Trajediden komediye: Bir baro başkan adaylığının anatomisi
✍️ ATA YAZICIOĞLU yazdı: Kocasakal ve ittifakının milliyetçilikten ırkçılığa kadar genişletilmiş bir Cumhur İttifakı olduğu anlaşılmaktadır. Aynılar aynı yerdeler. Adaylığının şahsi değil bir zihniyet adaylığı olduğunu ve kendisinden talep edilen görevi reddetmesinin mümkün olmadığını söyleyen Kocasakal’ın yapmayı ve yapmamayı vaat ettiklerinden, İstanbul Barosu’nun Kılıçdaroğlu’su olmaya aday olduğu anlaşılmaktadır.
https://t.co/nYJh7k1aQj
#EsraIşıkSerbestBırakılsın
Basına ve Kamuoyuna
TBB Başkanı Av Erinç Sağkan
Akbelen köyü tutuklusu
Esra Işık’ı
20/4/2026 Pazartesi günü İzmir Şakran Cezaevinde ziyaret edecek olup saat:12.30’da İzmir Gazeteciler Cemiyetinde basın toplantısı yapacaktır
Bilginize
148 yıldır her zaman, her yerde, herkes için adalet diyoruz.
Adliyede, hapishanede, karakolda, alanlardayız.
Doğanın, hayvanın, insanın hakkını savunuyoruz.
Bu rezaletleri yaşatanlar utanmadan sıkılmadan dava açmakla bizleri tehdit etmeye çalışıyorlar
Sizi tanıyoruz her zaman olduğu gibi dini kullanarak halkı adatmaya çalışıyorsunuz Ama artık yemiyor insanlarımız yalancı çobanlarsınız.
https://t.co/GBTZveqYul
Bir hukukçu olarak çok tehlikeli bir gelişmeye dikkat çekme gereği duyuyorum:
Anayasa Mahkemesinin dün Resmî Gazete’de yayımlanan ve sessiz sedasız şekilde arada kaynayan kararı, anayasal düzen açısından kritik bir kırılmadır.
Mahkeme, “eylemli içtüzük değişikliği” konusundaki en ilerici içtihatlarından birinden vazgeçmiş bulunuyor.
Burada teknik ayrıntılarına girmek mümkün değil ama şunu herkes bilmelidir:
Dünkü kararla birlikte, Türk anayasa hukuku tarihinde emsali görülmemiş bir denetimsizlik alanına kapı aralanmıştır.
Bundan sonra TBMM'deki çoğunluk, adını “parlamento kararı” koyduğu işlemlerle — neredeyse her şeyi — yapabilir. Ve hiçbir mahkeme bu işlemlere dokunamaz.
OHÂL KHK'larını adeta anayasa hükmünde kararname kılan bu sorunlu yaklaşım, şimdi olağan zamana teşmil edilmiş bulunuyor.
İnanılmaz bir keyfîlik dönemindeyiz.
Hukuk camiasının umursamazlığı de en az kararın kendisi kadar ürkütücü.
Antalya Arkeoloji Muzesinde hukuksuz yıkım başladı.
Kültür Bakanı da yıkımın oldugu gün propaganda yapmış. Oysa Muzenin yıkımı ile ilgili deprem analiz raporu usulsüz. Yıkım belgesi ve asbest raporu yok. Depreme dayanıksızlığı meçhul, öyleyse neden guçlendirilmiyor da yıkılıyor?
CMK 101:
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında görev yapan müdafi atama sistemi, şüpheli veya sanığın savunma hakkını güvence altına almak amacıyla işleyen bir sistemdir. Barolar, şu hallerde şüpheli/sanığa zorunlu olarak CMK avukatı atar:
-Şüpheli veya sanığın avukatının OLMAMASI ve müdafi talep etmesi
- Yasada sayılan, müdafi yardımından yararlanma hakkı zorunlu olan (çocuk, alt sınırı 5 yıldan fazla olan suçlar vb) haller.
Kişinin avukatı yoksa ve barodan avukat talep ediyorsa, kolluk, savcılık veya mahkeme baronun CMK servisinden sistem üzerinden avukat TALEP EDER.
