Yorulduk be kardeşim… Bir halk bu kadar siyasetin içinde yaşamamalı ya. Sabah siyasete uyanıyoruz, öğlen siyaset, akşam siyaset; markette siyaset, işte siyaset, sokakta siyaset, sosyal medyada siyaset…
İnsan biraz da işini, gücünü, çocuğunun geleceğini, tatilini, evini, arabasını, hayalini konuşmak istiyor. Her gün yeni bir kavga, yeni bir kriz, yeni bir skandal takip etmek zorunda mıyız?
Bıktık artık. Memleket yönetilsin istiyoruz; 85 milyon insan 7/24 siyaset nöbeti tutsun istemiyoruz !
Beyaz yakalarda adını koymaya utandığımız bir ılıklık var. Buna maalesef ben de dahilim. İnsanın borcu olunca, eşi çocuğu olunca hak aramak rest çekmek kolay olmuyor. Beyaz yakalar hiçbir zaman toplu hareket edemez. O yüzden herkes rest çekersem kaybederim diye bakıyor.
Isparta'da bir keçi yetiştiricisi, öğlen ahıra girdiğinde henüz saatler önce doğmuş 2 oğlağın kendisine pişkin pişkin baktığını fark edince; bu durumu "Elhamdülillah" diyerek karşıladı.
35 yaşına gelmişsin. Uluslararası şirkette müdürsün. Ayda 100-120 bin TL net maaşın var ama babanın 1990'da memur maaşıyla aldığı o sıradan 3+1 daireyi bugün 40 yıl çalışsan alamıyorsun.
Başarılı olduğumuza kimi inandırıyoruz abi biz?
Kim, kimi kandırıyor? #enflasyon
Resmen tarihe tanıklık ediyoruz! Şu videonun anlattıklarını binlerce tweetle anlatamazdınız. CHP genel merkezinde son durum. Bunun mimarlarını alkışlıyorum. Bir utanç vesikası olarak tarihe kaydedildiniz!
Ne yapmış Bosch'un o süpürgesi? Gülistan'ın, Rojin'in cinayetlerinin izlerini mi yok etmiş? Çocuk tecavüzcüsü Vakıfları Meclis'te tertemiz mi yapmış? Kadın cinayetlerinin üzerini mi süpürmüş? Devletin kaynaklarını üstün emiş gücüyle hüpletip, binlerce aileyi ekonomik sıkıntıya sokarak çocuk yapmaktan korkar hale mi getirmiş? Kirli vicdanlarınızı temizleyememiş o kadar...
Psikoloğun "takip edilmesi gerek" dediği çocuğu poligona götürüp silah kullanmayı öğretecek zeka seviyesine sahip adamlar ülkede emniyet müdürlüğü falan yapıyor işte
Yüksek mühendisim, aylık 65 bin TL maaş alıyorum. Rakamı duyan köydeki akrabalarım beni istanbul'da "beyler gibi" yaşıyor sanıyor. Ama gerçek şu ki; kiram 28 bin, faturalar, kredi kartı asgari ödemeleri derken ayın 15'inde cebimde yemek parası kalmıyor.
Geçen hafta, lisede okumayıp sanayiye giren ve bizim "serseri" gözüyle baktığımız arkadaşımla karşılaştım. Altında 4 milyonluk araba, 2 tane dairesini kiraya vermiş, bana "Kanka işler bu ara durgun, ayda 150-200 anca kalıyor" diye dert yandı. Ben o sırada kahve içerken hangi kredi kartımda limit kaldı diye hesap yapıyordum.
Yıllarca dirsek çürüttüm,
dereceyle mezun oldum ama şimdi o arkadaşımın yanında hesap öderken elim titriyor. Bize
"Okuyun, hayatınız kurtulur" diyenler, devrin değiştiğini ve diplomanın bir kağıt parçasından ibaret kaldığını söylemeyi unuttular galiba. Şık kıyafetler içinde, modern bir açlık yaşıyorum.
Evet sizin düşünceleriniz nedir ?