"Uzuvlarımız ve görünüüşümüz gibi inancımız ve vicdanımızda hareket ederek geliştiğini gözlemleyenler haklıdır. Kutsal metinlerde hakikat, akan bir kaynağa benzetilir; suları sürekli olarak akmazsa, KONFORMİST ve GELENEKÇİ bir çamur deryasında çürür" J.Milton
MGV nin ayrı bir yapılanmaya gitmesinin temelinde yatan zihin dünyasının yansımasıdır bu kare. 15 yıllık bir koltuk tutkusu sıradan bir durum değildir. Birol bey ile arkadaşlarını hain diye yaftalayıp dışarı atanlar, hocanın tabiriyle At spikerlerini+
MGV İstanbul Eski İl Başkanımız Mustafa Şen’in katılımı ile Cuma buluşmamız gerçekleşti.
Katılımlarından ötürü başkanımıza ve misafirlerimize teşekkür ederiz
#cuma
Sayın vekilimiz deki bu ahlaki, vicdani duruş karşısında saygıyla hürmetle eğiliyorum. Rabbim kendisinden razı olsun. Şu duruş Çoğu Milli Görüşçüde olmayacak bir duruş.
16 Aralık 2023 tarihinde merhum Hasan Bitmez’in vefatı dolayısıyla Saadet Partisi TBMM grubunun devamı için katıldığım demokrasi nöbetine bu kez istifa nedeniyle Yeni Yol grubunun dağılmaması ve muhalefetin sesinin kısılmaması adına bugün itibariyle yeniden başlıyorum. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile üstlendiğim bu görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışacağımı kamuoyunun bilgisine sunarım.
Bugün meclisten geçen yasa yetmez ama evet denilecek bir durumdur. Mesele Kürtlerin hak arayışı olunca "Biz din kardeşiyiz, ümmetiz" diye çıkan tipler yani gizli faşistler. Bugün oylanan yasadan çok rahatsız olmuşlar. Hemen büyük İsrail'e bağlamışlar.
Merkezi yapı 20 yılı aşkındır koltuk ve güç savaşı veren çapsız lider ve adamlardan teşekkül ediyor. Bunlar fikir ve eylem konusunda Emevi zihniyetini ideolojik dava diye tabana anlattı. Bu işin en büyük suçlusu Oğuzhan Asiltürk bey'dir. Yazacak çok şey var..
Milli Görüşçü olduğunu söyleyen bir çok hesap her zaman olduğu gibi Ulusalcı Milliyetçi (MHP den daha zararlı din soslu) muhafazakar bir ideolojik duruş ile Kürt Meselesine bakmayı tercih ediyor. 2002 sonrası Köhnemiş bir fikri müktesebatın savunucusu oldular
Yaklaşık iki yıldır süren bir süreci nasıl okuyacağını bilmeyenler içlerindeki faşizmi, siyonizmin bir oyunu olarak sunuyorlar. Medeniyet iddiası ile ortaya çıkan bir yapı, bedevilik ideolojisini din diye hunharca savunuyor. Bu konudaki suç merkezi yapınındır
Ah be reisim kurulan cümleler çok kıymetli ama hayellerimizi bile sildiler. Atı alan yoluda aldı maalesef. AGD nin kodları ölünün imama teslim olma zihniyeti üzerine kurulmuş. Yani fikrin namusunu kirleten imamlar! Hasan Sabbahın ruhuna rahmet okutuyorlar.
AGD, mensuplarına bırakılmayacak kadar kıymetli midir?
AGD mensuplarına bırakılsaydı;
Muhtemelen bugün Teknofest'i yapan kurum AGD olurdu.
Yapay zekânın gündemde olduğu bu günlerde, belki "Fetih AI" gibi bir isimle kendi yapay zekâsını geliştiren kurum AGD olurdu.
Yaz Etkinliklerinin kapanış programlarını her ilde statlarda düzenleyen kurum AGD olurdu.
Saadet Partisi'nin oy oranı en az %10 olurdu.
Ülkemizin önde gelen akademisyenleri AGD'den yetişir, ESAM'a yön verir ve Türkiye'nin en büyük araştırma kurumlarından birini inşa ederdi.
AGD Üniversite Komisyonu'nda görev yapan mühendislik mezunu arkadaşlarımız, TEKDER çatısı altında farklı mühendislik disiplinlerinden ekipler kurar; meslek birliktelikleriyle teknik anlamda ülkemizde ve dünyada öncü çalışmalara imza atardı.
