Profesyonel ve entelektüel düzeyde, netlikten daha güçlü bir bariyer yoktur. Dolaylılığa izin vermemek, oyun alanını doğrudan sizin kurallarınızla sınırlandırmak anlamına gelir.
Organize bir hafıza şunları sağlar:
Maskeleri Kalıcı Olarak Düşürür: Bugün "sağlıklı beyin" rolü yapanın, dün hangi bataklıkta hangi yalanları fonladığını önüne koyar.
Tutarlılık Duvarı Örer: Zamana yayılan bu kayıtlar sayesinde, o yapıların manipülasyon taktikleri ifşa olur. Bir süre sonra ne diyeceklerini, hangi algıyı yapacaklarını daha onlar yapmadan tahmin edebilir hale gelirsiniz.
Haysiyetli İnsanlara Güç Verir: Yalnız olmadığınızı, bu kötülüğün bir geçmişi ve sistematiği olduğunu bilmek, insanı o anlık çaresizlik hissinden kurtarır.
Farkındalık Noktası: Karşınızdaki yapı sürekli olarak "kendini hatasız ve kurtarıcı", sizi ise "sorunlu ve haksız" gösteriyorsa, orada bir tartışma değil, psikolojik bir operasyon vardır.
Farkındalık Noktası: Bir trolün en büyük kabusu görünmez olmak ve ciddiye alınmamaktır. Sizin öfkeniz, onun primidir; sizin acınız, onun başarısıdır.
Ne Yapmalı? Trolle tartışılmaz, trolün seviyesine inilmez. Onların asıl yüzünü, geçmişteki kirli ilişkilerini ve tutarsızlıklarını kamuoyuna deşifre etmek (ifşa etmek) ve ardından onları yok saymak (engellemek, muhatap almamak) en etkili yöntemdir. Enerjinizi onları ikna etmeye değil, maskelerini düşürmeye harcayın.
Gerek iş hayatında gerekse sosyal mecralarda kurulan o "katmanlı yapılarda" mobing; dürüst, yetenekli ve boyun eğmeyen insanları sistem dışına itmek için uygulanan sistematik bir yıldırma politikasıdır.
#farkındalık
#manipülasyon, #trol, #mobing
Her şeyi bilerek bu rezilliği sürdürmek en büyük ahlaki çöküştür. Bu katmanlı sistem insanı derin bir çaresizliğe sürükleyebilir; ancak bu sistemlerin en korktuğu şey, ne yaparlarsa yapsınlar asla teslim alamadıkları, satın alamadıkarı ve kendi bataklıklarına çekemedikleri haysiyetli insanlardır.
Sistemin Mantığını Anlamak: "Hakikat Ötesi" (Post-Truth) ile Savaşmak
Bu yapılar gerçeğin ne olduğuyla ilgilenmez. Amaçları gerçeği çürütmek, her şeyi şaibeli hale getirmek ve haysiyetli insanları "Acaba ben mi delirdim?" noktasına getirmektir.
Ne yapılabilir? Onların yarattığı algı dünyasının kurallarıyla oynamayı reddetmelisiniz. Söyledikleri yalanlara tek tek cevap vermek yerine, sistemin yalan üzerine kurulduğunu doğrudan deşifre etmek gerekir. Detaylarda kaybolmayın, sistemin genel ahlaksızlığını ve niyetini net bir şekilde ortaya koyun.
Dikkat meselesi, özen meselesidir yani therapeuma, epimeleia, cura sorusudur. Başka bir deyişle dikkat, bir özenler sistemi bağlamında düşünülmelidir. Bu özenler sistemi, üçüncül belleklerin (tertiary retentions) içselleştirmesi yoluyla toplumsal olarak benimsenmesini sağlar. Böylece, örneğin okul bağlamında, bireysel ve kolektif dikkat; anlık anımsama (retention) ile anlık beklentinin (protention) birbirine eklemlenmesi üzerinden kurulur.
