Son 1 ayda 5 mahkeme kararı ile engellendim. En sonunda fiiliyata geçirdiler
Bu hıza ne kadar dayanabilirim bilmiyorum ama yeni hesabımla yola devam ediyorum
Elden geldiğince ekonominin “politik tercih”ler toplamı olduğunu yazmaya devam
@inanmutlu11@mhakankocak @ooencueueonur
Trending Story: Saudi Arabia has exe/cuted two Bangladeshi nationals, Nazrul Islam Abdul Basir and Siri Akhtar, following conviction of immoral sexual act inside a mosque in Mecca.
The “immoral act” was apparently a kiss on the forehead. They were newlyweds who decided to spend their honeymoon in Mecca.
According to reports in Bangladesh, Saudi authorities refused to consider they were a couple, and the forehead kiss was an expression of appreciation to Allah for a beautiful bride.
Their bodies have arrived in Bangladesh in two coffins for traditional burial rites.
Follow @TrendingEx for dailies..
İstanbul'un sağanak yağmura teslim olduğu 14 Ekim akşamı.. Fatih'in Çarşamba semti de su altında. 14 yaşındaki Mahmut Işıldak, ayakkabıları ıslanmasın diye yalın ayak bastığı su birikintisinde elektrik akımına kapılarak öldü.
Mahallede İsmailağa cemaatine ait medresede 'yatılı talebe’ olan Mahmut, o saatte Çukurbostan Parkı’nda bulunan camideki ‘dersten’ çıkmıştı. Onu öldüren elektrik kaçağının kaynağı Çukurbostan Otoparkı. Mahalleliden İsmailağa Cemaatinin işlettiğini öğrendiğimiz otoparkın kendisi de kaçak.
Çukurbostan Parkındaki o alanın, bir dernek tarafından fiilen işgal edilip otopark yapıldığı Sayıştayın 2021 ve 2023 raporlarında da açıkça yer almış.
Ama Fatih Belediyesi, 'park ve dinlenme alanı’ statüsündeki arazide bulunan bu yasa dışı işletmeye yıllarca göz yummakla kalmamış, düzenli ve göstermelik ecrimisil (işgal cezası) alarak işgale süreklilik kazandırmış.
Kaçak otoparkın önündeki elektrik kabloları araç geçişi nedeniyle yıllar içinde zedeleniyor. Bakım yapılmaması ve sadece 500 liralık bir kaçak akım rölesi bile takılmamış olması Mahmut'un canına mal oluyor.
Bu, 14 yaşındaki bir çocuğun ölümüdür. Ve İstanbul'un en eski semtlerinden birinde, 'kadim ecdad yurdu'nda, kaçak otopark işleten dini tarikatla onun sırtını sıvazlayan yerel yönetimin iç içe geçtiği sosyal ve politik koşulların 14 yaşındaki bir çocuğa ne biçtiğinin resmidir..
Adım adım fon dolandırıcılığı…
İster vurgun, ister dolandırıcılık, ister kriz, ister mesele deyin, bu onun zaman çizelgesi. Kimin ne yaptığını ya da ne yapmadığını biraz daha iyi görebilmek için. Buyrunuz…
>> https://t.co/YObmV9cF7h
Pakistan'da yüzbinlerin başkente yürüyüşü büyüyerek sürüyor... İki ana talep var, birisi İsrail için Yemen'e saldırılmaması, diğeri de ABD'nin parlamenter darbe ile düşürerek içeri attığı, yerine de hırsızlıktan sabıkalı, ABD-İsrail'in beslemesi Şahbaz Şerif'i koyduğu İmran Han'ın serbest bırakılması... Han, ABD'nin Rusya'ya ambargosuna ülkesinin zararına (ucuz petrol alabiliyorlardı) olacağı gerekçesi ile dahil olmamış, ABD de Pakistan Washington Büyükelçisine bir mektup vererek bu tavrının devamı halinde Han'ı düşürerek içeri atacakları tehdidinde bulunmuştu... Han, mektubu Meclis'te okumuş ve ertesi gün hakkında açılan "soruşturma" sonucunda tutuklanmıştı...
