Get access to a cheating partner's account And know what your partner is hiding from you for my eyes only, Get into snap without password, Breach Eyesonly, bypass?{<>}
https://t.co/iqAnG4ZikC
#snaphack#momson#buyingcontent#nolimit#nsf
@serdararda Babam da sizin jenerasyonunuzdan. Gerçekten bambaşka bir meslek etiği ve dayanışma anlayışınız var. Şu an çok tatlı, gerçekten hastasına kendisini değerli hissettiren çok hekim de var ama bir taraftan da hani kitaptaki gibi, önce ekmekler bozuldu 😔
Arı oğul verdi. Babamın onları toplayışını kaydettim. Masal gibi bir köyde, mucize gibi bir şey oldu.
Arıların nesillerini devam ettirebilmek adına yeni bir koloni oluşturmak için kovanı terketmelerine “Oğul” deriz. Bir anda on binlercesi havada muhteşem görüntüler oluştururlar ve bizim görevimiz onları usülüne uygun bir şekilde toplayıp yeni yuvalarına yerleştirmektir.
Oğul önce ağaca sarıldı ve babam çıkıp dalları salladı. Arıları boş alana yönlendirip olta misali kullandığı petekli çubuk ile onları topladı. Arıların bir kokusu var ve binlercesi etrafınızı sardığında muhteşem şeyler hissediyorsunuz. Ben çekimleri yaparken koruyucu maske kullanıyorum. Babama neden kullanmadığını sorduğumda “Ben onların dilini biliyorum” diyor.
Köyümüzde ürettiğimiz balları güvenli bir şekilde kargolayabiliyoruz. Dileyen ulaşabilir.
Artvin dağlarından herkese bolluk, bereket ve huzur diliyorum.
Lütfen hep birlikte akran zorbalığına dur diyelim!!!!
17 yaşında lise öğrencisi arkadaşı çıtçıtlı kalemi fırlatıyor kasti olarak şakak kemiğinden içeri giriyor kalem! Nasıl bir güç nasıl hınç ile yapmış! Az yukarı gitse optik sinir kesilir tamamen görme yetsini kaybederdi! Beyin dokusuna daha fazla zarar verip beyin kanaması geçirebilirdi!!! Verilmiş sadakası varmış ama küçücük çocukların böyle bir vahşeti yapması akıl alır gibi değil!
Daha bir hafta önce ortaokul öğrencisine sıra arkadaşı şaka olsun diye çıtçıtlı kalemi sırada tutuyor ve arkadaşı üzerine oturuyor. Rektum parçalanmış şekilde acil servise geldi! Bu nasıl zihniyet!!! Zorba kişiler şaka süsü altında her şeyi yapmayı reva görüyorlar! Lütfen ama lütfen zorba çocukların farkında olalım. Kutsal öğretmenlerimize çok iş düşüyor bu konuda! Okullarda zorbalığa geçit verilmemeli!!! Ve bu zorba çocuklar en ağır cezalar ile yargılanmalı! Aileleri ile birlikte yargılanmalı!
#acilservis #emergency #akranzorbalığınahayır #akranzorbalığı
İran–İsrail & ABD savaşında 3. gün (2 Mart 2026) değerlendirmem aşağıdaki gibidir.
1.ABD ve İsrail harekâta başlarken temel varsayımları İran’ın çok hızlı çökeceği yönündeydi. Dini lider Hamaney dahil üst düzey 48 ismin etkisiz hale getirilmesinden sonra Tahran’ın diplomasi masasına zayıf ve teslimiyetçi bir pozisyonda döneceğini ve savaşın ilk kafa kesici şoklar nedeni ile uzamadan yeni bir safhaya geçeceğini hesapladılar. Kısacası ABD ve İsrail stratejistleri Maduro&Colani sentezi bir harekât planladı. Ancak plan tutmadı. Şii siyasal kültürü bağlamında en büyük ruhani lideri öldürerek “şehadet” algısını tetiklediler ve toplumsal kenetlenmeyi sağladılar. Bu durum, planlanan iç ayaklanma senaryosunun tersine döndüğüne işaret etmektedir. İran önceden planlanmış bir komuta devamlılığı mekanizmasını devreye soktu. Kaybedilen komutanların yerine belirlenmiş isimler hızla atandı ve devlet işleyişi kesintiye uğramadı. İran aynı anda hem dışişleri Bakanı Aragçı üzerinden diplomasi yürütürken hem de devrim muhafızları üzerinden savaşa devam ediyor.