Uluslararası ilişkiler bitirmiş 4 fakülte mezunları ise Cansuyu ve IMG gibi yapıların organizasyonlarıyla Afrika, Asya ve gönül coğrafyamızın farklı bölgelerinde ülke uzmanı olarak yetişirdi.
AGD'de mensuplara;
"Kurum içinde sadakat ve itaat" söylemleri yerine, "Oku, düşün, sorgula; yanlışı söyleyen başkanın bile olsa karşısına dikil." denirdi.
Gazayı engelliyor diye gerektiğinde kardeşinin bile karşısına dikilen bir ecdadın torunları olduğumuz hatırlatılır; il ya da genel merkez fark etmeksizin kurumu geriye götüren hiçbir başkan vakıf merkezine sokulmazdı.
Aktif iş hayatını AGD'de, emeklilik hayatını ise MGV'de planlayan zihniyeti görünce... neyse...
Ama belki de AGD gerçekten mensuplarına bırakılsaydı kapatılırdı.
Çünkü mevcut statükoya karşı, gerçek potansiyeliyle çalışan bir AGD her zaman tehdittir.
Yetiştirdiği ekipleri sahadan üst kademelere taşıyıp ardından farklı alanlara dağıtarak mevcut iktidar düzenine entegre eden bir AGD ise her zaman makbul bir sivil toplum kuruluşudur; modern tabirle "kamu yararına çalışan" bir kurumdur.
Bir dönem, CIA destekli FETÖ'nün tehdit olarak gördüğü MGV kapatılmıştı. Aradan geçen zamana rağmen mevcut statükonun abdestli bekçileri AGD'den çıkmıyorsa ve Millî Görüş hâlâ iktidarda değilse, burada değişenin ve dönüşenin ne olduğunu düşünmemiz gerekir.
Önemli Not:
Bazı dostlara ve fake hesap sahibi sahih kullara küçük bir hatırlatma... Solunuzdaki melekler gerçek isminizle sizin de amellerinizi kayda alıyor.
"Muhataplarla görüşün." tavsiyesinde bulunan dostlarımızın iyi niyetinden şüphem yok. Keşke muhataplar da bunun binde biri kadar hassas olabilselerdi. Ne yazık ki bugüne kadar yapılan muhatap görüşmelerinde karşılaştığımız farklı ajandalar, bizi bu toksik ortamda bu meseleleri konuşmaya mecbur bırakmıştır.
Yine de inanıyorum ki, camiamızda tılsımın tozu dahi kalmışsa, bir şeyler değişecekse bu değişim tepeden değil, tabanın ferasetiyle olacaktır.
Vesselam
Haddinden fazla hassasiyet gösteren ��arlatanlara Allah'ın emri
"Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın ve aşırıya gitmeyin! Şüphesiz ki Allah aşırıları sevmez. " Maide 87
Akp nin bu etkinliğinin sanatçılarınıda yazsaydınız 24 yılda nasıl bir nesil yetiştirdiğini de anlardık. Sefo ve Merve Özbey gibi sanatçılar ile Dindar bir nesilleri stadyumda buluşturan Akp yi tebrik ediyorum.
Bugün Kocaeli’de AK Parti Gençlik Kolları’nın gerçekleştirdiği ve 100 binin üzerinde gencin katıldığı buluşmayı sadece bir etkinlik ya da bir günlük organizasyon gibi okumak eksik olur.
Çünkü AK Parti Gençlik Kolları yıllardır sadece seçim dönemlerinde sahaya çıkan bir yapı değil; aynı zamanda insan yetiştiren, sorumluluk veren ve siyasetin geleceğini hazırlayan bir okul gibi işliyor.
Bugün siyasette, belediyelerde, Meclis’te ve devletin önemli kademelerinde görev yapan birçok isim o yolculukların içinden çıktı. Kimilerini biliyoruz, kimilerinin ismini hiç duymadık.
Seçim dönemlerinde sık sık “Gençler artık iktidar partilerine ilgi göstermiyor” yorumları yapılıyor.
Peki o zaman bu gençler kim?
20 yılı aşkın süredir iktidarda olan bir siyasi hareket bugün hâlâ gençlerle stadyumları doldurabiliyorsa burada sadece bir kalabalık değil; teşkilat kültürü, birikim ve insan yetiştirme iradesi vardır.