Tayfun Kahraman kararı basında 9/4 oy çokluğu ile alındı diye yazılıyor.
Bireysel hak ihlali olduğu 13/0 oy birliği ile kabul edilmiş
Misal ret oyu veren üyelerden birisi daha fazla tazminat ve aym kararının uygulamayan yerel mahkemelerin suç işlediğinin de eklenmesi gerektiği için ret vermiş.
Ancak daha trajik yan ise şu. 45 sayfalık karar metninin 30 sayfası Anayasa Mahkemesi nediri anlatıyor bu konuda hocaların makalelerine atıf yapıyor, uluslarası hukukta yerini anlatıyor vs vs
Anayasa Mahkemesi Akın Gürlekgillere Can Atalay kararını uygulamayan Numan Kurtulmuş’a kendisini anlatmak zorunda hissediyor. Anayasa 101 anlatıyorlar mecburen
Hukuk mu?
Akın var Numan var ne gereği var.
BU SUSKUNLUK BİR DELİLİK!
Kocaeli Gündem gazetesi yazarı Abbas Çakar,
Karadeniz'de ticaret gemilerine yönelik saldırılar ve denizcilik güvenliğindeki zafiyetler hakkında yazmış; "BENİ SİZ DELİRTTİNİZ!" 👇
https://t.co/vnmr7FuxdU
Yazıyı yazan kişinin kurucusu olduğu MSA, Terminal Kadıköy’ün oluşum sürecinde doğrudan sistemi inşa eden, yeme-içme sektöründe bilinen bir firma ya da kendi deyimleriyle akademi. Yazarın bu yazısında kendi işlerini övmesi, Akfen Holding’e ve sahibi Hamdi Akın’a yarınlar yokmuşçasına methiyeler dizmesi de bu nedenle anlaşılır. Hatta dahasını söyleyeyim, kamuya ait olan böylesi bir toplu ulaşım “hub”ının neden yıllarca yazarın deyimiyle “karanlık, güvensiz ve atıl alan” olarak bırakıldığını sorgulamaması ve hatta buranın sermaye eliyle tüketim merkezine dönüştürülmesine meşru gerekçe olarak sunması da anlaşılır. El yükselteyim, yazarın burayı neredeyse herkesin sosyalleştiği bir merkez gibi sunma çabası da zihin dünyasını şekillendiren serbest piyasa ve onun her yeri ve her şeyi metaya dönüştüren tüketim mekanizması bakımından da tutarlı. Bir şehir plancısı olarak bu tutumun tam karşısında duruyorum tabii, orası ayrı ama yani takip ettiğim çok sayıda patron/holding/şirket odaklı yayın yapan medya kaynaklarında bu türden övgü yazılarına sık rastlarım.
İşte tutarsızlık da burada: Diken o medya yapılarından biri değildi. Öyle bilmiyorduk. Eğer kendisini bundan sonra böyle konumlandıracaksa kendi sayfalarında “Bu gazete…” diye başlayan tanıtım yazılarını kaldırmalarını ya da bu yeni duruma uygun gelecek şekilde değiştirmelerini isterim. Bu haliyle “gül bahçesine dönüştürülmek istenen medyanın dikeni” olamayacakları açık, olsa olsa toplumsalı, müşterekleri savunan bizim gibi insanlara “diken” olur.
@1diegovelazquez anime festivaline gidiyorlardı. festival başladıktan kısa süre sonra bir takım aşağılık insan müsvetteleri oradaki çoluk çocuğa sopa ve taşlarla saldırıp biber gazı sıktı.
@MarboisMeltem Belediyede yan yana çalışan kişileri çıkar amaçlı suç örgütü kurmakla suçluyorlar, kanıtları da telefon trafiği. Bu foncular neden örgüt sayılmıyor, görünüşe göre bayağı dolandırıcılık tezgâhı kurmuşlar, organize dolandırmışlar