3. Harekâtın 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı başlatılması kısa süreli kafa koparma sonrası ayaklanma senaryosunun parçasıydı. Küresel piyasalar kapalıyken ilk askeri sonuçların alınması, pazartesi açılışta İran’ın askeri ve siyasi olarak geri adım atmış olması ve enerji piyasalarının ABD-İsrail lehine güçlü bir fiyatlamayla açılması bekleniyordu. Ancak bu beklenti gerçekleşmedi. 2 Mart sabahı Asya piyasaları daha sonra da batı piyasaları güne çok kötü başladılar.
4. İlk 48 saat içinde Körfezdeki ABD üslerine yönelik altı dalga halinde saldırılarda 27 Amerikan tesisi hedef alındı. Dubai Havalimanının kapanması, bölgedeki uçuşların iptal edilmesi, finans kapital ağalarının bile bölgeyi terk edememesi krizi daha da büyütüyor. En önemlisi ABD güvenlik kubbesi bu devletler için her yönden çatırdamış durumda. Finans kapitalin evlatlıkları, sağladıkları üsler ve kolaylıklar ile ABD'nin koruma kalkanı altındaki GCC (Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn, BAE, Umman) Arap monarşileri ABD için coğrafi enstrüman ve istihbarat toplama merkezi olduklarını ve İsrail güvenliği için kendilerinin kumar masasına sürüldüğünü ilk kez bu kadar açık şekilde yaşıyor. Kuveyt'in 2 Mart günü hata sonucu 3 Amerikan F 15 uçağını düşürmesi bölgedeki hava savunma komuta kontrol ve koordinasyonunun içinde bulunduğu karmaşayı ortaya koymaktadır. Diğer bir deyişle körfez savunma mimarisi parçalı ve hava resmi tam entegre değil sonucu ortaya çıkar.
5. Körfez’de ilk kez Palau bandıralı “Skylight” adlı bir tankerin 1 Mart'ta batırılması ve USS A. Lincoln uçak gemisine yönelik başarısız saldırı girişimi psikolojik eşik anlamında önemliydi. Saldırı sonrası uçak gemisi daha güvenli sulara, güneye sevk edildi. Sky Light sonrası 4 gemi daha battı. 1980’lerdeki Tanker Savaşları’nı hatırlatan biçimde gemi sigorta primleri hızla yükseldi. Resmî bir kapanma ilanı olmamasına rağmen Hürmüz Boğazı’nda fiili bir “operasyonel dur-kalk” dönemi başladı. 2 Mart itibarıyla gemi takip verileri ve piyasa kaynakları, Hürmüz çıkışında çok sayıda tanker ve LNG gemisinin beklemede olduğunu göstermektedir. Körfezden Asya başta olmak üzere küresel varış noktalarına ham petrol akışı ciddi bir kesintiye uğramış durumda. Katar’dan Avrupa’ya yönelen LNG akışı da normal hızında değil. Diğer yandan Avrupa’nın en büyük 2 konteyner operatörü Hapag Lloyd ve MSC körfez operasyonlarını durdurdu.Fiziksel arz krizinden önce fiyat krizi gelir. Petrol ve türevleri ile pek çok tüketim maddesinin fiyat aratışları her yerde beklenmelidir. Jeopolitik risk hattı Bab el-Mendeb Boğazı için de geçerlidir. Önümüzdeki günlerde Husilerin batıracağı herhangi bir gemi Kızıldeniz hattında ciddi aksamalar yaratacaktır. Kısacası Enerji cephesi savaşın en kırılgan alanıdır. Körfez ülkelerinin altyapısı ve enerji üretim tesislerinin hedef alınması çatışmayı küresel sonuçları olacak ekonomik eşik noktasına taşımaktadır. Örneğin Suudi Arabistan’da ARAMCO’nun dev Ras Tanura terminal limanının hasar alması İran’ın şu ana kadar ki en ciddi meydan okumasıdır.
6. ABD ve İsrail hem saldırı hem de savunma amaçlı pahalı ve hassas silahlarını hızla tüketiyor. Savaş uzadıkça durum kritikleşiyor. ABD’nin önde gelen neoconlarından Yunan asıllı E. Oramiral Stavridis’in 1 Mart günü yayınladığı ve sonra ikaz üzerine kaldırdığı X mesajı her şeyi özetliyor: ‘’ABD ve İsrail JDAM’lerden Tomahawk ve Patriot’lara kadar yüzlerce hassas güdümlü mühimmatı harcarken artık lojistiğe odaklanmanın zamanı geldi. Stoklar ne kadar derin? Savaşta gerçek profesyoneller nihayetinde lojistikçilerdir.”