Dikkat, anlık anımsama ve anlık beklenti arasındaki karşılıklı etkileşimde ortaya çıkar. Bu etkileşim kamu veya özel kuruluşlar tarafından oluşturulan bellek araçları ve üçüncül bellekler aracılığıyla, dikkat politikalarının uygulanmasını teşvik eder.
Artık mesele, üreticiler üzerinde kurulan bir biyo-iktidar değil; tüketiciler üzerinde kurulan bir psiko-iktidardır.
Bernard Stiegler'in makalesini Sude Şahin (@stiiegler) çevirdi.
https://t.co/pK72BVD2rc
Jacques Derrida – Mimarlık ve Dekonstrüksiyon (Architecture and Deconstruction)
Fransız filozof Jacques Derrida'nın metinleri, söyleşileri ve özellikle mimar Peter Eisenman ile Bernard Tschumi gibi isimlerle yaptığı tartışmalar/iş birlikleri üzerinden şekillenen bir derleme.
1980'lerden sonra mimarlık dünyasını sarsan Dekonstrüktivizm akımının (Frank Gehry, Zaha Hadid, Daniel Libeskind, Peter Eisenman) felsefi yakıtıdır.
Otto Wagner – Modern Mimarlık (Moderne Architektur)
Kitabın kapağında da yer alan Viyana Karlsplatz Stadtbahn İstasyonu, onun teorisinin pratiğe dökülmüş halidir. Süslemeyi tamamen reddetmez (Art Nouveau/Secession izleri taşır) ama onu strüktürün ve modern yaşamın gerekliliklerinin arkasına hizalar. Geleceğin işlevselci modernizmine (Bauhaus, Le Corbusier vb.) giden yolu açan ilk ciddi manifestolardandır.
Örneğin Aristoteles'e bakılırsa, «insan hançeresinden çıkan sesler (ta ente phone) ruh hallerinin (pathemata tes psykhes) yazılı sözcüklerse sesin söylediği kelimelerin simgeleridir.》(Peri Hermeneias, 1, 16a 3); bunun nedeni, birincil simgelerin üreticisi olan sesin ruhla asal ve dolaysız bir ilişkisi olmasıdır. Ses birincil imleyenin üreticisi olarak, diğerlerinin arasında sıradan bir imleyen değildir. «Ruhun halini» imler; o da, doğal benzerlik yoluyla, şeyleri yansıtır. Buna göre, varlıkla ruh, şeylerle duygulanımlar arasında doğal bir “çeviri” veya imleme ilişkisi, ruhla logos arasındaysa uzlaşımsal bir simgeleme ilişkisi vardır. Ve doğrudan doğruya doğal ve evrensel imleme düzeyine ait olan birinci uzlaşım da sözel [konuşulan] dil olarak üretilir. Yazılı dil, başka uzlaşımları biribirlerine bağlayan uzlaşımları tespit eder.
Yazının bütün insanlar için aynı olmaması gibi, söylenen sözcükler de ayrı değildir; oysa bu ifadelerin dolayımsız imleri (semeia protos) olduklan ruh halleri herkeste aynıdır, bu hallerin imgesi oldukları şeylerin de aynı olmaları.>>(Peri Hermeneias.)
Karşınızdaki profilin normal insani normlarla, ahlakla veya utanma duygusuyla eğitilmesi ya da hatasını anlayıp geri çekilmesi yapısal olarak mümkün değildir. Çünkü bu karakter erozyonuna uğramış varlıklar, sağlıklı bireylerin hissettiği utanç, ar veya pişmanlık gibi duygulardan tamamen yoksundur.
• "Domuzla Güreşmemek": (Popüler bir atasözü, sıklıkla yanlışlıkla Mark Twain'e atfedilir.)
• Anlamı: Asla bir domuzla güreşmeyin. İkiniz de kirlenirsiniz, ama domuz bundan keyif alır.