CMK servisi ancak ve ancak TALEPTEN sonra sistem üzerinden avukat atar.
CMK sisteminin işlemesi için, şüphelinin müdafi yardımı istemesi ve özel müdafisinin olmaması gerektiği gibi, kolluk, savcılık veya mahkemelerden talep gelmesi gerekmektedir.
CMK sistemi bu esaslar dahilinde çalışır, çalışmıştır, çalışmaya devam edecektir ve hiçbir zaman kapatılmamıştır.
Kıymetli Meslektaşlarım,
Bildiğiniz gibi, 19 Nisan Cumartesi günü 10.00'da İstanbul Barosu merkez binasında Genç Avukatlar Meclisi seçimleri gerçekleşecek. Bu vesile ile @degisim_avukat grubu adına İstanbul Genç Avukatlar Meclisi başkan adayı olarak; biz genç avukatlar için önemli bir adım olan Meclis'imizin kıymetini yeniden hatırlatmak isterim.
Bizler, meslek sorunlarımızın hukuk devleti mücadelemiz ve sosyal devlet arayışımızla iç içe olduğunu farkındayız. Bugün işçi avukatlar yoksulluk sınırının altında ücret alıyorsa, bugün CMK ücretleri açlık sınırının dahi altında ise, bugün genç avukatlar iş bulamadığı için intihar ediyor, kadın avukatlar iş yerlerinde tacize uğruyorsa; mücadelemizin yönü bellidir.
Bu mücadele; belirli bir zümre için değil herkes için hukuk mücadelesidir.
İşte bu yüzden, Genç Avukatlar Meclisi’ni, meslek sorunlarının çözümünü aşan bir zemin olarak görüyoruz. Meclis, 20.000'i aşkın üyemizle birlikte hareket etmemizi sağlayacak, kararlılıkla eyleme geçmemize vesile olacak, en önemlisi de genç yurttaşlar dışarıda tarih yazarken, demokrasi mücadelesini büyütmeye ilişkin sorumluluğumuzun temsili olacaktır bizim için.
Bilinmelidir ki bizler; değişim iradesini taşıyan avukatlarız. Gençliği,genç avukatları susturmaya tevessül edenlerin karşısında sözümüzü büyütecek; dayanışmamızı,mücadele direncimizi Meclis vesilesi ile kurumsallaştıracağız.
Bu yüzden tüm genç meslektaşlarıma, birlikte değiştirmeye dair irademizin, mevcut şartlarda demokrasiyi savunmanın sorumluluğuna dönüştüğünü vurgulamak için bir çağrıda bulunuyorum.
Tüm kararlılığınızla gelin, İstanbul Barosu tarihinin ilk Genç Avukatlar Meclisi'ne, hep birlikte inşa edeceğimiz mücadele kültürümüze sahip çıkalım.Çünkü Baro, 20.000'i aşkın üyemizle biziz. Yalnızca birlikte yönetmeyecek, birlikte değiştireceğiz.
19 Nisan'da buluşmak dileğiyle...
GENÇ AVUKATLAR MECLİSİ İLK SEÇİMLİ OLAĞAN GENEL KURULU
İlk olarak 22.03.2025 tarihinde yapılması planlanan ancak sonrasında Yönetim Kurulu kararı ile ertelenen İstanbul Barosu Genç Avukatlar Meclisi ilk seçimli olağan genel kurulu, 19.04.2025 Cumartesi saat 10:00’da İstanbul Barosu Ana Binası Konferans Salonunda toplanacaktır.
Seçimde oy hakkı bulunan ve Meclisin doğal üyesi olan meslektaşlarımıza, oy kullanacakları sandık bilgisi bilahare SMS olarak gönderilecektir.