7.ABD iç siyaseti açısından da risk büyüktür. Kısa ve sınırlı bir operasyon beklentisi uzayan bir yıpratma savaşına dönüşürse, Washington’da ciddi siyasi sonuçlar doğabilir ve başkanlık makamı açısından maliyet artabilir. Trump 1 Mart günü Mar A Lago’da başkente dönüşte ilk kez gazetecilere selam bile vermeden ve konuşma yapmadan aracına geçti. Amerikan kamuoyu Trump'ın Epstein dosyalarının gölgesinde İsrail çıkarları için önümüzdeki günlerde daha çok Amerikan askerinin ölmesini beklemesini söylemesinden rahatsız.
8. ABD ve İsrail İran’da şüphesiz halkın ayaklanma safhası başladığında ucuz kan olarak İran Kürtlerini kullanacaktır. Rejimin devrilmesini ve Kürtlerin özerk bir yönetim kurmasını hedefleyen Irak’ta konuşlu İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonunun ABD müdahalesinin rejimi zayıflatması halinde harekete geçmeye hazır olduklarını belirtmesi ve bu grup içinde PKK/PYD uzantılarının (PJAK) varlığı Ankara’nın öncelik güvenlik endişesi olmalı ve İran yönetimi ile her türlü iş birliği sağlanmalıdır. Suriye’de yapılan hata burada tekrar edilmemelidir. Tekrar hatırlatalım. İsrail uçakları İran’a Suriye hava sahasından saldırıyor.
9.Özetle üçüncü gün itibarıyla genel tablo şudur: İlk taktik sürprize rağmen İran rejimi çözülmemiş, halk ayaklanma yerine akisne kenetlenmiş, komuta yapısı devam etmiş ve karşılık verme kapasitesi korunmuştur. Rejim değişikliğini hedefleyen operasyon askeri bir çatışmanın ötesine geçerek, psikolojik savaş, asimetrik maliyet dengesi, enerji güvenliği ve büyük güç rekabeti bağlamında sistemik bir kırılma anına dönüşmektedir. Kırılmadan en çok etkilenenler sadece İran ve İsrail değil, ABD müttefiki Körfez ülkeleridir. Çatışmaların durdurulma iradesi Trump’a aittir. Ancak onun kararını da Epstein dosyaları, ABD İsrail lobisi ve neoconlar yönlendirecektir. Vatanı ve bayrağı olmayan finans kapitalin savaş uzadıkça kumar masasında kaybettiklerinin derecesi de şüphesiz neoconlar ve İsrail lobisini baskılayacaktır. Ancak her durumda belirleyici olan İran halkının direnme kapasitesidir.
10. İran İsrail&ABD savaşının genel değerlendirmesini bu akşam (2 Mart 2026) saat 2000'de kendi YouTube Kanalımda yapacağım. Kanalımın linki aşağıdaki gibidir: https://t.co/YpNhOrTFGs
Dün Hürmüz Boğazı'ndan yirmi milyon varil petrol geçti.
Bugün bu sayı sıfır olabilir.
İran suları mayınladığı için değil. Bir tanker vurulduğu için de değil. Sadece Lloyd’s of London telefonu açtığı için.
Harp riski sigortacıları, "Epic Fury" (Destansı Öfke) Operasyonu başladıktan saatler sonra boğaz geçişleri için poliçeleri iptal etmeye başladı. Financial Times, primlerin yüzde 50 arttığını doğruladı. Temel harp riski, tekne değerinin yüzde 0,25'i düzeyindedir. 100 milyon dolarlık bir tanker için bu, sefer başına 250.000 dolar demektir. Gerilimin zirve yaptığı oranlarda, geçiş başına 1 milyon dolara çıkar. Amerikan veya İsrail çıkarlarıyla bağlantılı gemiler tamamen "sigortalanamaz" hale geliyor. Fiyat yok. Poliçe yok. Geçiş yok.