Bazı fotoğraflar sadece bugünü değil, yarını da anlatır.
Nisan ayı ABD'de hızlı başladı...
ABD Başkanı Donald Trump İran hezimetinin faturasını A takımına kesmeye başladı.
İşte 2 Nisan 2026 günü ABD'de yaşananlar:
▪ Adalet Bakanı Pam Bondi, Donald Trump tarafından görevden alındı.
▪ Kara Kuvvetleri Komutanı Randy A. George emekliliğe zorlandı.
▪ Kara Kuvvetleri Eğitim ve Dönüşüm Komutanlığı Başkanı David M. Hodne görevden alındı.
▪ Kara Kuvvetleri Manevi Destek Komutanlığı Başkanı William Green Jr. görevden alındı.
Görevden alınacağı iddia edilen diğer isimler:
▪ ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard
▪ Ticaret Bakanı Howard Lutnick
▪ Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer
▪ FBI Direktörü Kash Patel
görmesini hazmedemediği için İran Şii onlara inanmayın diye çığlık atıyorlar. Allah cc onların bu riyakarlığını bildiği için kendi pislikleriyke onları zelil etti. İran'ın duruşu ve cesareti onlarıda ürkütüyor. Çünkü Yezid'in mirascısı olmak korkutuyor...
Türkiye de dindar kitlenin uyuşuk ruh halinin sebebi tarikât ve cemaatlerdir. Küresel siyonist emperyalistler bu yapıların varlığının güçlenmesi için tüm imkanları seferber etmişti. Bugün geldiğiniz noktada bu yapılar büyük şeytan ve ortaklarının zarar++
Vay arkadaş siz ne içiyorsunuz acaba. İran'ı kınayan ittifak İsrail'i korkutmuş öyle mi? İsrail'e biatınızın bir resmini afyonu patlamış kitlelere yutturacağınızı sanıyorsunuz ya o kitle uyandı efendim.
Bu mesaj; ben Amerika ve İsrail'in dostuyum. Dostlarımın, sizi bombaladığı üsleri vurmayın... demektir. Muhâfazakar, Sünni bir dindarın durduğu yer burasıdır. Dışişleri bakanının imzaladığı bildiri tam'da bu mesaj ile örtüşüyor.
Onlar için de bayram olacaktı; biliyorum, çok acı.
Gazze için de öyle, Lübnan için de!
Siz ey acılı İran halkı; gavura kızıp kardeşlerinize, dostlarınıza, komşularınıza yanlış yapmayın.
Yarın yüz yüze bakacağız…
El-hak çok doğru bir söz. Bugün Ülkemizde ki dindarlık Abdussamed meşhurluğu inancına endekslidir.
Ama Seyyid kutup dindarlığı ateşten kordur. Sonunda meşhur olma durumu yok. Hatta küfürle itham edilirsiniz.
Ahmet Davutoğlu'nun yüksek öngörüsü cumhurbaşkanına Suriye konusunda yanlışlar yapmasına sebep oldu. Davutoğlu'nun adamı Hakan Fidan'ın yüksek öngörüsü de İran konusunda cumhurbaşkanına yeni bir hata yaptıracak. Bir an önce görevden alınmalı.
1 Mart çıkmadı ama ne hikmetse Irak'a düşen ilk bomba ile hesabımıza şu kadar para girecek demişti bakanımız. Üstünü açmayan Türkiye karasularından silah ve mühimmat geçebilir kararını cumhurbaşkanı imzaladı. Bunlar nasıl izah edersiniz.
__ DİRİLİŞ POSTASI ÖZEL___ ABD’YE İKİNCİ 1 MART ŞOKU!
TÜRKİYE ÜS TALEBİNE RESTİ ÇEKTİ
- ABD’nin, İran’la tırmanan gerilimde Türkiye’yi savaşın lojistik üssüne dönüştürme girişimi Ankara’dan sert duvara çarptı.
- ABD’nin, havada yakıt ikmali yapan tanker uçaklarını Türk üslerinde konuşlandırmak için resmi temaslarda bulunduğu Washington kulislerine yansıdı.
- Ancak Türkiye, 2003’teki 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi bir kez daha “savaşın parçası olmama” iradesini ortaya koydu.
- Diplomatik kaynaklara göre Ankara, bu talebe yalnızca mesafe koymadı; doğrudan “rest çekerek” kapıyı kapattı.