GÜNDEM
1-) Açılış
2-) Bir başkan, bir başkan vekili ve bir yazman üyeden oluşan Genel Kurul başkanlık divanı seçimi
3-) Geçici Yürütme Kurulundan bir üye ile İstanbul Barosu ve/veya Genç Avukatlar Meclisi koordinatör Yönetim Kurulu üyesinin açılış konuşması
4-) Genç Avukatlar Meclisi Başkanı ve yürütme kurulunun seçimi
5-) Dilek, temenniler ve kapanış
İSTANBUL BAROSU
Not : İstanbul Barosu'na kayıtlı otuz yaşını doldurmamış avukatlar ile otuz yaşını doldurmamış stajyer avukatlar; ayrıca yine otuz yaşını doldurmamış olmak kaydıyla avukatlık stajını bitirip İstanbul Barosu'na giriş aidatını ödeyen ve ruhsatını bekleyen avukat adayları Meclisin doğal üyeleridir. Meclisin avukat olmayan doğal üyeleri (stajyer avukatlar ve ruhsat bekleyen avukat adayları) genel kurullara katılıp söz alabilir. Ancak bu üyeler Meclis organlarının seçiminde ve diğer oylama gerektiren genel kurul işlemlerinde oy kullanamaz.
Değişim İçin Genç Avukatlar olarak;
Genç Avukatlar Meclisi bünyesinde "Genç Girişimci Avukatlar Alt Komisyonu" kuracağız. "Güncel Hukuk Tartışmaları" başlıklı paneller düzenleyeceğiz.
-Mesleğini herhangi bir kişiye ya da kuruma bağlı olmadan icra etmeyi tercih eden genç meslektaşlarımızla "Genç Girişimci Avukatlar Alt Komisyonu" kuracağız. Vergi ve sigorta teşvikleri gibi hususlar başta olmak üzere, mesleğini yalnızca kendi imkanları doğrultusunda yürüten genç meslektaşlarımız için çalışmalar yürüteceğiz. 29 yaş altı genç girişimci vergi ve SGK muafiyeti süresinin uzatılması, kendi bürosunu açan genç avukatlara vergi indirimi uygulanması ve ruhsat harcının düşürülmesi için, "Model Öneriler" hazırlayacağız.
-Yeni gelişen hukuk alanlarına yönelik ücretsiz sertifika programları, eğitimler, konferanslar gerçekleştireceğiz. Ortaya çıkan yeni içtihatlar, mevzuat değişiklikleri ve güncel tartışmalar üzerinden meclis bünyesinde "Güncel Hukuk Tartışmaları" başlıklı paneller düzenleyeceğiz.
Değişim İçin Genç Avukatlar olarak;
Genç Avukatlar Meclisi bünyesinde "Gençlik Forumları" düzenleyeceğiz, "Yaz Kampları" projesini hayata geçireceğiz.
-Genç meslektaşlar olarak birlikte çalışıp üretmemizi önemsediğimiz kadar, duygu ve düşüncelerimizi serbest kürsü ifade edebileceğimiz alanlarda buluşarak ifade etmeyi dayanışmamızı büyütmek adına çok önemsiyoruz. Bu yüzden meclis bünyesinde "Gençlik Forumları" düzenleyeceğiz, genç meslektaşlar arasında deneyim aktarımı yapılmasının önünü açmış olacağız.
-Her yaz 7 gün olmak üzere "Yaz Kampları" düzenleyeceğiz. Bu kamplarda genç avukatların hem birlik ve beraberlik duygusunu güçlendiren sosyal faaliyetlerde bulunacak, hem de interaktif eğitimler ile rahat bir ortamda seminerlere katılımı sağlayacağız.
Değişim İçin Genç Avukatlar olarak;
Genç Avukatlar Meclisi bünyesinde "Mesleki Eğitim ve Gelişim Alt Komisyonu" kuracağız.
-Hem mevcut hukuk fakültelerindeki eğitimin niteliksizliği, hem de fakülte süresince avukatlık pratiğine ilişkin herhangi bir eğitimin verilmemesi sebebiyle mesleğe yeni başlayan genç meslektaşlar zorluk yaşayabilmektir.
-Bu hususta öncelikle "Mesleki Eğitim ve Gelişim Alt Komisyonu" kuracağız. Özellikle sözleşme hazırlama teknikleri, dilekçe yazım teknikleri, UYAP kullanımı, hukuk ve ceza davalarının işleyişi, dava stratejileri gibi avukatlık pratiğine ilişkin temel alanlar üzerinden, komisyon bünyesinde "Uygulamalı Eğitimler ve Atölyeler" düzenleyeceğiz.
