
📢 Dijital Çağ’da Süryanice: Dil, Kültür ve Teknolojinin Kesişimi
Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, tarihsel ve azınlık dilleri de yeni teknolojiler aracılığıyla yeniden görünürlük kazanıyor. Süryanice gibi köklü bir dil, dijital beşerî bilimler yöntemleri sayesinde korunmakla kalmıyor; aynı zamanda analiz edilebilir, erişilebilir ve yeniden üretilebilir bir veri alanına dönüşüyor.
Metinlerin dijital ortama aktarılması, doğal dil işleme (NLP) teknikleri ve veri tabanları aracılığıyla Süryanice dil mirası hem akademik araştırmalar hem de kültürel sürdürülebilirlik açısından yeni bir boyut kazanıyor.
🔍 Neler sunuyor?
• Süryanice metinlerin dijitalleştirilmesi ve arşivlenmesi • Dilin yapısal özelliklerini incelemeye imkân tanıyan metin analizi yöntemleri • Doğal dil işleme (NLP) ile dilin çözümlenmesi ve modellenmesi • Kültürel mirasın korunmasına yönelik dijital altyapılar • Araştırmacılar için açık ve yeniden kullanılabilir veri kaynakları
🌍 Türkiye için ne ifade ediyor?
Bu tür çalışmalar, Osmanlı coğrafyasının çok dilli yapısını anlamak ve Süryanice gibi tarihsel dillerin izini sürmek açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Dijital yöntemler sayesinde farklı diller ve topluluklar arasındaki kültürel etkileşimler daha sistematik biçimde incelenebilir.
Aynı yaklaşım, Osmanlıca, Ermenice veya Arapça gibi diğer tarihsel diller için de uygulanarak Türkiye merkezli dijital beşerî bilimler çalışmalarına güçlü bir metodolojik zemin sağlayabilir.
Merkezimizden Emine Tuğba Akar (@EmnTugba) projeyi sizin için değerlendirdi https://t.co/vmC9ilzq8k
📢 Nisan–Mayıs–Haziran 2026 Etkinlik Programımız Yayında!
Dijital Beşeri Buluşmalar toplantı serimizin Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan etkinlik programını sizlerle paylaşıyoruz. Programda dijital yöntemler, disiplinlerarası yaklaşımlar ve güncel araştırma konularına odaklanan konuşmalar yer almaktadır.
🔔Etkinlik duyuruları ve güncellemeler için bizleri takipte kalın.
@marmara1883@Marmara_Felsefe@iletisimmarmara@mardinartuklu
Çok enteresan bir teze tesadüf ettim. Prof. Dr. Celâl Şengör’ün danışmanlığında, Kutsi Aybars Çetinalp (@kutsicetinalp) tarafından kaleme alınmış bu çalışma; coğrafya, bilim tarihi ve askerî tarih gibi alanları bir araya getirmesi bakımından oldukça dikkat çekici. Özellikle askerî bağlamda coğrafya-harp ilişkisi üzerinde durması, eseri ayrıca kıymetli kılıyor. Tebrik ederim.