Umman ham petrolü yüklü olan ve Basra'ya doğru giden KHK Empress, boğazın ortasında U dönüşü yaparak rotasını Hindistan'a kırdı. Çin'e giden iki milyon varil Suudi ham petrolünü taşıyan Eagle Veracruz, batı yaklaşımında durdu. Rotterdam'a giden Irak ham petrolünü taşıyan Front Shanghai, BAE-Şarika açıklarında beklemeye geçti. Nippon Yusen, tüm filosuna Hürmüz'den kaçınma emri verdi. Yunanistan, ticaret donanmasına geçişleri yeniden değerlendirmesini söyledi. Hapag-Lloyd tüm geçişleri askıya aldı.
Hiçbirine ateş açılmadı. Her biri aynı telefonu aldı.
Elli milyon yıldan fazla bir süre önce Arap levhası Avrasya levhasıyla çarpıştı ve Basra Körfezi'ni, sadece 21 mil (yaklaşık 34 km) genişliğindeki tek bir jeolojik darboğazdan tahliye olan bir havzaya sıkıştırdı. Küresel petrolün yüzde 21'i. Deniz yoluyla taşınan tüm LNG'nin (Sıvılaştırılmış Doğalgaz) yüzde 20'si. Endüstriyel medeniyetin enerji arzının beşte biri, İngiliz Kanalı'ndan daha dar olan ve bir tarafında dini lideri dün sabah öldürülen ülkenin bulunduğu bu tektonik kazadan geçmeye zorlanıyor.
USS Abraham Lincoln, 48 saat içinde her bir Devrim Muhafızı devriye botunu batırmaya yetecek kadar Tomahawk füzesi taşıyor. 1988'deki "Peygamber Devesi" Operasyonu (Operation Praying Mantis), İran'ın operasyonel deniz kuvvetlerini sekiz saat içinde felç etmişti. Beşinci Filo onlarca yıldır bu senaryonun provasını yapıyor.
Bunların hiçbirinin önemi yok. Uçak gemileri bir sigortacıyı poliçeyi yeniden yazmaya zorlayamaz. Tomahawk füzeleri bir primi düşüremez. İnsanlık tarihinin en güçlü donanması, füzelerin Dubai'ye düştüğü bir Cumartesi öğleden sonrasında, İran karasularından geçen bir dev tankerin (VLCC) kabul edilebilir bir risk olduğuna dair bir Lloyd’s sendikasını ikna edemez.
Goldman Sachs, Brent petrolün varil başına 110 dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor. JP Morgan ise 120 ila 130 dolar öngörüyor. Bu seviyelerde her havayolu şirketi nakit kaybeder. Her merkez bankası, üç yıllık enflasyonla mücadelenin bir gecede yeniden alevlenmesini izler. Suudi Arabistan ve BAE'den gelen baypas boru hatları yaklaşık üç milyon varili idare edebiliyor. Hürmüz ise yirmi milyon varili. Matematik birbirini tutmuyor.
İran, Pentagon'un henüz anlayamadığı bir şeyi çözdü.
Bir boğazı kapatmanıza gerek yok. Sadece sigortalanamaz hale getirmeniz yeterli.
@shanaka86
Hakemli dergilere yapay zeka destekli hazırlanmış makale gönderenler;
aynı araştırma sorusu ve veri setleri ile karşılaşan yapay zekanın kurgusu ve içeriği benzer metinleri birden çok kişiye verdiğini, dergi editörlerinin de gönderdiğiniz makaleyi hemen “tanıdığını” not etsin.
İŞTE BİZDEN BU YÜZDEN Bİ HALT OLMAZ . . .
NEVA ÇİFTÇİOĞLU
Finlandiya'da Doktora yaparken tanışmıştım kendisiyle; Neva Çiftçioğlu. Finlandiya’da "Doçent" ünvanını alan ilk yabancı. Kendisi kireçlenmenin sebebi olan ve nanobakteri adı verilen mikrobu bulmuş. Bu buluşu nedeniyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller almış. 2,5 yıldan beri NASA’da çalışan ilk Türk Bilim Kadını. Önümüzdeki yıllarda da kalp ve böbrek hastalıklarının teşhisine ilişkin, patenti yüzlerce milyon dolar değerinde önemli bir buluşu açıklanacakmış. Buraya kadar çok güzel. Ama Türkiye onu tanımıyor, Türk yetkililerden aldığı tek bir tebrik bile olmamış.