Çocukların Üstün Yararı ve Gizliliği Hukukun Temel Gereğidir
Çocuk adalet sistemi, uluslararası sözleşmeler ve hukuk ilkeleri çerçevesinde, çocukların korunması ve adaletin sağlanması amacıyla geliştirilmiştir. Suça sürüklenen çocuklar ile mağdur çocuklar, çocuk adalet sistemi içerisinde bütüncül bir yaklaşımla ele alınmak zorundadır.
Çocukların, suç isnadı nedeniyle toplum nezdinde teşhir edilmesi, bireysel kimliklerinin ifşa edilmesi ve medya aracılığıyla sosyal linç kampanyalarına maruz bırakılması açıkça hukuka aykırıdır. Suçun niteliği ne olursa olsun, çocukların adil yargılanma hakkı, suçsuz sayılma hakkı ve özel hayatın gizliliği ilkeleri ihlal edilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve ulusal mevzuat, Çocuk Koruma Kanunu, çocukların kimliklerinin her koşulda gizli tutulmasını ve üstün yararlarının gözetilmesini zorunlu kılmaktadır. Zira, çocuklar arasında ayrım yapılmaksızın, her çocuğun korunması temel bir yükümlülüktür. Çocukların kimliklerinin ifşa edilmesi, çocukların ikinci kez mağdur edilmesine de sebebiyet vermektedir. Bu nedenle, Mağdur ve Suça sürüklenen çocuk ayrımı yapılmaksızın yargılama aşamasına dahil olan her çocuğun gizliliğinin gözetilmesi gerekmektedir.
Son dönemde kamuoyunda, suça sürüklenen çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına yönelik taleplerin arttığını görmekteyiz. Bu tür talepler, sadece suça sürüklenen çocukları değil, toplumdaki tüm çocukları olumsuz etkileme riski taşımaktadır. Kendisine bir suç isnadında bulunulan çocuklardan "suça sürüklenen çocuk" olarak bahsedilmesi, bilinçli bir ilerlemenin sonucudur.
Bir suç isnadı sebebiyle soruşturulan ya da yargılanan suça sürüklenen çocuklar hakkında yürütülen klasik ceza usulünün olumsuz etkilerinden kaçınmak için, Çocuk Ceza Adaletinde usulün ayrılması anlamına gelen diversiyon, onarıcı adaletin bir parçasıdır. Unutulmamalıdır ki, çocuk haklarının zedelenmesine yönelik her girişim, çocukların haklarını ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Hem Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereği hem de çocukların psikolojik yapıları; gelişim döneminde olmaları dikkate alındığında yetişkinlerle aynı hukuki çerçevede değerlendirilmesi kabul edilemez. Çocukların her koşulda uluslararası ve ulusal mevzuatlar gereği temel hakları korunmalı; mahremiyetleri gözetilmelidir.
Bu bağlamda, Çocuk adalet sisteminin temel ilkesi olan ve Anayasanın 41. maddesinde de yer alan “çocuğun üstün yararı" gözetilerek; çocukların korunmasına yönelik önleyici mekanizmaların geliştirilmesi, çocukların topluma yeniden kazandırılmasına yönelik bütüncül çocuk koruma politikalarının oluşturulması, suça sürüklenen çocuklar için yapılacak müdahalenin çocuğun topluma kazandırılması ve onarımı esasları ile güçlendirilmiş hukuki düzenlemeler ve uygulamalar çerçevesinde yapılması; ilgili kamu makamlarının sorumluluğu üstlenmesi ve bu sorumluluğu yerine getirirken her türlü ayrımdan uzak durması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, her koşulda çocuğun üstün yararını gözetmeye ve çocuk haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz.
ORTAK AÇIKLAMA
10.04.2025 tarihinde, İstanbul Barosu’na kayıtlı meslektaşımız Avukat Abdullah Aras, görevini icra etmek amacıyla bulunduğu Denizli İcra Dairesi’nde fiziki şiddete ve baskıya maruz kalmıştır.