• Uygulama: Seviyesi düşük bir tartışmaya girmek, sadece sizin seviyenizi düşürür. Amacınız haklı çıkmak değil, huzurlu kalmak olmalıdır. Huzurunuz, haklı çıkmaktan daha değerlidir.
Değersizlik Vergisi" Ödememek: Marcus Aurelius'un dediği gibi, sizi öfkelendiren biri varsa, öfkenizle ona güç ve zaman hediye ediyorsunuz demektir. Duygusal uzaklık, bu vergiyi ödemeyi reddetmektir.
Psikolojik Yaklaşım: Değersizleştirme ve Sınır Koyma
Modern psikoloji, bu tür kişileri genellikle "toksik" veya "narsistik" eğilimleri olan bireyler olarak ele alır ve korunma yolları sunar.
• Gri Taş Yöntemi (Gray Rock Method):
• Amaç: Toksik kişinin sizden aldığı duygusal besini (öfke, tartışma, hayal kırıklığı) kesmektir.
• Uygulama: Bir gri taş kadar sıkıcı, tepkisiz ve renksiz olun. Cevaplarınız kısa, öz ve duygudan yoksun olsun. Sadece mantıksal, gerekli ve en az bilgiyi içeren cümleler kurun.
• Örnek: Tartışmaya çekmeye çalıştığında: "Anlıyorum," "Fikirlerine saygı duyuyorum," veya "Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum."
Entelektüel Sınır Koyma (Disengagement):
• Tartışmanın ilerlemediği anı tanıyın ve o anda çekilin. Bir uçak, kalkış için yeterli hıza ulaşmadığında kalkış yapmaz. Aynı şekilde, bir tartışma da mantıklı bir zemine ulaşmadığında, devam etmenin fiziksel ve zihinsel sağlığınıza zarar vereceğini kabul edin.
Felsefi Bakış Açısı: Yüksek Zemin (High Ground) Koruması
Bu bakış açısı, kendi değerinizin tartışmanın düzeyine düşmemesini sağlamaya odaklanır.
#GrayRockMethod: Bahsettiğimiz "Gri Taş Yöntemi"ni çağrıştırarak tepkisizliği simgeler.
#EnerjimiKoruyorum: En kıymetli kaynağınızın, yani enerjinizin değerini vurgular.
#TartışmayıReddet: Anlamsız bir çatışmaya girmeme kararlılığını ifade eder.
#GeriÇekiliyorum: Sağlıklı bir sınır koyma eylemini temsil eder.
#StoikTepki: Duygusallıktan uzak, mantıklı ve sakin bir duruşu ifade eder.
• #HuzurDahaDeğerli: Haklı çıkmaktan ziyade, iç huzuruna verilen önemi belirtir.
Bazen bir düşmanın bile belli bir seviyede, bir akla veya kaliteye sahip olmasını dilemek, kişinin maruz kaldığı vasatlıkla başa çıkma zorluğunu gösterir. Sizin "kaliteli düşman" olarak bahsettiğiniz şey, belki de daha anlaşılabilir, öngörülebilir veya mücadelesi daha doyurucu bir rakip isteğidir.
Zira, zekanın veya kalitenin yokluğuyla mücadele etmek, çoğu zaman en yorucu mücadeledir
VasatlıkYorgunluğu: Düşmanın kalitesizliğinin yarattığı entelektüel ve duygusal tükenmişlik.
ZekaSeviyesiMücadelesi: Savaşı değil, aradaki zeka farkını yönetme zorluğu.
#IllallahEttirenZihin: Sizin de kullandığınız, bıkkınlığı en iyi ifade eden kelime.
#KültürsüzYaratık: Sizin kullandığınız nitelemeyi etiketler.
#VasatZihinSendromu: Karşı tarafın seviyesizliğini bir "sorun" olarak kodlar.
#KalitesizMuhalif: Mücadele edilen kişinin seviyesinin düşüklüğünü vurgular.