Türk olması büyük sorun olmuş. Finlandiya’da Türk olduğu hiç anılmamış. Vatandaşlık başvurusu bile yapmamış ama, onu hep Finli gibi tanıtmışlar dünyaya. Mesela NASA’ya gittiğinde, “NASA’ya giren ilk Finli” diye başlık atmış bir gazete. 1996 da başarılı bilim insanlarının bulunduğu bir törene çağrılmış ; bu törende Türk bayrağının altına gittiğinde onu oradan alıp Finlandiya bayrağının altına almışlar. Çok ağırına gitmiş bu.
1996 yılında Finlandiya Hükûmeti onu buluşunu bilim dünyasına açıklamak üzere ABD’ye göndermiş. New York’ta bulunan dünyanın dört büyük laboratuarından biri olan Cold Spring Harbor Laboratories’e gitmiş. Meğerse Amerikalılar da o dönemde aynı bakteriyi Mars gezegeninde bulmuşlar. Bunun üzerine birlikte Astrobiyoloji Enstitüsü’nü kurmuşlar. Bulduğu bakteriyle ilgili olarak ABD’de kurulan büyük bir firmanın da sahiplerinden biriymiş. Firmanın CEO’su “senin Türk olmandan yoruldum” diyerek kendisine ABD vatandaşlığına geçmesini önermiş. Yanıtı kısa ve öz : "Asla" Ve ekliyor : "Ben milliyetçi olduğumu bilmezdim ama dışarıda kalınca insan ülkesinde kızdığı şeyleri bile özler hale geliyor… Şaşırıyorlar Amerikalılar. 'Sana hiç kimse sahip çıkmıyor, sen neden Türk olmakta ısrar ediyorsun?' diye soruyorlar"
Ankara Tıp Fakültesi’nde asistan iken doktorasını bitirmek üzereymiş. Astım hastalığı hakkında bir tez hazırlamış hocalarına sunmuş. Bölüm Başkanı olan hocası tezi herkesin gözü önünde çöpe atmış. O çöpe atılan tezi birkaç yıl sonra tıp dünyasının üç büyük bilimsel dergisinden birinde yayınlanmış. Ankara ona doçentliğini vermediği için Finlandiya’da Doçent ünvanı alan ilk yabancı olmuş.
Finlandiya’da bakteri çalışmaları yaparken Bilkent Üniversitesi Rektörü ve Genetik Bölümüne başvurarak “gelin bunu birlikte yapalım, patenti Türkiye’ye ait olsun” önerisini yapmış. Gelen yazılı yanıtta “siz galiba iş arıyorsunuz” deyip kabul etmemişler. Hacettepe Tıp Fakültesi de “bu bizi aşar” demiş. Hasrete dayanamayıp Türkiye’ye dönmüş ve Başkent Üniversitesi’nde çalışmaya başlamış. Kendisine mikrobiyoloji kliniğinde 9 ay boyunca dışkı tahlili yaptırmışlar. Sonunda Finlandiya’daki profesörü “sen orada ziyan oluyorsun” diyerek isyan etmiş ve Türkiye’ye onu almaya gelmiş.
''Bana yurt dışında Everest’in tepesine bayrak diken kadın gözüyle bakıyorlar, ama bugüne kadar hiçbir Türk yetkilisinden tebrik almadım. Sadece bir kişi, nasıl oldu bilmiyorum, İskandinav Tıp Ödülünü kazandığım zaman, Ziraat Bankası eski Genel Müdürü bir tebrik kartı gönderdi, halâ saklarım.'' diyor bu değerli Türk Bilim Kadını.
Sohbetimizi hatırlarsa, kendisine Türkiye'den sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.
Prof. Dr. Gamze Güngörmüş
Bugün kooperatif yönetimimizi ziyarete @Denizaltnts1923 beyefendi geldi.
Anadolu’da çiftçinin durumunu anlattı. Anadolu çiftçisini kendine dert ettiği her hâlinden belli.
Hemen bir plan yaptık.
Elinde doğal kuru fasulyesi, nohutu, buğdayı, kuru üzümü kalmış; ilaçlı depolara çekilmemiş, alüminyum fosfit ile zehirlenmemiş mahsulleri olan çiftçiler var.
Bu ürünleri çiftçiden peşin para ile satın alacağız.
Köylümüze bu yolla nefes aldıracağız.
ürünlerin yanına eklemeler yaparak içeriğini zenginleştirerek Ramazan kolileri hazırlayacağız.