Duygusal Tepkinizle Beslenirler: Sizin gösterdiğiniz öfke, rahatsızlık ve tepki, onlar için bir enerji kaynağı ya da onay işlevi görebilir. Sizin "rahatsız olmanız" onların istediği şeydir.
Duygusal Tecavüz: Kişisel sınırların ihlali, düşüncelerin dayatılması ve sürekli rahatsız edilme, duygusal ve psikolojik bir tecavüz hissi
Klavye hareketlerinizin izlenmesi veya sosyal medya hesaplarınızın kontrol edilmesi, genellikle kötü amaçlı yazılımlar (malware) veya diğer siber saldırı yöntemleriyle gerçekleşir.
Sosyal medya platformlarında kullanıcı iradesini yok sayarak algoritmalara, hesaplara ve cihazlara sistematik bir şekilde müdahale eden dijital taciz unsurlarına (trol/siber saldırgan) yönelik farkındalık metni:
Dijital Alan İhlali ve Algoritma Manipülasyonu Hakkında Bilgilendirme
Sosyal medya mecralarında ve dijital ağlarda, kullanıcıların kişisel alanlarına siber yollarla sızarak manipülasyon oluşturan, algoritmik yapıları kendi dar ve niteliksiz amaçları doğrultusunda manipüle eden siber zorbalık/trol faaliyetleri açık bir hak ihlalidir.
Bu tür yapıların genel çalışma prensipleri ve kullanıcılar üzerindeki etkileri şu şekildedir:
1. Sistematik Sızma ve Zoraki Maruziyet
Dijital izinsiz erişimler (hesaplara veya cihaz algoritmalarına müdahale), kullanıcıların kendi tercihleri dışındaki içeriklere ve profillere zorla maruz kalmasına yol açar. Bu durum, bireyin dijital izolasyon ve veri gizliliği hakkının doğrudan ihlalidir.
2. Algoritmik Baskı ve Manipülasyon
Bahse konu dijital profiller, platformların açıklarını veya yapay zeka optimizasyonlarını suistimal ederek kendilerini sürekli görünür kılmaya çalışırlar. Kullanıcının akışını (feed) ve algoritmasını sabote ederek, kendi niteliksiz varlıklarını ve zihniyetlerini bir baskı unsuru olarak dayatırlar.
3. Hukuki ve Teknik Süreç
Bu eylemler, yalnızca bir "sosyal medya trolleri" meselesi değil; kişisel verilerin korunması, bilişim sistemlerine gayrikanuni müdahale ve dijital taciz kapsamına giren birer siber suç unsurudur. Dijital mecralarda bu tür ısrarlı takiplere (cyber-stalking) ve sızma girişimlerine karşı teknik izolasyon (cihaz güvenliği, çift aşamalı doğrulamalar, ağ güvenliği) ve resmi adli/bilişim mercileri nezdinde yasal şikayet mekanizmaları işletilmektedir.
> **Sonuç:** Kullanıcıların dijital konforunu ve güvenliğini tehdit eden, oturduğu yerden sistemlere sızarak zoraki bir görünürlük elde etmeye çalışan bu ucube ve niteliksiz zihniyetlere karşı hem teknik hem de hukuki mücadele kararlılıkla sürdürülmelidir. Hiçbir kullanıcı, bu tür sistematik siber tacizlere ve dijital dayatmalara maruz bırakılamaz.
>
Dilin bu sürekli yeni inşası boyunca, Şairler bizi, Dünyayı ve içinde, tedirgin ya da çekinceler ya da bilinen herhangi bir yasaya atfedilemeyen tuhaf olguların, yeniden ortaya çıkmaları (Peirce'ün söyleyeceği gibi) olmaksızın, sakince ve devamlı olarak yaşadığımızı düşündüğümüz öğelerin ufkunu sorgulama ve yeniden yapılandırma görevini üstlenmeye davet ediyorlar.