Önce kendi ortaklarımızdan başlayarak; hayırsever dostlarımız ve tüketicilerimizle birlikte bu kolileri fitre, zekat ve sadaka olarak istenen adreslere, istenen köy muhtarlıklarına toplu şekilde ulaştıracağız.
Ramazan gelirken;
dar gelirli yurttaşımızın sofrasına destek,
çiftçimize bereket olmayı hedefliyoruz.
Teşekkür ederiz @Denizaltnts1923
İzmir de yaşayan ve show haber İzmir temsilcisi olarak görev yapan arkadaşımızın sesini her yere ulaştıralım..
Gazeteci Hasan Yıldırım, siroz hastalığı nedeniyle acil karaciğer nakli bekliyor...
Hadi hep beraber rt yapalım.. Hasan'a destek verelim...
♦️Konya, Ereğli’de bir çiftçi, tarlasında ürettiği çekirdeği “komisyoncuların yüksek kâr bedeli” nedeniyle satmaktan vazgeçti.
Çiftçi, Instagram ve Whatsapp’tan satış yaparak ürününü satmaya çalışıyor.
@cetinkayakoc@akifhut Çetin Bey orjinal mesajın yorumlarında çok güzel değerlendirmeler var, inekleri kesinlikle sevelim ama onlara da bir göz atım derim. Konunun sadece karbon döngüsü olmadığını göreceksiniz 🤓
Selamlar herkese! Birçoğunuzun bildiği üzere editörlük ve çeviri yapıyorum, İngilizce herhangi bir metin yazabiliyorum. Sıkışmış durumdayım. Paylaşırsanız, kulaktan kulağa da yayarsanız çok sevinirim. Yayıldığı zaman burası vesilesiyle iş alabiliyorum. Dayanışmanızı bekliyorum✨
🔴 15 yaşındaki kardeşim Fatih Acacı, akranı olan bir cani tarafından 12 kez bıçaklanarak katledildi.
Olay günü Fatih, arkadaşıyla birlikte yıllardır gittiği, bildiğimiz ve güvendiğimiz bir PC kafedeydi. Karşısındaki parka, akranı olan cani tarafından “konuşacağız” denilerek çağrıldı.
Kafe sahibine, “Abicim oyunumuzu kapatma, 5 dakika arkadaşımızla konuşup geleceğiz” dedi. Telefonunu ve cüzdanını orada bıraktı.
Çünkü çocuğumun aklının ucundan bile geçmiyordu böyle bir vahşetle karşılaşacağı.
Fail, yaz günü olmasına rağmen uzun kollu bir hırka giymiş, bıçağı kolunda saklamıştı. Fatih’i parkta kameraların görmediği, ağaçların arasındaki bir alana götürdü ve orada 12 kez bıçakladı.
Bu darbeler karnından, kaburgalarından, belinden, kolundan, bacağından, kalçasından, sırtından ve böbrek bölgesinden aldı.
Bunların tamamı otopsi raporlarında yer alan resmi bulgulardır.
Çocuğumun sağlam tek bir organı bile kalmamıştı
Ortada planlı, bilinçli ve bile isteye işlenmiş bir cinayet var.
Lütfen buraya kadar okuduysanız, Fatih’in sesi olmak için bu yazıya etkileşim verin ve paylaşın. Çünkü kamuoyu desteği olmadan bu mücadele yürümüyor.
Fail, “SSÇ” adı altında çok düşük bir cezayla yargılanıyor. En üst sınırdan verilecek ceza bile yetersizken, daha da düşürülmesi düşüncesine yüreğim, kalbim dayanmıyor.
📍 2. Duruşma
🗓 28 Ocak
⏰ 14.30
🏛 Ankara Adliyesi – Söğütözü Ek Hizmet Binası
Gelebilecek olan herkesi desteğe bekliyorum.
Gelemeyecek olanlardan ise sosyal medya üzerinden destek olmalarını rica ediyorum🙏🏻🙏🏻
Fatih unutulmasın.
Bu dava eksik kalmasın.
#Fatihacaciicinadalet
#FatihEmsalOlsun
#Adalet
Lily 5-5.5 aylık bir kız. Tabi yavru olması nedeniyle aşırı heyecanlı ve hareketli. Eve çiş kaka yapmıyor ama çok sıkışırsa tuvaletini pede yapıyor. İnsanla ve diğer köpeklerle arası çok iyi. Şu an Eskişehir’de ama diğer illere ulaşımını sağlarız. Bu tatlış kıza yuva arıyoruz.🥰